SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2026/218 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/218

Karar No

2026/627

Karar Tarihi

14 Nisan 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/218
KARAR NO : 2026/627

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2025 NUMARASI : 2020/355 E. 2025/182 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 14.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14.04.2026 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2025 tarih 2020/355 E. 2025/182 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.11.2015 tarihinde .... plakalı ... sevk ve idaresindeki aracın seyir halindeyken müvekkilinin idaresindeki .... plakalı motosiklete çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle %20 oranında malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sigortalısı olan davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından zararın karşılanmadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 08.11.2015 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan.... plakalı aracın karıştığı kazada malul kalması sebebiyle müvekkili tarafından 26.12.2019 tarihinde 26.819,69 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin yetersiz olduğu iddiasıyla işbu davayı açtığını, ancak müvekkili sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında yapılan işlemler ile davacının zararının karşılandığı ve müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasının gerektiğini, davacı tarafın kaza sırasında ehliyetsiz olması nedeniyle tazminat hesabı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının dava konusu kaza nedeniyle %2 oranında sürekli maluliyeti oluştuğu, kazanın oluşumunda davacının %20, davalının sigortalısı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi .... tarafından düzenlenen 07.11.2024 tarihli raporda davacının dava öncesi sigorta ödemesi mahsup edilerek hak etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatının 9.073,24 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının ise 118.936,49 TL olduğu, ödeme tarihi olan 2019 yılı itibariyle gerçek zararın karşılanıp karşılanmadığı hususunda olay tarihi göz önüne alınarak PMF mortalite tablosu ve progresif rant modellemesi nazara alındığı, 2019 verileriyle hak etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatının 9.073,24 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının 20.263,87 TL olduğu, toplam iş göremezlik zararının 29.337,12 TL olduğu, 26.819,69 TL'lik sigorta ödemesinin ödeme tarihi itibariyle gerçek zararı tam olarak karşılayıp karşılamadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği, davacıda oluşan sürekli maluliyete ilişkin zararın davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihi öncesinde 26.12.2019 tarihinde davacı tarafa 26.819,69 TL'lik sürekli iş göremezlik ödemesi yapılmış olması nedeniyle karşılandığı, bu nedenle davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği sürekli iş göremezliğe ilişkin zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının soyut ve yoruma açık bilirkişi raporuna dayalı olarak verildiğini, raporun içeriği ve hesaplama yöntemine göre hukuki ve isabetli olmadığını, raporda iki farklı tarihe göre iki farklı hesaplama yapıldığını, olay tarihine göre yapılan hesaplamada sürekli iş göremezlik zararının 118.936,49-TL, geçici iş göremezlik zararının 9.073,24-TL olarak hesaplandığını, bu hesaplamanın kazanın meydana geldiği tarihteki ekonomik ve aktüeryal verilere dayandığını, buna karşılık 2019 yılı verileri esas alınarak yapılan ikinci hesaplamada toplam 29.337,12-TL zarar hesaplaması yapıldığını, davalının 26.819,69-TL ödemesinin zararı karşılayıp karşılamadığının ise kesin bir değerlendirmeye bağlanmadığını, zarar hesabının olay tarihi dikkate alınarak yapılması gerektiğini, sonradan yapılan sigorta ödemesinin geriye etkili şekilde zararı tamamen karşıladığının kabuş edilemeyeceğini, oluşan zararın 26.819,69-TL'nin çok üzerinde olduğunun açıkça hesaplandığı halde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, farklı tarihlerde alınan bilirkişi raporlarında farklı hesaplamalar yapıldığı halde bunlar arasındaki çelişkilerin giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, 26.819,69-TL tutarlı ödemenin davacının sürekli iş göremezlik zararını karşıladığı gerekçesiyle davanın tümüyle reddine karar verildiğini ancak kararın dosya kapsamında toplanan deliller ve tazminat hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığını, ödemenin sigorta şirketinin tek taraflı değerlendirmesine dayalı olduğunu, yapılan ödemenin kesin bir ifa değil en fazla kısmi ödeme olabileceğini, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının ödemenin çok üzerinde olduğunu, sigorta şirketinin ödemesinin bu zararı tam olarak karşılamadığını açıkça ortaya konulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle açılmış maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 - 2022/9633). Bununla birlikte 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasındaki dönem itibarıyla çalışma gücündeki kayıp oranının en az %60'ın altında kalması halinde 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerekecektir. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K) Yukarıda açıklanan hukuki ve maddi vakıalar çerçevesinde dosya kapsamının incelenmesinde, davacı taraf, davadan önce davalı trafik sigortacısı tarafından ödenen bedelin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı sigorta şirketi ise, davadan önce yapılan ödemelerin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için de; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması; daha sonra, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabının yapılması ile iki ayrı tarihe göre hesaplanan tutarlar arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde ise, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalı sigortacının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerlerinin hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacının %2 sürekli iş göremezlik oranına ve %20-%80 kusur dağılımına yönelik herhangi bir istinaf başvurusu bulunmamakta olup, belirtilen sürekli iş göremezlik ve kusur oranı dikkate alınarak TRH-2010 yaşam tablosuna göre düzenlenen 07.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin gerçekleştirdiği 26.12.2019 tarihli 26.819,69-TL tutarlı ödemeyle, ödeme tarihi itibariyle hesaplanan 25.329,84-TL tazminatı alacağının tamamını karşıladığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince kurulan hükümde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı sigorta şirketi ödemesinin yalnızca sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olması nedeniyle davacının geçici iş gücü kaybına dair tazminat talebinde bulunabilecek ise de bu husus istinaf sebebi yapılmadığından mahkememizce resen kaldırma sebebi yapılamayacağı değerlendirilmekle davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının dava öncesi ödeme tarihi itibariyle zararının olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, sigorta şirketi tarafından gerçekleştirilen ve ibranameye bağlanan ödemenin davacının ödeme tarihindeki tüm zararını tamamen karşılamış olmasına, geçici iş göremezlik zararına ilişkin kısmın istinaf sebebi yapılmamış olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.