SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2024/773 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/773

Karar No

2026/654

Karar Tarihi

16 Nisan 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/773
KARAR NO : 2026/654

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2024 NUMARASI : 2018/1041 Esas - 2024/118 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/02/2024 tarih 2018/1041 Esas 2024/118 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili; 25/07/2014 tarihinde o tarihte 3 yaşında olan müvekkili ...'in annesi ile karşıdan karşıya geçerken motosiklet çarpması sonucu ağır ve kalıcı olarak yaralandığını, kaza tespit tutanağında müvekkilinin annesi ...'in asli kusurlu bulunduğunu, motosiklet sürücüsü ...'ın ise tali kusurlu bulunduğunu, müvekkiline bir kusur atfında bulunulmadığını, kaza esnasında ...'ın sevk ve idaresindeki motosikletin tescilsiz olduğunun kaza tespit tutanağında belirtildiğini, müvekkili ...'in tedavi giderlerinin ve sakatlık tazminatının ...'nca karşılanması gerektiğini, kaza sırasında 3 yaşında olan müvekkili ...'in çarpma sonucu savrulduğunu ve 5-10 dakika kadar solunumunun ve kalp atımlarının durduğunu, hastaneye kaldırılan müvekkilinin bilinç skoru kötü olduğu için entübe edildiğini ve çekilen BT'sinde sağ occipital ve temporoparietalde fraktür, tentorial SAK saptanan müvekkilinin yoğun bakımda tedavi altına alındığını, 11 gün yoğun bakımda ve 3 gün de nöroloji servisinde tedavi gören müvekkilinin hastaneden taburcu olduktan sonra da yürüyemediğini ve destekle oturabildiğini, taburcu olduktan sonra bir süre fizik tedavi gördüğünü, fiziksel engelin yanında kazadan sonra müvekkilinin bilişsel gelişiminde de gerilik olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza öncesinde engeli bulunmadığını, kaza sonrasında engelli bir birey olarak yaşımını devam ettirdiğini, açıkladığı nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakla birlikte Müvekkili ...'e 100,00-TL maddi tazminatın ödenmesini, Müvekkili ...'e 100,00-TL sakatlık tazminatı ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; Davacı tarafından başvuru şartının yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, zarar görenin ZMMS sigortasında ön görülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, yargılamaya konu olayda davacının maluliyet tazminatı talebine ilişkin müvekkiline herhangi bir başvuruda bulunmadığını, bu sebepten davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin ikametgah adresinin İstanbul'da olduğunu davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının maluliyetine ilişkin kesin tespitin resmi makamlarca yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihi itibariyle yasal faizle sorumluluğunun bulunduğunu, açıkladığı nedenlerle; Davanın reddini, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını, teminata girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, manevi tazminat talebi teminat harici olduğundan reddini, davanın reddedilen kısım açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sürücü ..., 25.07.2014 günü saat 19:50 sıralarında sevk ve idaresindeki plakasız motorsiklet ile ... Caddesini takiben seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta seyrine göre sol tarafından kavşak içerisinden yola girip Karşıyaka geçmekte olan davacı yayalar ... ve ...'e çarpması ile yaralanmalı kaza meydana geldiği, ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 20.02.2020 tarihli ve 1184 sayılı Kusur Raporuna göre, dava dışı sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu davacı yaya ...'in % 20 kusurlu olduğu, Ege ATK'dan alınan 04.02.2022 tarih 324 sayılı Raporunda, davacının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak, kişinin engellilik oranın % 49 olduğu, İyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, Yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 ay olarak kabulünün tespiti yapıldığı, davacının yaşının TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi, yine gelirinin evli asgari ücret üzerinden belirlenmesi ile gelirin bilinmeyen dönmede % 10 artışı ve % 10 iskontoya tabi tutulması ile yöntemi ile, Geçici İş Göremezlik zarar döneminde - 00,00TL, sürekli İş göremezlik zararının 2.240.895,29.-TL olacağı, ancak ... tarafından ödenebilir kalıcı iş göremezlik zarar miktarı 268.000 TL Bakıcı Gideri zararının 1.782,08.-TL olduğu, tedavi giderleri yönünden alınan 13/01/2024 tarihi rapor kapsamında davacı küçüğün kaza ile ilişkili SGK sorumluluğunda olmayan tedavi ve ulaşım giderinin toplam 18.891,01 TL olduğunun tespit edildiği görülmekle sunulan değer artırım dilekçesi kapsamında davanın kısmen kabulü ile 268.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.782,08 TL bakıcı gideri ve 18.866,01- TL tedavi gideri olmak üzere toplam 288.648,09 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava açmadan evvel davacı yanca KTK 97 başvurusunun yerine getirilmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken tahkikata devam edilmesinin yerinde olmadığı, davalının talep konusu edilen tazminatlar yönünden 268.000,00 TL ve tek limit ile sorumlu olduğu gibi bu sorumluluk tutarı içerisinde yargılama gideri ve karşı taraf lehine kazanılan vekalet ücreti dahil olmasına rağmen mahkemenin sorumluluk tutarına vekalet ücreti ve yargılama giderini dahil etmemesinin hatalı olduğu, kazaya sebebiyet veren motorsikletin genel şartlar A/6 maddesi gereği teminat dışı hal olduğu bunun mahkemece değerlendirilmediği, maluliyetin tespitinin hatalı olduğu gibi ATK tarafından tespit yapılmadığından değerlendirmeye baz alınamayacağı aktüer hesaplamasının 1.8 teknik faize göre yapılmadığından hükme esas alınmasının doğru olmadığı, sürekli iş göremezlik haricindeki diğer talep konularının teminat dışı hal olmasına rağmen mahkemece aksi yöndeki değerlendirmenin hatalı bir değerlendirme olduğu gibi SGK tarafından yapılan ödemenin olup olmadığı araştırılmadan alınan aktüer raporunun doğru bir hesaplamayı içermeyeceği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici, sürekli iş göremezlik tazminatları, tedavi ve bakıcı gider tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, 25/07/2014 tarihinde yaya haldeki davacıya olay tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS sigortası olmayan dava dışı .... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı motorsikletin çarptığı, bu çarpmanın etkisi ile davacı miracın yaralandığı ve yaralanmasının adı geçende geçici ve sürekli iş göremezliğe neden olduğu gibi olaydan kaynaklı tedavi gideri ve bakıcı gideri zararının oluştuğu belirtilerek açılan iş bu tazminat davasında mahkemece kusura yönelik kazandırılan ATK TRafik İhtisas Dairesinin 20/02/2020, maluliyete ilişkin kazandırılan Ege ATK'nın 04/02/2022 tarihli raporunun ve aktüer yönden sunulan 17/04/2023 tarihli ve tedavi gider alacağı yönünden sunulan 13/01/2024 tarihli raporları hükme elverişli bulunarak geçici iş göremezlik talebinin reddine diğer tazminat istemleri kalemlerinin kabulüne karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğuna göre, başvurunun yapıldığı, ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik de yargılama aşamasında tamamlanabilecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3042 E.- 2021/1562 K. sayılı içtihatı). Somut olayda, tamamlanabilir nitelikte olan bu dava şartı yönünden davadan sonra verilen süre içinde 19/02/2019 tarihinde söz konusu başvuru yapılmakla artık bu yönden usule aykırı bir durum kalmadığından davalı vekilinin bu kapsamdaki istinafının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Bununla birlikte ZMMS sigortacısının sorumluluğu ise poliçe limitleri dahilinde olacaktır. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Somut olayda, kazaya karışan motorsikletin 50 cc altında olması nedeniyle genel şartlar A-6 kapsamında teminat dışı halin varlığından bahsedilmekte ise de dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere ve kazaya karışan motorsikletin UYap sistemi üzerinden yapılan sorgusu neticesinde 50 cm3'ün üzerinde motor hacmine sahip olduğundan iddianın yerinde olmadığı gibi itiraza yönelik aksi bilgi ya da belge ibraz edilmediğinden davalı vekilinin bu kapsamdaki istinafının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih, 2022/1706 esas ve 2022/9633 karar sayılı ilamı) Ancak yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmekle birlikte söz konusu yönetmeliğin 14 üncü maddesinde yapılan atıf uyarınca çocuklar yönünden maluliyet kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenecektir. (Yargıtay 4. HD'nin 2023/9912 esas v e2023/12650 karar sayılı ilamına göre) Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden alınacak rapor ile ortaya çıkacaktır. Somut olayda, olay tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik kapsamında davacı küçük yönünden maluliyet durumu tespit edildiği gibi mahkemece bu kapsamda yaptırılan incelemenin de az yukarıda da belirtildiği gibi bu hususta yetkili Üniversitenin ATK birimi vasıtasıyla yapıldığı anlaşılmakla belirtilen yönlerden davalı vekilinin istinafının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E., 2021/3441 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K). Somut olayda, hükme esas alınan aktüer raporunda TRH 2010 tablosu kullanılmak ve % 10 artırım % 10 iskonto yöntemi uygulanarak davacı yan tazminat hesabının yapılmış olması karşısında belirtilen yönlerden davalı vekilinin istinafının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı sigorta tarafından yapılan savunmada istem konusu edilen geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkin sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmekte ise de somut olayda ...nın husumetinin tespiti halinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; bakıcı giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) ve sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. Dolayısı ile Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. Bu halde davalı sigorta vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının, bakıcı ve tedavi giderinin müvekkilinden tahsil edilemeyeceği, talebin teminat dışı olduğuna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmakla (Yargıtay 4. H.D'nin 13.09.2021 tarih, 2021/3454esas ve 2021/4465 karar sayılı kararı) belirtilen yönlerden davalı yanın istinaf istemi yerinde görülmemiştir. ZMSS Genel Şartları’nın anılan maddesiyle zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dâhilinde sigortacının sorumlu olacağı öngörülmüş idi. Ancak Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla KTK’nın 90 ıncı maddesinde bahse konu ZMSS Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla sigortanın sorumlu olduğu zarar miktarı ile bu zararın hangi teminat kapsamında kaldığı, 2918 sayılı Kanun’a, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde ise TBK'ya ve Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre belirlenecektir. TBK'nın 54 üncü maddesinde bedensel zararlar örnekleme yoluyla sayılmış olup Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince geçici bakıcı gideri zararının da anılan madde kapsamında tazmini gereken bedensel zararlardan olduğu ve tedavi giderleri teminatı kapsamında yer aldığı açıktır. (Yargıtay 4. HD 13.03.2023 tarihli 2021/26358 E. 2023/3411 K. sayılı ilamı) Somut olayda, talep konusu edilen tevdi gideri ve bakıcı gideri tazminatı sakatlanma ve ölüm teminatından (268.000,00 TL olduğu anlaşılmakla) ayrı olarak sağlık gideri teminatında (268.000,00 TL olduğu anlaşılmakla) kaldığından yani ayrı teminat limit ve kapsamında olduklarından mahkemece hükmedilen tedavi gideri ile bakıcı gideri tazminatından davalının sağlık teminatı kapsamında sorumlu olduğundan bu yönden ileri sürülen istinaf istemi yerinde görülmediği gibi sorumluluk limitini aşar şekilde bir değerlendirme yapılmamış olması karşısında da teminat limitinin aşıldığı yönündeki istinaf istemini yerinde oladığı kabul edilmiştir. Açıklanan tüm bu hususlar kapsamında yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaydaki kusur durumunun yerinde ve isabetli olarak belirlenmesine, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli iş gücü kaybı zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, davacının yaşı göz önünde bulundurulduğunda geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamamış olmasına, kişideki yaralanma ile dava konusu olay arasında illiyet bağının kurulamamasına, aktüer bilirkişisi tarafından davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden yapılan hesaplamaların yukarıda anılan ilke ve kurallar kapsamında yerinde tespit edilmesine, doktor bilirkişi vasıtasıyla davacının SGK sorumluğunda olmayacak şekilde tedavi giderlerinin tespit edilmesinin yerinde olmasına, aksi belirtilmekle birlikte mahkemenin davalının geçici bakıcı gideri ile tedavi gideri tazminatından sürekli iş göremezlik haricinde ayrı limit ve teminat kapsamında sorumluluğu olduğunun tespiti ile hükmedilen tutarların sorumluluk teminatı kapsamında belirlemesinin yerinde ve isabetli olmasına, davalının sorumluluk limitinin aşıldığı ve talebin teminat dışı kaldığına ilişkin iddianın ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 19.717,55 TL'den peşin alınan 4.929,38 TL'nin mahsubu ile bakiye 14.788,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.