SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2026/340 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/340

Karar No

2026/660

Karar Tarihi

17 Nisan 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/340
KARAR NO : 2026/660

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2026 NUMARASI : 2026/71 Esas - 2026/71 Karar DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 17/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/01/2026 gün ve 2026/71 Esas - 2026/71 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile borçlular arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ve ticari kredi kartı uyarınca karşı taraflara kredi kullandırıldığını, borçların vadesinde ödenmediğinden, borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen borçların ödenmediğini, borçluların mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu beyan ederek 5.483.604,49 TL üzerinden borçluların menkul ve gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlulara yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden vekili tarafından müteselsil kefiller aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, talep dilekçesi ekinde hesap kat ihtarının asıl borçluya tebliğine dair belge sunulmadığından, kefil sıfatındaki karşı tarafların aleyhine ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı İhtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, borçluya ait hesap kat ihtarlarının dosyaya sunulmasına rağmen gözardı edildiği, talep dilekçesi ekinde kredi muhattabının .... Şti'ne yapılan tebligatların tebliğ tarihlerinin mazbatalar ile birlikte eksiksiz olarak sunulduğu, mahkemenin değerlendirmesinin aksine belgelerin dosyada mevcut olduğu ve mahkemece gözden kaçırıldığı, davalı kefiller yönünden ihtiyati haciz şartlarının tam oluştuğu kabul kararı verilmesi gerekirken red kararı verilmesinin yerinde olmadığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Talep, ihtiyati hacize ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 tarih ve 2019/2300 E. - 2019/5531 K). İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz. Rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse, müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır. Türk Borçlar Kanunu'nun 586/1 maddesi gereğince kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Bu çerçevede, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir. ( Yargıtay 11. HD'nin 01.11.2016 tarih 2016/12120 E. - 2016/8556 K. ) Banka nezdindeki kayıtlı adresine çıkartılan kat ihtarnameleri iade edilmiş olsa da adres değişikliğinin bankaya bildirilmemesi halinde sözleşmede belirtilen adres ile ticaret sicil / mernis kayıtlarındaki adrese yapılan bildirimlerin geçerli sayılacağın kararlaştırtmış olması karşısında, ihtarnamede belirtilen sürenin sonunda borcunun tamamın asıl borçlu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil yönünden muacceliyet kesbedeceğinin kabulü gerekir. Hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı da aranmaz.( Yargıtay 11. HD'nin 07.06.2023 tarih ve 2022/91 E. - 2023/3569 K. ) Banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalı kefillere bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelirsede banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki bir gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiş, diğer bir söyleyişle muacceliyeti atıfet süresinin sonuna kadar ertelemiştir. ( Yargıtay 19. HD'nin 03.04.2019 tarih ve 2019/4707 E. - 2019/2247 K. ) Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine de geçilemez. ( Yargıtay 11. HD'nin 02.11.2022 tarih ve 2021/3428 E. - 2022/7729 K. ) Yukarıda yapılan açıklamalar gözönüne alınmakla dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde dava dilekçesine kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı ve kat ihtarının 18. Noterliği vasıtasıyla kredi asıl borçlusu şirkete tebliğe çıkarıldığına yönelik evraklar ile birlikte ihtiyati haciz talebinde bulunulmakla mahkemece hesap kat ihtarının asıl borçluya tebliğine dair belge sunulmadığından talebin reddine karar verilmiş ise de az önce de belirtildiği gibi kat ihtarının asıl borçluya tebliğine dair tebligat zarf görüntüsünün dilekçe ekine eklendiği görülmekle söz konusu belge üzerindeki barkod numarası kullanılmak suretiyle mahkemece tebligatın ikmal edilip edilmediği yönünde inceleme ve araştırma yapılabileceği, yapılacak bu araştırmanın alacaklının yaklaşık ispat çerçevesindeki ispat külfetine ters düşmeyeceği yani alacaklı talepçi tarafından yukarıda sayılan belgelerin dilekçe ekine eklenmesinin ihtiyatı haciz talebi açısından yaklaşık ispat şartını karşılayacağı bu kapsamda mahkemece tebligat üzerindeki barkottan yapılacak sorgulamanın ek bir uğraş gerektirmediği gibi yeni bir delil toplama olarak değerlendirilemeyeceği, nitekim dairemizce yapılan sorguda kat ihtarının asıl borçluya 17/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği bilgisine ulaşıldığı ve buna dair evrak çıktısının dosya arasına alındığı ancak talepçi tarafından kat ihtarnamesine konu toplam borcun karşı taraflardan tahsili talep edilmiş ise de karşı tarafların kefalet miktarları birbirinden farklı olduğundan bu yönde yapılacak değerlendirmenin ihtiyati haciz talebinde bulunulan ilk derece mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden aksi yöndeki değerlendirme ile talebin reddine dair kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla alacaklı talepçinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi mütalaa olunur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2026 tarih 2026/71 D.İş E ve 2026/71 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 ve 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.