Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2026/786 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2026/786
2026/735
30 Nisan 2026
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/786 - 2026/735
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/786
KARAR NO : 2026/735
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 20/12/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2026
NUMARASI : 2024/665 Esas - 2026/107 Karar DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ABM ZEMİN MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK İNŞAAT SONDAJ TİCARET VE PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı aynen ifa ve gecikme tazminatı : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı aynen ifa ve gecikme tazminatı nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden ile davalı şirket arasında 28.02.2023 tarihli 2022PR-.../... nolu sözleşme ile 2023 yılı Haziran-Temmuz ayında teslim edilmek üzere 2 adet ABM-265.25 model yeni ABM marka 27 mt. Teleskopik platform üretimi yapılması, 750.000,00 TL peşin, kalan bakiye bedel ürünlerin tesliminde verilecek şekilde bir sözleşme ile 28.02.2023 tarihli, 2023PR-...-... nolu sözlexme ile 2023 yılı Mayıs-Haziran ayında teslim edilmek üzere 2 adet ABM-10T model ABM marka 10 ton vinç üretimi yapılması, 1.000,00 TL peşin, kalan bakiye bedel ürünlerin tesliminde verilecek şekilde sözleşmeler imzalandığını, taraflar arasında yapılan görüşmelerde her iki sözleşme için de 750.000,00'er TL peşin ödeme yapılacağı konuşulmuşsa da sehven vinç yapım sözleşmesine peşin bedel olarak 1.000.000,00 TL yazıldığını, yine de söz konusu bedellerin davacı vekil eden tarafından ödendiğini, bu süreçte eksik ödenen bir bedel olduğunun müvekkiline bildirilmesinin aksine, davalı firma yetkilileri tarafından ürünün teslim tarihine yetiştirilmeye çalışıldığı, ürünün başka işlemlerde olduğunun müvekkiline bildirildiğini, söz konusu sözleşmeler uyarınca davalı şirket tarafından yalnızca 28.02.2023 tarihli sözleşme uyarınca 1 adet teleskopik platform üretilerek davacı müvekkiline teslim edildiğini, kalan 2 adet 10 ton vinç ile 1 adet teleskopik platform ise müvekkile teslim edilmediğini, davalı firma yetkilisi tarafından davacı müvekkiline ulaşılarak 1 adet 10 ton vinç üretiminin yapıldığı ve teslim edilen araca montajının yapıldığı, tedbir konulmasını, davanın kabulüyle 28.02.2023 tarihli, 2022PRJ-.../... nolu sözleşme ile 28.02.2023 tarihli, 2023PRJ-.../... nolu sözleşmelerin aynen ifasına, sözleşmelerde belirtilen ürünlerin geç teslim edilmesinden ve teslim edilmemesinden kaynaklı olarak gecikme tazminatının fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik HMK md.107 uyarınca belirsiz alacak olmak üzere, 1.000,00 TL'sinin sözleşmede kararlaştırılan ancak süresinde teslim edilmeyen, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Vekil eden şirketin, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan 28/02/2023 tarihli 2022PRJ-...-... nolu sözleşme ile yine 28/02/2023 tarihli 2023/PRJ-...-... nolu sözleşmelerin tarafı olmadığı, davacı taraf ile davalı şirket arasında geçerli bir sözleşme yapıldığını kabul etmedikleri, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiaları gerçeği yansıtmamakta, kendi içinde çeliştiği, davacı taraf ile davalı şirket arasında geçerli bir sözleşme yapılmamış, davacı tarafça belirtilen bedeller hiç bir zaman ödenmediği, davacı tarafın dürüstlük kurallarına aykırı hareket etmekte, sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' taraflar arasında 28.02.2023 tarihli 2022PR-153/154 nolu sözleşme ile 2 adet ABM-10Tmodel ABM marka 10 ton vinç ve 2 adet ABM-265.25 model yeni ABM marka 27 mt. Teleskopik platform üretimi yapılmasına dair sözleşme düzenlendiği, davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmeyi imzalayan kişinin şirket yetkilisi olmadığını iddia etmiş ise de, cevap dilekçesinde davacı tarafça belirtilen ödemelerin hiçbir zaman ödenmediğini iddia etmiş olmakla çelişkili davranış yasağı ilkesi kapsamında şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı savunmasına itibar edilmemiş olup,davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda davacı tarafından davalı ABM mühendislik firmasına 2 adet 10 tonluk 2 adet vinç ödemesi açıklaması ile Garanti Bankası hesabı üzerinden 1.573.135 TL para gönderildiği belirtilmiş olup , taraflar arasında düzenlenen sözleşme incelendiğinde 2 adet ABM-10Tmodel ABM marka 10 ton vinç için işin bedelinin 700.000,00TL+KDV/AD olduğu, bu durumda iki vinç bedelinin 1.400.000,00TL+KDV olduğu, 1.000.000,00TL nin nakit ödeneceği, 2 adet ABM-265.25 model 2 adet teleskopik platformun bedelinin 732.500 +KDV/AD, 750.000,00 TL peşin ödeneceğinin belirtildiği, bu durumda 2 adet teleskopik platformun bedelinin 1.465.000,00TL +KDV olduğu anlaşılmakla, her iki sözleşmede de bakiyenin teslimde peşin verileceğinin düzenlendiği, davacı taraf sözleşme hükümlerine göre ödemeleri eksiksiz yaptığını ispatlayamadığı ,TBK'nın 97.madde hükmüne göre karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde bir taraf kendi edimini ifa etmediğinden diğer taraftan edimini ifa etmesini isteyemeyeceği bu durumda , davacı tarafın talep edebileceği muaccel bir alacak bulunmadığından ifa zamanı gelmemiş bir alacak için açılmış davada davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun E:2019/5 K:2022/1 sayılı ilamı) Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Vekil eden tarafından sözleşmesel edimler tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, mahkemenin ödeme belgelerini eksik değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında 28.02.2023 tarihinde iki ayrı sözleşmenin imzalandığını, vekil edenin aslında davacı tarafla 1.500.000 TL peşin ödeme noktasında şifahen anlaşmış olsalar da sözleşmelerde yazılı olarak toplamda 1.750.000 TL peşinat ödemesi için anlaşmış gibi göründüğünü, vekil eden tarafından davalı şirketin banka hesabına sözleşme konusu işlerin açıklaması da yazılarak tam 1.573.135 TL tutarında havale yapıldığını, banka kanalıyla yapılan bu ödemeye ek olarak, vekil eden tarafından davalı şirket yetkilisi/çalışanı konumundaki ...'a elden 176.865 TL nakit ödeme yapılmış ve bu ödemeye ilişkin ... imzalı 14.05.2023 tarihli yazılı belge dosyaya sunulduğunu, belgede, banka kanalıyla ödenen tutar ile elden ödenen tutar toplanarak toplamda 1.751.865 TL ödeme yapıldığı bizzat belgeyi imzalayan şahıs tarafından el yazısıyla hesaplandığını ve imza altına alındığını, elden yapılan 176.865 TL ile bankadan gönderilen 1.573.135 TL toplandığında, vekil edenin sözleşmeler gereği ödemesi gereken 1.750.000 TL peşinat tutarını eksiksiz olarak ifa ettiği matematiksel olarak ortada olduğunu, vekil edenin yaptığı ödemelerin tarihleri, miktarları ve dekont açıklamaları, dava konusu sözleşmelerle birebir örtüştüğünü, istinaf başvurularının kabulünü, yerel mahkeme usulden ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Abm Vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle; Davanın usulden değil esastan reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafça sözleşmeler kapsamında 15/03/2023 tarihine kadar peşin ödenmesi gereken 1.750.000 tl ödenmediğini, dava tarihi 20/12/2024 olduğunu, ileride muaccel bir alacak veya beklenmesi gereken bir ifa zamanı bulunmayacağını, bilirkişi raporu ile taraflar arasında alacak borç ilişkisinin bulunmadığı tespit edildiğini, davacı taraf verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığını, davacının ispat yükümlüğünü yerine getirmemesi, yargılamanın gelmiş olduğu aşama ve dosyadaki delil durumu birlikte değerlendirildiğinde; davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmekte iken hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu düşündüğünü, davanın esastan reddine karar verilmesini ve yerel mahkeme kararının kararının kaldırılarak, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça gerçekleştirilen istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı aynen ifa ve gecikme tazminatı talepleri ilişkindir.
-
İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
-
Değerlendirme ve karar Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı aynen ifa ve gecikme tazminatı taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı ve davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili; taraflar arasında 28.02.2023 tarihli 2022PR-153/154 nolu sözleşme ile 2023 yılı Haziran-Temmuz ayında teslim edilmek üzere 2 adet ABM-265.25 model yeni ABM marka 27 mt. Teleskopik platform üretimi yapılması, 750.000,00 TL peşin, kalan bakiye bedel ürünlerin tesliminde verilecek şekilde bir sözleşme ile 28.02.2023 tarihli, 2023PR-...-... nolu sözlexme ile 2023 yılı Mayıs-Haziran ayında teslim edilmek üzere 2 adet ABM-10T model ABM marka 10 ton vinç üretimi yapılması, 1.000,00 TL peşin, kalan bakiye bedel ürünlerin tesliminde verilecek şekilde sözleşmeler imzalandığını, müvekkilinin sözleşmelere konu bedelleri ödediğini, buna karşın davalı tarafından yalnızca 28.02.2023 tarihli sözleşme uyarınca 1 adet teleskopik platform üretilerek davacı müvekkiline teslim edildiğini, kalan 2 adet 10 ton vinç ile 1 adet teleskopik platform ise müvekkile teslim edilmediğini beyanla 28.02.2023 tarihli, 2022PRJ-.../... nolu sözleşme ile 28.02.2023 tarihli, 2023PRJ-.../... nolu sözleşmelerin aynen ifasına, sözleşmelerde belirtilen ürünlerin geç teslim edilmesinden ve teslim edilmemesinden kaynaklı olarak gecikme tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirketin 28/02/2023 tarihli 2022PRJ-...-... nolu sözleşme ile yine 28/02/2023 tarihli 2023/PRJ-...-... nolu sözleşmelerin tarafı olmadığı, davacı taraf ile davalı şirket arasında geçerli bir sözleşme yapıldığını kabul etmedikleri, her iki sözleşmede yazılı olan ürünlerin bedellerinin adet başı bedel olduğunu, buna göre 2 adet Teleskopik platform bedelinin toplamda 1.465.000+KDV, 2 adet 10 ton vinç bedelinin ise 1.400.000+KDV olduğunu, davacının ödemelerine göre kendisine 1 adet Teleskopik platformun teslim edildiğini, buna karşılık 1 adet Teleskopik platform ve 2 adet 10 ton vinç bedeli ödenmediği için bu ürünlerin davacıya teslim edilmediğini, davacının kendi edimini ifa etmediği için karşı edimin ifasına isteyemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davalı tarafça sözleşmeyi imzalayan kişinin şirket yetkilisi olmadığını iddia etmiş ise de, davacı tarafça ödemelerin yapılmadığını savunması karşısında davalının dava konusu sözleşmeleri benimsemiş olduğunu, taraflar arasında kararlaştırılan sözleşmelerde 2 adet ABM-10Tmodel ABM marka 10 ton vinç için işin bedelinin 700.000,00TL+KDV/AD olduğu ve 1.000.000 TL nin nakit, geriye kalanın teslimde; 2 adet ABM-265.25 model 2 adet teleskopik platformun bedelinin 732.500 +KDV/AD olduğu ve 750.000 TL nin nakit, geriye kalanın teslimde ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu yönündeki düzenlemelere göre sözleşmelerdeki bedelin adet fiyatı olduğu ve buna göre davacının ödemesi gereken toplam bedelin 2.865.000+KDV olduğu, buna karşın davacının ödemesinin yaklaşık olarak 1.573.135 TL olduğu, davacının sözleşmelerde yazılı ödemesi gereken bedelleri vadesinde yerine getirdiğini ispatlayamadığından TBK'nın 97.madde hükmüne göre karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde bir taraf kendi edimini ifa etmediğinden diğer taraftan edimini ifa etmesini isteyemeyeceği gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle kararlaştırılan sözleşmelerdeki bedelin sözleşme içeriği ve peşinat ödemesi için belirtilen miktara göre adet fiyatı olduğu ve buna göre davacının ödemesi gereken toplam bedelin 2.865.000+KDV olduğu, buna karşın davacının ödemesinin yaklaşık olarak 1.573.135 TL olduğundan TBK'nın 97.maddesine göre davacının kendi edimini ifa etmeden karşı edimin ifasını isteyemeyecek olmasına ve kararlaştırılan sözleşmenin feshedilmemiş ve halen ayakta olmasına göre, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile davacı ve davalı yönünden ayrı ayrı bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, 4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026 * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.