SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/2019 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2019

Karar No

2026/753

Karar Tarihi

4 Mayıs 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2019
KARAR NO : 2026/753

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2023
NUMARASI : 2022/1141 E. 023/479 K.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 04.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04.05.2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.09.2023 tarih 2022/1141 E. 2023/479 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı (temlik alan) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, davalı banka tarafından davacılar aleyhine dava dışı .... 'a kefil oldukları gerekçesiyle İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2021/4218 E, 2021/4220 E, 2021/4221 E ve 2021/4222 E sayılı dosyalarında icra takipleri başlatıldığını, ancak davacıların davalı bankaya borçlu olmadıklarını, söz konusu takibe süresinde itiraz edemedikleri için takiplerin kesinleştiğini, davacıların usulüne uygun ve geçerli kefaletlerinin bulunmadığını iddia ederek, davacıların davalı bankaya icra takipleri nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, her iki davacı yararına ayrı ayrı %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı banka ile dava dışı kredi borçlusu....arasında düzenlenen 23.01.2008 tarihli genel kredi sözleşmesini davacıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davacıların taşınmazlarına ilişkin satış işlemlerine başlamasından sonra kötü niyetle dava açtıklarını, kefaletin geçerli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların 23.01.2008 tarihli 5.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, davacıların genel kredi sözleşmesine kefalet tarihlerinin 23.01.2008 tarihi olduğu, kefalet sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde yapılmış olsa da, 6101 sayılı Kanunun 1. maddesine göre kefalet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin TBK hükümlerinin uygulanacağı, kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda kefaletin süresine ilişkin bir sınırlama hükmü bulunmamakta ise de 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nın 598/3. maddesinde gerçek kişiler tarafından verilen her türlü kefaletlerde on yıllık geçerlilik süresinin düzenlendiği, kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayarak on yıl geçmesi ile kefaletin kendiliğinden ortadan kalkacağı, kefalete konu borcun muacceliyetinin maddede öngörülen hak düşürücü sürenin başlamasına etkili olmadığı, takip tarihleri itibariyle davacı kefiller hakkında on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, kefaletin ortadan kalktığı, davacıların ödenmeyen kredi borcundan sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacıların İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2021/4218, 2021/4220, 2021/4221 ve 2021/4222 Esas sayılı dosyaları yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, şartları oluşmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı (temlik alan) vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı (temlik alan) vekili, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, TBK'nın 598. maddesinde düzenlenen 10 yıllık azami sürenin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği, 23.01.2008 tarihli kefalet sözleşmesinin imzalandığı dönemde var olmadığını, bahsi geçen azami sürenin yürürlüğünden önce düzenlenen işbu kefalet sözleşmesinin hala varlığını koruduğunu ve buna bağlı olarak da davacıların sorumluluklarının devam ettiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı kefiller aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davaya konu icra takip tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 598/3 maddesinde gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefaletin, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yıl geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Söz konusu maddede öngörülen süre hak düşürücü süre olup mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Kefalet sözleşmeleri 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) yürürlükte olduğu dönemde yapılmış olsa da; 6101 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre kefalet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin TBK hükümleri uygulanacaktır. Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan BK'da kefaletin süresine ilişkin bir sınırlama hükmü bulunmamakta ise de; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nın 598/3 maddesinde gerçek kişiler tarafından verilen her türlü kefaletlerde 10 yıllık geçerlilik süresi düzenlendiğinden, kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayarak 10 yıl geçmesi ile kefalet kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Kefalete konu borcun muacceliyeti maddede öngörülen hak düşürücü sürenin başlamasına etkili olmayıp, kefalet tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde kefil hakkında borçtan dolayı takip başlatılmaması halinde kefalet sözleşmesi kendiliğinden sona ereceğinden kefalete dayalı olarak takip yapılmasına olanak bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. HD 25.12.2025 tarihli 2025/2977 E. 2025/7804 K. sayılı kararı)
İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 6.483,03-TL'den peşin alınan 1.890,61-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.592,42-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 04/05/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.