Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2026/573 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2026/573
2026/707
2 Nisan 2026
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/573 KARAR NO: 2026/707 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/01/2026 ESAS NO: 2025/1239 KARAR NO: 2026/3 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı tarafça müvekkilinin 26/11/2015 tarihinde ... Limited Şirketi ünvanı ile kurulduğunu, müvekkilinin 10.12.2021 Tarihinde tür değişikliğine gittiğini, ... Anonim Şirketi olarak yeni ünvanını aldığını, müvekkilinin 10.10.2022 Tarihine kadar davalı tarafça münferiden yetkili olarak temsil edildiğinin, aynı tarihte yapılan Genel kurul ve ardından yapılan Yönetim Kurulu kararı uyarınca müvekkiline diğer müvekkili ..., ... ve ...'de ortak olduğunu, bu tarihten 31.07.2023 Tarihine kadar müvekkilinin davalı ... ve müvekkili ... tarafından müşterek temsil ve imzaya yetkili olarak yönetildiğini, 02.06.2023 Tarihinde yapılan Yönetim Kurulu ile davalı ...'in müvekkilinin yönetim, temsil ve sair tüm hakları sona erdiğini, aynı tarihte taraflarca müvekkilinin ... Aş.'nin ortaklık hisse yapısı ve idaresinin iş bu protokolün imza edilmesi sonrasında nasıl olacağının, hisse devrinin şekil, usul ve zamanının tespiti amacıyla ekte sunulan 02/06/2023 tarihli protokol akdedildiğini, müvekkilinin ve diğer müvekkili ... tarafından davalı ... yerine bankalara ödenmek zorunda kalınan şirket borçlarının rücuusundan kaynaklı alacak, yargılama gideri, vekalet ücreti ve tüm ferileri olmak üzere Kayseri Arabuluculuk Bürosu ... Büro, ... Dosya Numaralı olarak arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, anlaşma sağlanamadığını, davalı taraf ile müvekkilleri arasında 02/06/2023 tarihinde protokol akdedilmiş olmasına rağmen davalı tarafça akdi ilişkiye aykırı davranıldığını, müvekkili ve diğer davacı müvekkilleri ...'nün davalıya rücu talebi yasal zemine dayandığının, müvekkilleri ile davalı arasındaki tüm görüşmelere rağmen alacağın tahsil edilemediğini, müvekkillerinin ciddi anlamda mali sıkıntıya soktuğunu, alacağının tahsilinin riskli olması durumunda müvekkilleri açısından yaşanacak sıkıntıların artacağını, yargılama süresince davalının taşınır taşınmaz mal varlığı ve tüm banka hesaplarına teminatsız olarak veya mahkemenin takdir edeceği makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı uygulanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü ile müvekkilinin davalı taraftan alacaklı olduğu tutarın ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür. Davalı tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmekle HMK 128.maddesi gereği bütün vakıaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Her ne kadar Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1483 Esas sayılı dava dosyası gerekçesinde,''... taraflar arasındaki dava her ne kadar aynı protokolden kaynaklanmış olsa da esas dosyasında deliller toplanmış ve nihai aşamaya geldiğinin görüldüğü, birleşen dosya açısından ise daha delillerinin toplanma aşamasında olduğu ve delillerinin toplanması gerektiği ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği...'' gerekçesiyle dosyamız iade edilmişse de, iş bu gerekçe ile birleştirilen mahkememiz dosyanın iadesinde usul ve yasaya uygun bir durumun bulunmadığı, kanun maddesinde aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında dosyaların birleştirilebileceği düzenlemesinin yer aldığı, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/199 Esas sayılı dosyasında, dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı ...'ye yönelik 02/06/2023 tarihli protokole dayalı olarak tapu iptali ve tescili ile devredilen hissenin iadesine yönelik dava açıldığı, mahkememiz iş bu dosyasında ise taraflarca imzalanmış aynı sözleşmeye dayalı olarak bankalara ödenen paranın davalıdan tahsiline yönelik alacak davası açıldığı, her iki davanın tarafları aynı olup taraflarca imzalanan aynı tarihli protokole dayalı olarak karşılıklı talepte bulunulduğu,çelişkili kararların çıkmaması ve usul ekonomisi ilkesi gereğince yargılamanın birlikte yürütülmesinin tarafların lehine olduğu kanaatine varıldığından, HMK'nın 166. maddesi gereğince mahkememiz dava dosyasının daha önce açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/199 esas sayılı dava dosyasıyla görülmesi için görevsizlik kararı verilmiştir.(bkz.birleştirme kararı sonrası mecii tayinine ilişkin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2025/286 esas 2025/356 karar sayılı ilamı) 1-Mahkememizin görevsiz olması ve davaya bakmaya Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması nedeni ile HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...Davacılar tarafından, tarafıma karşı alacak talebiyle işbu dava açılmıştır. Yargılama sürecinde, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/199 Esas sayılı dosyası ile işbu dosya arasında birleştirme yoluna gidilmiş, yargılamanın ilerleyen aşamasında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1483 Esas sırasına kaydedilmiştir, mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, dosyaların taraflarının ve dava konularının aynı olmadığı açıkça tespit edilmiş; bu nedenle tefrik kararı verilerek dosyaların ayrılmasına karar verilmiştir. Birleştirme kararı verilen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/199 Esas sayılı dosyasında davacı ..., davalı ... olup; işbu dosyada ise davacılar ... ile ... A.Ş., davalı ...'dir. Görüleceği üzere, dosyaların yalnızca dava konuları değil, taraf sıfatları dahi birebir örtüşmemektedir. Bir dosyada davacı olan kişi, diğer dosyada davalı konumundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinde düzenlenen davaların birleştirilmesi kurumu istisnai nitelikte olup, ancak kanunda öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde uygulanabilir. Anılan madde uyarınca birleştirme kararı verilebilmesi için davaların aynı yargı çevresinde ve aynı sıfatlı mahkemelerde görülmesi tek başına yeterli değildir. Asıl olarak, davalar arasında hukuki ve fiili bakımdan kuvvetli bir bağlantının bulunması zorunludur. Bu bağlantı ise uygulamada ve öğretide kabul edildiği üzere esasen taraflar ve dava konusu yönünden aranır. Birleştirme, ancak davaların ayrı ayrı görülmesi hâlinde çelişkili kararlar verilmesi ihtimalinin somut olarak mevcut olması, delillerin büyük ölçüde ortak bulunması ve bir davada verilecek hükmün diğer davayı doğrudan ve zorunlu biçimde etkilemesi durumlarında söz konusu olabilir. Buna karşılık, taraflar arasında geçmişte bir ticari ilişki bulunması ya da davaların aynı sözleşme veya protokole atıf yapması, tek başına birleştirme için yeterli değildir. Somut olayda bu şartların hiçbiri gerçekleşmemiştir. Zira taraf sıfatları birebir örtüşmediği gibi, dosyalarda ileri sürülen taleplerin hukuki niteliği, kapsamı ve sonuçları da farklıdır. Bir dosyada verilecek kararın diğer dosya bakımından kaçınılmaz ve zorunlu bir hukuki sonuç doğurması söz konusu değildir. Aksine, dosyaların birlikte görülmesi hâlinde yargılamanın sadeleşmesi değil, karmaşıklaşması; taraf sıfatlarının ve taleplerin iç içe geçmesi ve savunma hakkının zedelenmesi riski doğacaktır. Bu nedenle, sırf taraflar arasında geçmişe dayalı bir ticari ilişki bulunduğu gerekçesiyle, tarafları ve dava konuları farklı olan dosyalar hakkında birleştirme kararı verilmesi HMK m.166'ya açıkça aykırıdır. Mahkemece verilen tefrik kararı ise, yargılamanın sağlıklı ve çelişkisiz şekilde yürütülmesini temin eden, usule, yasaya ve hukuki güvenlik ilkesine uygun bir karardır. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1483 Esas sayılı dosyası yönünden verilen tefrik kararının doğru ve hukuka uygun olduğu açık olup, tarafları ve dava konuları farklı olan dosyalar hakkında birleştirme şartları oluşmadığı hâlde verilen usulden ret kararı hukuki dayanaktan yoksundur. Tefrik kararı korunarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken, hatalı birleştirme değerlendirmesine dayanılarak tesis edilen bu usulden ret kararı, 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesine ve hukuki güvenlik ilkesine aykırıdır. Bu sebeple, usulden ret kararının kaldırılması zorunludur. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/01/2026 tarih, 2025/1239 Esas 2026/3 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1483 Esas sayılı dosyada verilen TEFRİK KARARININ doğru ve hukuka uygun olduğunun kabulüne, tarafları ve dava konuları farklı olan dosyalar bakımından birleştirme yoluna gidilemeyeceğinin tespitine, yargılamaya esas yönünden devam edilmesine, istinaf yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. Davacılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'in Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1239 Esas ve 2026/3 Karar sayılı ilamına karşı sunduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalı adına ödenen banka kredi borçlarının davalıdan rücuen tahsiline yönelik alacak talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından istinafa konu edilen 05/01/2026 tarih ve 2025/1239 E - 2026/3 K sayılı ilamının HMK 114/1-c bendi kapsamında verilmiş bir görevsizlik kararı niteliğinde olmayıp, dava dosyasının,daha önce açıldığı bildirilen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/199 E sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi/yargılamasının bu dosyayla birlikte görülmesi amacıyla verilmiş bir karar yani 2.Asliye ticaret mahkemesince daha önce verilen birleştirme kararı üzerine 1.Asliye ticaret mahkemesine gönderilen dava dosyasının 1. Asliye ticaret mahkemesince 2.Asliye ticaret mahkemesine iadesi nedeniyle, yeniden ve 1. Asliye ticaret mahkemesine birleştirme amaçlı idesine/gönderilmesine ilişkin bir karar vasfında olduğu anlaşılmakla ,istinaf edilen işbu kararın HMK'nın 341.maddesine göre istinaf edilebilen kararlardan olmadığı, birleştirmeye yönelik verilen kararlar nihai karar olmayıp tek başına istinafa tabi olmadığından ve HMK 168. Md ne göre bu türdeki kararlar ancak asıl kararla birlikte istinaf edilebileceğinden davalının istinaf talebinin HMK 168,341 ve 352/1-ç md.leri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinafa konu Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/01/2026 tarih ve 2025/1239 E - 2026/3 K sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 168, 341, ve 352/1-b-ç maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359. maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, sair hususları incelenmeksizin, dosya üzerinden HMK 352/1-b-ç.maddesi gereğince yapılan ön incelemeyle kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.