Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2024/2071 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/2071
2026/694
10 Nisan 2026
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2071 - 2026/694 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2071
KARAR NO : 2026/694
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/05/2024 NUMARASI :2023/570 Esas - 2024/227 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :11/03/2022 KARAR TARİHİ :10/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ :07/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacıya karşı Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 E. sayılı dosyasından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla 633.341,44-TL'lik icra takibi başlattığını, davacı tarafından Kocaeli 2. İcra Hakimliğinin 2021/177 E. dosyasından borca itiraz edilmiş ise de İcra Hakimliğinin borca itirazın reddine karar verdiğini, karara karşı istinaf yoluna gidildiğini, Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 esas sayılı dosyasında yapılan takipte aynı alacağın konusu olmadığı senet tarihlerinden de anlaşılan iki gurup senet bulunduğunu, birinci gurup olarak bu senetlerden 10 adet 20.000-TL bedelli senetleri davacının ödediğini, ödeme makbuzlarını dosyaya ibraz ettiklerini, davalı/alacaklının bu senetleri davacının eşi ... ile birlikte pos tefeciliği yaptığından güvence olarak elinde tuttuğunu ve iade etmediğini, neticede haksız ve suiniyetli olarak icra takibine geçtiğini, ikinci gurup olarak 2 adet 190.000-TL bedelli senet yer aldığını ve bu senetlerin davalı/alacaklının birlikte pos tefeciliği yaptığı davacının eşi ... ile birlikte davacıya baskı uygulayarak davalının pos tefeciliğine finansmanı nedeniyle güvence olarak davacıya imzalattırılmış senetler olduğunu, bu senetlerin hiçbir karşılığı olmadığını ve pos tefeciliğinde teminat olarak alınan senetler olduğundan eksik borç niteliğinde olduğunu ve takip veya dava yoluyla istenemeyeceğini ancak hukuka ve ahlaka aykırı bir sebeple güvence olarak davacıya imzalattırılan bu senetlere karşılık hiçbir borç bulunmamasına rağmen 400.000-TL civarında banka ödemeleri ve diğer kısım da elden ödemeler şeklinde senetlerin tamamen ödendiğini, belgesini sunamayacakları bakiye borç olarak görünebilecek miktar yönünden ve tüm takip yönünden iddia edilen borcun eksik borç olması sebebiyle ödeme emrinin ve takibin iptali gerektiğini, talep edilen alacağın mevcut ve yasal olmadığını, borç olmamasına rağmen haksız tahsilatlar yapıldığını, alacaklı görünen ...'in alacak ve yasal takip hakkının bulunmadığının sübut bulacağını, davalının elinde bulundurduğu karşılığı olmayan senetleri icra takibine koymasıyla suiniyetini açıkça ortaya koyduğunu, konu ile ilgili olarak Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/7271 soruşturma numaralı dosyalarından soruşturma yürütüldüğünü, soruşturmanın sonuna gelindiğini ve tefecilik suçundan iddianamenin hazırlanmakta olduğunu, işbu nedenlerle davalarının kabulüne, davalı ...'in Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı dosyalarından açmış olduğu takipte davacıdan yasal bir alacağının bulunmadığının yani davacının takip alacaklısına borcunun bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kötü niyetle hareket ederek davacının ticari hayatına onarılmaz zararlar verildiğinden bu dava sebebiyle yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak üzere uygun bir tazminatın kötü niyetli davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesine, vekalet ücreti ile sair tüm yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı taraftan bulunan alacağının tahsili amacıyla Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı dosyasında borçlu ... hakkında girişilen bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığını ve sonrasında borçlu tarafından borca itiraz edildiğini, Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/177 Esas sayılı dosyası ile borca itiraz davasının reddine karar verildiğini ve kararın halen istinaf incelemesinde olduğunu, davalı ile davacı taraf arasında vadeli olarak daire alım satımı yapıldığını, yapılan bu vadeli satış işlemi karşılığında davacının davalı lehine takip dayanağı senetleri düzenleyip davalıya verdiğini ancak söz konusu senet alacaklarının vadesinin gelmesi ile birlikte muaccel hale gelmesine rağmen davacının söz konusu borcunu ödemediğini ve İcra Mahkemesi dosyasına haksız ve mesnetsiz itirazlarda bulunduğu gibi menfi tespit davası açtığını, söz konusu senetlerin teminat senedi değil, tüm unsurları tamamlanmış kambiyo senedi olduğunu, ayrıca senedin teminat sözleşmesi olduğuna dair taraflar arasında ayrıca yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, davacının beyan ettiği 400.000-TL'lik ödemenin banka kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davalıya yapıldığı iddia edilen ödemelerin hem işlem tarihlerinin hem de meblağlarının takip dayanağı senetlerin vade tarihleri ve meblağları ile örtüşmediğini, davacının sunmuş olduğu banka kayıtlarına bakıldığında işlemlerin açıklama kısmında takip dayanağı senetlere atıf yapılmadığının anlaşıldığını, yine iddia edilen ödemelerin meblağlarına bakıldığında takip dayanağı senetlerin meblağları ile örtüşmemesi bir yana bu meblağların birbirleri ile de örtüşmediğini, davacı tarafın borçta kurtulabilmek için davalı hakkında gerçeği yansıtmayan pos tefeciliği, eksik borç gibi suçlama ve iddialarda bulunduğunu, davacının bu iddialarıyla ilgili ceza dosyaları incelendiğinde davacının dediği ...'un, ... isimli bir kimlik belgesini daha kullandığının tespit edildiğini, davacı tarafın takip konusu borcunu ödememek için her yolu denediğini, öyle ki davalı hakkında asılsız suç duyurusunda dahi bulunduğunu, ilgili mahkemece, takibe konu senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun davacı tarafından ispatlanamadığını ve yüksek faizle borç verildiği yolundaki iddianın dava konusu senedin geçerliliğini etkileyecek nitelikte olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiğini, hükmün davacı vekilince temyiz edildiğini, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına şeklinde hüküm verildiğini, işbu takip dayanağı senetlerin temel borç ilişkisinden soyutlandığını, bağımsız bir varlık kazandığını, bu sebeple de davacının asılsız iddialarda bulunarak eksik borç def'isinde bulunmasının hukuka aykırı olup kabul edilemeyeceğini, işbu nedenlerle davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak ikame etmiş olduğu davasının reddine, haksız ve mesnetsiz olarak işbu davayı ikame eden davacının davalının alacağını güçleştirmek ve kötüniyetli olarak dava ikame etmesi nedeniyle yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacının Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı dosyasında 193.564,57 TL ana para 50.006,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 243.570,92 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Fazlaya ilişkin talebin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş bu takip dayanağı senetlerin temel borç ilişkisinden soyutlandığını, bağımsız bir varlık kazandığını, davacının ekte sunmuş olduğu banka kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere, davalı tarafa yapıldığı iddia edilen ödemelerin hem işlem tarihleri hem de meblağları takip dayanağı senetlerin vade tarihleri ve meblağları ile örtüşmediğini, eğer bonoya karşı bir ödeme yapılıyorsa bu hususun açıkça belirtilmesi gerektiğini kaldı ki kabul etmemekle birlikte davacı tarafın yapmış olduğu bir ödemenin açıklamasında "... senet ödemesi" ibaresi ile açıkça senede karşı bir ödeme yapıldığının belirtildiğini ancak diğer ödemeler göz önüne alındığında yapılan ödemenin bonoya yapıldığına dair bir açıklama yapılmamış olup bu ödemelerin bonoya yapıldığının kabulü ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamı ve dosya delilleriyle davalının haksız ve suiniyet içinde olduğunu, davacının ise takip konusu borç eksik borç olduğu halde dosyada sabit belgelerle ödemeleri yaptığının sübut bulduğunu, hatta başka ödemeler yapmış ise de davacının bunların belgesini dosyaya sunamadığını belirterek; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2024 tarih, 2023/570 Esas - 2024/227 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalının Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, takibin kesinleşmesi üzerine davacının borcun daha önce ödendiği gerekçesiyle eldeki menfi tespit davasını açtığı, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada; taraflar arasında 16/08/2018-10/03/2021 tarihleri arasında farklı tarihlerde ve farklı miktarlarda toplam 247.365,00-TL'nin davacı hesabından (açıklama kısmına ... ödeme (bir tanesine ... senet ödemesi) yazdığı) davalının hesabına havale edildiği tartışmasızdır. Uyuşmazlık; yapılan ödemenin Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı takip dosyası için mi yapıldığı noktasında toplanmaktadır. Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı takip dosyasında; alacaklının ..., borçlunun ise davacı ... olduğu; takipte toplam 633.341,44-TL'nin tahsilinin talep edildiği, borcun dayanağının 12 adet bono olduğu, icra takibinin devam ettiği anlaşılmıştır. Kural olarak havale ödeme vasıtası olup; davacının ibraz ettiği havalede, ödeme dışında herhangi bir açıklama da bulunmamaktadır. Davacı ile davalı arasında başkaca bir hukuki ilişkisinin varlığı da iddia edilmemiştir. Davalı, 247.365,00-TL tutarındaki ödemenin Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı takibe mahsuben yapılmadığını ispat yükü altındadır. Havalenin aksi davalı tarafından HMK'nın 200 v.d. maddeleri gereğince yazılı delillerle ispatlanamamıştır. Dosya kapsamı delillere göre; davacı kendi hesabından davalı hesabına yapılan havalenin, taraflar arasındaki tek alacak-borç ilişkisine konu Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı takibine mahsuben yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulü doğrudur. Menfi tespit davalarında; dava tarihi itibariyle alacak-borç durumunun değerlendirilmesi gerekir. Davacı tarafından 16/08/2018-10/03/2021 tarihleri arasında farklı tarihlerde ve farklı miktarlarda toplam 247.365,00-TL tutarındaki ödeme, kısmi bir ödeme olup, yapılan yargılama sonucunda; bu kısmi ödemenin, Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2021/51449 Esas sayılı takibindeki borca mahsuben yapıldığı belirlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 100. (818 sayılı BK'nın 84.) maddesinde; kısmi ödemelerin, öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe, kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için, takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 Esas-2002/781 Karar sayılı kararı). Yapılan ödemenin kısmi ödeme olduğu göz önünde bulundurulup TBK'nın 100. maddesinde yer alan hesaplama yöntemi ile dava tarihi itibarıyla dosya borcunun belirlenmesi [asıl alacak ve varsa faiz alacağı ile fer'ilerden kalan miktarların saptanması] yoluna gidilmesi gerekir. Mahkemece alınan 11/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; takip tarihi itibariyle davacının, harici ödemenin öncelikle borcun ferilerinden mahsubu ile davalının takip tarihi ile toplam alacağının 386.453,53-TL ana para ve 3.334,99-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere davalının takip tarihi itibariyle toplam alacağının 389.770,52-TL olduğu, dolayısıyla davacının borçlu olmadığı miktarın da 193.564,47-TL ana para ve 50.006,45-TL işlemiş faizi olmak üzere 243,570,92-TL olduğu hesaplanmış ise de davalının takibe koyduğu senetlerden ilkinin vade tarihi 15/03/2019 olmasına rağmen davalının yapmış olduğu ilk ödemenin ise 16/08/2018 tarihinde olduğu, ortada bir borç yokken yapılan bu ödemenin dışlanması gerekirken hesaba katılması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; davacının yaptığı ödemelerden 16/08/2018 tarihinde yaptığı 13.550,00-TL'lik ödemenin dışlanarak, yapılan diğer ödemelerin TBK'nın 100. maddesinde yer alan hesaplama yöntemi ile takip tarihi itibarıyla dosya borcunun belirlenmesi [asıl alacak ve varsa faiz alacağı ile fer'ilerden kalan miktarların saptanması (faizi faiz işletilmeden)] için bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2024 tarih, 2023/570 Esas ve 2024/227 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.10/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.