SoorglaÜcretsiz Dene

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/317 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/317

Karar No

2026/1137

Karar Tarihi

20 Mayıs 2026

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 20/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 04.11.2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACILAR: 1-........
2-........
3-........
4-........
VEKİLİ : Av.....
DAVALILAR : 1-........
VEKİLİ : Av.....
2-........
VEKİLİ : Av.....
3-........
4-........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 20/05/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacılar vekili 07.11.2023 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, miras bırakanı ve desteği olan ........'ın sahibi ve sürücüsü olduğu ........ plakalı otomobil ile davalı ........'nin sürücüsü, diğer davalı ........'nin sahibi/işleteni, diğer davalı ........'nin trafik poliçecisi ve diğer davalı ........ A.Ş.'nin ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı (Kasko kapsamındaki) olduğu ........ plakalı otomobil 04.09.2023 tarihinde Antalya ........ mevkiinde ölümlü yaralamalı trafik kazasına karıştıklarını, kaza sonrası ........ plakalı otomobilin pert hale geldiğini ve ayrıca daha da vahimi sürücü ........ ile yanındaki yolculardan ........'ın vefat ettiklerini ve diğer yolcu ........'un da ağır şekilde yaralandığını, davacı müvekkillerinin kazada ölen ........'ın eşi, çocukları ve annesi olduğunu, müvekkillerinin desteğinin ölümü ile müvekkillerinin maddi ve manevi yönden ağır zarara uğradıkları gibi otomobilin pert olması nedeniyle mirasçısı olan müvekkillerinin bu yönden de zarara uğradıklarını, davalı sürücü ve işleten doğan tüm maddi ve manevi zararlardan kaza tarihinden itibaren hesaplanacak faizinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı sürücü ve işleten ile İMSS sigortacısı manevi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı sürücü, işleten, ZMSS sigortacısı ve İMSS sigortacısı destek zararlarından ve otomobilin değerinden/hasarlarından olmak üzere maddi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle; Müvekkilleri için 1.000,00 er TL olmak üzere 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, otomobilin pert hale gelmesi nedeniyle mirasçı olan 3 müvekkili için 250,00 şer TL olmak üzere 750,00 TL araç hasar giderinin ve ayrıca eşini, babasını, çocuğunu kaybeden müvekkillerinin manevi yönden uğradıkları ağır zarar nedeniyle müvekkili eş için 200.000,00 TL, müvekkilinin çocukları için ayrı ayrı 150.000,00 'er TL ve müvekkili anne için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 604.750,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalıların sorumlulukları kapsamında kaza tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ A.Ş. vekili 14.11.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın yerinde olmadığından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, öncelikle müvekkili açısından hak kaybı olmaması yönünden husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti sınırı ile sınırlı olduğunu, ayrıca, müteveffanın mütefarik kusur durumunun araştırılmasını talep ettiklerini, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla; Hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiğini, davacı tarafından eksik evraklar giderilmeksizin açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili şirkete herhangi bir maluliyet raporu ve diğer taleplerine ilişkin belgelerin sunulmadığını, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla davacının faiz başlangıç tarihi yönündeki talebini kabul etmediklerini, müvekkili şirketin bir an için aleyhine karar verilecekse dahi faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olacağının açık olduğunu, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla, tazminat hesabının lisanslı aktüerler tarafından yapılmasının gerektiğini, davacının ticari kredilere uygulanan avans faizi talebinin kabul edilemeyeceğini, davacıların taleplerini kabul etmemek kaydıyla, müvekkili şirket aleyhine bir karar verileceği düşünülse dahi garameten paylaştırma ilkelerinin dikkate alınması gerektiğinin açık olduğunu, ilgili kaza sebebiyle müvekkil şirketin başka zarar gören var ise ödeme yapıp yapmadığının araştırılmasının gerektiğini, ayrıca zararın sigorta limiti dahilinde garameten paylaştırılması gerektiğinden, diğer zarar görenlerin başvurması ihtimali de bulunduğundan işbu hususun zamanaşımı süresince beklenilmesini talep ettiklerini, müteveffanın anne babasının kaza tarihinde hayatta olup olmadığı araştırılarak hayatta iseler destek payları da dikkate alınarak aktüer rapor tanzim edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin ZMSS sigortacısı olup davacının manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davacının araç hasarı gideri yönündeki taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, nitekim bu hususa ilişkin davacı tarafından dosyaya hiçbir ispat vesikasının sunulmadığını, dava dilekçesi aşamasından sonra sunulacak hiçbir delile muvafakat etmediklerini, ayrıca müteveffanın gelir durumuna ilişkin hiçbir ispat vesikası sunulmadığından işbu davayı kabul etmemek kaydıyla, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılmasını talep ettiklerinden bahisle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ........ A.Ş. vekili 20.11.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava şartları yönünden; Zorunlu arabuluculuk yolu tüketilmediğinden bu yönüyle HMK m. 114/2 hükmü gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılmış olduğu başvurunun bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın esası yönünden; Açılan davanın, haksız ve hukuka aykırı olup reddinin gerektiğini, davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde, 04.09.2023 tarihinde müvekkili şirkete sigortalı ........ plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda davacının yaralandığının iddia edildiğini, açılan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ........ plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ........ nolu Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 18.03.2023-2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, ayrıca sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olup belirlenecek tazminat tutarlarının poliçe teminatını aşmamasının gerektiğini, ihtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmeden evvel söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi'nden karşılanmasının gerektiğini, bu poliçenin teminat limitinin söz konusu zararı karşılamaya yetmemesi halinde Kasko Sigorta Poliçesine bağlı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin devreye girdiğini, davacıların talep ettiği maddi tazminat miktarının trafik sigorta poliçesi teminatı limitinde kaldığından, müvekkili şirket nezdindeki kasko sigorta poliçesinin ihtiyari teminatının devreye girmeyeceğinin göz önünde bulundurularak müvekkili şirket yönünden davanın reddinin gerektiğini, araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün olmayacağı, kuralı gereğince müvekkili şirketin davacıya herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, KTK. 86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, Davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunup bulunmadığının ve davacıların destekten yararlanma sürelerinin dolup dolmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, davacının tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarlarının afaki ve fahiş olduğundan bahisle; Müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar ........ ve ........ vekili 28.11.2020 havale tarihli cevap dilekçesinde; öncelikle bu elim kaza neticesinde müvekkillerinin derin bir üzüntü içerisinde olduklarını, söz konusu davanın hukuki dayanaktan yoksun,haksız ve kötü niyetle açılmış bir dava olduğundan reddinin gerektiğini, usule ilişkin itirazlarının; Davacı tarafça dava öncesi zorunlu trafik sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, huzurdaki dava açılmadan önce davacı tarafça sigorta şirketine usulüne uygun bir başvurunun yapılmadığını, kaza tarihinin 04.09.2023 tarihi olup kaza neticesinde iki kişinin vefat ettiğinin ve dört kişinin ise yaralandığı elim bir kaza olduğunu, müvekkillerinden ........'nin söz konusu kazada hiç bir kusurunun bulunmadığını, anılan düzenleme ile başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, sigorta şirketine başvuru yapılırken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme için öngörülen sürenin dolmuş olmasının gerektiğini, bu başvuru neticesinde herhangi bir sonuç alınamayacağı zaman dava yoluna gidilebileceğini, dava şartı yerine getirilmeden açılan huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın kazanın hemen ardından soruşturmanın daha en başırıda usulüne uygun olmayacak şekilde sigorta şirketine başvuru yaptığını, eksik belgelerin tamamlanmadığını, akabinde arabuluculuk başvurusunda tarafların kusur oranını belirleyebilecek bilgi ve belge daha ortada olmadığından yapılan toplantıların sonuçsuz kaldığını, müteveffa ........ mirasçılarının aracın pert değerine ilişkin zararı isteme konusunda taraf sıfatlarının bulunmadığını, söz konusu aracın sahibinin ........'ın olduğu, fakat T.C.kimlik numarasının belli olmadığını, söz konusu aracın Noterler Birliğinden alınacak kayıtlarının incelenilerek, söz konusu aracın gerçek sahibinin kim olduğunun belirlenmesinin gerektiğini, araç sürücüsü ........ mirasçılarının aracın pert bedelini isteme hakkı bulunmadığından davanın aktif husumet noksanlığından reddinin gerektiğini, yine aracın pert bedelinin istenilmesi bakımından sigorta şirketine zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediğini, söz konusu arabuluculuk görüşmelerinin davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepleri yönünden yapıldığını, buna ilişkin bir arabuluculuk başvurusunun (sigorta şirketleri yönünden) yapılmadığını, bu sebeplerle arabuluculuk başvuru dava şartı araç zararı yönünden gerçekleşmediğinden davanın ayrıca dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, esasa ilişkin itirazlarının; Müteveffanın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, davaya konu kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağında sürücülere ilişkin kusur oranları belirlenmiş ise de söz konusu kusur tespitinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kazada müvekkili sürücü ........'nin bir kusurunun bulunmadığını, kaza anında havanın aşırı yağışlı olması ve olay yeri krokisinde gösterilen yol arası çukur alanın çakıl taşları ile dolması ve bu sebeple su taşkını sebebiyle müvekkili sürücü ........'nin gittiği yol kısmında aracın kontrolünün kaybolduğundan işbu kazanın meydana geldiğini, Kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturması incelendiğinde kaza mahallinde müteveffa ........'ın şoför koltuğunda emniyet kemeri takılı vaziyette bulunduğu anlaşılmakta ise de ceza dosyasında kamera görüntüleri incelendiğinde ........'ın hız limiti üzerinde gittiği ve bunun tespit edildiğinin ortaya çıktığını, müteveffanın 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiğini, huzurdaki davaya konu kazanın meydana gelmesinde müteveffa ve yolun yapımından sorumlu ilgili Belediye'nin asli ve tam kusurlu olup, müvekkili sürücü ........'ye atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, ayrıca davacıların manevi tazminat taleplerinin de fahiş olduğu ve reddi gerektiğinden bahisle; Müvekkilleri aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın başvuru dava şartının yerine getilmemesi nedeniyle usulden reddine, her halukarda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Davacıların KTK.97.maddesi gereğince dava açmadan önce davacı tarafından davalı ........ A.Ş.'ne 25.09.2023 tarihinde başvuru yapıldığı, dilekçelerinin 27.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, KTK 97. maddesinde düzenlenen başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirildiği ve davalı ........ A.Ş.yönünden KTK'nun 99. Maddesi gereğince 12.10.2023 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13/09/2021 tarih ve 2021/3762 Es.2021/4442 Kar. sayılı ilamı), Davacıların KTK.97. Ve 100. maddesi gereğince arabuluculuğa başvurduğu, bu başvuru ile birlikte en erken davalının ilk toplantı tarihi olan 09/10/2023 tarihinde haberdar olduğunun kabul edilerek (09/10/223+45 gün)= 24.11.2023 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği, Davacılardan ........'ın muris ........'ın annesi, ........'ın muris ........'ın eşi olduğu, desteklerinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalmaya bağlı maddi zararlarının bulunduğu, bu davacıların oluşan maddi zararlarından davalı ........'nin ........ plakalı otomobilin sürücüsü, diğer davalı ........'nin sahibi/işleteni olması nedeniyle sorumlu olduğu, diğer davalı sigorta şirketlerinin davacıların oluşan maddi zararlarında kaza tarihinde geçerli olan ZMMS poliçe limiti ve İMMS kapsamında sorumlu oldukları, diğer davacılar ........ ve ........'ın ise muris ........'ın çocukları olduğu, ancak bu davacıların destekten yoksun kalma zararları bulunmadığından, destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Muris ........ mirasçıları davacılar ........, ........ ve ........ vekilinin UYAP sistemi üzerinden Mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 15.10.2025 tarihli dilekçeleri ile; Davacılar için talep ettikleri araç hasar bedeli zararına bağlı maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiğinden, Muris ........ mirasçıları davacılar ........, ........ ve ........'ın araç hasar bedeli zararına bağlı maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılardan ........'ın muris ........'ın annesi, ........'ın muris ........'ın eşi, diğer davacılar ........ ve ........'ın ise muris ........'ın çocukları oldukları, bu davacıların desteklerinin vefatı nedeniyle, acı çektikleri ve sağlık bütünlüklerinin bozulduğu, bu nedenle manevi zarara uğradıkları tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız eylemin ağırlığı, kusur durumu ve diğer hususlar dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davalılar ........ ve ........'nin davacılarda oluşan manevi zararlarından sorumlu olduğundan bu davalılar yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların davalılardan ........ A.Ş.hakkındaki manevi tazminat talepleri hakkında; İhtiyari maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın İMSS poliçe teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu teminatın maddi tazminatlar için ayrımsız olarak belirlendiği, ancak bu teminatın içerisinde olmak üzere 1.250.000,00 TL manevi tazminat teminatının bulunduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde ........ A.Ş.'nden de manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; İhtiyari mali mesuliyet teminat limiti dolduğundan davalı ........ A.Ş. hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Davacı ........ için 2.710.777,94 TL destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminatın davalılardan ........ ve ........ yönünden kaza tarihi olan 04/09/2023 tarihinden, davalı ........ Aş. yönünden temerrüt tarihi olan 12/10/2023 tarihinden, ........ Aş. yönünden temerrüt tarihi olan 24/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte (davalı ........ Aş'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tazminat miktarının kişi başı sakatlanma ve ölüm teminatının 1.123.173,15 TL'sinden sorumlu olmak üzere), (davalı ........ Şirketi'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tazminat miktarının ZMMS sigortası limitinden sonra kalan 1.223.663,70 TL'sinden sorumlu olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı ........'ın araç hasar bedeli zararına bağlı maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, Davacı ........ için 185.421,58 TL destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminatın davalılardan ........ ve ........ yönünden kaza tarihi olan 04/09/2023 tarihinden, davalı ........ yönünden temerrüt tarihi olan 12/10/2023 tarihinden, davalı ........ Aş. yönünden temerrüt tarihi olan 24/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte (davalı ........ Aş'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tazminat miktarının kişi başı sakatlanma ve ölüm teminatının 76.826,85 TL'sinden sorumlu olmak üzere), (davalı ........ Şirketi'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tazminat miktarının ZMMS sigortası limitinden sonra kalan 83.700,57 TL'sinden sorumlu olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı ........'ın destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminat talebinin REDDİNE, Davacı ........'ın araç hasar bedeli zararına bağlı maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, Davacı ........'ın destekten yoksun kama zararına bağlı maddi tazminat talebinin REDDİNE, Davacı ........'ın araç hasar bedeli zararına bağlı maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, Davacı ........ için 175.000,00 TL, davacı ........ için 75.000,00 TL, davacı ........ için 100,000,00 TL, davacı ........ için 100,000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2023 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan ........ ve ........'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, Davacıların manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, Davacıların davalılardan ........ hakkındaki manevi tazminat talepleri hakkında ihtiyari mali mesuliyet teminat limiti dolduğundan KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ........'nin de manevi tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının toplam 450.000,00 TL olup, 1.250.000,00 TL'lik poliçe limiti kapsamındaki bu manevi tazminatlardan davalı ........'nin de sorumlu olduğunu, ........'nin manevi tazminat talepleri yönünden haklarında kısmen kabul kararı verilen sürücü ve işleten olan diğer davalılar ........ ve ........ ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken teminat kalemleri ve klozları karıştırılarak davalı ......... hakkındaki manevi tazminat taleplerinin İMSS limiti dolduğundan bahisle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle kararın bu yönden kaldırılarak manevi tazminatlardan davalı ........'nin de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kişi başı verilen manevi tazminatlar müvekkilinin maddi durumunun çok üstünde olduğunu, kazada müvekkilinin de mağdur olmuş olup kusur raporuna itirazlarının değer görmediğini, yol yapımından sorumlu ilgili kuruluşun esasen sorumlu olduğu ve müvekkilinin öngöremediği bir sebepten dolayı 70 km hızla gittiği yolda çakıl taşları sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybettiği işbu kazada esasen bir ihlali olmamakla birlikte direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesinin kendisine kusur olarak yüklendiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karar, davacılar vekili ile davalılar ........, ........ vekilince aşağıdaki sebeplerle istinaf edilmiştir. 1-Davalıların Kusura İtirazında; 04.09.2023 tarihinde sürücü davalı ........ olan ........ plakalı araç ile sürücüsü müteveffa ........ olan ........ plaka sayılı aracın çarpışması sonucu çift taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiştir. Trafik Kazası nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında; Bu kazanın oluşumunda ........ plaka sayılı araç sürücüsü ........ nin 2918 sayılı KTK nın 56/1-a ve yine aynı kanunun 52/1-b maddelerini ihlal ettiği, ........ plaka sayılı araç sürücüsü ........ ın ise 2918 sayılı Ktk nun 52/1-b (maddesini ihlal ettiği, görüşünün bildirildiği, Mahkemece, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11/07/2024 tarihli raporda; -Davalı sürücü ........ nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, -Müteveffa sürücü ........'ın kusursuz olduğu," kanaatinin bildirildiği,"görülmüştür. Mahkemece kaza tespit tutanağı ile ATK raporu arasında ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden alınan 27/12/2024 tarihli raporda; ........ Plaka Sayılı araç ( Otomobil) sürücüsü ........'nin 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 52/b,56/a-1 maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ........ plaka sayılı kamyonet sürücüsü müteveffa ........'ın meskûn mahal dışı bölünmüş yol üzerinde seyri esnasında meydana gelen kazada herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı, görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun kaza tespit tutanağı ve ATK raporu arasında ortaya çıkan çelişkiyi giderir mahiyette , denetime elverişli ve açıklayıcı şekilde hazırlandığı, hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir. 2- Davacıların ve davalıların Manevi tazminatta, davalı sigortanın da sorumlu olduğu itirazının incelenmesinde : "........ Sigorta Poliçesi" kapsamında ihtiyari mali mesuliyet için maddi-bedeni ayrımı yapılmaksızın toplam 5.000.000 TL tutarında teminat sağlanmış. Manevi tazminat klozu ise "Ölüm ve Sürekli Sakatlık" olarak 1.250.000 TL gösterilmiş, poliçe teminatları kısmında Manevi Tazminat Teminatı ise şu şekildedir: "Manevi Tazminat teminatı, kaza sonucu ölüm ve sürekli sakatlık olması hallerinde poliçe üzerinde yazan sigorta bedeli sınırlı olmak kaydı ile ihtiyari mali mesuliyet teminatı limitleri (maddi ve kaza başı bedeni teminat toplamı) içerisinde hüküm ifade eder." olarak düzenlenmiştir. Buna göre İhtiyari mali mesuliyet teminatına, manevi tazminat talepleri ek teminat olarak dahil edilmiştir. Poliçe üzerinde yazılı limit, kaza başına maddi, bedeni hasarlar ve manevi tazminatı da içine alan tek limittir. Manevi Tazminat için ayrı bir teminat belirlenmemiştir. Mahkemece, davalı sigortanın İMMS teminat limiti dikkate alınarak, garameten belirlenen maddi ve cismani zararlar için karar verilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. İtirazlar yerinde değildir. 3-Davalıların manevi Tazminat Miktarına İtirazında; 6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir. Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, meydana gelen kaza sonucu eşini, oğlunu ve babalarını kaybeden davacıların talep ettikleri tazminatta davacıların yakınlık durumu, oluşan vefat, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, davacılar için belirlenen manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete göre FAZLA OLMADIĞI anlaşılmakla buna yönelik davalıların itirazlarının reddi gerekmiştir. Anlatılan nedenlerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacılar vekili ve davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin ve davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıların istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 2.928,00 TL (732,00x4) alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 2.461,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 466,40 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 30.739,50 TL harçtan peşin alınan 7.684,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.054,62 TL harç giderinin davalı ........'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan masrafların kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, HMK'nun 361. maddesi gereğince; davacı ........ ve davalılar yönünden kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK, diğer davacılar yönünden KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 20/05/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.