SoorglaÜcretsiz Dene

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/926 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2025/926

Karar No

2026/581

Karar Tarihi

16 Nisan 2026

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ...... VEKİLLERİ: Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/04/2026 YAZIM TARİHİ : 17/04/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 20/02/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ve davalı şirket arasında 500 ton tuz bloklama presi makinesi alımı hakkında 06/06/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin ifa yeri olarak teslim edileceği yerin Diyarbakır olarak belirlendiğini, söz konusu sözleşmede bahse konu makinenin Diyarbakır'a teslim tarihi 30/08/2017 tarihi olarak belirlenmiş ise de makinenin gecikmeli olarak 01/10/2017 tarihinde sözleşmenin ifa yeri olan Diyarbakır'a bu makinenin gecikmeli olarak teslim edildiğini, müvekkil şirketin mağdur edildiğini, ayrıca makinenin teslim edildiği günden beri arıza çıkardığını, makinenin arızasının giderilmesi için 4 defa tadilat ekibi geldiği ve kişilerin konaklaması için müvekkil şirketlerinin bütçelerinden karşılandığını, 3 ayı bile dolmadan sürekli arızalanan makinenin ayıplı olduğunun açık olduğu, bahse konu makinenin alımı için davalı şirkete ödenen meblağları gösterir tabloyu dosyaya sunduklarını, ayıplı malı müvekkili şirkete satan davalı şirket bu ödemeleri de alırsa müvekkili şirketi daha da büyük sıkıntıya sokacağını, 15.01.2018 tarihli çek henüz bankaya götürülmediğini, bu çek üzerine şerh konulmasını talep ettiklerini, davalı şirkette bulunduğunu, müvekkili şirketin çalıştığı sektör gereği pres makinesinde üretmiş olduğu hayvan yemi olarak kullanılan yalama taşları sezonluk satıldığını bu iş sadece kış ayında verimli olan bir iş olduğunu, müvekkili şirkete verdiği hiçbir sözü yerine getirmeyen davalı ...... şirketi, 2 yıl garantili olan makineyi ne onarabildiğini ne de iade bu makineyi iade alıp müvekkili şirketin parası geri vermediğini, müvekkili firma tüm ödemelerini zarara uğramasına rağmen düzenli bir şekilde davalı şirkete yaptığını, ancak davalı şirket kendileri aynı özeni gösteremediğini ve makineleri ile ilgili sorunları çözemediğini, davalı şirket Diyarbakır'a makinenin onarımı için defalarca geldiğini, her geldiğinde makineyi düzelttik diyerek Konya'ya döndüklerini ancak sorunların devam ettiğini beyanla makinenin iadesine ve müvekkil şirket tarafından ödenen paranın en yüksek banka faizi ile beraber davalıdan alınarak ödenmesine, geriye kalan çekler üzerine tedbir konulmasına, zarar olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava değeri olarak 1.000,00 TL ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın davalısı "......" olduğunu, böyle bir şirketin varlığı durumunda müvekkilleri ile bir bağlantısının olmadığını, müvekkiline ait iş yerinin adının ...... olup şahıs şirketi olduğunu, bu nedenlerle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini ayrıca davanın görev yönünden Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiği ve Diyarbakır mahkemelerinin yetkisiz olup Yetkili mahkeme olarak Konya mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacı tarafından harca esas değer eksik gösterilmiş olup kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili teslime hazır hale getirme yükümlülüğünü makul sürede ve eksiksiz yerine getirmiş olup davacının geç teslime ilişkin iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı ile müvekkili arasında yapılan anlaşmadan net teslim süresi kararlaştırılmadığını, sözleşmeden de açıkça görüleceği üzere davacının iddia ettiği teslim tarihi öngörülen planlanan tarih olup net bir zaman/ süre belirlenmediğini, müvekkilinin teslim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmediği varsayılsa dahi müvekkili temerrüde düşürmeyen ve süre vermeyen davacının sözleşmeden dönme ve zarar talep etme hakkının olmadığını, taraflar tacir olup usulüne uygun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline ek bir süre verilmesi gerekmekte olup sözleşmeden dönme ve gecikme nedeniyle tazminat şartlarını yerin getirmeyen davacının işbu taleplerinin reddinin gerektiğini, sözleşme ve dava konusu makinenin davacı tarafından ayıpsız olarak teslim alındığını, davacının haksız ve mesnetsiz olarak ayıp iddiasında bulunduğunu, kaldı ki bir an için makinenin ayıplı olduğu varsayılsa dahi süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının varlığını iddia ettiği ayıba ilişkin sunmuş olduğu ...... isimli şahıs tarafından imzalandığı iddia edilen tutanağın ve otel kayıtlarına ilişkin tutanağın delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki malın ayıplı olduğunu ve müvekkili şirketin bunu kabul ettiğini göstermediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 10/03/2022 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "...Davacının iddiasının ispatlanabilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, davaya konu makine üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, tarafların yapmış olduğu itirazlarda değerlendirilerek ek rapor alınmış, netice itibariyle davaya konu makinede herhangi bir ayıbın bulunmadığı bilirkişilerce tespit edildiğinden ve davacının söz konusu makinedeki ayıplara ilişkin somut delillerle makinenin beklenen faydayı sağlayamadığını ispatlayamadığından davacının davasında talep etmiş olduğu ayıba ilişkin tekeffülden dolayı ödemiş olduğu bedelin iadesi açısından davanın reddine, yine bilirkişilerce yapılan incelemelerde davacının talep etmiş olduğu miktarda üretimin yapılmasında makinede herhangi bir kusur görülmediğinden davacının bu yönüyle talep etmiş olduğu tazminat talebinin reddine, davacının son olarak talep etmiş olduğu müspet zararının da soyut olduğundan davacının talebi bu yönüyle reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın ayıplı mala ilişkin iddialarının ispatlanamaması nedeniyle davacının ayıp nedeniyle ödemiş olduğu bedelin iadesine ilişkin talebin reddine, davacının davasının ayıp nedeniyle beklenilen üretime ulaşmaması ve bu yüzden uğramış olduğunu iddia ettiği zararın tazminine ilişkin talebinin iddialarını ispatlayamaması nedeniyle reddine, davacının ödemiş olduğu bedelden sonra söz konusu malın iadesi neticesinde aynı nitelikte makineye alımında uğrayabilecek iddia ettiği zarar talebinin reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN 27/10/2023 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 10/03/2022 tarihli kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 27/10/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi gerekçesinin hatalı olduğu, ancak bilirkişi rapor ve ek raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından daha önce rapor ve ek rapor veren bilirkişi dışında oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulu eşliğinde makine başında tekrar keşif yapılarak dava konusu makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın giderilip giderilemeyeceği, giderilebilecekse masrafının ne olduğu hususlarında gerekçeli, açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması için mahal mahkemesine talimat yazılması, bu şekilde bilirkişi kurulu rapor alınması daha sonra davacının taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına...." şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 20/02/2025 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından, davacı şirket ve davalı şirket arasında 500 Ton Tuz Bloklama Presi Makinası Alımı hakkında 06/06/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı, makinenin gecikmeli olarak 01/10/2017 tarihinde sözleşmenin ifa yeri olan Diyarbakır'a teslim edildiği, ayrıca makinenin teslim edildiği günden beri arıza çıkardığı, makinenin arızasının giderilmesi için 4 defa tadilat ekibi geldiği ve kişilerin konaklaması için davacı şirketlerinin bütçelerinden karşılandığı, 3 ayı bile dolmadan sürekli arızalanan makinenin ayıplı olduğunun açık olduğu, makinenin iadesine ve davacı şirket tarafından ödenen paranın en yüksek banka faizi ile beraber davalıdan alınarak ödenmesine ve geriye kalan çekler yönünden de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, Konya BAM. 6. HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 27/10/2023 tarihli kaldırma kararı sonrasında dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda; dava konusu 500 ton tuz bloklama makinesinde gizli ayıp olmadığı kanaatine vardıklarını, dava konusu makinedeki problemlerin kullanım ve bakım kaynaklı olabileceğinin belirtildiği anlaşıldığından davacının tüm taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davacının davalı tarafından ayıplı olarak ifa edilmesinden dolayı makinanın davalı tarafa iadesi ile ayıplı makine nedeniyle davalı tarafa ödenen bedelin davacıya ödenmesine yönelik talebinin reddine, davacının dava konusu ayıplı makina nedeniyle az üretim yapılmış olması nedeniyle oluşan zararlarının davalı tarafından davacıya ödenmesine yönelik talebinin reddine, davacının ödemiş olduğu bedelden sonra söz konusu malın iadesi neticesinde aynı nitelikte makineye alımında uğrayabilecek iddia ettiği zarar talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar 25.03.2019 tarihli beyan dilekçesinde sonuç ve istem kısmında bulunan 3 nolu taleplerinde aynı makinenin güncel değeri KDV hariç 450.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de işbu rakam bir proforma fatura olup, makinenin güncel değerinin piyasa araştırması ile bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, net zarar bilinemediğinden davanın kısmi dava olarak açıldığını, ancak bilirkişi tarafından eksik inceleme ve araştırma ile rapor hazırlandığını, uygun tür ve miktarda yağ kullanan müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını, uygun tür ve miktarda yağ kullanılmasına rağmen makineden yeterli verim alınmaması nedeniyle makine de açık bir ayıp bulunduğunu, bilirkişi raporunda teknik anlamda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, mahkemece daha önce alınan bilirkişi raporuna da atıfta bulunulmadığını, çelişkilerin giderilmediğini, yeni alınan bilirkişi raporda sadece makinenin ayıplı olmadığının belirtildiğini, bilirkişi heyeti tarafından dosyanın incelenmediğini, dilekçelerin değerlendirilmediğini, önceki bilirkişi raporunun okunmadığını, önceki rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddi gerekçesi ile nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 maddesi gereğince maddi tazminat istemli davaların reddi halinde vekalet ücretinin mezkur tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hüküm altına alınması gerektiğinin belirtildiğini, mahkemece vekalet ücretinin hesabında ve harç hesabında hataya düşüldüğünü beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ayıp nedeniyle bedel iadesi, müspet ve menfi zararların tahsili taleplerine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, Dairemiz kaldırma kararından sonra 3 kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla davaya konu makine başında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporunda davaya konu makinenin ayıplı olmadığının, makinedeki problemlerin kullanım ve bakım kaynaklı olabileceğinin bildirildiği, bilirkişi kurulu raporunun gerekli açıklamayı içerdiği, buna göre davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, harç hesabında ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde de bir hata olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, 6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 16/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.