SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2026/644 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/644

Karar No

2026/820

Karar Tarihi

15 Nisan 2026

T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/644 KARAR NO: 2026/820 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/11/2025 NUMARASI: 2023/828Esas - 2025/1014Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 15/04/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/828 Esas 2025/1014 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili sigorta şirketinin ZMM poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeyken yaya ...'ye çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/508E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine tazminat davası açıldığını, ATK'dan alınan raporda ...'nin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 22 olduğu ve 4 ay süreyle mutat iş gücünden kaldığının tespit edildiğini,bunun üzerine yargılama aşamasında taraflar arasında anlaşma sağlandığını ve davacı tarafından davadan feragat edildiğini,ekte sunulan 06/06/2023 tarihli anlaşmaya göre Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/508 E. sayılı davanın davalısı müvekkil sigorta şirketi tarafından faizi ile birlikte 460.000,00-TL maddi tazminat, 8.000,00-TL yargılama gideri, 79.044,07-TL vekalet ücreti olmak üzere 547.044,07TL. davacı ... vekili Av. ...’a ödendiğini, 17.762,71-TL stopaj ve 7.993,22-TL Kdv tevkifat tutarı da müvekkil şirket tarafından davacı vekili nam ve hesabına vergi dairesine ödendiğini, toplam ödenen 572.800,00TL.'nin sigortalı davalıya rücu edilmesi zorunluluğu doğduğunu, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile 09/08/2023 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı tarafça icra takibine itiraz edilerek icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini,Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B4 Maddesi sigortacının sigortalıya rücu hakkını düzenlemekte olup f bendinde; " Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb.kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacının meydana gelen zararı sigortalıya rücu etme hakkı vardır." şeklinde düzenlendiğini,dava konusu olayda ise sigortalı araç sürücüsü olduğu belirtilen şahıs can güvenliği nedeniyle değil kazadan sonra durmadan olay yerini terk etmesi nedeniyle yapılan takibe davalının itirazının iptaline takibin devamına davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı olayı tamamen çarpırtarak gerçekle ilgili olmayan beyanlarda bulunduğunu, olayla ilgili ayrıntılı görüntü kayıtları bulunmakta ve bunlar savcılık soruşturmasında incelenerekincelenerek kusur raporu düzenlendiğini, bu raporda diğer şahsın asli kusurlu olduğu ortaya çıktığını, ... olay günü mahalle arasında gittiğinin farkında olarak normal bir şekilde seyrederken şahsın gecenin karanlığında koyu renkli bir giysi ile yolun ortasında trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde durmasından dolayı olay meydana geldiğini, hiç bir şekilde olay yerinde hızla kaçmak vs. bir durum söz konusu dahi olmadığını, zira ortada güvenlik kamera görüntüleri olduğunu, yine aynı şekilde kazanın olduğu yer taşıt yolunun üzeri olması, asfaltın kenarlarında yaya kaldırımları bulunmasına rağmen şahsın yolun orta şeridinde beklemesi ...'nin kusurlu olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, davacı araç sürücüsünün çarpmayı fark etmemesinin mümkün olmadığına yönelik beyanı tamamen niyet okumadan ibaret olduğunu, davacı vekilinin ortada yüzlerce güvenlik kamerasının bulunduğu bir yerde sorgulamalar sonucu failin yakalandığı iddiası da doğru olmadığını, emniyet tarafından mobese kayıtları incelenerek araç sürücüsüne ulaşıldığını, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; " Somut davada; davacı sigorta şirketi tarafından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/508 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama aşamasında davacı vekili ile yapılan 06/06/2023 tarihli İbraname,Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması başlıklı anlaşma kapsamında ödenen toplamda 572.800,00TL'nin ve işlemiş faizinin olay yerini terk sebebiyle sigortalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talep edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen ZMMS poliçesinin olduğu ve poliçe kapsamında riziko gerçekleşip üçüncü şahsa ödeme yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık rücu şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki sözleşme ilişkisinde rücu koşullarının oluştuğunu iddia eden sigorta şirketi iddiasını ispat etmek zorundadır. Öncelikle sigorta şirketinin sürücünün olay yerini terk ettiğini ispat etmesi gerekir.Dosya kapsamında bulunan ve kazaya ilişkin görüntüyü içerir CD'nin mahkememizce açılıp izlendiğinde, araç sürücüsünün sağ tarafından gelen ...'ye çarpma anında frene bastığı ancak durmayarak olay yerinden uzaklaştığı görülmüş olup bu halde araç sürücüsünün kazayı fark ettiği ve buna rağmen olay yerini terk ettiği sabit olduğundan rücu şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan aktüer kök raporunda; dava dışı ...' nin talep edebileceği tedavi giderinin 9.787,75-TL geçici iş göremezlik tazminatının 6.062,70-TL, kalıca iş göremezlik tazminatının 504.332,67-TL olarak belirlendiği, bu zararın toplamda 405.843,45-TL' sinin poliçe limiti kapsamında olduğunun, bu miktara kaza tarihinden ibra tarihine kadar yasal faiz işletildiğinde, davacının dava dışı ...' ye 544.041,48-TL ödeme yapması gerektiği, davacı tarafça ise asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 460.000-TL ödeme yapıldığı, bu halde yapılan ödemenin hak sahibi ...' nin gerçek zararını aşmadığının tespit edildiği, ancak Mahkememizce yapılan incelemede taraflar arasındaki sulh anlaşmasında vekalet ücretinin, icra vekalet ücreti ile KDV tevfikatı ve stopaj ödemesinin de dahil edilerek fazla miktarda hesaplandığı görüldüğünden, ödenmesi gereken vekalet ücretinin yeniden hesabı ve tarafların tacir olduğu gözetilerek davacının ödediği tutara ödeme tarihinden itibaren avans faizi isteyebileceği gözetilerek bu şekilde hesaplama yapılması hususunda aktüer bilirkişisinden alınan ek raporda, davacının (asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 460.000,00 TL+ yargılama gideri 8.000,00 TL+ vekalet ücreti 67.400,00 TL toplamı) 535.400,00-TL asıl alacak ve 13.438,52-TL işlemiş faiz toplamı 548.838,52 TL'yi rücu edebileceği hesaplandığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava haksız fiilden kaynaklandığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının takipte kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ...." gerekçesiyle -Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle takibin 535.400,00-TL asıl alacak ve 13.438,52-TL işlemiş faiz toplamı 548.838,52-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dışı ... tarafından daha önce müvekkil şirket ve sigorta şirketi aleyhine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/508 Esas Sayılı dosya ile açılan davada verilen hüküm dikkate alınarak karar verildiğini, her ne kadar Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/508 Esas Sayılı dosyasında verilen hüküm dikkate alınmışsa da; sözü edilen dosyada yeterli araştırma, inceleme yapılmamış, gerek maluliyete ve gerekse kusura ilişkin itirazların giderilmediğini, ATK tarafından alınan raporlar ile Üniversite Hastaneleri raporları arasında çelişki bulunması muhtemel ve mümkün olduğunu, takip edilen Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/147 Esas Sayılı dosyada Erciyes Üniversitesinden alınan raporla ATK'dan alınan rapor arasında ciddi bir fark mevcut olduğunu, bu davada ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından sunulan raporda %31 oran verilmişken ATK tarafından %2 oran verildiğini, bu husus da oran kesinleşmediği müddetçe hükme esas alınamayacağını ortaya koyduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dikkate alınan kusur oranına itiraz edilmiş olup bu oran henüz kesinleşmediğini, dosya kapsamında daha önce kusur bilirkişi raporunda kusur oranları %30'a %70 olup arada çelişki bulunduğunu, kusuru kabul etmemekle birlikte bu çelişkinin giderilmesi yönünde tarafımızca itiraz edildiğini , olayın oluş şekline ilişkin de tarafımızdan ayrıntılı itirazlar sunulmuş olmasına rağmen mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, bu sebeple söz konusu dosyanın muhteviyatının haklılığı ve yerliliği irdelenmeden tartışmasız doğru kabul edilerek o dosyaya göre hesaplama yapılması hakkaniyetle bağdaşmadığını, aksi durum Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının bire bir aynısına hükmetmekten başka bir şey olmayacağını, bu davadan maddi tazminat talebi yönünden feragat edildiğini, dosyada bulunan görüntüde çok net bir şekilde şahsın yolun ortasında durduğu görüldüğünü, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi muhtevasında bulunan fotoğrafta da görüldüğü üzere davacının hemen bir kaç metre önünde yolun sol şerit çizgisinden ileride sol şeridin adeta ortasına yakın bir mesafede bir yaya daha görüldüğünü, görüntülerde bu çok net görülmesine rağmen fotoğrafta da dikkatli bakıldığında görüldüğünü, sol şeritte bir yaya bulunduğunu, müvekkil aracını sol şeride kaydırabildiği kadar kaydırdığını, sözü edilen dosyada dava dışı şahsa kusur izafe ederken olay mahallinden hemen önce (40 metre) yaya geçidi olmasına rağmen yaya geçidini kullanmayan şahsa buna dair hiç bir kusur izafe etmemiş sadece şahsa yolun sağından gelen araç kontrolünü gerekli ve yeterli yapmadığından dolayı kusur izafe etmiştir. Ancak dava dışı şahıs tam kusurlu olduğunu, karşıdan karşıya geçişlerde yayaların yaya geçidinden geçmek zorunda olduğunu, davacı vekili dilekçesinde müvekkile olay yerinden kaçma isnadında bulunduğunu , müvekkil dosyaya sunulan CD'deki görüntülerdende anlaşılacağı üzere olay yerinde hiç bir zaman kaçmadığını, olayı fark etmemesi nedeniyle durmadığını, aracın hem geliş hem de gidiş istikametine doğru alınan güvenlik kamera kayıtları incelendiğinde müvekkilin olay yerine varmadan yaklaşık 20 metre önündeki kasiste yavaşladığı daha sonra olay meydana geldiği ancak olayın aracın yan kısmı ile çarpma olması nedeniyle farkedilmediği yoluna devam ettiği yine gidiş istikametine göre okul bölgesi olması nedeniyle kasis olduğu kasiste yavaşladığı daha sonra her hangi bir panik veya çarpma halini gösterir bir refleksin olmadığı görüntülerde çok net bir şekilde gözüktüğünü, dosyadaki CD incelendiğinde 42335 KB boyutlu görüntü kaydı açıldığında, 1.47. Saniyede önce motosikletli görüntüye girmekte ardından müvekkilin kullandığı araç görüntüye girdiğini, 44. Saniyede ise kazede şahıs eşi ile birlikte yolun karşısına geçmeye başladığı görüldüğünü, görüntülerden de anlaşılacağı üzere kazazedenin üzerinde koyu renkli bir elbise olup, eşi yolu geçip giderken kendisi yolun ortasında durmakta ve geçen motosikletliye el ile birşeyler ifade ettiğini, bu sırada arkası geliş yönüne göre dönük vaziyette olduğunu, motosikletli geçtikten sonra müvekkilin aracı oldukça yavaş denilebilecek bir sürat ile seyrederken yola taşan kalabalığa da dikkat ederek aracını yolun sol kısmına kaydırıp geçmek istediği esnada yolun ortasında yola arkası dönük bir şekilde ve üzerinde koyu renkli bir kıyafet ile duran kazazedeye aracının sağ yan kısmı ile çarptığını, bu çarpmanın etkisi ile kazazede sağ kısma düştüğünü, olayın oluş şekline ilişkin beyanlar ve itirazlar Mahkemece irdelenmemiş olup eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, güvenlik kamerası kayıtları incelendiğinde müvekkil sürücünün çarpmayı fark etmediği görüldüğünü, olay yerine ait çok ayrıntılı (hem geliş hem de gidiş istikameti yönünde) kamera kayıtları olduğunu, bu kamera kayıtlarına bakıldığında sürücünün olayı fark etmediği ve yoluna seyir halindeki hızı ile devam ettiği görüldüğünü, olayda ...'ın da tam kusurlu olduğu iddialarının kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, olayla ilgili Savcılık soruşturmasında ...'nin asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, aracın hızının düşük olması ve düğün sebebiyle etrafın kalabalık, aynı zamanda gürültülü olması sebebiyle araç sürücüsü çarpmayı fark etmediğini, dolayısıyla kaza yaptığını dahi fark etmeyen araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden kesinlikle bahsedilemediğini, davacının ididası gibi bir durum olsaydı, çarpma sonrası ...'ın panikli gaza son sürat basması ve olay yerini terk etmesi gerektiğini, halbu ki, çarpma sonrası görüntüler incelendiğinde çarpma öncesindeki hızında her hangi bir değişiklik olmadan yoluna devam ettiğini, bu nedenle şahsa çarptığını dahi farketmediğini, hatta ertesi gün işyerine geldiğinde şirkette aracın sağ yan kısmındaki çarpma emaresi görülmüş bunun büyük ihtimal park halinde başkası tarafından meydana getirildiği düşünüldüğünü, davacı taraf ödememesi gereken bir bedeli dava dışı ...'ye ödemişse bunun sorumluluğunu müvekkile rücu etmesi söz konusu olamaz. Ayrıca Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yasal faize hükmedilmişken mevcut davada avans faizine hükmedilmiş olması da hakkaniyetli olmadığını, belirtilen sebepler dikkate alındığında Mahkemenin kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıkça ortada olduğunu, bu sebeple hukuka ve hakkaniyete aykırı Yerel Mahkeme kararının Kaldırılması gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ve re’sen Mahkemece takdir edilecek hususlar ışığında, öncelikli olarak tehiri icra talebimizin kabulüne, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak verilmiş Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2025 tarih ve 2023/828 Esas 2025/1014 Karar sayılı kararının İSTİNAFEN KALDIRILMASINA ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Kayseri 1.ATM 2020/508 E. 2023/1086 K. Sayılı dosyası ; işbu dava konusu kazada sakat kalan ... tarafından, sigortalı davalı şirket ... AŞ , sigortalı araç sürücüsü olduğu belirtilen ... ve aracın trafik sigortacısı müvekkil şirket aleyhine açılmış tazminat davasına ilişkin olduğunu, bu dosyada kusur yönünden bilirkişi raporu alınmış, raporlara itirazların sunulması üzerine mahkemece itirazlar değerlendirilerek ek raporlar alınmış, çelişkilerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alındığını, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından maluliyete ilişkin rapor alınmış ayrıca dosyada iş göremezlik zarar hesabına ilişkin ... tarihli ve ... tarihli olmak üzere iki rapor yer aldığını, müvekkil şirket yargılama esnasında alınan tüm bu raporlar doğrultusunda, teminat limiti ile sınırlı olarak (390.000,00TL.) davacı tarafla anlaşmış ve taraflar arasında 06/06/2023 tarihli sulh anlaşması yapıldığını, sulh anlaşmasına istinaden davacı ..., müvekkil şirket aleyhine yönelttiği maddi tazminat davasından feragat etmiş ve mahkemece "Davacının maddi tazminat talepleri yönünden ..., ....Aş. ve ... A.Ş aleyhine açtığı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğini, sonuç olarak aynı trafik kazasına ilişkin olarak Kayseri 1.ATM 2020/508 E. 2023/1086 K. Sayılı dosyasında kusur ve maluliyet tespiti yapılmış, anılan dosyada alınan bilirkişi raporları doğrultusunda verilen karar taraflarca istinaf edilmiş, ancak Kayseri BAM 3. Hukuk Dairesi 2024/475E. 2025/840K. Sayılı kararıyla, istinaf başvurusu esastan reddedilmek suretiyle kusur oranı ve maluliyet oranı kesinleştiğini, bu durumda, artık aynı maddi vakıaya ilişkin olarak bu dosyada yeniden kusur ve maluliyet incelemesi yapılması, usul ekonomisi ilkesine ve çelişkili kararların önlenmesi ilkesine açıkça aykırı olacağını, bu sebeplerle mahkemenin, Kayseri 1.ATM 2020/508 E. 2023/1086 K. Sayılı dosyasının istinaftan dönmesini bekletici mesele yapması ve kesinleşmiş kusur oranı ve maluliyet oranını esas alması hukuka uygun olduğunu, bu sebeplerle davalının istinaf itirazları yersiz olduğunu, kaza yerinin terk edilmesi olasılığında bu rücu hakkını kullanma şartlarını kanıtlama imkanı sigortacının elinden alınmış olabildiğini, bu açıdan bir kaza söz konusu olduğunda, sürücünün olay yerinde kalmasının istenmesi makul bir beklenti sayılabildiğini, olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği açık olduğunu, sürücünün yokluğunda kaza tutanağının re'sen kolluk kuvvetlerince tutulması mümkün ise de alkol raporu düzenlenemediğini, davalı taraf, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/508E. 2023/1086K. Sayılı dosyasında yasal faize hükmedilmesi gerekçesiyle işbu davada avans faizine hükmedilmesini istinaf sebebi olarak göstermiş ise de, işbu dosyanın taraflarının tacir olması sebebiyle mahkemenin faizin türü konusunda verdiği karar da yerinde olup davalının itirazlarının reddine karar verilmesini talep ettiğini, dosya kapsamında yer alan poliçeden, sulh anlaşmasından ve bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere müvekkil şirketçe poliçe teminatı dahilinde, limiti aşmayacak şekilde ödeme yapıldığını, bilirkişi raporuyla hesaplanan tazminat tutarının çok altında ve fakat limitler dahilinde ödeme yapılmış olup davalının , teminatı aşan ödeme yapıldığına dair itirazları da yersiz olduğunu, arz olunan nedenlerle davalının tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, kaza sonucu 3. şahsa ödeme yapan sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, ZMSS sözleşmesine dayanılarak, sigorta şirketi tarafından sigortalı aleyhine itirazın iptali şeklinde açılan rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacının üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sürücünün olay yerini terk nedeniyle sigortalısına rücu imkanının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı sigortanın ödediği bedeli davalı sigortalısından olay yerini terk sebebiyle rücuen tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine İİK'nun 67. Maddesi gereğince yapılan itirazın iptali istemidir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası hususi araç için düzenlemiştir. Kaza tarihi ...'dur. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Trafik Sigortası Genel Şartları B.4- f maddesi uyarınca ödemede bulunan sigortacı, meydana gelen zararları sigortalıdan rücuan tahsilini isteyebilir.Hak sahiplerine ödeme yapan sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı, sürücünün kusur oranı ile sınırlıdır. Sigortacının kusur oranını aşacak şekilde üçüncü kişilere fazla ödeme yapması sigorta ettiren aleyhine sonuç doğurması da mümkün değildir. (Y. HGK., 13.04.2011 T., E: 17-2, K: 40 ve Y.HGK., 13.03.2015 T., E:2013/17 – 1757, K: 1038) Trafik Sigortası Genel Şartları B.4-f maddesi uyarınca ödemede bulunan sigortacı, bedeni hasara neden olan bu trafik kazasında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller olmaksızın olay yerini terk etmesi halinde meydana gelen zararları sigortalıdan rücuan tahsilini isteyebilir.Hak sahiplerine ödeme yapan sigortacının bu sebep ile sigorta ettirene rücu hakkı, sürücünün kusur oranı ile sınırlıdır. Aracı süren sürücünün kusursuz olması halinde sigortacının rücu hakkı bulunmamaktadır. Sigortacının kusur oranını aşacak şekilde üçüncü kişilere fazla ödeme yapması sigorta ettiren aleyhine sonuç doğurması da mümkün değildir. (Y. HGK., 13.04.2011 T., E: 17-2, K: 40 ve Y.HGK., 13.03.2015 T., E:2013/17 – 1757, K: 1038) Rücuen tazminat davaları, gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Sigortacının rücu edebileceği tazminat tutarı sürücünün kusur oranı ve zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabilecektir (Yargıtay 17 HD 2019/3161 E-2021/85 K sayılı ilam). Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD 2020/2303 E-2021/3171 K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder. Rücu hakkı, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik tazminat niteliğinde talep hakkı olup, davacının malvarlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleşmekle, faiz başlangıç tarihi de ödeme tarihi olacaktır. Davacının faiz talep edebilmesi için ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürülmesine gerek bulunmamaktadır (Yargıtay HGK 2017/3-393 E- 2018/202 K sayılı ilam). Uyuşmazlık, rücu şartlarının olup olmadığı, rücu şartları var ise sigortacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu konusunda toplanmaktadır. Sigortalı aracın sürücüsünün meydana gelen yaralamalı trafik kazasında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller olmaksızın olay yerini terk ettiği, davalının zorunlu bir durumun meydana geldiğine yönelik ispatı olmadığı, ...'de görevli üçlü öğretim üyesinden oluşan heyet tarafından hazırlanan raporda bu husus belirtildiği gibi tanık beyanlarının da bu yönde olduğu, sürücünün frene bastığı ama kaza sonrası durmadan devam ettiğinin belirtildiği, ilk derece mahkemesince aldırılan kusur raporunda davalı yanın kazada %75 kusurlu olduğu, aktüer raporunda davalıdan tahsili gereke rücuya konu miktarın kusur durumuna, kazada yaralananların durumuna göre hesaplandığı, kazada davalı sigortalının sahibi olduğu aracın sürücüsünün olay yerini terk nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunun kabulü ile ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü yönündeki karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı sözkonusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/828 Esas 2025/1014 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 37.491,00 TL istinaf karar ve ilam harcından davalının peşin olarak yatırdığı 9.373,00 TL harcın mahsubundan sonra geriye eksik kalan 28.118,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına , İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 15/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.