İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/1323 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2025/1323
2026/624
13 Nisan 2026
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1323
KARAR NO : 2026/624
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TALEP TARİHİ : 16/07/2025
ARA KARAR TARİHİ : 04/09/2025
NUMARASI : 2025/664 Esas
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 13/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/09/2025 tarih 2025/664 Esas sayılı ara kararının Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'ün, ... .’nin tescilli üyesi olduğunu, müvekkillerinin ; 6100 sayılı HMK m.57 gereğince aynı dava dilekçesinde, aynı hukuki ilişkiden ve aynı davalı kooperatifin üyelik haklarını hiçe sayan fiillerinden dolayı ve alınan genel kurul kararlarının iptali istemi ile dava arkadaşı sıfatı ile bu davayı birlikte açtıklarını, uzun yıllar süren yargılama süreçleri sonunda, ...' ya ait kooperatif binalarının zemin katında bulunan .. Blok ... no.lu (...m2) ve ....no.lu (...m2) iki dükkan, ...' e ait kooperatife ait binalarının zemin katında bulunan .. Blok .. (...m2) ve ... (...m2) iki dükkan uzun yıllar süren yargılama süreci sonucunda ve kooperatif üyeliğine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları doğrultusunda kooperatif karar defterine tescil edildiğini, ...' nın dükkanları ile ilgili bu durumun İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1093 E - 2020/166 K sayılı sayılı dosyasında verilen karar ve devamında kesinleşen kararlarla sabit olduğunu ,kesin ilam gereği müvekkilinin kooperatif üyeliğinin İzmir 10. İcra Müdürlüğü ' nün 2024-8798 E no.lu ilamların icrasına dair başlatılan takip sonunda icra müdürlüğü tarafından kooperatif karar defterine üyeliği resen tescil edildiğini, ...' ün dükkanları ile ilgili bu durumun İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/832 E - 2020/344 K sayılı dosyasında verilen karar ve devamında kesinleşen kararlarla sabit olduğunu , kesin ilam gereği müvekkilinin kooperatif üyeliğinin İzmir 25. İcra Müdürlüğü ' nün 2024-8785 E no.lu ilamların icrasına dair başlatılan takip sonunda, kooperatif yönetimi tarafından kesinleşen takip üzerine kooperatif karar defterine üyeliği tescil edildiğini ancak kooperatif yönetimi tarafından söz konusu dükkanların, ... adına Karşıyaka 5. Noterliği ' nden keşide edilen 20.01.2025 tarih ve 01444 yevmiye no.lu, ... adına Karşıyaka 5. Noterliği ' nden keşide edilen 20.01.2025 tarih ve 014445 yevmiye no.lu, ihtarname içeriklerine rağmen müvekkillerine teslim edilmediğini, dükkanların kimin tarafından üçüncü kişilere kiralandığı ya da kira gelirlerinin bugüne kadar kimin tarafından tahsil edildiğinin dahi açıkça bildirilmeyerek müvekkillerinin mağdur edildiğini, 27.06.2025 tarihinde davalı ... ' nin genel kurul toplantısında müvekkillerinden ... ' nın asil olarak hazır bulunduğunu ancak ...' ün adına vekili sıfatı ile düzenlenen ve Fransa' dan yollanan vekaletnamenin genel kurul toplantı gününden iki gün sonra eline geçtiğinden tarafından vekili sıfatı ile genel kurul toplantısına katılamadığını, vekili olarak, düzenlenmiş vekaletname olmaması nedeniyle toplantı salonuna alınmadığından, kooperatif yönetinimince asayişi sağlama düşüncesi ile çağrılan ve salon güvenliğini sağlayan polislerden aldığı özel izin ile salona sadece izleyici olarak katılabildiğini, Genel Kurul Tutanağının 3. Maddesi' nin yapılan yapılan görüşmesinde müvekkili ..., 129 sayılı kooperatif kararı ile kendisine ait olan taşınmazını kooperatif yönetiminin başkalarına sattığını öğrendiğini, dükkanlarından birisini ... isimli kişinin satın aldığını, taşınmazının halen kime ait olduğunu toplantıda sorduğunu, Divan Başkanlığına hitaben, yönetimle olan görüşmelerinden söz ederek kendisinin borçlu üye olarak görüldüğünü, bu yönü ile yönetimin alacak verecek hesaplarında hatalar olduğunu toplantıda anlattıklarını, mahsuplaşma talep ettiğini, 2015 yılından beri elde edilen kira gelirlerinin nerede ve kimin hesabında olduğunu sorduğunu, yaşadığı mahkeme sürecini anlatmaya çalıştığını, Yönetim Kurulu Başkanı ... söz alarak sözde kalan hukuki dayanaktan uzak açıklama ve geiştirici türde tatmin etmeyen cevaplar verdiğini , sonrada toplantıya adeta hazır kıta katılanların indir kaldır şeklindeki yapılan oylaması ile 5 red oyuna karşılık 26 kabul oyu ile gündem maddesi çözüme ulaşmadan red edilerek konunun geçiştirildiğini, Genel Kurul Tutanağının 4. maddesi, Yönetim Kurulu üyeleri müvekkilinin red oyuna karşılık 27 kabul oyu ile hiç bir şey net olarak anlaşılmadan ibra edildiğini, bazı üyelerin kooperatif kayıt ve defterlerinin üye denetime açılmadığı yönünde şikayeti olmasına rağmen bu şikayet bildirimi divan heyeti tarafından tutanağa dahi geçirilmediğini, bu durum kamera ile tespit olunan genel kurul toplantı görüntülerinin incelenmesi sonucu anlaşılacağını, Genel Kurul Tutanağının 5. maddesi, Kooperatifin halen azledilmeyen ve görev başında olan avukatı olduğu halde, genel kurul toplantısına yurt dışında olduğu ve bu mazereti ile katılamadığı Başkan ... tarafından bildirilen Av. ...' in kooperatif hak ve hukukunu yeterince savunamadığını anlatan yönetim kurulu başkanı, kooperatif menfaatlerinin korunması esasınca yeni avukat tutabilme konusunda, bir avukat ile haklarımızı koruyamıyoruz, bir avukat yerine onaltı avukat ile hizmet verecek bir hukuk bürosu ile 75.000 -TL' sına anlaştım diyerek, her şeyin başında etik kurallarına aykırı şekilde karar aldırdığını, bu kabul kararının başta vicdanen, bir meslektaşının genel kurul toplantısında, üyeler önünde açıkça karalanmış olmasının kabulü yönünden mümkün olmamasını, çoğu üye yeni avukata ne gerek var şeklinde itiraz etmesine rağmen yine indir kaldır elleri şeklindeki oylama ile müvekkilinin de aralarında olduğu dört red oyuna karşılık 29 kabul oyu ile bu karar alındığını, Genel Kurul Tutanağının 6. maddesi, kooperatife ait taşınmazların, taşınmazlarla ilgili taşınmaz mal sahipleri ile halen bir kısım tapuların taşınmaz sahibi tarafından kooperatife devredilmesi ile ilgili tapu iptal davası yargılama sürecinin devam ettiği, kooperatif yönetimi ve toplantıya katılan üyeler tarafından da bilindiği halde, Genel Kurul tutanağında tapu bilgileri verilen yerlerdeki bağımsız bölümlerin toplantıda belirlenen m2 bedeli üzerinden satın alabilmesi için 3 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile yönetim kuruluna satın alma yetkisi verildiğini, müvekkilleri ve diğer oylamaya katılan üyelere taşınmaz durumları ile ilgili olarak bilgilendirme yapılmadan, toplantıda hazır bulunmayan diğer üyelerin ve tüm genel kurul üyelerinin menfaat dengesi gözetilmeden haksız ve hukuka aykırı bir karar alındığını, Genel Kurul Tutanağının 7. Maddesi, yine 6. maddede bildirilen taşınmazların bağımsız bölüm bazında, belirlenen değer üzerinden satışı ile ilgili yönetim kuruluna satım yetkisi verilmesine ilişkin karar alındığını, halen bir kısım tapuların taşınmaz sahibi tarafından kooperatife devredilmesi ile ilgili tapu iptal davası yargılama sürecinin devam ettiği, kooperatif yönetimi ve toplantıya katılan üyeler tarafından da bilindiği halde, müvekkilleri ve diğer oylamaya katılan üyelere taşınmaz durumları ile ilgili olarak bilgilendirme yapılmadan, toplantıda hazır bulunmayan diğer üyelerin ve tüm genel kurul üyelerinin menfaat dengesi gözetilmeden 3 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile haksız ve hukuka aykırı bir karar alındığını, Genel Kurul Tutanağının 12. maddesi, bu madde alınan karar ile, aidat ve site giderlerinin artışına ilişkin kararlar alındığını, müvekkillerinden toplantıya katılan ... bu konuda itirazlarını genel kurul tutanağına geçirttiğini, müvekkillerinin adına kesinleşmiş yargı ilamları gereği, kooperatif karar defterinde kooperatif üyelikleri tescil edilmiş olduğu halde, hala teslim edilmeyen, müvekkillerimin kullanamadığı ve herhangi bir şekilde tasarrufunda bulunmadığı, dükkanlarla ilgili yapılan itirazın genel kurul tutanağına da yazıldığı ancak alınan karar ile müvekkillerinin ellerinde olmayan kullanamadığı dükkanları nedeniyle haksız aidat yükü altına sokulduğunu, müvekkilinin tutanak 3. maddesinde konu ile ilgili durumu açıkça dile getirerek; dükkanlarının kendisine teslim edilmediğini, başkalarınca kullanıldığını, kira gelirlerinin kooperatif tarafından veya başkalarına ödetildiğini ve buna ilişkin haklarını saklı tuttuğunu beyan ettiği , bu konular tutanağa geçirildiği halde, yapılan oylama sonucu oldu bittiye getirilerek bu haksız ve hukuka aykırı kararın kaldır indir şeklinde yapılan oylamada 2 red oyuna karşılık 31 oyla çıkarıldığının ortada olduğunu, kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu iptali gerektiğini, iptal edilmemesi halinde müvekkilinin telafii mümkün olamayacak zararları doğacağını, vekaletnamesi toplantı gününe yetişmediğinden müvekkili ... adına katılamadığı ve itirazlarını bildiremediği toplantıda aynı madde ile müvekkili ... ' ün de telafii mümkün olamayacak zararları doğacağını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu düzenlemelerine aykırı olarak, müvekkillerinin üyelik hakları ve dükkanlarını kooperatif üyeleri gibi taksitle ödeme yaparak değil, peşin ödeme yapmak sureti ile dükkan satın alan kişi olmaları konusunda kesinleşmiş yargı kararlarının varlığı toplantıda açıklanmaksızın, dürüstlük kuralı ve kooperatif yönetimi ilkelerine aykırı şekilde alınan ve müvekkillerini de borç altına sokan karar maddeleri gereği hukuken sıkıntı yaşamalarına neden olunduğunu, bu nedenle karar numaralarını bildirip, açıklama yaparak iptalini talep ettikleri genel kurul kararlarının uygulamaya alınmaması adına HMK 389. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini ve dava sonuna kadar kararların yürütmesinin durdurulmasını istediklerini, müvekkillerine ait dükkanların kira gelirlerinin bugüne kadar kim tarafından tahsil edildiğinin tespitini, bu kira bedellerinin tarafımıza ödenmesi ile halen fiilen kullanamadıkları bu dükkanların boş olarak teslimine dair haklar ile ileride dava açma ve maddi - manevi talepte bulunma haklarının saklı tutulduğunun da verilecek kararda yer almasını istediklerini, davalı kooperatif hakkında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü nezdinde müvekkilleri ... ve ... adına kooperatifin müvekkillerine yaptığı haksızlıkların giderilmesi, bu yönden kooperatif nezdinde gerekli denetimin başlatılması, sorumluların tespit olunarak sebep oldukları zarar yönünden yasal yollara başvurulma kararı verilmesi ve dükkanların müvekkillerine tesliminin sağlanması talepli şikayet dilekçeleri ve ekleri 16.04.2025 tarihinde ayrı ayrı iadeli taahhütlü posta ile ilgili kuruma gönderildiğini ve teslim edildiğini, soruşturma başlatılmış olup, halen sürdüğünü belirtmiş, yargılama sırasında söz konusu kararların icrasının bihakkın teminatsız olarak ya da Mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında HMK 389. maddesi uyarınca verilecek ihtiyati tedbir kararı doğrultusunda dava sonuçlanana dek yürütmesinin durdurulmasına, davalı kooperatif yönetimi tarafından başkaca tasarruf ve işlemlerin yapılmasının tedbiren önlenmesine, yapılacak yargılama sonunda 27.06.2025 tarihli ....genel kurul toplantısında alınan 3., 4., 5.,6., 7. ve 12. Genel kurul tutanağı maddelerinin iptaline, müvekkillerine ait dükkanlara ilişkin kira gelirlerinin bugüne kadar kim tarafından tahsil edildiğinin tespit edilmesi, kira bedellerinin müvekkillerime ödenmesi talebi ve dükkanların boş olarak müvekkillerime teslimi konusundaki ileride her tür dava açma ve maddi-manevi talepte bulunma haklarını saklı tuttuklarının Mahkemece verilecek kararda kayda geçirilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dava konusu edilen genel kurula 24 ortağın asaleten 9 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 33 ortağın katıldığı, sicil kayıtlarında hazirun listesinin bulunmadığı, dava konusu edilen 3 nolu kararda bilanço ve gelir gider tablosunun 5 red oyuna karşılık 26 kabul oyuyla oy çokluğu ile kabul edildiği, 4 nolu kararda yönetim kurulu üyelerinin 1 red oyuna karşılık 27 kabul oyu ile oy çokluğu ile ibra edildiği, denetim kurulu üyelerinin 1 red oyuna karşılık 28 kabul oyu ile oy çokluğu ile ibra edildiği, 5 nolu kararın 4 red oyuna karşılık 29 kabul oyu ile oy çokluğu ile alındığı ve kararda kooperatif menfaatlerinin korunması esasınca avukat tutulması için yönetim kuruluna yetki verildiği , 6 nolu kararda taşınmazların satın alınmasına ilişkin yönetim kuruluna 3 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile yetki verildiği, 7 nolu kararda taşınmazların satışına ilişkin yönetim kuruluna 3 red oyuna karşılık 30 kabul oyu ile yetki verildiği, 12 nolu kararda tahmini bütçede yeni kalemler açma ve fasıllar arasında aktarma yapma konusunda yönetim kuruluna 2 red oyuna karşılık 31 kabul oyu ile yetki verildiği, alınan kararlarda karşı oyların kimler tarafından kullanıldığının belirtilmediğinin görüldüğü, kadar davacı tarafça 27.06.2025 tarihli ... genel kurul toplantısında alınan 3., 4., 5., 6., 7. ve 12. Genel kurul tutanağı maddelerinin iptaline, karar verilmesine yönelik olarak dava açılmış ve kararların icrasının bihakkın teminatsız olarak ya da mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında HMK 389. maddesi uyarınca verilecek ihtiyati tedbir kararı doğrultusunda dava sonuçlanana dek yürütmesinin durdurulmasına, davalı kooperatif yönetimi tarafından başkaca tasarruf ve işlemlerin yapılmasının tedbiren önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de; dava dilekçesi, ihtiyati tedbir istemine konu genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri ile dosyaya sunulan belgelerin incelenip değerlendirilmesi sonucu HMK 389 ve devamı maddeleri ile Kooperatifler Kanunu'nun 98. Maddesi atfıyla uygulanması gereken TTK 449. Maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin yasal koşullarının oluştuğunun belirlenemediği gerekçeleriyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacıların davalı kooperatif üyesi olduklarını, kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla üyeliklerin ve kooperatif bağımsız bölüm haklarının tespit edildiğini, üyeliklerin kabul görerek genel kurul toplantısına da usulüne uygun olarak davet edildiklerini, buna karşın davacılara ait bağımsız bölümlerin davacılara teslim edilmeyip davalı kooperatif yönetimi tarafından üçüncü kişilere kiralanıp kira gelirlerinin tahsil edilmeye devam ettiğini, dava konusu genel kurul kararlarının uygulanması halinde davacıların mülkiyet hakkı ve üyelikten doğan kazanılmış haklarının zedeleneceğini, dükkanların teslimlerinin imkansız hale geleceğini ve kira gelirlerinin geri alınamayacak şekilde kaybedileceğini, HMK'nın 389.maddesinde aranan şartların somut olayda fazlasıyla mevcut olduğunu, dava dilekçesinde ve eklerinde telafisi güç zararların ortaya çıkabileceğine dair her türlü delilin ortaya konulduğunu, mahkemece yetersiz ara kararla talebin reddine karar verildiğini, kooperatif genel kurul kararlarında kararların hazır kıta ve indir kaldır şeklinde gerçekleştirildiğini ve bu kararların davacıların telafisi güç maddi ve manevi zararlarının oluşmasına yol açtığını, kooperatif üyelerinin çoğunun yaşlı olduğunu ve alınan kararın ne olduğunu bile anlamadıklarını gösterir görüntü kayıtları mevcut olduğunu, üyelerin kendilerini dahi zarara sokacak kararlara diğer birkaç üyenin telkinleriyle kabul oyu verdiklerinin görüntülerden anlaşılacağını, davacıların adına kesinleşmiş ilamlarla sahip oldukları haklarının üçüncü kişilere kiraya verilerek gasp edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve mahkemenin talebin reddine dair kararının telafisi güç zararlara yol açabileceğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararıl kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Diğer taraftan HMK'nun 396. Maddesi gerekçesine göre, tedbirin verildiği tarihten sonra, tedbirin verilmesini gerekli kılan şartlarda değişiklik meydana gelmesi halinde, bu değişikliğe uygun olarak tedbirin de değiştirilmesi ya da kaldırılması gerekebilir. Bu şekilde, hâl ve şartlar değiştiğinde tedbirin değiştirilmesi ya da kaldırılması için talepte bulunulması aranmıştır. Buna göre davada hal ve şartların değişmesi halinde talep üzerine mahkemece her zaman ihtiyati tedbirin değiştirilmesi ya da kaldırılmasına karar verilebilecektir.
İhtiyati tedbirin alacağı güvence altına alma fonksiyonu da bulunmamaktadır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. Talebi konu uyuşmazlığın dayandığı hakkın özü hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.
TTK'nın 449. maddesi gereğince genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.
HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda yargılama konusu davalı kooperatifin 27.06.2025 tarihli 2024 yılı Olağan Genel Kurulu'nun 3., 4., 5., 6., 7. ve 12 numaralı kararlarının icrasının tedbiren durdurulmasına ilişkin olup, alınan kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilerek, olağan genel kurul kararlarına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de ilk derece mahkemesinin tedbirin reddine dair ara kararı tarihi itibariyle dava dosyasının bulunduğu aşama ve delil durumuna göre talep edenin haklılığına ilişkin kanun ile aranan yaklaşık ispat koşulunun oluşmamasına, davacıların iptal nedeni olarak ileri sürdüğü hususların varlığının yargılamayı gerektirmesine ve yargılama sırasında toplanacak delillerle değişen delil durumuna binaen yeniden ihtiyati tedbir talep edilmesinde bir engel bulunmamasına göre ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 590,60 TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacıların yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.