SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2024/2095 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2095

Karar No

2026/738

Karar Tarihi

17 Nisan 2026

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2095 - 2026/738 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2095
KARAR NO : 2026/738

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2024 NUMARASI : 2023/1007 Esas - 2024/659 Karar DAVACI : SOLİDLAS OTOMOTİV VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AS FORKLİFT İŞ VE İSTİF MAKİNALARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 11/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü 2023/23900 Esâs ve 2023/26363 Esas numaraları ile takip başlatıldığını, karşı tarafın bu icra takiplerine haksız olarak itiraz etmiş ve takibin durdurduğunu, davacı şirket davalı tarafa belirli sürelerde mal ve hizmet temin ettiğini, davalı ile davacı arasında süregelen ticari bir ilişki söz konusu olduğunu, davalının davacı şirkete 184.827,39 TL borcu olduğunu, bundan dolayı da icra takibi başlatıldığını, ancak haksız ve hukuksuz itiraz edilmiş ve icra dosyasının durdurulduğunu, davacı taraftan davalı tarafa faturalar kesilmiş ve bu faturalar ödenmediğini, davalı yanın itirazları haksızdır ve Davalı taraf aleyhine icra tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne İcra dosyalarına yapılan itirazların iptali ile asıl alacaklara icra tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, Likit bir borca itirazında haksız olan karşı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere ayrı ayrı icra inkar tazminatlarına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı adına Gebze İcra Müdürlüğünün 2023/23900 Esas ve 2023/26363 Esas dosyası üzerinden girişilen icra takibine itirazımız üzerine alacaklı tarafından açılmış bulunan itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, Gebze İcra Müdürlüğünün 2023/23900 Esas ve 2023/26363 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takip haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davalı şirket bütün ödemelerini zamanında yaptığını ve aynı zamanda Türkiye'nin her yerinde hizmet verdiğini, ayrıca davalı firmanın tanınırlığı göz önüne alındığı takdirde somut olayın tamamen karalama kampanyasından ibaret olduğunu, vadesi gelmeyen bir borca icra takibi başlatılmayacağı gibi sadece davalının tanınırlığı hesabıyla bu açıklamada bulunulması haksız rekabete yol açacağı davranış teşkil ettiğini, davacı tarafın yapmış olduğu paylaşım neticesinde davalı tarafla bütün ticari ilişkilerini haklı nedenlerle sonlandırıldığını, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak ikame ettiği iş bu davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜ ile Gebze İcra Dairesinin 2023/23900 esas ve 2023/26363 esas sayılı takiplerin aynen devamına, 2023/23900 esas sayılı icra dosyasında asıl alacak miktarının %20 oranında hesaplanan 24.743,00 TL ile 2023/26363 esas sayılı icra dosyasında asıl alacak miktarının %20 oranında hesaplanan 12.222,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gebze İcra Müdürlüğünün 2023/23900 ve 2023/263 esas sayılı dosyası ile başlatılmış olan icra takibi haksız ve kötüniyetli olup, davalının, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı, davacı ile olan ticari ilişkisini haklı nedenle fesih şeklinde sonlandırdığını, bu nedenle daha önce de belirtildiği üzere daalı nezdinde doğmuş ya da doğacak herhangi bir alacak kalemi de bulunmadığını, bu kapsamda yerel mahkeme tarafından verilen kararın davalı tarafça kabulünün mümkün olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından tesis edilen karar yerinde ve hukuka uygun olduğunu, kararın sadece karşı vekalet ücretine ilişkin kısmını istinaf ettiklerini, karşı vekalet ücretinin eksik hesaplandığını beyan ile; yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2024 Tarih - 2023/1007 Esas - 2024/659 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alım satımdan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili amacıyla Gebze İCRA Müdürlüğünün 2023/23900 ve 2023/26363 esas sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığını, davalının bu takiplere itiraz ettiğini belirterek vaki itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde, davacıya borçlu olmadıklarını bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirttiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna karar verildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar). İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222-(3) maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir. Dava konusu faturaların düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 23. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı). Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı). Eldeki davada; davacı taraf davaya konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise faturalara konu ticari ilişkiyi inkar etmiştir. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; tarafların ticari defter ve kayıtları ile alınan 08/06/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı ve davacının davalıdan 184.902,81 TL alacaklı olduğu tespit edilerek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedildiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ve davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiği, her iki tarafın kayıtlarına göre davacının davalıdan 184.902,81 TL alacaklı olduğunun açıkça belirtilmiş olduğu, bu tespitler karşısında, mahkemece davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiş ve bu yöne ilişkin davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Öte yandan, davacı vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunun incelemesinde ise; davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun yerinde olduğu, hükmedilen alacak miktarı ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi dikkate alındığında, davacı lehine takdir edilmesi gereken vekalet ücretinin 29.572,38 TL olması gerekirken, mahkemece eksik vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi kararının yalnızca vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; tarafların ve vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-)Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2024 Tarih - 2023/1007 Esas - 2024/659 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın KABULÜ ile Gebze İcra Dairesinin 2023/23900 esas ve 2023/26363 esas sayılı takiplerin aynen devamına, 2023/23900 esas sayılı icra dosyasında asıl alacak miktarının %20 oranında hesaplanan 24.743,00 TL ile 2023/26363 esas sayılı icra dosyasında asıl alacak miktarının %20 oranında hesaplanan 12.222,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Alınması gereken 12.625,56-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatan 2.537,81-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 10.087,69-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 2.537,81-TL peşin harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ç-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti 4.085,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 29.572,38-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, e-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davanın kabul edilmesine göre, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, f-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, 3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; Davalı yönünden -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 12.625,56 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 3.157,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.468,56 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, -İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, -İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, Davacı yönünden -İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, -İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, -Davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 60,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.229,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-)İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 6-)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.