SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2025/29 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2025/29

Karar No

2026/632

Karar Tarihi

6 Nisan 2026

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/29 - 2026/632 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/29
KARAR NO : 2026/632

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :18/09/2024 NUMARASI :2022/337 Esas - 2024/486 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :YAPI VE KREDİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Menfi Tespit (İpotek Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :17/01/2022 KARAR TARİHİ :06/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ :04/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından Akyazı İcra Dairesinin 2018/999 Esas sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ödeme emrinde sözleşmeye aykırı olarak fazladan ödeme kalemlerinin talep edildiğini, ipoteğin 120.000-TL tutarlı azami meblağ ipoteği olduğunu, ipoteğin davacının oğlu ...'e ait olan 67.297,38-TL'lik ticari krediye ilişkin olduğunu, ancak bankanın çek garanti bedeli gayri nakit depo bedeli alacağı, Business kart ve Esnek ticari hesap alacağı gibi diğer kalemleri de sözleşmeye aykırı olarak talep ettiğini, ayrıca 120.000-TL'yi aşan borçtan sorumlu tutulamayacağını, taşınmazın aile konutu olması sebebiyle diğer eşin rızası olmadan ipotek verilemeyeceğini, davacının eşi tarafından ipoteğe konu taşınmazın aile konutu olması sebebiyle ipoteğin kaldırılması talebiyle Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/657 Esas sayılı dosyasında açılan davada verilen kararın halen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2021/30 İstinaf Esas numaralı dosyası ile istinaf incelemesinde olduğunu, ödeme emrine konu alacak kalemlerinden sadece kredi sözleşmesindeki (ödeme emrinde ticari kredi ve spot kredi olarak gösterilen) 67.297,38-TL'lik ticari kredinin (ödenmemiş kısmı ile sınırlı olarak) borcu kabul ettiklerini ancak diğer alacak kalemlerini (Temerrüt faizi BSMV ve gayri nakit depo bedeli, kredi kartı ve esnek hesap ile ferileri) kabul etmediklerini ve her halükarda ipotek üst limitinin aşılamayacağını belirterek; ödeme emrinde söz konusu davacının oğlu ...'e ait kefil olunan 67.297,38-TL'lik kredi sözleşmesinde ki kalan bakiye üzerinden borcun kabulü ile diğer talep edilen alacak kalemleri yönünden tamamı bakımından itiraz etmek ile her halükarda üst sınır ipoteği olması nedeni ile aşan kısım bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve borçluya kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi borcu sebebiyle ihtarname gönderildiğini, hesabın kat edildiğini, bu ihtarnameye itiraz olmadığını, icra dosyasında da itiraz bulunmadığını, davacının iddialarının soyut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek türü üzerinden incelendiğinde ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu ve tutarının da 120.000-TL'ye kadar olduğunun sabit olduğunu, ipoteğin üst sınır ipoteği olması halinde, borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, fakat davalı banka tarafından talep edilen tutar itibari ile bu rakamın aşıldığı görülmek ile bu bedel aşılarak gönderilen ödeme emrinin usul ve yasalara aykırılık oluşturduğunu, yine ipotek sözleşmesinin davacının oğlu ...'e ait olan 67.297,38-TL'lik ticari krediye ilişkin olduğunu, lakin davalı banka tarafından gönderilen ödeme emrindeki alacak kalemlerine bakıldığında çek garanti bedeli gayri nakit depo bedeli alacağı, Business kart ve Esnek ticari hesap alacağı gibi diğer kalemlerinde sözleşmeye aykırı olarak talep edildiğinin görüldüğünü, davalı banka tarafından davacıya ödeme emrinde iş bu aykırı talebi kabul etmenin mümkün olmadığını, davalı banka tarafından davacının oğlu ...'e ait kredisinde ki kefillik durumu bakımından ise söz konusu borca ilişkin ne kadar ödeme yapıldığı ve mevcut kredinin ne kadar bakiye borcu kaldığına dair ödeme emri ekinde herhangi bir borç tablosu da gönderilmediğini, bu itibar ile iş bu davada yerel mahkemeden davalı bankanın Akyazı Şubesine müzekkere yazılarak iş bu ödeme tablosu ile ilgili dokümanlarında dosya içerisine alınarak bir bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmasının talep edildiğini ve dosyanın bilirkişiye gittiğini, bilirkişi raporunda ipotek kefilliğine konu ana kredi değil parça parça çektiği bireysel krediler ve diğer alacak kalemleri üzerinden işlem yapıldığının görüldüğünü, bu husus gereği dosya içerisinde alından bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve yerel mahkeme tarafından üst sınır ipoteğine uyduğu kanaatiyle hukuki yarar yokluğundan kaynaklı olarak davanın usulden reddine karar verildiğini, bu itibar ile davacı tarafından evin satış işlemleri olmaması için dosya derdestken ödeme yapıldığını ve davanın menfi tespit davasından istirdat davasına döndüğünü, dosya içerisinde yapılan bu mevcut eksik inceleme sebebiyle dosya bakiyesi üst sınır ipoteği ile uyumlu olduğu değerlendirmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından borçluya kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi borcu sebebiyle ihtarname gönderildiğini, hesabın kat edildiğini, bu ihtarnameye itiraz edilmediğini, icra dosyasında da itiraz bulunmadığını ve tüm bu sebeplerden ötürü davacının iddialarının soyut olduğunu, yerel mahkemenin de gerekçeli kararında belirttiği üzere davacı tarafın asıl borçlu lehine davalı bankaya 120.000,000-TL limitle ipotek verdiğinin sabit olduğunu, davalı bankanın bu ipoteğe dayanarak davacı taraf hakkında ilk olarak Akyazı İcra Dairesinin 2017/561 Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, bu takibin düşmesi üzerine takibini aynı icra dairesinin 2018/999 Esas sayılı dosyasında devam ettirdiğini, ilk derece mahkemesi yaptığı incelemeler sonucunda; '' Takip talebi ve icra ödeme emri incelendiğinde alacaklı bankanın davacı borçlu hakkındaki talebini ipotek limiti olan 120.000,00 TL ile sınırladığı, bu miktarı aşan bir alacak talebinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. '' hükmünü verdiğini, ipotekli taşınmazın aile konutu olduğu yönündeki iddianın ise Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/657 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile reddedildiğini ve bu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiğini belirterek; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2024 tarih, 2022/337 Esas - 2024/486 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafça, davalı banka tarafından Akyazı İcra Dairesinin 2018/999 Esas sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ödeme emrinde sözleşmeye aykırı olarak fazladan ödeme kalemlerinin talep edildiğinin iddia edildiği, ipoteğin 120.000-TL tutarlı azami meblağ ipoteği olduğu, ipoteğin davacının oğlu ...'e ait olan 67.297,38-TL'lik ticari krediye ilişkin olduğu, bankanın çek garanti bedeli gayri nakit depo bedeli alacağı, Business kart ve Esnek ticari hesap alacağı gibi diğer kalemleri talep edemeyeceği, ayrıca 120.000-TL'yi aşan borçtan sorumlu tutulamayacağını iddia ettiği, bunun yanında taşınmazın aile konutu olması sebebiyle diğer eşin rızası olmadan ipotek verilemeyeceğinin de iddia edildiği, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, ipotek kavramı üzerinde durulması ve kesin borç (anapara) ipoteği ile üst limit (maksimal) ipoteği arasındaki ayrımın ortaya konulması gerekmektedir. Doktrinde ipotek kavramı, kişisel bir alacağı güvence altına alma amacını güden, kıymetli evraka bağlı olmayan ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesi olanağını sağlayan sınırlı ayni hak olarak tanımlanmaktadır (Akipek, J.G./Akıntürk, T.: Eşya Hukuku, 2009, s. 786; Gürsoy, K./Eren, F./Cansel, E.: Türk Eşya Hukuku, 1984, s. 1032). Taşınmaz rehninin temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesi gereğince, ipoteğin kurulmasında, taşınmazın ne miktar alacak için güvence teşkil edeceği tapu kütüğünde açıkça gösterilmelidir. Bu husus, TMK'nın 851. maddesinde "Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması hâlinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir" şeklinde ifade edilmiştir. TMK'nın 851. maddesinden de anlaşıldığı üzere ipotek, güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarının belirli olup olmamasına göre iki şekilde kurulabilir. Buna göre, ipotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur (Köprülü; B:/Kaneti,S.: Sınırlı Ayni Haklar, 1982- 1983, s. 284, 287; Oğuzman,K./Seliçi, Ö./Oktay, S.- Özdemir, Eşya Hukuku, 12. Baskı, 2009, s. 720; Ayiter, N.:Eşya Hukuku, 1983, s. 171; Akipek/Akıntürk, s. 757; Dural, M.: Eşya Hukuku Dersleri, 1981, s. 136; Ayan, M: s. 136). Üst sınır ipoteği TMK'nın emredici hükümlerinden olan 851. ve 881. maddelerinde düzenlenmiştir. Üst sınır ipoteği, ileride doğacak veya doğması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği için bu belirsizliğin ileride getireceği sorunları önlemek amacıyla taşınmazın bu belirsiz borca azami ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda bir limitle belirlenir. İşte bu nedenledir ki ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz, icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer ferileri, yani TMK'nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan toplam borç miktarı, bu tür ipotekte tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşması mümkün değildir. Bu özellik üst sınır ipoteğini kesin borç ipoteğinden ayıran önemli bir unsur olmaktadır. Zira kesin borç ipoteğinde ipotek akit tablosunda belirtilen ana alacaktan başka TMK'nın 875. maddesi uyarınca takip giderleri ile faiz ve diğer ferileri de teminat kapsamına girmektedir. Üst sınır ipoteğindeki bu ana ilke başlangıçta belirli olmayan bir borca giren ve taşınmazında alacaklı lehine ipotek tesis ettiren borçlu veya borçlu lehine ipotek veren üçüncü kişiler bakımından önem taşıdığı gibi tapu sicilinde kayıtlı ipotek limitine itibar ederek aynı taşınmazda alacakları için ipotek tesis ettirecek üçüncü kişiler yönünden de tapu sicilindeki kayda itibar edilmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1989 tarihli ve 1989/11-294 E., 1989/378 K. sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere limit (üst sınır azami meblağ) ipoteği sadece ipotek akit tablosunda belirtilen limit kadar alacağı teminat altına almış olup alacaklı ancak bu limit kadar ipotekli takip yapabilir. İpotekli malın satış bedelinden limit içinde kalan miktar kadar alacaklıya ödeme yapılabilir. İpotek limitinin aşılarak icra takibi yapılması hâlinde ipotek veren malik ipotekle teminat altına alınan, ipotek akit tablosunda belirtilen alacak miktarını (ipotek limitini) aşan kısmın iptalini süreye bağlı olmaksızın şikâyet yoluyla icra mahkemesinden talep edebilir. Mahkemece verilen karar bu yönlerden eksik araştırmaya ve hatalı bilirkişi raporlarına dayanmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalının alacağı belirlenirken asıl alacak kalemlerinin üst sınır ipotek bedeli olan 120.000,00-TL içerisinde kalmasına dikkat edilmiş ve Mahkemecede bu belirlenen miktardan daha düşük miktarın davacı tarafından ödenmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki yukarıda detaylı açıklandığı üzere, üst sınır ipoteğinde alacaklının alacağının belirsiz olduğu, bu belirsizliği üst sınır ile telafi edilmeye çalışıldığı, ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz, icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer ferilerin de bu miktarı geçemeyeceğinin göz önünde bulundurulması gerekir. O halde, dava menfi tespit davası olarak açıldığına ve daha sonra davacı tarafından ödeme yapıldığı iddia edildiğine göre, davalı tarafça Akyazı İcra Dairesinin 2018/999 Esas sayılı dosyasının takip talebi incelendiğinde, davacıyı ipotek bedeli ile sorumlu tuttuğu da gözetilerek, Mahkemece, davacı yönünden 120.000,00-TL ipotek üst limitini aşan asıl alacak, faiz, icra takip giderleri ile sair giderleri yönünden bir tahsilatın yapılıp yapılmadığının İcra Müdürlüğünden sorulması, yine davacıdan bu ipotek borcuna ilişkin varsa ödeme belgelerinin istenmesi, sonuç itibariyle davacıdan ipotek üst sınırını aşıp talep edilen bir alacak varsa miktarının hesaplanması ve en nihayetinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davalının ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2024 tarih, 2022/337 Esas ve 2024/486 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.06/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.