SoorglaÜcretsiz Dene

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/961 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/961

Karar No

2026/935

Karar Tarihi

27 Nisan 2026

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ: 27/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ........'ün sevk idaresindeki ........ plakalı araç ile müvekkili ........'ün sevk ve idaresindeki bisikletin 20.05.2019 tarihli kazası neticesinde bisiklette sürücü konumunda bulunan müvekkilinin malul kaldığını ve tedavi gördüğünü, kaza tarihinde ........ plakalı aracın ........ A.Ş. nezdinde trafik sigortalı olduğunu, mütalaa raporuna göre de asli kusurlu olduğunu, ayrıca Ereğli Cumhuriyet Savcılığında dosyasının açıldığını, müvekkilinin kaza sonrası Süleyman Demirel Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporuna göre %6 malul kaldığını, 25 gün geçici bakıcı gideri ihtiyacı doğduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle meydana gelen zararının giderilmesi amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ....E... sayılı dosya üzerinden başvuru yapıldığını, dosyada el çekme kararının verildiğini, dava şartı olarak arubuluculuğa başvuruda bulunulduğunu ancak davalının arabuluculuk toplantısına katılmadığını, bu nedenler ile, şimdilik 25 TL sürekli iş göremezlik ve 25 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 50 TL tazminatın sigortaya başvuru tarihinin takip ettiği 8. günden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ........ plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete, 29.05.2018-29.05.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ........ numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti olan bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının müvekkiline usulüne uygun şekilde başvuruda bulunulmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporun da her ne kadar Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenmiş olduğu belirtilmiş ise de, raporun yönetmelikte düzenlenen “Engellilik Sağlık Kurulu Raporu Düzenleme Usûl ve Esasları”na aykırı olarak düzenlendiğini, usulüne uygun düzenlenmediği için hükme esas alınacak bir rapor olmadığını, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, tek taraflı alınan kusur mütalaasına göre karar verilemeyeceğinden davanın reddini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, bu nedenlerle; müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan kusur, maluliyet bilirkişi raporları ile birlikte davacı vekilinin 02/12/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi de nazara alınarak; Davacının geçici bakıcı gideri nedeniyle uğradığı maddi zararı için 511,68 TL'nin davalı sigorta şirketinden 28/02/2023 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. şeklinde davanın kısmen kabulü ile; davacının geçici bakıcı gideri nedeniyle uğradığı maddi zararı için 511,68 TL'nin davalı sigorta şirketinden 28/02/2023 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, sürekli işgöremezlik zararlarına ilişkin taleplerin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ... E. ve ... K. sayılı kararının usul ve esasa aykırı bulunduğunu, müvekkilinin maluliyetine ilişkin değerlendirmede bir raporda maluliyet bulunmadığını, diğer raporda ise %6 maluliyet tespit edildiği halde bu çelişki giderilmeksizin karar verildiğini, maluliyet raporları arasındaki açık farkın ancak yeni ve denetime elverişli bir bilirkişi incelemesiyle giderilebileceğini, kusur yönünden ise 13/11/2024 tarihli raporda taraflara eşit kusur yüklendiği halde 22/08/2025 tarihli ATK raporunda 2014 doğumlu çocuk olan müvekkile %80, davalıya %20 kusur verildiğini, küçük yaş nedeniyle müvekkilin kusur ehliyetinin bulunmadığını ve davalı sürücünün yerleşim yeri içinde kavşakta daha dikkatli davranma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle kusur dağılımının hakkaniyete ve içtihatlara aykırı olduğunu, hem kusur hem maluliyet bakımından çelişkilerin giderilmesi gerekirken hüküm kurulduğunu, bu sebeple istinaf talebinin kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın tamamen kabulüne ve yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Maluliyete ve hesaplama yöntemine yönelik istinafların değerlendirilmesinde; Her ne kadar dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasında ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS,2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE, YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE, DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK , Dairemizin 2024/1471 ve 2024/1331 esas sayılı dosyalarında buna yönelik verilen direnme kararlarımızın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/04/2016 tarihli 2025/488 esas 2026/223 karar ve 2025/489 esas ve 2026/224 sayılı dosyalarıyla bozulmakla verilen ,bu bozma kararları esas alınarak, Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmek suretiyle , Maluliyete ve hesaplama yöntemine yönelik istinafların değerlendirilmesinde; İDM CE ALINAN Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının mahkememize sunmuş olduğu 12/12/2024 tarihli raporunda özetle; Dava dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve tetkiklerden; mağdur davacı ........'ün 20/05/2019 tarihinde trafik kazası geçirdiği, kaza neticesinde sol radius ve ulnada deplase fraktür meydana geldiği, opere edildiği, sol el bileği fleksiyon 80, ekstansiyon, 70 vadiyal deviasyon 20, ulnar deviasyon 30 derece olduğu, sol el bileği eklem hareketlerinin normal sınırlarda olduğu anlaşılan şahsın yaralanmasının; 11/40/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit Yönetmeliği" hükümlerine göre; Kişide meydana gelen yaralanmasının kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığı, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre; Kişide meydana gelen yaralanmasının tüm vücut fonksiyon kaybına (sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet, raporun geçerlilik süresi-süresiz) neden olmadığı, Sol radius ve ulna kırığı arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceği,BELİRTİLEREK hesaplama yapıldığı BU ÇERÇEVEDE; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler; - 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”, - 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”, - 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi) - 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”, - 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir. Somut olayda İDM ce kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı görülmektedir. Bu kapsamda hükme esas alınan maluliyet raporunun HAKSIZ FİİL TARİHİNDE GEÇERLİ YÖNETMELİK HÜKÜMLERİNE GÖRE değerlendilmesi YERİNDEDİR ANCAK SOMUT OLAYDA Mahkemece yargılama aşamasında SELÇUK Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığından alınan 12/12/2024 TARİHLİ raporunda davacının yaralanmasının %0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği, iyileşme süresinin 4 ay olduğu,davacı tarafça dosyaya sunulan SÜLEYMAN DEMİREL ÜNV adli tıp raporunda ise göre davacının özrünü % 6 olduğunun belirtildiği, belirlenmiş. Mahkemece de son rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Yargıtay HGK 17/06/2015 tarih 2013/17-2423 Esas,2015/1661 Kararında da belirtildiği üzere Alınan her 2 rapor arasında önemli bir fark (maluliyet oranları arasında bir misli oranında farklılık) olduğundan çelişki oluşmuş olup bu çelişki Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesinden alınacak rapor ile giderilmelidir. MAHKEMECE ALINAN RAPORDA daha önce alınan rapor açıkkça değerlendirilmemiş olup,söz konusu rapordan ne şekilde ayrılındığı açıklanmamıştır Bu bakımdan, söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesinden alınacak rapor ile giderilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor aldırılarak varsa son maluliyet oranı ile iyileşme süresinin ne kadar olduğunun tespiti ile bu tespitten sonra aktüerya bilirkişisinden belirlenen maluliyet oranı ve iyileşme süresi dikkate alınarak aktüerya hesabında hüküm tarihindeki en yakın veriler dikkate alınarak aktüerya bilirkişisinden TRH 2010 hükümlerine göre ek rapor tanzimi suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmekte olup bu nedenle davacı Vekillerinin buna yönelik istinafı itirazı yerinde görülmüştür.

İtiraz edenin TRH 2010 1.8 Teknik Faiz Uygulamasına yönelik itirazı ile ilgili olarak; 09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. Sayılı iptal kararı ile KTK 90.maddesi; “Maddi ve manevi tazminat: (2) Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun (…)(2) öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (…)(2) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindedir. Türk Borçlar Kanunu 55.maddesi ise; “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk ilkelerine göre hesaplanır…” şeklinde düzenlenmiş olup, tazminat hesabına ilişkin Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi yargılaması tamamlanmış davalarla ilgili olup, mevcut davalar bakımından Anayasa Mahkemesi kararının uygulanması geriye yürümezlik ilkesinin ihlal niteliğinde değildir. TRH 2010 Tablosu ve %1,8 teknik faiz indirimi suretiyle hesaplama usulü ZMSS genel şartları ile getirilmiş olduğundan, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği hesaplamada bu usulün uygulanması söz konusu olmayacaktır. Diğer taraftan Genel Şartların halen yürürlükte olduğu, iptal kararı ile sadece bazı maddelerinin iptal edildiği dikkate alınarak buna göre ZMSS genel şartlarında getirilen % 1,8 teknik faiz indirimi kısmının gerçek zarar ilkesine aykırı oluşu sebebiyle uygulanmaması gerekmektedir. Yargıtay 17.HD. nin konuya ilişkin 2019/3292 E. 2021/1848 K. Sayılı 24.02.2021 tarihli güncel kararı uyarınca “Bu durumda mahkemece, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtayda uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” kararı ile Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/15277 esas, 2022/4707 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Destek alacağı hesaplanır iken desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılması gerekir.Hesaplama bu yönteme göre yapılmış olmakla itiraz yersizdir Kusura itiraz 20.05.2019 günü saat 17.55 sıralarında sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı otomobil ile 92016 sokağını yolun sağ kısmını takiben seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde sola dönüş yapmak için yolun sol kısmına doğru sola manevra yaptığı esnada otomobilinin sağ yan kısımlarına, aynı istikamette sağından sola dönüş yapan 2014 doğumlu davacı bisiklet sürücüsü ........ sevk ve idaresindeki bisikletin ön kısımlarıyla çarpışması neticesi davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağında olay mahallinde yolun;5 metre platform genişliğinde,düz,zeminin asfalt,kuru,havanın açık,görüşün açık,kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/s, vaktin gündüz, mahallin meskun olduğu, olay mahallinin kavşak olduğu belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağında tüm kusur davacıya atfedilmiş,davalının kusuru saptanmamış Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulmak üzere tanzim edilen 13/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda sürücü ........'ün %50(Yüzde Elli) oranında kural ihlalinin olduğu, 2014 doğumlu davacı bisiklet sürücüsü ........'ün %50(Yüzde Elli) oranında kural ihlalinin olduğu belirtilmiştir. kusur bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı kusur atıfları arasında çelişki olması nedeniyle kusur tespiti için dosya Adli Tıp Kurumuna tevdii edilmiş, 22/08/2025 tarihli kusur raporunda neticeten; Kazanın oluşumunda 2014 doğumlu davacı bisiklet sürücüsü ........'ün %80 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ........'ün %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmekle çelişki giderilmiş olup itiraz yersizdir Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafça peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 28/04/2026 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.