SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2026/736 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/736

Karar No

2026/873

Karar Tarihi

22 Nisan 2026

T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/736 KARAR NO: 2026/873 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/01/2026 ESAS NO: 2023/832 KARAR NO: 2026/91 DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:28/04/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2026 tarih ve 2023/832 Esas 2026/91 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı ve davalılar ... ve ... Ltd Şti yetkilisi ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı ... Ltd. Şti.'nin, davalı ...A.Ş. nezdinde kullanmış olduğu krediler sebebi ile adlarına kayıtlı bir kısım taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, banka aleyhine ipoteğin fekki talepli dava ikame edildiğini ve mahkemece dava kabul edilerek bir kısım taşınmazlardaki ipoteğin fek edilmesine karar verildiğini, ancak daha evvel birkısım ipotekli taşınmazın taraflarınca 3. kişilere satıldığını, lehine ipotek tesis edilen şirketin kredi borcu nedeniyle ipoteklerin kaldırılmaması nedeniyle satılan taşınmazların devirlerinin sağlanması için bu taşınmazların değerinde ya da bedellerin üzerinde miktarların davalı bankaya ödendiği, usulsüz ipoteklere istinaden bankaya yapılan ödemelerin tahsili ile aşkın zararın tahsili talebi ile eldeki dava ikame edilerek neticeten Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel ... Blok ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Blok ..., ..., ..., ..., ... numaralı bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin fekki için yatırılan şimdilik 10.000.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca şimdilik 200 TL aşkın zararın TBK m.122/2 mucibince esas hakkında verilecek karar tarihine en yakın tarihe göre tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI ... A.Ş VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Müvekkili bankanın ... Sitesi (Eski adı ...) Şubesi ile imzalanan sözleşmelere istinaden diğer davalı ... Ltd. Şti.'ye dava konusu bağımsız bölümlerin de bulunduğu iki adet binanın inşaatının finansmanı için yatırım kredileri dahil, çok yüksek tutarlı krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin teminatı olarak dava dışı kefil ..., davacılar ... ve ... adına kayıtlı bağımsız bölümler üzerinde, müvekkili banka lehine, Kocasinan Tapu Müdürlüğünün... tarih ve ... yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senediyle müvekkili banka lehine 1. Derecede 30.000.000 TL, Kocasinan Tapu Müdürlüğünün ... tarih ve ...yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senediyle 2. Derecede 10.000.000 EURO bedelle ipotek tesis edildiğini, kredi sözleşme şartlarının ihlal edilmesi nedeniyle adı geçen borçluya, kefillerine ve davacı ipotek veren şahıslara 21/02/2022 hesap kat ihtarnamesi tebliğ edildiğini, davacılar tarafından ayrıca huzurdaki davaya konu edilen Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... Blokta kain dükkan vasfındaki ..., ..., ... numaralı bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin fekki için ödendiğini iddia ettikleri tutarların iadesi için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1386 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, iş bu davanın huzurdaki davada ..., ..., ... nolu bağımsız bölümler açısından derdestlik teşkil ettiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, daha önce aleyhlerine açılan ipoteğin fekki davasında, ipoteğin, sebebe bağlılık ve rehin kurma iradesinin mevcut olması nedeniyle geçerli olduğu, rehin tutarının tahvil suretiyle rehin konusu taşınmazlara dağıtılmasının hukuken kabul görmüş hakkaniyetli bir çözüm olduğu savunma ve taleplerinin yanında hukuki destekleyici unsur olarak varsa ödemelerin şekle aykırılığın hukuki sonuçlarını düzeltici etkisinin de dikkate alınması bu anlamda davacıların sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade taleplerinin reddi gerektiğini, bunun yanı sıra, davacıların, gerek ipoteklerin geçersiz olduğu, gerek bankanın sebepsiz zenginleştiği, gerekse davacıların aşkın zararına sebep olunduğu iddialarının doğru ve haklı olmadığını, aksine gelinen aşamada bankanın, hukuki ihtilaflardan dolayı alacağını tahsil sürecinin tıkandığını, faaliyetleriyle ve geliriyle ...'leri finanse etmek gibi özel bir misyonu olan müvekkili kamu bankasının alacaklarının tahsilini engellemek, sürüncemede bırakmak, bunun yanında haksız mali yükümlülüklerle karşı karşıya bırakmanın adil ve hakkaniyetli olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DAVALI ... VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacıların, müvekkilinin kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmeleri nedeniyle kendi adlarına kayıtlı taşınmazların üzerinde bankanın ipotek tesisine muvafakat ettiklerini, taşınmazlar üzerinde ipotek tesisi edilirken herhangi bir baskı, zorlama ya da aldatılmadan bahsetmenin mümkün olmadığını, davacıların borç muaccel olmadan, banka tarafından hesap kat edilmeden, herhangi bir yasal takibe başlanmadan evvel, taşınmazları 3. kişilere satmış olmalarının ipotekten ari olarak devretmeleri gerektiği için ödeme yaptıklarını, bu aşamada ise davacıların bedelin iadesi talebini ipoteğin usulsüz olduğuna dayandırdığını, ipoteğin geçersiz olduğu kesinleşmiş olmadığı gibi ipoteğin fekki hususunda davacılar ile alacaklı banka arasında görülen davada müvekkilinin de taraf olmadığını, dolayısıyla davalı ipoteğin geçersiz bir ipotek sebebi ile davalı bankaya bir bedel ödemiş ise bu hususta husumetin davalı ve kredi sözleşmesinde alacaklı konumunda bulunan bankada olduğunu, bu sebeple müvekkili yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacıların davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçları için ipotek tesisi edilmesini kabul ettiklerini, davacılar ipoteğin fekki için bankaya ödeme yaptığını iddia etmekte ise buna ilişkin yazılı belgenin, banka dekontunun dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini, ayrıca aşkın zararın talebi için yasada öngörülen koşulların gerçekleşmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DAVALILAR ... VE ...LTD. ŞTİ VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacı taraf her ne kadar ipoteklerin yolsuz tescil sureti ile kurulduğunu, bu nedenle de yapılan ödemelerin haksız olduğunu bildirmiş iseler de bu iddiaları kabulün mümkün olmadığını, söz konusu taşınmazlardaki ipotekli taşınmazlara ilişkin bir çok ödemenin davacılar tarafından yapılmadığını, ipoteklerin fekkine ilişkin belgeler incelendiğinde ödemelerin tamamının davacılarca yapılmadığı ve dolayısıyla bir istemde bulunamayacaklarının da görüleceğini, davacıların her ne kadar zararları olduğunu iddia etmekte iseler de söz konusu taşınmazların banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yahut başkaca bir suretle satılmadığını, ortada dava konusu edilen taşınmazlar yönünden mevcut bir ipotek bulunmadığı gibi bir zararlarının olmasının da mümkün olmadığını, davacıların söz konusu taşınmazları satış zamanında bu satıştan ne kadar kar elde ettiklerini, taşınmazı hangi bedellerle üçüncü kişilere sattıklarını dahi belirtmediklerini, dolayısıyla ortada aşkın zarara sebebiyet verecek somutlaştırılmış bir hadise dahi bulunmadığını, tüm bunların yanı sıra davacılar her ne kadar ipoteğin geçersizliğini savunsalar da "30.000.000 TL ve 10.000.000 EURO bedelli krediler için ipotek tesisi ettiklerini, kredinin 1 ya da 2 yıl içinde ödeneceği ve ipoteklerin de kalkacağını düşünerek ipotek tesisi ettirdiklerini iddia etmiş ise de, ipotek senedi incelendiğinde de görüleceği üzere ipoteğin, davalı şirket namına açılmış ve açılacak tüm hesaplar için verildiğini açıkça belirttiklerini, bu halde davalıların sadece iki kredi için ipotek tesisi edildiğini bildikleri iddiasının kabul edilemez olduğunu, bildirerek davanın öncelikle yolsuz tescile dayalı ipoteğin fekki istemine dayandığı gözetilerek müvekkili açısından husumetten reddine, aksi halde sair hususlar nedeni ile reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... somut olay ele alınacak olursa; davacılar ipoteklerin fekki için yatırdığı bedelin iadesi istemiyle açtığı davada paranın satın alma gücünün azalmasından doğan zararının tazminini talep etmiştir. Davacılar bankaya yatırdığı paranın geç ödenmesinden doğan somut ve şahsi bir zararın varlığına dayanmamış, salt paranın yatırıldığı tarihte elde edilmesi muhtemel olduğu ileri sürülen mal varlığının yaşanan yüksek enflasyon sebebiyle artık edinilememesine, yani genel olguya dayalı olarak davasını açmıştır. O halde davacılar geç ödenen para sebebiyle somut bir zararının doğduğunu kanıtlayamamıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2018 tarih ve 2016/6577 esas 2018/556 karar sayılı ve 16/12/2014 tarih ve 2014/13210 esas 2014/19839 karar sayılı ilamı). Sonuç olarak davacıların munzam zarara ilişkin davasını ispatlayamadığı ve somut olayda munzam zarar talep edilemeyeceği gözetilerek munzam zarara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;A-1-Davacı ...'ın açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile 2.115.000,00-TL'nin 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... Ltd. Şti, ..., ..., ..., ... ve ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin REDDİNE, 2- Davalı bankaya yönelik davanın REDDİNE,B- 1- Davacı ...'ın açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile 10,00-TL'nin 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... Ltd. Şti, ..., ...,..., ... ve ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin REDDİNE,2- Davalı bankaya yönelik davanın REDDİNE..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı ve davalılar ... ve ... Ltd Şti yetkilisi ... vekili ile davalı ... vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davalarının ...bank yönünden tümden reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı bankaya yazılan hür müzekkere neticesinde dosyaya daha evvelden sunulmayan yeni dekont ve belgelerin dosyaya girdiğini, bu durumun daha detaylı bir incelemeyi zaruri hale getirmediğini, 08/08/2017 tarihinde yatırılan 800.000 TL müvekkilinin büro sattığı ... isimli şahıs tarafından büro satış bedelinin müvekkillerine değil de müvekkillerinin talimatı doğrultusunda doğrudan doğruya ipotek fek bedeli olarak bankaya yatırıldığı yönündeki beyanlarının mahkemece aydınlatılmadığını, bankanın verdiği eksik bilgilerle yetinildiğini, her ne kadar müvekkillerinin ... tarafından yatırılmışsa da ... blok ... numaralı bağımsız bölümün diğer müvekkilleri ... a ait olduğundan ve müvekkilli ... tarafından davanın en azından ... yönünden 2.115,000 TL değil bu 500.000 TL nin de eklenmesi suretiyle 2.615,000 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, munzam zarar taleplerinin karşılanmadığını, tüm bu nedenlerle haklı istinaf itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden mahkeme edilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; huzurdaki davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu uyuşmazlığın 2 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davanın zaman aşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, davacıların 3. Kişiler tarafından yapılan ödemeleri talep edemeyeceğinin açık olduğunu, kendileri adına bankaya ödeme yapıldığının hiçbir teredüde yer bırakmayacak şekilde ispatı gerektiğini, davacıların 3. Şahıs / şirket lehine kendi adlarına olan çok sayıda taşınmaz üzerinde ipotek tesis etmelerinin nedenlerinin irdelenmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle kısmen usul ve yasaya aykırı buldukları yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, haksız ve kötü niyetli ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Ltd Şti yetkilisi ... vekili'nin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahkemece yapılan yargılamada pek çok hususun göz ardı edildiğini, yeterince değerlendirilmediğini, ödemelerin kime ait olduğunun tespit edilmeden hüküm kurulduğunu, ispat yükünün davacılara ait olduğunu, ödeme kaynağının ... a ait olduğunun ispatlanamadığını, buna rağmen varsayıma dayalı kabul ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun göz ardı edildiğini, belirsiz ödemelerin ... lehine yorumlanarak hüküm kurulmasının çelişkili delil değerlendirmesi anlamına geldiğini, davacıların ilgili dönemde bir ödeme yaptıklarını iddia ediyor iseler bu ödemelerin ipoteğin fekki için yapıldığını, taşınmazların ya ipoteksiz hali ile kullanıldığını yahut o dönem rayiç bedeli ile satıldığının açık olduğunu, herhangi bir aşkın zararın söz konusu olmadığını, davacıların mal varlığında net bir eksilme bulunmadığını, bu sebeple alacak hükmü kurulamayacağını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, ipotek fek bedelinin tahsili ile munzam zarar istemlerine ilişkindir. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, taraflar arasındaki ihtilafın aynı alacak için birden fazla taşınmaz üzerinde toplu rehin yapılmasından (toplu rehin tesisinden) doğmuş olmasına, somut olayımızda bahsi geçen işlem hakkında Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/70E.2021/164K. Sayılımı ilamında Yargıtay 11.HD.,18.11.2024, 2023/4409 E - 2024/7996 K kararında toplu rehnin geçerli olması için aranan yasal şartlarının bulunmadığı ancak söz konusu şartların bulunmadığı hallerde toplu rehin değil artık paylı rehin hükümlerinin geçerli olacağı bu durumda tapu sicil müdürlüğünce tescilin uygun şekilde düzeltilebileceği rehnin tümüyle terkinine karar verilmesinin doğru olmayacağı şeklindeki görüşü/ hükmü doğrultusunda ipoteğin fekki talepli davanın reddine karar verilmiş olmasına ve bu kararın Yargıtay 11.HD.,25.11.2025, 2025/2134 E - 2025/7025 K sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleşmiş olmasına, eldeki davada ilk derece mahkemesince Yargıtay'ın konu ile ilgili görüşü dikkate alınarak değerlendirme yapılmasına, dosya da mevcut ( alanlarında uzman bilirkişi heyetinden aldırılan) denetime elverişli nitelikteki raporlarda yapılan tespit, hesaplama ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut uyuşmazlığa ilişkin kanıtları takdirinde ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacılar vekili, davalılar ... ve ... Ltd Şti yetkilisi ... vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı istinaf eden taraf vekillerince yapılan istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 27/01/2026 tarih ve 2023/832 E. - 2026/91 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekili, davalılar ... ve ... Ltd Şti yetkilisi ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacılardan alınması gereken 732-TL istinaf karar ve ilam harcı kendilerinden peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden Davalılardan alınması gereken 144.476,33-TL istinaf karar harcından peşin alınan 72.240,00TL nin mahsubu ile eksik kalan 72.236,33 TL'nin istinaf eden davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerilerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK'nın 361/1 Mad. uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.