Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2024/2116 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/2116
2026/682
9 Nisan 2026
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2116 - 2026/682 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2116
KARAR NO : 2026/682
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :18/09/2024 NUMARASI :2023/629 Esas - 2024/485 Karar DAVACI :T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Ticari Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ :15/11/2023 KARAR TARİHİ :09/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ :07/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı Ada İlke İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının 880.000,00-TL limitle müteselsil kefil olduğunu, bu kapsamda kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine ilgililere kat ihtarı gönderildiğini, Sakarya 4. İcra Dairesinin 2023/12837 E. sayılı dosyasında kredi borçluları hakkında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek itirazın iptalini ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu şirket lehine geçerli bir kefaletinin bulunmadığını, şirketteki ortaklık sıfatının 2021 yılında sona erdiğini, davacı bankaya borçlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Borçlar Kanunu ve TTK gereği kefilin sorumluluğunun 10 yıl boyunca devam edeceğini, Borçlar Kanununun 598 ve devamı maddelerde kefaletin sona erme sebeplerinin sayıldığını, kredi sözleşmesi imzalandıktan sonra kefilin sorumluluğunu ortadan kaldıran sonra ermesine sebep olan hiç bir durum bulunmadığını, ayrıca borcun kapatılmadığını, ödeme yapılmadığını, yeni yapılan bir sözleşmenin kefaleti sona erdirdiği yahut sona erdireceğine dair bir düzenleme olmadığı gibi bunun hukuken karşılığı da bulunmadığını, BK'nın 589/3 maddesinde ise bu konuda açık bir düzenleme kabul edildiğini, söz konusu hükme göre; “Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur.” bu durumda, önceden doğan borçlar değil, yalnızca kefalet sözleşmesi kurulduktan sonra doğacak borçların kefilin sorumluluğunun kapsamına gireceğini, burada kefilin yaptığı borcun sözleşme kurulduktan sonraki borç olduğunu, kefalet sorumluluğu kalkmayan devam eden birinin sonradan ayrı kredi karşı sözlemesi yapıldığı diye sorumluluğunu ortadan kaldırmanın hukuken mümkün olmadığını, kredi kartının limitinin artması veya azalması kefilin sorumlu olduğu meblağı değiştirmeyeceğini, aleyhine bir durum var ise asıl sözleşmeye imza attığı meblağ kadar yani 880.000-TL olarak sorumluluğunun süreceğini, yerel mahkemenin değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca diğer bir hususun ise ilk yapılan kefilin imzası bulunan sözleşmenin 880.000-TL'ye kadar borçlar için olup sonraki sözleşmenin 2.000.000-TL üzerinden imzalandığını, kefilin sorumlu olduğu meblağ 880.000-TL olup imzası bulunmayan 2. sözleşmeden kaynaklı olarak var ise bu miktarı aşan bakiye sorumluluğu olmadığını ancak buradaki borç miktarı ilk kefaleti aşmayan bir miktar olduğunu, ikinci sözleşme gereği ilk sözleşmeyi aşan miktarda bir borç olsaydı davalının bu miktarı aşan kısmından sorumluluğu olmayacağını ancak dava konusu olayda ilk sözleşmedeki meblağ ile sınırlı bir borç bulunduğunu davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından itirazın iptali istenen Sakarya 4. İcra Dairesinin 2023/12837 E. sayılı dosyasında mevcut takip talebi ve ödeme emrinde alacağın ve takibin dayanağı olarak 19.04.2021 ve 15.09.2021 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin gösterildiğini, 14.09.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin icra takibinde takibin dayanağı olarak gösterilmediğini, davacı bankanın icra dosyasında alacağın ve takibin dayanağı olarak gösterdiği 19.04.2021 ve 15.09.2021 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinde davalı ...'ın imzası ve kefaleti bulunmadığını, yerel mahkeme dosyasında davacının, delillerini dava dilekçesi ekinde sunmadığını, üstelik davacının kendisinde mevcut olan delillerin yerel mahkemenin 21.11.2023 tarihli müzekkeresi ile davacıdan istendiğini ve sunması için 15 günlük süre verildiğini ancak davacının bu süreye de riayet etmediğini, ayrıca söz konusu delillerin davalı ...'a ve vekiline tebliğ edilmemiş olduğunu, ancak 28.02.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında haberdar olunduğunu, kefil olan kişinin kefaletinin, ancak asıl borçluya kefil sıfatı ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılan kredilerle sınırlı olduğunu, kefil olan kişinin, banka ile asıl borçlu arasında daha sonradan imzalanan ve kefilin imzası bulunmayan genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde asıl borçluya kullandırılan kredilerden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2024 tarih, 2023/629 Esas - 2024/485 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesi ile davacı banka ile dava dışı Ada İlke İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının 880.000,00-TL limitle müteselsil kefil olduğunu, bu kapsamda kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine ilgililere kat ihtarı gönderildiğini, Sakarya 4. İcra Dairesinin 2023/12837 E. sayılı dosyasında kredi borçluları hakkında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı vekili cevap dilekçesi ile; borçlu şirket lehine geçerli bir kefaletinin bulunmadığını, şirketteki ortaklık sıfatının 2021 yılında sona erdiğini, davacı bankaya borçlu olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Sakarya 4. İcra Dairesinin 2023/12837 E. sayılı dosyasında; alacaklının Ziraat Bankası, borçluların davalı ... ile dava dışı Ada İlke Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... olduğu, alacak miktarının 559.354,46-TL asıl alacak, 9789,09-TL işlemiş faiz, 492,03-TL BSMV, 915,81- TL diğer faiz olmak üzere toplam 570.552,09-TL olduğu, dayanak belgelerinin 19/04/2021 tarihli Genel Kredi sözleşmesi ve 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi, Sakarya 7. Noterliği ... yevmiye nolu 16/03/2023 tarihli ihtarname, Sakarya 7. Noterliği ... yevmiye nolu 07/07/2023 tarihli ihtarnameleri olduğu, Borçlu ...'a tebligatın 28/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'ın itirazı üzerine 01/08/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar takip talebinde dayanak belgelerden 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi yerine 15/09/2021 tarihli genel kredi sözleşmesi yazılmış ise de yine icra dosyasına 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi takip dayanağı belge olarak sunulduğundan genel kredi sözleşmesinin tarihinde maddi hata yapıldığı kabul edilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök ve ek raporunda; davacı Banka dava dışı Ada İlke İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile yapmış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında adı geçen şirkete 16.09.2020 tarihli talebi üzerine kredi kartı tanımladığı ve kartın ilk kez 12.10.2020 tarihinde kullanıldığı, bu kredi kartının 15.09.2020 tarihli 800.000,00-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında verildiği, aynı kredi sözleşmesinde davalı Erdinç'in 880.000,00-TL tutarla müteselsil kefaletinin olduğu, davalı ...’ın dava dışı Ada İlke İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi Firması’ndaki hisselerini/paylarını 10.02.2021 tarihli, 2021/01 sayılı Genel Kurul kararı ile devrettiği, firmanın ortaklık yapısından ayrıldığı fakat davacı bankaya dava dışı Ada İlke İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi Firması kredileri için vermiş olduğu 880.000,00-TL’lik müteselsil kefil imzasından sarfınazar ettiğine dair herhangi bir bildirimde bulunmadığı, bu nedenle kefalet ilişkisinin ortaklık sıfatından bağımsız olarak devam ettiği, bu tarihten sonra davacı banka ile borçlu şirket arasında 19.04.2021 tarihli yeni bir Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği, bu yeni sözleşmede ...'ın kefaletinin bulunmadığı, 24.07.2023 tarihli icra takibine konu yapılan kredi kartı borcunun 2023 yılı Şubat ve Mart aylarında yapılan harcamalardan kaynaklandığı, davacı Bankanın 24.07.2023 icra takip tarihi itibariyle kredi kartından kaynaklı 549.585,09-TL’lik alacağından davalı ...’ın müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olup olmadığı hususundaki nihai değerlendirmenin mahkemede bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davalı banka tarafından davalı ..., dava dışı asıl borçlu şirket, dava dışı ...'a 07/07/2023 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnamede kredi hesabının 07/07/2023 tarihinde kat edildiği, toplam 547.515,32-TL kredi kartı, 1.515.923,25-TL gayrinakdi krediler, 105.600,00-TL çek taahhüt bedeli olmak üzere toplam 2.169.038,57-TL alacağın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 gün içinde ödenmesi, gayri nakit alacağın 1 gün içinde depo edilmesinin talep edildiği, davalıya 11/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği dosya içeriğiyle sabittir. Hesap kat ihtarnamesine konu 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi, davacı banka ile dava dışı Ada İlke İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında 800.000,00-TL limit ile akdedilmiş olup, davacı 880.000,00-TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunmaktadır. Davalı tarafından dava dışı asıl borçlu şirketteki hissesini 10.02.2021 tarihli, 2021/01 sayılı Genel Kurul kararı ile devretmiştir. Hisse devir tarihinden sonra davalı tarafından davacı bankaya dava dışı Ada İlke İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi Firması kredileri için vermiş olduğu 880.000,00-TL’lik müteselsil kefil imzasından sarfınazar ettiğine dair herhangi bir bildirimde bulunmamıştır. Taraflar arasında davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalının kefil olduğu, kredi hesabının kat edildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç bulunup bulunmadığı, borcun bulunması halinde miktarı, bu borcun davacı banka ile dava dışı şirket arasında davalının kefaletinin bulunmadığı 19/04/2021 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının asıl borçlu şirket ortaklığından ayrılmış olmasının kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırıp kaldırmayacağı, kefaletin geçerli olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalı 880.000,00-TL limit ile müteselsil kefildir. Kefalet tarihinde TBK yürürlükte olup, davalının kefaleti anılan yasanın 583 vd. maddelerinde düzenlenen şekil koşullarına uygundur. Davalı dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğundan TBK'nın 584/son maddesi kefalet tarihi olan 15/09/2020 tarihinde yürürlükte bulunduğundan kefalete ilişkin eş rızası aranmayacak olup, kefalet geçerlidir. Davalı şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra davalı bankaya kefillikten vazgeçtiğini bildirmemiştir. Davalı şirket ortaklığından ayrılmış olması 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesinde yer alan kefaletinin sona ermesi sonucunu doğurmayacaktır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davalının dava tarihi itibarıyla imzasının bulunduğu 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç miktarı tespit edilmiştir. Somut olayda, davacı Banka dava dışı Ada İlke İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile yapmış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında adı geçen şirkete 16.09.2020 tarihli talebi üzerine kredi kartı tanımladığı ve kartın ilk kez 12.10.2020 tarihinde kullanıldığı, bu kredi kartının 15.09.2020 tarihli 800.000,00-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında verildiği, aynı kredi sözleşmesinde davalı Erdinç'in 880.000,00-TL tutarla müteselsil kefaletinin olduğu, davalının kefaletinin bulunduğu 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olduğu, dava tarihi itibarıyla tespit edilen borç miktarının hesap kat ihtarnamesi ile uyumlu olduğu, yeni bir kredi sözleşmesi yapılması nedeniyle davalının kefaletini sona ermeyeceği, dolayısıyla davalının kefaletinin devam ettiği gözetilerek Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Yine İİK'nın 67. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu itiraz dilekçesinde, davalıyla hiçbir borcunun olmadığını ileri sürmüştür. Oysa ki davalının kefaletinin bulunduğu 15/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olduğu sabittir. Hakikat bu olmasına karşın, dürüstlük kurallarına aykırı bir biçimde ilamsız takibe itiraz etmesi, borçlunun haksızlığına delalet eder. Bu nedenle davacının inkar tazminatının kabulü ve asıl alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmiştir. Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacının ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2024 tarih, 2023/629 Esas ve 2024/485 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a)Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davacı alacaklı yanca davalı borçlu aleyhine Sakarya 4. İcra Dairesinin 2023/12837 Esas numaralı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı borçlu tarafından yöneltilen İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE ve 544.870,44-TL asıl alacak, 3.617,94-TL faizi, 180,90-TL BSMV, 915,81-TL masrafı olmak üzere toplam 549.585,09-TL üzerinden icra takibinin DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Alacağın %20'sine tekabül eden 109.917,018-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Alınması gerekli 37.542,16-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 6.890,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30.651,31-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, c)Davacının yaptığı toplam 6.408,00-TL yargılama gideri ve 6.890,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 13.568,70-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%96,33 kabul) 13.070,07-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, ç)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 87.933,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 20.967,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, g)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%96,33 kabul) 3.005,34-TL'lik kısmının davalıdan, kalan kısmının (114,66-TL) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a)Davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine, b)Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.169,40-TL ile posta gideri 290,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ç)Davacı tarafça yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının mahkemesince davacı tarafa iadesine, e)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca temyizi kabil kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.