SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2024/2021 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2021

Karar No

2026/669

Karar Tarihi

20 Nisan 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2021
KARAR NO : 2026/669

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.10.2024 NUMARASI : 2022/394 E. - 2024/738 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20.04.2026 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.10.2024 tarih 2022/394 E. - 2024/738 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirkete endüstriyel paket sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... .. A.Ş'ye ait işyerinde 14.08.2020 tarihinde davalı şirketin demir kesme ve ayırma işlemi sırasında oksijen kaynağından çıkan kıvılcımların organik toz parçacıklarını ve yanıcı maddeleri tutuşturup kümes içerisindeki izolasyon malzemelerine sirayeti sonucu yangın meydana geldiğini, yapılan ekspertiz incelemesinde meydana gelen yangının davalı şirketin çalışmaları sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden meydana geldiğinin tespit edildiğini, sigortalı şirkete 448.009,33 TL tazminat ödemesi yapıldığını, alacağın rücuen tahsili için borçlu şirkete aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2021/2204 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, yangının müvekkilinin çalışmasından kaynaklanmadığını, yangın raporları ile davacının harici olarak aldırdığı bilimsel görüş arasında çelişkiler bulunduğunu, uzman raporunda salt karşı tarafın beyanlarına dayanılarak rapor düzenlendiğini, söz konusu yerin betondan ve metalden oluştuğunu, kolay yanıcı malzeme ya da organik toz malzemesi gibi bir malzemenin bulunmadığını, yangının saati ile ilgili çelişki bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı .... A.Ş firması arasında 01.03.2020-01.03.2021 başlangıç ve bitiş tarihli endüstriyel paket sigorta poliçesi imzalandığı, davalı yüklenici ve dava dışı sigortalı arasında yapılan eser sözleşmesi gereği 22.06.2020 tarihinde... ilçesinde yer alan ... tesislerinde 6 adet kümes söküm işi yapılacağı, 14.08.2020 tarihinde meydana gelen yangın olayının 1400 m2 lik kümes bölümünde meydana geldiği, yangının elektrik kaynaklı bir sebepten meydana gelmediği, davalı-yüklenici tarafından demir özellikli malzeme söküm ve ayırma işleminin oksijen kaynağı ile yapıldığı esnada şalomadan çıkan kıvılcımların kümeste bulunan yanıcı maddeleri tutuşturduğu ve bu durumun kontrol edilememesi sonucunda yangın olayının meydana geldiği, bu şekilde illiyet bağının kurulmuş olduğu, gerçek zarar miktarının 599.637,31 TL olduğu, sigortacı tarafından 20.11.2020 tarihinde 448.009,33 TL ödeme yapıldığı, bu miktarın makul ve talep edilebilir nitelikte olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 1472 md uyarınca rücuen halefiyet ilkesi gereği sorumlu davalıya sorumluluğu oranında rücu edebileceği; dava konusu ticari iş niteliğinde olduğundan reeskont faizi talep edilebileceği, ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faiz miktarının 14.455,97 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 448.009,33 TL asıl alacak, 14.455,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 462.465,30 TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava süresi içerisinde açılmadığını, icra takibinin 10.02.2021 tarihinde başlatıldığını, borca itiraz dilekçelerini 26.02.2021 tarihinde dosyaya sunduklarını, davanın ise 13.05.2022 tarihinde açıldığını, 1 yıllık sürenin geçirilmiş olduğunu, yangının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, itfaiye raporunda yangının iş yerinin giriş bölümünde bulunan elektrik kablolarının kısa devre yapması sonucunda çıktığının rapor edildiğini, yangının meydana geldiği gün, müvekkili tarafından herhangi bir kesim işlemi gerçekleştirilmediğini, davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan ve harici olarak alınan uzman görüşünün dava dışı şirketin çalışan ve yöneticilerinin beyanları doğrultusunda oluşturulduğunu, kamera kayıtlarının incelenmesinde de hataya düşüldüğünü, müvekkili şirketin tüm çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin eğitimleri verdiğini, bu eğitimlere yönelik düzenlenen belgelerin de dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirket çalışanının işini mevzuat hükümlerine uygun şekilde yerine getirdiğini, kamera kayıtlarında müvekkili şirket çalışanı tarafından, saat 17:02'de malzemelerin toplanarak kamyona yüklendiğinin görüldüğünü, yangının çıkış saati hususunda da birçok farklı beyan bulunduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin yandan önce 1 hafta süre boyunca söküm çalışması gerçekleştirdiğini, raporlar bünyesinde dava dışı firma çalışanlarının beyanından da bu durumun görülmekte olduğunu, müvekkili tarafından herhangi bir kesim işlemi yapılmamış olsa da, meydana gelen kıvılcımların hangi dereceye kadar ısı çıkaracağı, bu kıvılcım miktarının yanıcı maddeleri tutuşturması için ne kadar miktarda çıkması ve en önemlisi, tutuşma işleminin anlık mı yoksa yavaş yavaş mı gerçekleşeceği konusunda bir değerlendirme yapılmadığını, yangın olayının hangi hızda gerçekleşeceğinin tespit edilmesi gerektiğini, kabul edilmemekle birlikte, yangının meydana gelmesindeki sorumluluğun davalıya ait olduğu belirtilse de bu hususta dava dışı sigortalı tarafından da rizikonun artırıldığını ve taraflar arasındaki poliçe gereğince meydana gelen yangının poliçe teminatı dışında kaldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, yangın sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının zararını karşılayan davacı sigorta şirketinin, söz konusu hasar bedelini yangına sebep olduğu iddia edilen davalı şirketten rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davanın halefiyet hükümleri gereğince açıldığı, halefiyetin bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına geldiği, 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir. (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E - 2019/65 K ). Davalı sigorta şirketi, davaya konu icra takibini sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur. ( Yargıtay İBK’nun 22/03/1944 tarih ve 1939/37 E - 1944/9 K, 17/01/1972 tarih 1970/2 E - 1972/1 K. ) Yangın Sigortası Genel Şartları'na göre poliçe kapsamında sigortalının zararını karşılayan sigorta şirketi, ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur ve ödediği bu tazminatı gerçek zarar miktarı üzerinden ödediği bedel nispetinde zarara neden olana rücu edebilir. Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar.Rücu davaları gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Davalı, davacının ödediği miktardan değil, rizikoyu oluşturan olay nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusuru oranında sorumludur. Bu nedenle, davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların kusur durumu ve gerçek zaraın tespiti önem arz eder. İlk derece mahkemesince yangın uzmanı, sigorta bilirkişisi ve elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporlarında yangının çıkış noktasının kaynak ve kesme işlemi yapılan yerin yakında bulunan izolasyon maddelerinde olduğu, yangının çıkış sebebinin, kaynak makinesinden çıkan yüksek ısıdaki kıvılcımların kümeste bulunan polistiren, poliüretan veya poliso siyanür, sert sprey poliüretan köpük gibi izolasyon malzemelerini tutuşturma sıcaklığına getirerek yakması olduğu, kümes içerisinde bulunan elektrik panosundaki kabloların dış izolelerinde yanma tespit edilmiş ise de bu yanığın elektrik kaynaklı olmadığı, yangındaki yüksek ısı ve alev sonucu olduğu, elektrik tesisatındaki herhangi bir kısa devre sonucu meydana gelmiş olsaydı, kabloların bakır kısımlarında tomurcuklanma, morlaşma ve deformasyon olması gerekeceği, bu nedenle yangının elektrik kaynaklı olmadığı, sigortalıya ait işyerinde meydana gelen zararın 599.637,31 TL olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bu doğrultuda, ödeme miktarı ve dolayısıyla taleple bağlı kalınarak asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı ..... vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 31.591,01 TL'den peşin alınan 7.897,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 23.693,26 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.