SoorglaÜcretsiz Dene

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/1159 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2025/1159

Karar No

2026/553

Karar Tarihi

14 Nisan 2026

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: ... KARAR NO: ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2025 NUMARAS : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF EDEN DAVALI: ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/04/2026 YAZIM TARİHİ : 17/04/2026 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 13/05/2025 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çiftçi olduğunu, müvekkili ile borçlu arasında mısır ticareti yapıldığını, müvekkilinin karşı tarafa 3 fatura ve Ticaret Borsası teslim evrakları ile sabit olmak üzere 3 kamyon tarım ürünü teslim ettiğini, teslim edilen ürünler için 3 adet fatura kesildiğini, ancak 56.400,00 TL haricinde bir ödeme yapılmadığını, 01.12.2021 tarihli 99.373,23 TL, 01.12.2021 tarihli 85.646,90 TL, 28.10.2021 tarihli 90.813,66 TL meblağındaki faturada yer alan tarım ürünlerinin borçluya teslim edilmiş olmasına rağmen toplamda 219.412,00 TL tutan alacağının ödenmediğini, karşı tarafın borcunu ödemeye yanaşmadığı gibi, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkile olan borcu da inkar etmediğini, ancak takas ile ödeme yaptığını iddia ettiğini, müvekkilinin davalıya hiçbir takasa konu olacak şekilde borcu olmadığını, borçlunun borca itirazında belirttiği şekilde taraflar arasında bir ibranamenin söz konusu olmadığını belirterek; 219.412,00 TL'lik alacaklarının fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mısır, arpa, buğday alım-satım işini icra ettiğini, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığı için iş bu takibe itiraz ettiklerini, tarafların akraba olduklarını, davacının müvekkilinden sık sık borç alıp geri ödemek suretiyle müvekkili ile ticari ilişki içerisine girdiğini, somut uyuşmazlığa konu e-müstahsil makbuzlarının tanziminden evvel davacı ile babasının müvekkilinden zorda kaldıklarından bahisle borç para aldıklarını ve karşılığında 15/07/2021 ödeme tarihli 73.000,00 TL bedelli, 15/12/2019 ödeme tarihli 127.000,00 TL bedelli, 30/11/2021 Ödeme tarihli ve 112.000,00 TL bedelli ve 30/11/2021 ödeme tarihli 175.000,00 TL bedelli dört adet bono senedini imzalanarak teslim edildiğini, söz konusu senetlerin ödeme tarihi geçtikten sonra davacı ve babasının müvekkiline mal satışı yaparak ödemeyi yapacaklarını belirttiklerini, 01/12/2021 tarihinde davacı ile babasının müvekkile, ......'na bıraktıkları mısırı kendisine satmak istediklerini, bu sayede kalan borçlarını ödemiş kabul edilerek senetlerin aslını teslim almak istediklerini, mısır bedelinin senet bedellerinden kalan borcu aşması halinde kalan miktarın kendilerine yatırılmasını talep ettiklerini beyan ettiklerini, ilgili talebin kabulü üzerine 92.560 kg mısırın satın alma işleminin gerçekleştirildiğini, satış sonrasında e-müstahsil makbuzları tanzim edildiğini, senet bedellerinin mısır bedelinden düşülmesinden sonra kalan toplam 128.420,00 TL'nin 72.000,00 TL'ye ilişkin kısmı için çek tanzim edildiğini, çeklerin davacı tarafından bankadan tahsil edildiğini, 56.420,00 TL'sinin ise banka kanalıyla davacı tarafın hesabına yatırıldığını, davacı ve babası tarafından tahsil edilen 0048610 seri nolu ve 40.500,00 TL bedelli, ...... seri nolu ve 20.000,00 TL bedelli, ...... seri nolu ve 13.000,00 TL bedelli üç adet çek olduğunu, bu doğrultuda taraflar arasında herhangi bir alacak veya borç kalmadığından davacı tarafın senetlerin aslını teslim alırken müvekkilde kalan surete "Borcumuza karşılık iki tır mısır verdim, senetlerin aslını aldım." şeklinde yazı yazdığını, davacı ve babasının müvekkili tuzağa düşürmek istediğini, iş yerinde olaya şahitlik eden tanıklar olduğunu belirterek; davanın esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...(11) Netice: Davacı ile davalı arasında 01/12/2021 tarih ve ...... seri nolu müstahsil makbuzunun 30.260 KG Mısır, 01/12/2021 Tarih ve ...... seri nolu müstahsil makbuzunun 26.800 KG Mısır ve 28/10/2021 Tarih ve ...... seri nolu müstahsil makbuzunun 34.500 KG Mısır satımına ilişkin ticari alışveriş olduğu, bu üç adet müstahsil makbuzunun toplamlarının 275.833,79 TL olduğu, davalı tarafından bu müstahsil makbuzlarına ilişkin olarak 56.420,00 TL Yapı ve Kredi Bankasından EFT ödemesi yapıldığı, bu ödeme dışında herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafından bakiye kalan kısım yönüyle T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiği, davalının itirazın üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı, davalının incelenen ticari defterlerinde müstahsil makbuzlarına konu ürünlerin davalıya teslim edildiği, ticaret borsasına bildirildiği ve davalının ticari defterlerinde yer aldığı nazara alındığında davalının söz konusu müstahsil makbuzlarının bedelinin davacıya ödediğini ispat yükü altında olduğu, davalının kendi ticari defterlerinde müstahsil makbuzlarına ilişkin ödemenin banka yoluyla yapıldığının yer almasına rağmen davalının aşamalardaki savunmalarında ödemelerin yukarıda detayı verilen çekler ve davacının önceki borçlarına istinaden düzenlemiş oldukları bonoların mahsubu ile yapıldığını savunduğu lakin gerek çekler gerekse de bonolar üzerinde mahsup ya da ödemelerin takip ve dava konusu müstahsil makbuzlarına istinaden yapıldığına ilişkin herhangi bir ibare ya da ayrı bir yazılı sözleşme bulunmadığı, kaldırma ilamı çerçevesinde aldırılan bilirkişi raporunda “Borcumuza karşılık 2 tır mısır verdim” el yazılarının, karşılaştırma belgelerindeki el yazılarına kıyasla, ......’ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, çekler ve bono ile yapılan ödemelerin dava konusu müstahsil makbuzuna istinaden yapıldığının davalı tarafından ispat edilemediği, yine kaldırma ilamı çerçevesinde davalıya yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen davalının yemin hakkına dayanmadığı, neticeten davalının ödemeyi ispat edememesi karşısında davacının davasının kabulü ile T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin alacak aslı olan 219.412,00 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. (12) İcra-İnkar Tazminatı Açısından Yapılan Değerlendirmede; Dava konusu e-müstahsil makbuzlarının davalı tarafından tanzim edilmesi, ürünlerin ticaret borsasına bildirilmesi, davalıya teslim edilmesi, davalı tarafından ticari defter ve belgelerine işlenmesi karşısında yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/12/2020 Tarih ve 2020/2658 Esas-2020/5857 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak alacağı likit olduğu, davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 43.882,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir...." gerekçesiyle davanın kabulüne; a) T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin alacak aslı olan 219.412,00 TL üzerinden devamına, b) Davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 43.882,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcu olmadığını, alınan mısırın davacının müvekkile olan borcuyla takas edilip kalan kısmının çek ve banka kanalıyla ödendiği sabit olmasına rağmen yerel mahkemece yine eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ve tanık beyanları müvekkilinin alacağının mısır teslimi ve nakit ödemelerle tamamen ifa edildiğini doğruladığını, buna rağmen ilk derece mahkemesinin önceki kararda direndiğini ve yeniden davanın kabulüne karar verdiğini, bu durumun bozma ilamına aykırı olduğunu, müvekkilinin, Konya’da hububat alım satımı işi ile iştigal ettiğini, davacı yan ile akrabalık ilişkisi bulunduğundan davacı tarafın müvekkilinden sık sık borç alıp geri ödemek suretiyle ticari ilişki içerisinde olduğunu, maddi olayın ispatı ve dosyanın açıklığa kavuşturulması için süresi içerisinde tanıkların bildirilmesine rağmen mahkemece bu taleplerinin ilk aşamada reddedildiğini, bozma ilamı sonrası tanıklarının dinlendiğini, dinlenen tanık beyanları lehlerine olmasına rağmen dikkate alınmadığını, ticari defterlerden de anlaşılacağı üzere davacı, mükerrer tahsil için kötüniyetli olarak müvekkiline karşı takip başlattığını, yerel mahkemece yapılan ilk yargılamadaki bilirkişi raporunda "İcra Takibine Konu Edilen Aşağıdaki E-müstahsil Makbuzlarının Davalı Ticari Defterlerinde Kayıtlı Olduğu, 20.12.2021 İcra Takip Tarihi İtibariyle Davalı Yanın Davacı ...’a Borcunun Olmadığı Bakiyesinin 0,00 Tl Olduğu Görülmüştür." şeklinde belirtildiğini, BAM bozma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda, daha önceki raporlardan farklı olarak ticari defterlerde yer alan kayıtların ayrıntılı incelendiğini ve müvekkilinin borcu bulunmadığının belirtildiğini, müvekkilin davacı yana hiçbir borcunun olmadığı bilirkişice tanzim edilen raporda incelenen ticari defterlere dayalı olarak kesin delille ispatlandığını, incelenen ticari defterler ve dosya münderecatında yer alan dekontların ve bonoların da dikkate alınarak müvekkilinin, davacı yana hiçbir borcu olmadığının her türlü kesin delille ispat edilmesi neticesinde davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu edilen bonoların arkasına düşülen ibarelerin anlamı da takas niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini, Anayasanın 141. maddesi uyarınca mahkemelerin kararlarında gerekçe gösterme zorunluluğu bulunduğunu, somut olayda bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, bu da kararın '' gerekçesiz '' kalmasına neden olduğunu, ayrıca yine mahkemece borçlu olmadığını yazılı delillerle ortaya koyan müvekkili aleyhine karar verildiğini, ispat yükünün yer değiştirilerek taraflarına yüklendiğini, oysa borcun varlığını davacının ispat etmesi gerektiğini, bu durumunda TTK ve HMK ilkelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını, neticeden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir. Davacı, davalıya tarım ürünleri sattığını, davalının satış bedeli karşılığında 56.400,00 TL ödeme yaptığını, bakiye 219.412,00 TL alacağı olduğunu, bu alacağının tahsili için Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise davacı ve babasına ürün satışından önce borç para verdiğini, davacı ile babasının borcuna karşılık 127.000 TL, 73.000 TL, 175.000 TL ve 112.000 TL bedelli bonoları imzalayarak verdiğini, ürünlerin satışından gelen paranın bir kısmı ile davacı ve babasının bonolardan kaynaklı borcunun ödendiğini, ürünlerin satışından kalan kısım için davacının 128.400 TL alacaklı hale geldiğini, bu borcuna karşılık davacıya banka havalesi ile 56.420 TL ödediğini, ayrıca davacıya toplam 72.000 TL bedelli üç adet çek verdiğini, çeklerin de davacı tarafından tahsil edildiğini, taraflar arasında alacak-borç ilişkisi kalmadığını, borcun ödenmesi üzerine davacıya senetleri iade ettiğini, davacı ve babasının senetlerin altına "Borcumuza karşılık iki tır mısır verdim, senetlerin aslını aldım" yazarak imzaladığını beyan ettiği, Davalının dava konusu mısır bedellerine karşı davacı ile babasının daha önce kendisine olan borçları nedeniyle verdikleri senetleri iade ettiğini, senetlerin aslını iade ederken kendisinde kalan surete "Borcumuza karşılık iki tır mısır verdim, senetlerin aslını aldım" şeklinde yazı aldığını beyan ettiği, söz konusu yazı altındaki imzanın davacının babası ......'a ait olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda söz konusu yazının ......' ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de davacı tarafından sunulan kamera kayıtlarını çözümleyen bilirkişi raporunun 17 ve 18.sayfalarında davalı tarafından davacının babasına küçük boyuttaki (dikdörtgen şeklinde) 4 adet kağıdın teslim edildiği, bu kişinin de kağıtları inceleyip ceketinin cebine koyduğunun tespit edildiği, bu işlemler sırasında taraflar arasında para alış verişinin bulunmadığı, senet borçlusunun senedi teslim alırken senet suretine imza atmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının senet suretindeki yazının anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğunu ispat edemediği, fatura tarihlerinden sonra çekle yapılan ödemelerin faturaya istinaden yapıldığının kabulü gerekeceği, bu nedenle davalının borcunun kalmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın reddine ilişkin yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2025 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 3.747,01 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 2.643,42 TL harçtan, alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.911,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde ve ilk istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 12.750,00 TL bilirkişi ücreti, 2.038,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 15.280,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine, C) İlk derece mahkemesi tarafından 02/07/2025 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila ikmal iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine, D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, E) Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 14/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.