SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/388 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2025/388

Karar No

2026/748

Karar Tarihi

6 Mayıs 2026

T. C. K A Y S E R İ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/388 KARAR NO: 2026/748 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2024 NUMARASI: 2023/865 Esas, 2024/1151 Karar DAVANIN KONUSU: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 22.09.2023 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 06.05.2026 YAZILDIĞI TARİH: 06.05.2026 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; ... tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ...nin ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç kaza tespit tutanağında belirtili olan Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ... Caddesinde sola dönüş yapmak istediği esnada aracın sol yan kısımlarına ... plakalı aracın sağ ön kısımlarıyla çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, bu aracın müvekkile ait olduğunu, kaza nedeniyle davalı şirket sigortalısı olan aracın sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı şirkete aracını sigorta ettiren kişi ... olduğunu, ancak kazanın gerçekleştiği tarihte sigortalı ...'ye ait aracın sürücüsü ...nin ... olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkiline yalnızca 420,00 TL ödediğini, müvekkiline yalnızca 420,00 TL gibi araç değer kaybının yanında neredeyse yok denecek kadar az bir meblağ ödendiğini, davalı şirket sigortalısının aracının sürücüsü ekspertiz raporunda da görüleceği üzere kaza anında (%100) tam kusurlu olduğunu, ayrıca kaza tarihinde müvekkiline ait olan ... model aracın bahse konu kazadan önce mevcut hasar-tramer kaydı olmadığı gibi boya ve değişen parçasının da bulunmadığını bu sebeple de müvekkilinin bahse konu kaza nedeniyle çok ciddi maddi zarara uğradığını, gerçek zarar ilkesi gereğince müvekkiline tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiğini, meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı eksik ödendiğinden kalan miktarı davalıdan talep ettiklerini, dava şartı olarak arabuluculuk başvurusunun olumsuz olduğunu, müvekkilinin ... Barosu'na kayıtlı stajyer avukat olduğunu, hiçbir geliri olmadığını, dava masraflarını ve harçlarını karşılayabilecek ekonomik gücü olmadığını, bu nedenlerle adli yardım talebinin kabulünü davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 100.000,00-TL olduğunu, dosya kapsamında davacıya ait araçta meydana gelen hasar için davacı ...'e 04/11/2022 tarihinde 3.200,00-TL hasar ödemesi, ...'e 3.028,94-TL tedarik ödemesi, ...'e 420,00-TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini, öncelikle, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene bakiye ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep etiklerini, işbu davadan önce, davacı yana 07/03/2023 tarihinde 420,00-TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, hesaplama, tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu durumda, davanın doğrudan reddine, aksi halde, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ettiklerini, davacıya ait aracın davaya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan varestedir, sonuç olarak, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde yer alan “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında davacıya ait aracın önceki hasarlarının tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespit esas alınarak belirlenmesini talep ettiklerini, zamanaşımına uğramış davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı talebinin cevap dilekçelerinde belirttikleri ve re'sen gözetilecek nedenlerle esastan reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, araç hasarı ve değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: . Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının değer kaybına ilişkin davasının kabulü ile 29.580,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, sigorta şirketi yönünden alacağı kısmi ödeme tarihi olan 07/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı; davacıya ait 106.370 kilometredeki ... model "..." marka araç için fahiş ve olağan dışı bir değer kaybı tespit edildiğini, kaza tarihinde 7 yaşında olan bu araç için toplam "30.000,00 TL" değer kaybı tespit edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazları dikkate alınmadan ve ek rapor aldırılmadan hatalı ve hukuka aykırı rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, değer kaybı talebine konu aracın ... Marka olmasına rağmen bilirkişi raporunda ... araç bilgileri yazılarak raporun güvenilirliğini ortadan kaldırdığını, itirazlarına rağmen ek rapor aldırılmamasının kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, dosyada mübrez raporda araç rayiç değerine göre %15 oranında değer kaybı belirlediğini, "Kamyonet" cinsi kullanıma sahip araçta zarar gören kaporta aksamı için %15 oranı kabul edilemeyeceğini, zira, yerleşik içtihat ve uygulamalara göre kamyonet cinsi araç için ancak %2 oranında değer kaybı belirlenebileceğini, değer kaybı hesaplamasında güvenilir olmayan ve denetlenebilirlik kriterine de uygun olmayan bir tespit yapıldığını, bu tespitin gerekçeleri belirtilmeyerek zarar tek bir uzmanın temeli bulunmayan inisiyatifine bırakıldığını, neticede Yargıtay'ın "denetlenebilirlik" kriteri bulunmayan tek uzmanın inisiyatifine bırakılmış raporun hükme esas alınmasının haksız ve hukukuka aykırı olduğunu, 2918 Sayılı KTK. Md. 97'deki başvuru şartı nedeniyle ZMSS poliçesi kapsamındaki davaların dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunmaması nedeniyle arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalıya yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki dosyada gerçekleştirilen tek uzmanla kusur ve zarar belirleme uygulamasının 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun ilgili maddelerini ilga eden 15.07.2018 tarihli 4 sayılı "Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne aykırı olduğunu, 2918 sayılı KTK. md. 97'deki başvuru şartı nedeniyle ZMSS Poliçesi kapsamındaki davaların dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunmaması nedeniyle arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalıya yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden maddi ve manevi zararın tazmini talep edilebilir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...nin ...'nin asli ve tam kusurlu olduğu; ... plakalı sayılı araç sürücüsünün, gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu, davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin usulüne uygun şekilde makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile belirlendiği, mahkemece de bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararda herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 2.020,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.405,20 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana İADESİNE, 6-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359 (4) maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 352 ve 362(1)-a hükümleri uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.