SoorglaÜcretsiz Dene

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2025/482 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2025/482

Karar No

2026/597

Karar Tarihi

6 Nisan 2026

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/04/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı yüklenici ile davalı iş sahipleri arasında ...... Tesislerinde yapılacak olan futbol sahasının çevresinin sac ile izole edilmesi ve kaplanması işine ilişkin anlaşma yapıldığını, iş bedelinin 800.000,00 TL olduğunu, işin yapımında kullanılacak olan tüm sacların davalılar tarafından temin edilip davacı yükleniciye verileceği, davacının bu sacları işleyip boyasını ve montajını yapacağı, montaj sırasında kullanılan vinç vs tüm malzemelerin de davacı yüklenici tarafından kiralanacağını, davacının her hafta inşa etmiş olduğu yapı miktarına oranla cuma günleri iş bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, anlaşma kapsamında davalıların 76 ton işlenmemiş sacı müvekkiline temin ettiklerini, müvekkilinin ise davalıların talimatı doğrultusunda söz konusu yapının inşası için kendisine teslim edilen bu sacların yaklaşık 40 tonunu sahanın bulunduğu tesiste, kalan 36 tonunu ise hava şartlarının kötü olması sebebiyle müvekkilinin iş yerinde işleyip montajlarını yaptığını, davacının üstlendiği işi tamamlamasına rağmen davalıların iş bedeli olarak davacı yükleniciye 455.000,00 TL ödeme yaptıklarını ve başkaca ödeme yapmadıklarını, davalıların müvekkilini oyalayıp ödeme yapmaması sebebiyle müvekkilinin işlemiş olduğu yaklaşık son iki ton sacın montajının ödeme yapılması akabinde yapılacağını davalılara bildirdiğini, ancak davalıların müvekkiline başkaca herhangi bir ödeme yapmadığı gibi bir de kötü niyetli bir şekilde hareket ederek müvekkilinin söz konusu saclara kötü niyetli bir şekilde el koyduğunu iddia ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL bakiye alacak bedelinin davalıların temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari/avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 02/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 135.464,00 TL'ye artırmıştır. Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu belgelerde müvekkilinin yükümlülük altına sokacak herhangi bir delil bulunmadığını, davacının iş sahasında bulunan şirketlerine ait 2 tona yakın malzemelere haksız bir şekilde el koyduğunu ve taraflarına teslim etmediğini, bu hususta şikayette bulunduklarını, müvekkilinin bu sebeple ciddi zarara uğradığını, müvekkilinin ...... Tesislerinde yüklenici firma olarak çalışma yürüttüğünü ve ”........” adı altında hizmet veren ........ arasında sözleşme bulunduğunu, ...... Tesislerindeki çelik saç uygulama işini kendisine verdiklerini, işi yapabilmesi için kendisine ödeme yapıldığını, taraflarına ait malzemelerin işin yapılması için iş sahasına teslim edildiğini, davacıya bilgileri dışında işin verildiğini, davacının işi tamamlamadığını, eksik işi müvekkilince tamamlandığını, davacının malzemeleri haksız olarak el koyması sebebiyle yeniden aynı malzemeden alındığını ve zarar uğradıklarını, davacıya, müvekkili şirketçe herhangi bir malzeme teslim edilmediğini, işin tamamlanması için bütün ücretler ödendiği halde işin yapılmadığını, yüklenici firma olmaları sebebiyle fazladan ...... isimli firmalara yeniden ödeme yapılarak yeniden saç alındığını, ...... ile anlaşılarak ...... Tesislerinde bulunan sahalara saç kesme kaynak ve kapı yapılması ile ilgili ödeme yapıldığını, ...... , ......, ......, isimli firmalarla vinç, montaj ve makaslı platform hizmeti alınması gerektiği için anlaşılarak ödeme yapıldığını, ......, isimli firma ve ......’dan otomatik çelik kepenk ve raylı sürgülü kapı işin tamamlanması için ödemesi taraflarınca yapılarak yeniden alındığını, ...... ile anlaşılarak saç boyama işi kendisine fazladan ödeme yapılarak tamamlattırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili davaya cevabında özetle; davalı ...... Şti'nin ...... Belediyesi'nin ...... Tesislerinin yapım işini üstlenmesinden sonra birtakım işlerin yapımı için müvekkili ile sözlü olarak anlaştığını, müvekkilinin de çelik sac uygulama işini kendisinin yapmadığını, diğer davalı şirkete başka birini bulabileceğini, istenilen diğer işleri de kendisinin yapabileceğini belirtmesi üzerine diğer davalı şirket yetkilisinin onayı sonrasında müvekkilinin önce dava dışı ........ isimli sac ustasını bulduğunu, dava dışı ........'nin işi kabul edip çalışmaya başladığını, bu kişiye yapmış olduğu sac işleri için 10.05.2023 tarihinde davalı şirket tarafından gönderilen 100.000,00 TL ödemenin müvekkili tarafından yapıldığını, daha sonrasında davalı şirket avans vermediği ve ödemelerde gecikme yaptığı için dava dışı ........'nin işi yarım bırakıp ayrıldığını, bunun üzerine davalı şirketin onayıyla kalan işleri davacının yapmaya başladığını, davacının hakediş usulüne göre yapmış olduğu işlerin ücretlerinin davalı şirket tarafından müvekkiline yapıldığını, müvekkilinin de bu ücretleri aynen davacıya gönderdiğini, dava konusu olayda asıl işveren ve işin ücretlerini ödeyenin diğer davalı şirket ...... olduğunu, davalı şirketin yazılı sözleşme adı altında delil olarak sunmuş olduğu belgenin sadece fiyat teklif formu olduğunu ve bu belgenin bizzat müvekkili tarafından onaylanmış olduğuna dair bir belgenin bulunmadığını, davalı şirketin malzeme tedarik ettikçe müvekkilinin çok yoğun bir şekilde çalışarak kendisine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının ise davalı şirket malzeme tedarik ettikçe ve işini yaptığı ölçüde ödemelerini aldığını, davacının almamış olduğu bir ödeme bulunmadığını, davacının delil olarak sunmuş olduğu whatsapp kayıtlarının tam olmadığını, davacı tarafın bizzat el yazısı ile hesap yaparak bu hesabın görüntüsünü whatsapptan müvekkiline gönderdiğini, bu belgede davacının yapmış olduğu işin birim maliyetini 6,00 TL üzerinden hesapladığını, davacının yapmış olduğu işler için birim maliyetini 6,00 TL hususunda anlaştığına ve yaptığına dair ikrarının bulunduğunu, davacının, dava konusu işi tamamen yapmadığını, yarım kalan işi tamamladığını, davacının yapmış olduğu işlerin, dilekçesinde iddia ettiği kadar olmadığını, yapmış olduğu işler için de hakediş usulü olarak diğer davalı şirketten ücretlerini tam ve eksiksiz olarak aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Davacı asilin keşif mahallinde alınan beyanında; davalı ... ile aralarında anlaşmanın kilogram bazında olduğunu, kapılara ilişkin özel bir anlaşma olmadığını, ödemelerin yapılması ve söylenmesi halinde bunları tamamlayabileceklerini, iş yerinde tuttukları malzemelerin sadece kalan 27,5 metrelik eksiği kapatacak sac malzemesi olduğunu, bu eksik kalan kısımda kapı boşluğu düşüleceğini, bunun haricinde boya komprasörü de yine iş yerinde olduğunu, kompresörün çalışmadığını, kompresörün davalılar arasındaki anlaşma üzerinde kendisine teslim edildiğini, talep edilmesi halinde davalı ...'e iade edebileceğini, en başta kilogramı 6 TL'de üzerinde anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşmaya göre 40 ton işi tamamladığını, enflasyon nedeniyle iş yapım ücretleri arttığından işi bırakmayı davalı ...'den istediklerini, çünkü o dönem yani 2023 yılının 6. Ayında rayiç 10 TL civarındaydı, bu işi 6 TL'den yapmak zarara uğrattığını, davalı ...'de bunun üzerine kilogramı 9 TL'den yap işi bitir dediğini, 9 TL'den yapılan anlaşma kapsamında da yaklaşık 33 ton demir işlediğini ve montajını yaptığını, 21/06/2023 tarihli hesap tablosunun 6,00 TL üzerinden yapılan anlaşmada bakiye 256.298,00 TL alacağının kaldığına ilişkin yazışma olduğunu, bu yazışmadan sonra işe 9,00 TL'den yaptıkları anlaşma üzerine devam ettiklerini beyan etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları, dava konusu işin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, iş bedeli, yapılan işte vinç kullanılması masraflarının kim tarafından karşılanacağı, davacının hapis hakkını kullanıp kullanmayacağı noktalarında toplanmaktadır. Yargılamaya esas alınan tanık beyanları ve taraf kabullerine göre dava konusu işin bilirkişi raporunda eksik tespit edilen alana kadar davacı tarafından yerine getirildiği sabit olup, bu hususta aksini gösterir bir delil bulunmadığından eksik kısma kadar yapılan işlerin tamamını davacı tarafından gerçekleştirildiği takdir ve kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki iş yapım bedeli hususunda davacı asilin keşif mahallindeki beyanlarında geçen hususlar davalı ... vekilinin 22/02/2024 tarihli beyanında kabul edilmiş olup, davacının yerine getirdiği ilk 40 tonluk kısmı kg başına 6,00 TL üzerinden, eksik kısımlar haricinde geri kalan kısmı kg başına 9 TL üzerinden iş yapım bedeli olarak hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır. Davacı defterlerine göre yapılan toplam ödeme miktarı 460.900,00 TL olarak tespit edilmiş ve bu ödeme haricinde herhangi bir ödeme yapılmadığı davalı ... vekilinin 25/04/2024 tarihli celsedeki beyanında kabul edilmiştir. Mahkememizce yargılamaya esas alınan bilirkişi raporuna göre; işlerin yapım tarihi itibariyle iş yapım bedeli 521.268,00 TL olarak tespit edilmiş olup, bu bedelden ödeme yapılan bedel olan 460.900,00 TL'nin mahsubu ile davacının 60.368,00 TL bakiye (boyama işi hariç) alacağının olduğu takdir ve kanaatine varılmıştır. Davacının taraflar arasındaki anlaşmaya göre; yapılan boyama işlemlerinin yerine getirildiği sabit olup, bu işlemlerin davacı tarafça yapılmadığına dair herhangi bir itiraz veya savunma bulunmadığından davacı ile davalı ... arasındaki sözleşme kapsamında boyama işlem bedellerinin de davacıya ödenmesi gerektiği takdir ve kanaatine varılmıştır. Düzenlenen kök raporda ve itirazların değerlendirildiği raporda yapılan boya işlemine ilişkin bedeller kesinleşmiş olup, 3. ek raporda yeniden bu hususun değerlendirilmesi ve itirazların değerlendirildiği 2. ek rapordaki tespitler ile çelişecek şekilde bedel tespitinin yapılması uygun görülmediğinden itirazların ayrıntılı değerlendirildiği 2. ek rapordaki boyama işlemine dair bedel tespiti mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. Bu rapora göre boyama bedelinin 103.584,00 TL olduğu takdir ve kanaatine varılmıştır. Davacı iş yapımı sonrası ödenmesi gereken bedelleri tahsil edemediğinden kendisine daha evvel teslim edilen saclar üzerinde hapis hakkını kullanıp kullanamayacağı hususunun değerlendirilmesinde; ayrıntıları Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/848 Esas 2018/3808 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; taşınırlar da hapis hakkı TMK 950 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 950/1 madde de alacaklının borçluya ait olup, onun rızası ile zilyedi bulunduğu taşınır veya kıymetli evrakı borcun muaccel olması ve niteliği itibariyle bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde borç ödeninceye kadar hapsedilebileceği kabul edilmiştir. Somut olayda; davacının hapis hakkını kullandığı sac alacaklı yükleniciye borçlu iş sahibinin rızası ile bırakılmıştır. Alacak bırakılan bu sacların taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılacak işte kullanılan saclar olduğundan alacak ile sac arasında bağlantı vardır, davacı yargılamaya esas alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmiş ancak alacağı bedeli süresinde tahsil edememiştir. Dolayısıyla muaccel olan alacağını alamayan davacının, iş ile bağlantılı saclar üzerinde hapis hakkını kullanmasında haksız ve hukuka aykırı bir durum olmadığı takdir ve kanaatine varılmıştır. Hapis hakkı kullanılan saclar özel nitelikte olup, başka işte kullanılacak vasfı olmadığından ve dava tarihi itibariyle davalıya teslim edileceğine dair herhangi bir beyan veya kabul bulunmadığından davacı elinde bulunan sacların iş yapım tarihindeki hurda bedellerinin iş yapım bedeli karşılığı muaccel olan alacaktan mahsubu gerekmekte olup, mahkememiz 5. Celse 1 nolu ara karar ve 6. Celse 1 nolu ara karar gereği düzenlenen 3. Ek raporda; hapis hakkı kullanılan sacların hurda bedelleri 28.488,00 TL olarak tespit edilmiş olup, toplam alacaktan bu bedelin mahsubunun gerektiği takdir ve kanaatine varılmıştır. Davacı her ne kadar vinç kullanım bedellerinin de sözleşmeden hariç olarak davalı tarafça karşılanacağını iddia etmiş ise de; bu hususa dair herhangi bir muteber delil bulunmadığından davacıya yemin hakkı hatırlatılmış; davacı vekilince 22/10/2024 tarihinde yemin metni sunulduğu ve 07/11/2024 tarihli duruşma da davalı ... bizzat "...... Tesislerinde yapılacak olan futbol sahasının çevresinin sac ile izole edilmesi işinin yapılması sırasında davacı tarafından kiralanan vinç ücretinin de davalılara ait olmadığına ve bu ücretlerin de asıl işin ücreti haricinde (raporda hesap edilen tutarlara ek olarak) ayrıca davacıya ödeneceği hususunda anlaşma yapılmadığına namusum, vicdanım kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerene yemin ederim." diyerek yemin etmiştir. HMK kapsamında deliller; kesin delil ve takdiri delil olmak üzere 2 ana başlık üzerine toplanabilmekte olup; kesin deliller yargılamaya safhasında mutlak olarak dikkate alınması gereken deliller olup, takdiri deliller, mahkeme tarafından dosya kapsamına göre değerlendirilerek yargılamaya esas alınacak mahiyette ve ilgili delilin aksini gösterir daha güçlü bir delil bulunmadığı takdirde dikkate alınabilecek deliller olarak tanımlanabilmektedir. Yemin taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunun kanunda belirtilen usule uyarak mahkeme önünde kutsal sayılan değerler ile teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalar olup, netice itibariyle davacının iş yapım sırasında kullandığı vinç bedellerinin taraflar arasındaki sözleşme bedeline dahil olduğu takdir ve kanaatine varılmıştır.

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 02/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 135.464,00 TL'ye artırdığını bildirmiştir. Dosya muhtevası itibariyle; mezkur açıklamalar gereği davacının 60.368,00 TL sözleşme kapsamında alacağının olduğu, buna ek olarak 103.584,00 TL boyama işlemlerinden kaynaklı alacağının olduğu toplam da 163.952,00 TL alacaktan, davacının hapis hakkını kullandığı sac bedeli olan 28.488,00 TL'nin mahsubu ile davacının toplam da 135,464,00 TL alacaklı olduğu takdir ve kanaatine varılarak bu bedel üstünden davanın, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davalı ...... hakkediş bedelinden kompresör ücretinin toplam bedelden düşülmesi talebinde bulunmuş ise de; davacının keşif mahallinde alınan beyanında bu kompresörün üzerinden hapis hakkı kullanılmadığı anlaşıldığından bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir. Davalı şirket ......'nin ...... Belediyesi'nin ...... Tesislerinin yapım işini üstlendiği, davalı ... ile yapım işine ait bir takım işlerin yapımı için anlaştıkları, davacının, davalı ... ile ilgili işin yapımı hususunda anlaştıkları sabit olup, dosya muhtevası itibariyle alt taşeron konumundaki davacının, davalı ...... ile doğrudan ticari ilişkisi bulunmadığından ve defter incelemesi yargılamaya bir yenilik katmayacağından ......'ne ait ticari defterler incelenmemiştir. Ayrıntıları Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1058 Esas 2023/811 Karar sayılı ilamın da belirtildiği üzere; Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme,kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasında ki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. Yargıtay HGK'nın 27.11.2013 gün ve 2013/439 Esas ve 2013/1595 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (pasif husumet ehliyeti). (Kuru Baki/Arslan Ramazan/Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 234; Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2012, s. 530; Abdurrahim Karslı, Medeni Muhakeme Hukuku Ders Kitabı, 2. Bası, İst. 2011, s. 311- 312). Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı alt yüklenici ile davalılardan yüklenici ... arasında akdedilen sözleşme hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesi olup, işbu sözleşmeye diğer davalı yüklenici ......'nin taraf olmadığı ve sözleşmeden doğabilecek talepler sebebiyle de davacıya karşı herhangi bir sorumluluk üstlendiğine dair iddia ve dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının akdi ilişki sebebiyle muhatabı davalı yüklenici ... iken, davalı yüklenici ........'in de aralarındaki eser sözleşmesi sebebiyle muhatabı diğer davalı ...... olup, somut uyuşmazlıkta davacı alt yüklenicinin davalı ......'nin sözleşme dışı sebeplerle de talepte bulunmasını gerektirir herhangi bir iddia ve dosya kapsamında delil de mevcut olmadığı görülmekle, davanın ...... bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir..." davanın kısmen kabulü ile; Davalı ...... aleyhine açılan davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, davalı ...'ya karşı açılan davanın kabulü ile; 135.464,00 TL'nin 50,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, bakiye 135.414,00 TL'lik kısma 02/01/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş yapım döneminde müvekkilini fiilen denetleyen ve iş yapımıyla ilgili yöneten davalı şirketin herhangi bir sözleşmeye taraf olmadığı gerekçesiyle işbu davanın reddine karar verilmesinn hatalı olduğunu, kaldı ki davanın tüm tarafları arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin, davalı şirketin kendisine teslim ettiği saclar üzerinde hapis hakkını kullanması ve yine dosya kapsamında bahsi geçtiği üzere davalı şirketin müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunmuş olmasının dahi davalı şirketin eldeki davaya konu uyuşmazlık kapsamında borçlu konumunda olduğu hususunu kanıtladığını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davının tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek davaya konu uyuşmazlıkta müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca işlenmeyen sacın bedelinin yanlış hesaplandığını, zira ek raporun C maddesinde; "Davacının elinde hapis bulunan 4.748,00 Kg sacın işlerin yapıldığı tarihteki bedeli" denilerek sacın kilosunun 6,00 TL üzerinden hesaplandığını, işlerin yapıldığı tarihteki bedeln her iki tarafın da kabulü olduğu üzere en son 9,00 TL olduğunu, bu nedenle sacın kilosunun 9,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini, esas boyamanın sözleşmeye dahil olduğunu, aksi durumda işçilik miktarının çok fahiş olacağını, fiyat teklif formunda yapılacak iş için "Sacların astar, boya ve yerinde kaynaklanması, yerine konulan sacların rutuşlandırılması ve ÜSTÜNE İSTENİLEN DESEN BOYA YAPILMASI işidir." dendiğini, burada da açık bir şekilde ifade edildiği üzere esas boyama sözleşmeye dahil olduğunu, bu nedenle ekstra bir hesaplama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olsa bile, dava konusu yerin, davacının da ikrar ettiği, whatsapp yazışmalarında da sabit olduğu üzere işin çoğunluk kısmının 6,00 TL üzerinden, kalan kısmının ise 9,00 TL üzerinden işçilik hesaplanarak yapıldığını, bu rakamların işin yapıldığı zamana ait olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin bu itirazlarını dikkate almayarak rapor doğrultusunda esas boyama işçiliği hesabında metrekare başına 52,00 TL hesaplamasının hatalı olduğunu, kabul etmemekle birlikte şayet mahkeme esas boyamanın sözleşme içinde olmadığına karar verecek olursa da yapılan tüm esas boyamaların sonradan ve diğer davalı şirketin talepleri doğrultusunda yapıldığını, dolayısıyla müvekkilinin bu esas boyama işinden sorumlu olmadığını, davacının elinde bulunan ve davalıya ait boya kompresörünün de bedelinin tespitinin gerektiğini, davacının dava konusu yeri yaparken diğer davalıya ait, çalışır pozisyondaki boya kompresörünü de aldığını ve iade etmediğini, bu malzemeyi de hapis hakkı için kullandığını, bu nedenle bu malzemenin de değer tespiti sonrasında hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle davacı yüklenici tarafından davalı şirket ile doğrudan eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğunun ispat edilememiş olup davacı ile davalılardan ... arasında taşeron ilişkisinin bulunduğunun belirlenmiş olmasına, davacı ile davalı ... arasında taşeron ilişkisinden kaynaklı olarak malzeme ve iş bedelinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı şirket yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/02/2025 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı ...'dan alınması gereken 9.253,54 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.313,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.940,15 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 5-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine, 6-İstinaf karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/04/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır.

... Üye ... ¸e-imzalıdır.

... Üye ... ¸e-imzalıdır.

... Katip ... ¸e-imzalıdır.

¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.