SoorglaÜcretsiz Dene

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/710 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/710

Karar No

2026/1038

Karar Tarihi

7 Mayıs 2026

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 07/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : Hasımsız MÜDAHİLLER: 1-...... VEKİLİ : Av... 2-...... 3-...... VEKİLİ : Av... 4-...... VEKİLİ : Av... 5-...... VEKİLİ : Av... 6-...... VEKİLİ : Av... 7-...... VEKİLİ : Av... 8-...... VEKİLİ : Av... 9-...... VEKİLİ : Av... 10-...... VEKİLİ : Av... 11-...... VEKİLİ : Av... 12-...... VEKİLİ : Av... 13-...... VEKİLİ : Av... 14-...... VEKİLİ : Av... 15-...... VEKİLİ : Av... 16-...... VEKİLİ : Av... 17-...... VEKİLİ : Av... 18-...... VEKİLİ : Av... 19-... VEKİLİ : Av... 20-...... VEKİLİ : Av... 21- ...... VEKİLİ : Av... 22-...... VEKİLİ : Av... 23-...... VEKİLİ : Av... 24-...... 25-...... VEKİLİ : Av... 26- ...... VEKİLİ : Av... 27- ...... VEKİLİ : Av... 28-...... VEKİLİ : Av... 29-.... VEKİLİ : Av... 30-...... VEKİLİ : Av... 31-.... VEKİLİ : Av... 32-...... VEKİLİ : Av... 33-...... VEKİLİ : Av... 34-...... VEKİLİ : Av... 35-...... VEKİLİ : Av... DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/05/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 25.07.2025 tevzi tarihli dilekçesiyle; Davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemez duruma geldiğini, ödeme güçlüğüne düştüğünü ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini beyan ederek, davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Müdahiller vekilleri tarafından da müdahale dilekçeleri ibraz edilmiş, müdahiller tarafından konkordato davasının reddine karar verilmesi istenilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın, davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemez duruma geldiğini, ödeme güçlüğüne düştüğünü ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini beyan ederek, davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Konkordatoya ilişkin düzenlemelerin 2004 sayılı İİK'nun 285. Ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 2004 sayılı İİK'nun 288/1. maddesinde; "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." şeklinde, 2004 sayılı İİK'nun 287/5. maddesinde; "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." şeklinde, 2004 sayılı İİK'nun 289/1., 2. Ve 3. Maddesinde; "Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder." şeklinde, 2004 sayılı İİK.nun 292. Maddesinde; İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. şeklinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/3. maddesinde; "Mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflâsına da karar verdiği hâllerde 164 üncü madde hükmü uygulanır." şeklinde, 2004 sayılı İİK'nun 308/2. maddesinde;"Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır. " şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan konkordato komiserinin 16.10.2025 havale tarihli nihai raporunda da belirtildiği üzere; Davacı şirketin konkordato ön projesinin vade konkordatosu olduğu, konkordatoya tabi alacaklılardan geçici mühlet tarihi itibariyle temerrüde düşmüş borçların ferileri ile beraber nisaba dahil edilerek hesap edilen ana para tutarlarının ve temerrüde düşmeyen borçlar için tespit edilen anaparalarının 2027/Eylül ayından başlayarak iki yılda aylık eşit taksitlerle faizsiz olarak eşit taksitler halinde ödenmesi olduğu, alacaklara faiz öngörülmediği, alacaklıların faiz taleplerinden vazgeçmiş sayılacakları, projede yaklaşık sürecin tamamlanacağı sürede dikkate alınarak bir yıllık geri ödemesiz süre öngörüldüğü anlaşılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin21.05.2025 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında; "Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Konkordato talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup kesin olarak da belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün iken, uzayan sürelere müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Konkordato ucuz kredi ve finansman sağlama yolu olarak kullanılmamalıdır." şeklinde kabul edilmiştir. Davacının konkordato projesinde sürecin tamamlanacağı süreyi de öngörerek 2027/Eylül ayından itibaren borçlarını ödemeyi planladığı, buna karşılık alacaklara faiz ödemeyi öngörmediği, böylece davacının 1 yıl süreli ödemesiz dönem öngörülmesi kanunda kesin süre olarak belirlenen geçici ve kesin mühletten sonra tedbirlerin devamını sağlayan ve konkordatonun ruhuna aykırı bir süre olup, ödemelerin başlaması için bu denli uzun bir sürenin beklenmesi alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini, borçlu lehine bozar mahiyette olduğu, davacıya alacaklılar üzerinden kredi ve finansman sağlama amacını taşıdığı, mahkememizce duruşmada şirket yetkilisinden bu konuda izahat istendiği, şirket yetkilisi ...... ve vekili tarafından ileride konkordato projesini revize etmeyi planladıklarına dair beyanda bulundukları, projenin davacının kaynakları ile orantılı olmadığı ve uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanında davacı şirketin tek ortaklı bir şirket olduğu, şirket ortağının 19.099.239,62 TL sermaye borcunun bulunduğu, sermaye borcunun ödenmemesine rağmen aynı dönemde şirket ortağının kendi nam ve hesabına yüksek miktarda kaynak aktarımında bulunduğu, dava açmadan yakın zaman önce davacı şirketin yüksek miktarda dışarıya kaynak aktardığı, davacı şirketin 21/07/2025 tarihinde 12.000.000,00 TL miktarlı 16 adet emtiayı, ......'un yine tek ortağı ve yetkilisi olduğu ...... ünvanlı firmaya fatura ettiği, bu firmanın aynı nitelikte emtiayı 23/07/2025 tarihinde 12.000.000,00 TL bedelli olarak ......, ünvanı firmaya fatura ettiği, bu firmanın da 25/07/2025 tarihinde aynı emtianın davacı şirkete aynı bedelle fatura ettiği, bu fatura ilişkisinin gerçeği yansıtmadığı, davacı şirket ile ......'nin tek ortağının aynı kişi olmasına rağmen yüksek miktarda davacı şirketin ...... firmasından alacaklı olmasının konkordato şartlarında varlık transferi olarak değerlendirildiği, davacı şirketin bünyesinde 18/02/2025 tarihinde alınan karar ile araç alım satımı yapmak üzere şube açıldığı, 25/06/2025 tarihinde şubenin kapatıldığı, bu süreçte araç alım satım işinin yapıldığı, satılan araçların satış bedellerinin şirkete ödenmediği, şirket kayıtlarına alacaklı olarak kayıt yapıldığı, özellikle nakit sıkıntısı yaşayan bir şirketin bu dönemde vadeli araç satışının yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği, iyiniyetli görülmeyen yaklaşımlar içerisinde olduğu ve borçlunun malvarlığının korunmasının gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı şirketin 117.506.623,58 TL borca batık olduğu, kaldı ki borca batık olmasa dahi 2004 sayılı İİK'nun 292/1-a,b,c maddeleri bakımından borçlunun iflasına karar verilmesi için borca batık durumda olmasına gerek bulunmadığı, bu fıkralardaki koşullardan birisi gerçekleştiğinde mahkeme iflasa tabi borçlu bakımından re'sen iflasa da hükmetmek zorunda olduğu, (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2023 tarih ve 2023/1817 Es. 2023/2077 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır) anlaşıldığından, 2004 sayılı İİK'nun 292/1-a-b-c maddesi gereğince davacıya verilen konkordato geçici mühletinin kaldırılarak, kesin mühlet verilmesi ve konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin re'sen iflasına, 2004 sayılı İİK'nun 308/2 maddesi ve İİK'nun 218/1 maddesi hükümleri göz önüne alınarak davacı şirketin iflas tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına, Yargıtay 22. HD.nin 31.10.2017 gün ve 2017/8717 E. 2017/23581 K. ve Yargıtay 7. HD.nin 08/09/2015 gün ve 2015/17486 E. 2015/14188 K. sayılı ilamlarında da kabul edildiği üzere davaya müdahale halinde maktu olarak hem başvuru hem de peşin harcın yatırılması gerektiğinden, eksik harç yatıran müdahillerden eksik harçların da tahsiline karar vermek gerekmiş, ayrıca Mahkememizin her ne kadar 17.10.2025 tarihli duruşma zabtının kısa kararının 2 no'lu ara kararı ile; "Müdahillik talep eden ......'nin duruşma tarihi itibari ile 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harcı yatırmadıkları anlaşıldığından müdahillik talebinin REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuş ise de; 18.09.2025 tarihinde ...... vekili ...... tarafından duruşma tarihi itibari ile 615,40 TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcının yatırıldığı anlaşıldığından, Müdahillik talep eden ......'nin müdahillik talebinin kabulüne karar verilmesinin gerektiği, bu yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı, HMK.'nun 304.maddesinde; (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir." şeklinde düzenleme yapıldığı, Mahkememizin kadar 17.10.2025 tarihli duruşma zabtının kısa kararının 2 no'lu ara kararı ile Müdahillik talep eden ......'nin müdahillik taleplerinin değerlendirilmesi aşamasında yapılan yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı ve düzeltilmesinin kısa kararla çelişki oluşturmayacağı anlaşılmakla; 18.09.2025 tarihinde ...... vekili ...... tarafından duruşma tarihi itibari ile 615,40 TL başvurma harcı ile 615,40 TL peşin harcın yatırıldığı anlaşıldığından müdahillik taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş, Yine ...... tarafından 17.10.2025 tarihinde müdahale talebinde bulunarak duruşma tarihi itibari ile 615,40 TL başvurma harcı ile 615,40 TL peşin harcın duruşmadan sonra yatırıldığı anlaşıldığından işbu şirketin de davaya müdahil olarak kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde Davacının konkordato talebinin reddine, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davacı ...... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne mahkememizin 28.07.2025 tarihli ve ... Es. sayılı ara kararı ile verilen bütün tedbirlerin, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal kaldırılmasına, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 2004 sayılı İİK'nun 292/1-a-b-c maddesi gereğince iflasına, 17.10.2025 günü saat 11:45 itibariyle iflasının açılmasına, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; konkordato komiseri İbrahim Eke'nin 16.10.2025 tarihli raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini ve 17.10.2025 tarihli duruşmada HMK gereğince yazılı itiraz süresi verilmeden savunma yapmaları beklendiğini, bu nedenle usul yönünden hak kaybı yaşandığını, sunulan konkordato projesinin ön proje niteliğinde olduğunu ve 2027 Eylülünden başlayacak iki yıllık, aylık eşit ve faizsiz ödeme planı ile bir yıllık geri ödemesiz dönemin mali duruma göre kısaltılmasının mümkün olduğunu, projenin işletmenin varlık bütünlüğünü koruyarak iflasa kıyasla alacaklılara daha fazla ödeme sağlayacağını ve uygulanabilir olduğunun beyan edildiğini, komiser raporunda kredi, borç ve taşınmaz değer tespitlerinde hatalar bulunduğunu ve bu nedenle borca batıklık ve sermaye taahhüdüne ilişkin tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, önceki sermayenin tamamının ödendiğini ve ilan edilen sermaye artırımına ilişkin 24 aylık ödeme süresinin henüz dolmadığını, araç satış bedellerinin ödenmiş olduğunu ve şirket hesaplarına girişlerinin yapıldığını, ...... üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin ihracat amaçlı ticari düzenlemeler olduğunu ve varlık transferi yapılmadığını, konkordato mühleti verilmesi halinde adi alacaklıların eline geçecek miktarın iflasa kıyasla artacağının hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının usul ve esas yönlerinden hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasını ve davanın kabul edilmesini, istinaf yolunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI) Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. Somut dosyamızda; 25/07/2025 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 28/07/2025 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği; Mahkemece: davacı şirketin ön projesinin makul ve uygulanabilir olmadığı, konkordatonun başarıya ulaşma imkanının bulunmadığı, 2004 s. İİK'nin 292/1-a,b,c maddelerine gereğince davacı şirketin konkordato isteminin REDDİNE, ŞİRKETİN İFLASINA karar verilmiştir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 15/11/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde 01/12/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır. Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amacı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir. Bu bendin varlığının mahkemece tespiti halinde kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI) Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” Hükmü gereğince . konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisi ...... un katıldığı 17/10/2025 tarihli son oturumda beyanı alınmıştır. Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 07/05/2026 ... ... ... ... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.