SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2026/605 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/605

Karar No

2026/746

Karar Tarihi

30 Nisan 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/605
KARAR NO : 2026/746

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2026 NUMARASI : 2025/1270 Esas - 2026/113 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 30/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/02/2026 tarih 2025/1270 Esas 2026/113 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi tasfiye memuru dahili tasfiye memuru davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul (Şişli) 32. İcra Müdürlüğünün 2024/28362 E sayılı dosyası kapsamında ihsası istenen şirket hakkında alacaklı olduğunu, bu kapsamda tahsil amacına yönelik yapılan hacizler esnasında istihkak iddiasında bulunulduğunu ve icra takibi dosyası kapsamında İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/203 E ve 2025/210 E sayılı dosyalarından memur eyleminden şikayet ve istihkak davaları açıldığını, istihkak dava dosyasından ihsası istenen şirketin terkin edilmiş olması nedeniyle ihya açılmak üzere süre verildiğini ileri sürerek sicil den terk olunan Tasfiye Halinde ....Şirketinin İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2024/28362 E İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/213 ve 2025/203 E sayılı dosyalarındaki işlemler yönünden sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı tasfiye memuru vekili; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından dayanak gösterilen istihkak davasının tasfiye ve terkin işlemlerinden sonra açılmış olup kötü niyetli olduğunu, ayrıca dava açmakta hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ek tasfiyeyi gerektirecek bir durum bulunmayıp tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olduğunu, müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ile ticaret sicil memurluğundan celp olunan yazı cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davanın kabulü ile .....nün Merkez - ... sicil sırasında kayıtlı iken Tasfiye Halinde ..... Şirketinin İstanbul (Şişli) 32. icra müdürlüğünün 2024/28362 E sayılı takip dosyası ile İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/203 ve 2025/213 E sayılı dava dosyaları ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemleri yapılması için ihyasına ve davalı ...'nun şirketin terkinden önceki tasfiye memuru olmasından dolayı ek tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Karara karşı, dahili davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı tasfiye memuru ... vekili, TTK'nin 547 maddesinde kapsamında şirketin ihyası için gerekli yasal şartların oluşmadığını, somut olayda davacı tarafça tasfiye sırasında eksik bırakılmış herhangi bir işlem bulunduğu, tasfiye dışı bırakılmış mal varlığının mevcut olduğu veya tasfiyeden sonra ortaya çıkar aktif bir değerin bulunduğu yönünden somut iddia öne sürülmediğini, bu nedenle kararın kanunun amacına aykırı olduğunu, davacı tarafın dayandığı istihkak davasının tasfiye ve terkin işlemlerinden sonra açıldığından ihyası için hukuki dayanak oluşturmayacağını, ayrıca icra takibi ile buna bağlı istihkak ve şikayet davalarının bulunmasının tek başına ihya davası için hukuki yarar olup olmayacağını, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun bir şekilde tamamlanıp müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, ve yargılama ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davanın kabulü ile ....nün Merkez - ... sicil sırasında kayıtlı iken tasfiye halinde ..... Şirketinin, İstanbul (Şişli) 32. İcra Müdürlüğünün 2024/28362 E sayılı takip dosyası ile İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/203 ve 2025/213 E sayılı dava dosyaları ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemleri yapılması için ihyasına ve davalı ...'nun şirketin terkinden önceki tasfiye memuru olmasından dolayı ek tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine başlatılan İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2024/28362 E sayılı takip dosyası ile bu dosyadan kaynaklanan İstanbul 4. İcra Hukuk 20285/203 E ve 2025/213 E sayılı dosyalarında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu dosyalarla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı icra takip dosyası ile icra hukuk davalarının süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve ilgili dava ya da takip dosyalarının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerindedir. Ayrıca yargılama aşamasında dosyaya konulan ticaret sicil kayıtlarına göre ihyası istenilen şirketin tasfiye sonu terkin işleminin 31.12.2024 tarihinde yapıldığı, şirketin terkin tarihinden önce 04.11.2024 tarihinde İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2024/28362 Esas sayılı takip dosyasının borçlu şirket aleyhine başlatıldığı ve anılan dosyada ödeme emrinin TK 35/4. Maddesi uyarınca 26.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tasfiye memurunun terkin tarihinde şirket hakkında bir takip bulunup bulunmadığını basit bir araştırmayla öğrenebileceği halde bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek şirketin terkinini gerçekleştirdiği ve dolayısıyla görülmekte olan davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmektedir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dahili davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Dahili davalı tasfiye memuru ... yönünden harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile dahili davalı tasfiye memuru ...'nun yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 11.HD 20.10.2025 tarih 2025/4374 Esas 2025/6357 Karar sayılı ilamı) 30/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.