SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2026/727 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/727

Karar No

2026/877

Karar Tarihi

22 Nisan 2026

T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/727 KARAR NO: 2026/877 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/02/2026 ESAS NO: 2024/320 KARAR NO: 2026/122 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:05/05/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2026 tarih ve 2024/320 Esas 2026/122 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; : Kayseri 1. Tüketici mahkemesinin 2021/91 Esas ve 2021/557 Karar sayılı dosyası ile müteveffa ...'in hesabından ...'in hesabına havale edilen 28.374,56 Euro' nun, aktarılması sebebiyle ... dışındaki mirasçılar tarafından ayıplı hizmet gerekçesi ile davacı banka aleyhine dava ikame edilmiş olduğunu, Kayseri 1. Tüketici mahkemesinin 2021/91 Esas ve 2021/557 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü yönünde hüküm tesis edildiğini, tesis edilen hüküm istinaf ve temyiz incelemesi neticesinde kesinleşmiş, davacı banka tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile ...'in davalı dışındaki mirasçılarına 1.222.693,51 TL asıl alacak ve karşı taraf lehine hükmedilen ilam ve icra vekalet ücreti ile toplam 1.262.036,73 TL ödeme yapılmak zorunda kalınmış olduğunu, Kayseri 1. Tüketici mahkemesinin 2021/91 Esas ve 2021/557 Karar sayılı dosyanın davacılarına gerçekleştirilen ödemelerin rücuen tahsili talebi ile Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyası ile 1.309.682,94_Tl tutarlı davalı ... aleyhine icra takibi başlatılmış olup, davalı borçlu takibe itiraz etmek sureti ile takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, bankaca müteveffanın hesabından havale edilen tutarın, davalı ...'in hesabına gönderilmesi sebebiyle, davalı diğer mirasçıların hisselerinden haksız ve sebepsiz olarak zenginleşmiş olduğunu, Kayseri 1. Tüketici mahkemesinin 2021/91 Esas ve 2021/557 Karar sayılı dosyasına konu havale işleminin alıcısı ... olup, dava konusu işlemlerden haberdar olup, diğer mirasçıların hissesini uhdesinde tutarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu talebin gerekçesinin, davacı banka mudisi müteveffa ...'in hastanede yatarak tedavi görmekte olduğu sırada; davalı ...'in de içinde yer aldığı mirasçıların, müteveffanın sağlık durumuna göre kendi aralarında anlaşarak ve banka personeli üzerinde oluşturulan güveni kullanarak telefon üzerinden birtakım bankacılık işlemlerini müteveffa vasıtasıyla gerçekleştirmeyi ve böylelikle ...'in olası vefatı halinde veraset ve intikal vergisi ödemekten kurtulmayı amaçlamış olduklarını, yapılan işlemlerde davalının tam kusurlu olduğunu ve tüm mirasçılara ait tutarı kendisine havale ettirmiş olduğunu, nitekim Bünyan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2021/81 soruşturma ve 2023/16 karar numaralı soruşturma dosyası ile banka personeli ... adına soruşturma başlatılmış ve neticesinde "şüphelinin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, müşteki ...'in ifadesinde talimat verilmediğini beyan etmesine rağmen CİMER başvurusunda banka personeline talimat verildiğini beyan etmesi ile müştekinin beyanlarının çelişkili olması sebebi ile itibar edilmeyeceği, imzanın sonradan tamamlanmasının mümkün olduğundan bir ihmal veya görevi veya güveni kötüye kullanma suçlarının oluşmasına vücut vermediği ve kanunda tanımlanan başkaca bir suçun oluşmadığı anlaşılarak kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" karar verilmiş olduğunu, yapılan soruşturma neticesinde banka personelinin herhangi bir ihmal ve kusuru olmadığının sabit olduğunu, davalı ...’in, dava konusu işlemi 27.03.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, bu tarihte mudi müteveffa ...'in hastanede yatarak tedavi görmekte olduğu ve 23.04.2015 tarihinde ise vefat ettiği gözetildiğinde; müteveffanın sağlık durumuna göre diğer mirasçılarla kendi aralarında anlaşarak ve banka personeli üzerinde oluşturulan güveni kullanarak telefon üzerinden birtakım bankacılık işlemlerini müteveffa vasıtasıyla gerçekleştirmeyi ve böylelikle ...'in olası vefatı halinde veraset ve intikal vergisi ödemekten kurtulmayı amaçlamış olduklarını, davalı borçlu ...'in yapılan havale işleminin alıcısı olması, dava konusu işlemlerden haberdar olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermesi sonucu dava konusu borçtan sorumlu olduğunun açık olduğunu, zira, müteveffaya ait mevduat davalı ...'in uhdesinde kaldığını, diğer mirasçılara ödeme yapmadığı ya da iç ilişkilerindeki iyiniyeti olmayan yaklaşımlarla ... sebepsiz zenginleşmiş olduğunu, zira davacı bankanın müteveffanın ... dışındaki mirasçılarına ödeme yapmak zorunda kalmış olduğunu, ... 'in uhdesinde olup, davacı tarafından ödenen tutar için davalıya rücu etme gereği hasıl olmuş ve davalı aleyhine takip başlatılmış olduğunu, davalının takibe haksız itirazda bulunması ile takibin durmuş olduğunu, dava konusu tutarın davalının uhdesinde kaldığını, zira ihbar olunan sıfatıyla tüketici mahkemesine sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile ekindeki cimer başvurusundan anlaşıldığı üzere en başından beri havale işleminden davalının haberdar olduğunu, davacı bankanın yasa doğrultusunda üzerine düşen bütün edimleri yerine getirdiğini, Davalı-borçlu yasa gereği açıkça borçlu iken takibe haksız olarak itiraz etmiş olduğunu, borca kötü niyetli itiraz etmiş olması nedeni ile İİK gereği alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerekmekte olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulüne, davalının mal varlığı üzerine, dava değeri kadar teminatsız olarak, ihtiyati tedbir niteliğinde, ihtiyati haciz konulmasına, davalı borçlunun kayseri banka alacakları icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: HMK 114/1-c gereği görev itirazları olduğunu, Mahkemenin davada görevsiz olup, davanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekmekte olduğunu, TTK madde 5 gereği tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının davası ticari dava olmamakla birlikte davalının da tacir kimliği mevcut olmadığını, bu nedenle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bu kapsamda Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1563 ve K.2023/1580 sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, HMK 114/1-g,ğ gereği harcın tamamlanması, aksi halde davada usul işlemlerine devam edilmemesi taleplerinin olduğunu, davacı tarafın, davalı aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe girişmiş olduğunu, bu takip dosyasında Takipte Kesinleşen Miktar: 1.309.682,94 TL, Toplam borç ise: 1.720.801,73 TL gözükmekte olduğunu, davacı ise davada harca esas değer olarak takipte kesinleşen miktarı belirlemiş ve eksik harç yatırmış olduğunu, bu nedenle eksik harcın tamamlanması, aksi halde yargılama işlemlerine devam edilmemesi talepleri olduğunu, muris ..., vefat etmeden önce hastanede yatarken, hesabında bulunan euro mevduatını, hastane masrafları ve olası cenaze masrafları vb diğer işlemlerde kullanılmak üzere eşi olan ...'in banka hesabına havale yapılmasını istemiş olduğunu, bu isteği hastanede yattığından kendi kullandığı telefonu ile banka görevlisi ...'ı aramış ve sözlü olarak talimatını vermiş olduğunu, Banka görevlisi ise talimatı gerçekleştirmiş ve murisi hem ziyaret edeceğini, hem de imzasını alacağını belirtmiş olduğunu ancak, bu ziyaret gerçekleşmemiş ve murisin imzası alınmadan vefat etmiş olduğunu, bir kaç mirasçı imza alınmaması olayından haberdar olunca, hizmetin kötü ifa edilmesi nedenine dayanarak kendi hisseleri oranında (toplam 28.374,56 euro) Davacı...Bankasına karşı dava açmış ve bu parayı bankadan tahsil etmiş olduklarını, ödemeyi yapan davacının da davalıya rücu etmek istemekte olduğunu, SÖZ KONUSU havale işleminin hukuka uygun olduğunu, TBK MADDE 555- Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem olduğunu, davacı Banka, bir kısım mirasçıların açmış olduğu Kayseri 1.Tüketici Mahkemesi 2021/91 esas sayılı dosyasının temyiz aşamasında temyiz dilekçesine ek beyanda bulunmuş ve beyanında Mirasçılardan birinin ... tarihinde banka personeli aleyhinde ... numarası ile CİMER şikayetinde bulunduğunu, işlemi yapan banka personeline dava konusu işlem için açıkça talimat verdiklerini ikrar ettiklerini, talimat verildiğine dair açık ikrarlar mevcut olduğunu, miras hakkı doğmadan önce hesap mudisinin işlem için açıkça talimat verdiği sabit olduğunu, yasal düzenleme gereği talimatın bir şekle tabi olmadığının açık olduğunu, müteveffa mudi hesap sahibi ... ölümünden önce işlem için açık talimat verdiğini, bu sebeple bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, hesap mudisinin talimat vermiş olmasına ve ilgili banka personeli müşteri talimatı ile hareket etmiş olmasına rağmen, talimatlarına binaen gerçekleştirilen işlemden kaynaklı olarak bankaya işbu davayı ikame etmiş olmaları, yerel mahkeme kararı ve bölge adliye mahkemesi kararı hukuki mesnetten yoksun olduğunu dilekçesi ile bildirmiş olduğunu, davacı Banka, Kayseri 1.Tüketici Mahkemesi 2021/91 esas sayılı davada talimatın hukuka uygun olduğunu ve havalenin yasal şartları taşıdığını açıkça kabul etmişken, iş bu davada yapılan havale ile davalının haksız ve sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş olduğunu, söz konusu havale işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalının, havale alıcısı olarak, eşinin gönderdiği mevduatı almış olduğunu, davacı, davalının kusurunun bulunduğunu belirtse de bu hususta somut bir veri sunamamakta olduğunu, kaldı ki davacı banka çalışanı yapması gereken işlemi yapmamış ve murisin imzasını almamış olduğunu, davacı banka çalışanının ihmali ve kusurunu davalı üzerine yıkmaya çalışmakta olduğunu, bu durum taraflarınca kabul edilemeyeceğini, Banka çalışanının Bünyan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından cezai olarak kusurunun bulunmaması nedeniyle takipsizlik kararı verilmesi Borçlar hukuku anlamında sorumlu olmadığı anlamına gelmemekte olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi13. Hukuk DairesiE.2018/684 ve K.2019/461 sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, RÜCUEN tazminat şartları oluşmamış olduğunu, murisin ölmeden hesabında bulunan mevduatı, tamamen yasal bir şekilde davalıya aktarmış olduğunu, burada ne murisin iradesi fesada uğramış, ne de davalı tarafından hukuka aykırı bir işlem gerçekleştirilmiş olduğunu, bu nedenle dava konusu havale işleminde havalenin taraflarında herhangi bir hasar durumu mevcut olmadığını, davalının herhangi bir kusuru mevcut olmadığını, rücuen tazminat şartları oluşmadığını ve davalıya rücu edilecek bir husus olmadığını, banka çalışanın murisin imzasını almış olması halinde ne mirasçılar tarafından açılan dava açılmış olacağını, ne de söz konusu huzurdaki dava açılacağını, davacı tarafından bir rücu edilecekse kendi çalışanına yapması gerekmekte olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi13. Hukuk DairesiE.2018/515 ve K.2019/389 sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini belirterek, Davanın Mahkemenin görevsiz olması nedeniyle usulden reddine, mahkeme görevli ise, esasa ilişkin beyan ve itirazları gereği davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu Kayseri 1. Tüketici mahkemesinin 2021/91 Esas ve 2021/557 Karar sayılı kesinleşmiş dosyası nedeni ile yapmış olduğu ödemeden kaynaklı rücu talebinin yerinde olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 29/05/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, müteveffa ...’ in davacı Banka nezdindeki ...no.lu mevduat hesabının 26.03.2015 devir bakiyesinin 889,97 EUR olduğu, 26.03.2015 tarihinde ... no.lu vadeli EUR döviz hesabının kapatılarak bakiye 50.000,00 EUR’ un ... no.lu vadesi EUR mevduat hesabına aktarıldığı, hesap bakiyesinin 50.889,97 EUR olduğu, ayrıca 26.03.2015 tarihinde müteveffaya ait ... no.lu vadeli döviz hesabının kapatılarak bakiye 50.000,00 EUR tutarın ... no.lu vadesiz döviz hesabına virman yoluyla aktarıldığı, vadeli hesap kapama işlemleri sonucunda hesap bakiyesinin 100.889,97 EUR’ a yükseldiği, 27.03.2015 tarihinde müteveffa ...’ in ... no.lu vadesiz döviz hesabından bulunan 100.889,97 EUR miktarın 100.887,24 EUR kısmının davalı ...’ in davacı Banka nezdindeki ... no.lu vadesiz döviz hesabına “Eşinin hesabına aktarılan – Düzenli Ödeme Talimatı ... nolu hesaba virman” açıklaması ile havale/ virman yapıldığı, davalı ...’ in davacı Banka nezdindeki ... no.lu EUR döviz hesap hareketleri incelendiğinde, 27.03.2015 tarihinde müteveffa ... hesabından 100.887,24 EUR havale geldiği, hesaptan; 31.03.2015 tarihinde 3.000,00 EUR, 13.04.2015 Tarihinde 7.887,00 EUR, 20.05.2015 tarihinde 10.000,00 EUR, 23.09.2015 tarihinde 20.000,00 EUR, 24.03.2016 tarihinde 60.000,00 EUR para çekme işlemi yapıldığı, davacının, dava dışı 3.kişilere ...E sayılı icra dosyası kapsamında 06.11.2023 tarihinde icra dosyası kapak hesabı olan 1.262.036,73 TL ödemiş olduğu, bu nedenle de davalıdan ödemiş olduğu ve icra takibine konu etmiş olduğu tutar olan 1.262.036,73 TL kadar alacaklı olacağının belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile farklı bir bilirkişi heyetinden 10/11/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, ...'in hesabından ...'in hesabına 27/03/2015 tarihinde gönderilen 100.887,24 Euroda ...'in imzasının bulunmaması nedeniyle davacı bankanın mahkeme kararı gereği ödeme yapmak zorunda kaldığı, işbu itirazın iptali davası ve öncesinde açılan icra takibinin sebebinin, davacı banka tarafından ...'in hesabından davalı ...'in hesabına 27/03/2015 tarihinde gönderilen 100.887,24 Eurodan kaynaklandığı, davacı / alacaklı ... A.Ş. tarafından davalı / borçlu ... aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin E: ... Esas sayılı dosyasına davalı ... tarafından yapılan itirazın haksız olduğu ve kaldırılması gerektiği, dava konusu alacak tutarının, 1.222.693,51 TL Toplam Dava Konusu Asıl Alacak, 49.745,20 TL Toplam Akdi Faiz ve 2.487,26 TL BSMV (%5) olmak üzere 1.274.925,97 TL olduğu, davacı tarafın takip tarihinden itibaren, dava alacağını tahsil edinceye kadar yasal temerrüt faiz oranı üzerinden faiz talep edebileceğinin belirtildiği görülmüş olup bilirkişi heyet raporlarının yeterli ve denetime elverişli olması nedeni ile raporlara itibar edilerek davacının davasında haklı olduğu değerlendirilmiş, davalının yapılan havalenin haklılığı yönünde Mahkemede kanaat oluşturacak delil sunmadığı ve dosyadaki tüm deliller ve Bünyan C. Başsavcılığının 2021/81 soruşturma, 2023/16 karar sayılı takipsizlik kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının icra dosyası kapsamında 06.11.2023 tarihinde icra dosyası kapak hesabı olan 1.262.036,73 TL ödemiş olması sonucu bu asıl alacak bedeli kadar alacaklı olduğu, takipten önce davalının miktarda belirtilerek ödeme yapması yönünden temerrüde düşürülmemesi nedeni ile davacının faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış ve böylece, DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.262.036,73 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak bedeli olan 1.262.036,73 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur. 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.262.036,73 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacak bedeli olan 1.262.036,73 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf dilekçesinden özetle; müvekkili banka nezdinde hesabı bulunan müteveffa ... in hesabından davalı ... in hesabına yapılan havale işlemi nedeniyle diğer mirasçılar tarafından müvekkili banka aleyhine dava açıldığını, Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi nin 2021/91 Esas sayılı kararı ile bankaları tazminatına mahkum edildiğini, bu k arar neticesinde müvekkili bankanın dava dışı mirasçılara icra dosyası kapsamında ödeme yapmak zorunda kaldığını, davada müvekkili bankanın kendi kusuru olmaksızın davalının sebepsiz zenginleşmesi ve haksız iktisabı nedeniyle ödemek zorunda kaldığı bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğunu, sebepsiz zenginleşme ve rücu davalarında temerrüt için ayrıca ihtar gerekmeyeceğini, rücuen tazminatta faiz başlangıcının ödeme tarihi olduğunu, davalının kötü niyeti ve iade yükümlülüğü olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının işlemiş faiz ve ferilerinin reddine ilişkin kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davalarının takip öncesi işlemiş faiz ve ferilerinin de dahil olmak üzere tam kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahkemece toplanan deliller ve davanın hukuki mahiyeti değerlendirilmeden salt bilirkişi raporunda ortaya çıkan hesaplamalar neticesinde eksik, hatalı ve hukuka aykırı karar vermiştir. Mahkemece yargılamada eksik ve hata yapılan kısmın kusur raporu aldırmaması olduğunu, banka çalışanı murisin imzasını almış olsa idi ne mirasçıların bankaya karşı dava açabilirlerdi, ne de banka ödeme yapıp huzurdaki davasını açacağını, muris ölmeden önce sözlü olarak banka çalışanına hesabında bulunan mevduatın kullanılması amacıyla eşine aktarılması talimatını verdiklerini, müvekkilinin yapılan işlemlerde hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı bankanın kesin kusurundan sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun kapsamında müvekkiline rücu edecek olmasının hukuk garabeti olduğunu, dava konusu rücu alacağı ve bu alacağa yönelik şartların oluşmadığını, kabul etmemekle birlikte davacı bankanın mirasçılara ödeme yaparken yasal faizi ile birlikte ödediğini ancak dava konusu icra takibinde işletilen faiz reeskont avans faizi talep ettiğini, tüm bu nedenlerle istinaf incelemesinin duruşma açılarak yapılmasını, yerel mahkeme ilamının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını, davanın tümden reddini, eksik varsa yeniden yargılama yapılması amacıyla mahkemesine gönderilmesini, yargılama giderleri ve ilam vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılama sırasında bilirkişiden aldırılan rapor ve tüm dosya bulunan bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf vekilinin iş bu kararı süresinde istinaf etmiştir. İlk derece mahkemesince, her ne kadar hükme esas alınan 10.11.2025 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmeler yerinde görülerek karar verilmiş ise de , davalı/davacı vekilinin gerekçelerini de belirtmek suretiyle rapora ayrıntılı itiraz ettikleri ancak mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazları karşılar biçimde HMK 281. Md uyarınca ek rapor alınmadan karar verildiği görülmüştür. Belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sair itirazlar bu aşamada incelenmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf eden davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin yukarıda belirtilen kamu düzenine ilişkin usule aykırılık yönlerinden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/02/2026 tarih ve 2024/320 Esas - 2026/122 sayılı nihai kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece belirtilen yönden bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı ile davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 22/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.