SoorglaÜcretsiz Dene

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/941 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2025/941

Karar No

2026/550

Karar Tarihi

14 Nisan 2026

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2025 NUMARASI: ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI: ........ VEKİLİ : Av..... DAVALILAR: 1- ........ 2- ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/04/2026 YAZIM TARİHİ : 15/04/2026 Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 20/02/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı ........ tarafından İstanbul ....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yapılan takibin usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin çekin keşidecisi olduğunu, davalılardan ........’nin lehtar, ........’nin ise lehtardan ciro ile devralan hamil olduğunu, müvekkili ile ........ arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, bu hususun ticari defterlerin incelenmesiyle de ortaya çıkacağını, müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinde diğer borçlu lehtar ........ olduğunu, ........’nin tek ortağı ve yetkilisinin ........ olduğunu, müvekkil şirket yetkilisi ........’ın ........’nde 10.01.2020 tarihinde işe başladığını, 05.03.2021 tarihinde çıkışının verildiğini, şirket ortağı akabinde 10.03.2021 tarihinde ........ sicil nolu ........ nezdinde çalışmaya başladığını, buradan da 15.08.2022 tarihinde işten ayrıldığını, ........’nin yetkilisinin de yine ........ olduğunu, 2 farklı şirketten bahsedildiği halde şirket yetkilileri, sahipleri arasında organik bağ bulunduğunu, ........’in nezdinde çalışan kişilere şirket kurdurduğunu, şirket hisse devri yaptırdığını, ileri tarihlere çekler düzenleyerek piyasada dolaşım sağlayarak kaynak yaratma çabasına girdiğini, müvekkil şirket yetkilisinin takibe konu çeklerin dolaşıma verildiğinden takipten hemen önce haberi olduğunu, ........’in müvekkil şirketin tek ortağı ve yetkilisine kendi çalıştırdığı dönemde ileri tarihli düzenlettirdiği bu çeklerle ilgili hiçbir işlem yapmayacağını defalarca bildirdiğini, bu çekleri zorla imzalattırdığını, fakat çekleri iade etmediğini, ........’in kötü niyetli hareket ettiğinin en büyük delili olduğunu, şirket defterlerinde ve ticari kayıtlarında da müvekkil şirketin ........ ile herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığının ortaya çıkacağını, ........’nin faktöring şirketine sunabileceği herhangi bir fatura bulunmadığını, çünkü çeklerin ticari faaliyete dayanmadığını, davalılardan Eko Faktoringin icra takibini başlatırken dosyaya fatura ve benzeri hiçbir belge sunmadığını belirterek; takibi konu yapılan 40.000,00 TL bedelli çekin iptali ile müvekkilinin bu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötü niyetli hareket etmesi nedeniyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ........ A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bir faktoring şirketi olduğunu, davalılardan ........ ile aralarında 14.04.2022 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığını, dava konusu çekinde bu sözleşme kapsamında mevzuata uygun şekilde ........’den tevdii alındığını, kendilerine finansman sağlandığını, davacı ve davalı arasındaki 15.08.2022 tarihli e-fatura ile tevsik edilen dava konusu çekin devralındığını, çekin üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, müvekkiline kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, müvekkilinin basiretli davranarak gerekli araştırmayı yapmak suretiyle dava konusu çeki ticari ilişkiyi tevsik eden belgelerle tevdi aldığını, davacının ileri sürdüğü şahsi def'ilerini müvekkiline karşı süremeyeceğini beyanla davanın reddini, davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Bam kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekiline davalı ........'ye yemin teklif edip etmeyeceği konusunda beyanda bulunması için 14/06/2024 tarihli tensip zaptı ile 2 haftalık kesin süre verilmiş davacı vekiline tensip zaptı 02/07/2024 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş anacak 2 haftalık kesin süre içinde yemin deliline dayanılmamıştır. Akabinde davacı vekili tebligatın usulsüz olduğunu imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Tebligat mazbatasındaki imzanın davacı vekiline ait olup olmadığının tespiti için imza incelemesi aşamasına geçilmiş ancak davacı vekilince hem imza örnekleri verilmemiş hem de gerekli masraflar yatırılmamış dosyanın bu haliyle karara çıkması talep edilmiştir. Bu durumda davacı vekili tarafından süresi içinde yemin deliline dayanılmamış olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle kendi lehine delil teşkil etmediği, davacının çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddiasını usulünce ispatlayamadığı yemin deliline de süresi içinde başvurmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede, davanın takip borçlusu davacı lehine neticelenmemesi nedeniyle davacının, Mahkememizce davalı tarafın alacağına geç kavuşmasına neden olacak herhangi bir tedbir kararı verilmediğinden ise davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davanın reddine, tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine ilişkin tesis edilen hükümde hukuki isabetin bulunmadığını, dava konusu çekin karşılığı olarak Faktoring şirketi tarafından davalı ........'den alındığı iddia olunan faturanın da defterlerde kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, 2022 yılına ait defterlerinde ise kapanış tasdikinden sonra kayıtların bulunduğu hususunun tespit edildiğini, müvekkiline ait ticari defterler üzerinde gerekli inceleme yapıldığını ve HMK Md. 222/5 uyarınca davalı ........'ye usulüne uygun tebligatlar yapılmasına rağmen davalılarca ticari defterlerin ibrazından kaçınıldığını, bu nedenle HMK 222/5 gereğince müvekkilinin iddialarının ispat edildiğini, 04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi ışığında takibe konu edilen çek bedelinin 40.000,00 TL, ........ A.Ş'nin sunduğu fatura bedelinin 46.610,00 TL olduğunu, fatura bedeli ile çek bedeli arasında bir uyumsuzluk bulunduğunu, kanun ve yönetmelikte açıkça, faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacaklarını devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırıldığını, faktoring işleminin temeli olduğu iddia edilen fatura ticari kayıtlarda yer almadığı gibi KDV tevkifatı ile düzenlenmesi zorunlu işlerden olduğu halde tevkifatlı olarak düzenlenmediğini, bu hususun dahi tek başına faturanın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile davalı ........ arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, ........'nin haksız kazanç sağlamak için bu işlemleri gerçekleştirdiğini ve diğer davalı ........ A.Ş'nin yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini açıkça ispatladığını, dolayısıyla taraflar arasında hiçbir ticari faaliyet yokken usulüne uygun ve gerçek faturaların varlığından bahsedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun da bu iddialarını açıkça ortaya koyduğunu beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulü ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir. Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). Davacının davalı ........ A.Ş tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan, 15/11/2022 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karinenin mevcut olduğu, bu durumda, davacının söz konusu çeki mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerekeceği, yasal karinenin aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerekeceği, tarafları tacir dahi olsa kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğu bulunmadığı, davacı münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmadığından davalı ........'nin ticari defterlerini ibraz etmemesinin aleyhine sonuç doğurmayacağı, davacının davalı ........'ne borçlu olmadığını yazılı delille ispat edemediği, ilk derece mahkemesince hatırlatılmasına rağmen yemin teklifinde bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili yemin teklifinde bulunması için yapılan tebligattaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmişse de, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kesin süre içinde delil avansını yatırmadığı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2017 tarih 2017/706 Esas 2017/7106 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi davacının, borçlu olmadığına ilişkin iddiasının davalı Faktoring Şirketine karşı da ispat edilemediği, bu nedenle 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesi ve bu madde yollamasıyla 29257 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. Maddesi gereğince araştırma yapılmasına gerek olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/04/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

.....

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.