SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/1977 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1977

Karar No

2026/737

Karar Tarihi

30 Nisan 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1977
KARAR NO : 2026/737

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2023 NUMARASI : 2023/1 E. 2023/554 K. DAVANIN KONUSU : Destekten Yoksun Kalma Tazminatı KARAR TARİHİ : 30.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30.04.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.10.2023 gün ve 2023/1 E. 2023/554 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 03.01.2021 tarihinde ... idaresindeki ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı traktörle kazaya karıştığını, bu kaza sonucunda davacılardan ...'in eşi, diğer davacıların ise annesi ...'in vefat ettiğini, sigortasız araç sürücüsü ... meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ve Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 221/556 E sayılı dosyasında alınan ATK raporuyla belirlendiğini, 27.09.2002 tarihinde ....na başvurulduğunu, ancak 27.12.2022 tarihli ret yazısından kazanın karayolunda meydana gelmediğini ileri sürerek zararın tazmini açısından sorumluluğunun olmadığını bildirdiğini, kaza sonucu ...'in ölümü üzerine eşi ..., kaza anında 17 yaşında olan ve müşterek evde birlikte yaşayan oğlu ... ve yine kaza anında 18 yaşında olan bekar olarak müşterek evde billikte yaşayan kızı ... annelerinin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek HMK md. 107 uyarınca müvekkillerinden ... için 500 TL, ... için 250 TL, ... için 250 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den olay tarihi olan 03.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...ından ise başvuru tarihi olan 27.09.2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte(Sigorta Genel Şartları lirhitleri dahilinde) müşterek ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat açışından; müvekkillerinden ... için 200.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL ve ... için 100.000 TL olmak üzere toplamda 600.000 TL manevi tazminatın 03.01.2021 tarihinden itibaren işleyccek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsilini istemiştir. CEVAP:Davalı ... vekili, kazanın meydana geldiği yolun kadastral bir yol olmadığından kaza tespit tutanağı tanzim etmediklerini, bu hususu ise 03.01.2021 tarihli ayrı bir tutanak altına alarak imzaladıklarını, kazanın KTK hükümlerine göre kazası olmadığını, zira kazanın karayola bağlantısı olmayan tarla içerisinde gerçekleşmiş bir kaza olduğunu, davalının meydana gelen kazada kusuru olmamakla birlikte, müvekkil yaşanılan kazadan dolayı oldukça üzgün olduğunu, müteveffanın, davalı müvekkilinin arkadaşı ve köylüsü olduğunu, kazadan sonra oldukça üzgün olduklarını belirterek müteveffanın ailesine ve çocuklarına her türlü maddi-manevi imkanı sağlamak adına uzlaşmak için davacılarla temas kurmak istediğini, ancak davacıların, bu talebin reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekil, 2918 Sayılı KTK 'nın 2. Maddesine göre kazanın karayolu ve karayolu kapsamında sayılan yerlerde meydana gelmesi gerektiğini, kaza ile ilgili düzenlenmiş olan resmi belgelerden, kazanın meydana geldiği yerin 2918 Sayılı KTK 'nın 2. Maddesine göre yol statüsünde olmayan dik eğimli alan içerisinde gerçekleştiği ve dolayısıyla bu yerin kanunda öngörülen karayolu kapsamında olmadığını, karayolu olarak kabul edilmeyen bir yerde vuku bulan kazanın trafik kazası olarak nitelendirilmeyeceği ve dolayısıyla 2918 sayılı KTK hükümlerine tabi tutulmayacağını, tazminat hesaplamasının TRH Yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan en az %20 müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, vefat eden kişinin yolcu taşınmasına uygun olmayan yerde yolculuk yapmasından dolayı kusurlu olduğunu, bu nedenle zararın doğmasına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... .yönetimindeki ... plakalı traktörün kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin bulunmadığını, müteveffa ...'in hak sahibi eşi ... için tazminat tutarı 1.547.759,39 TL, kızı ... için 132.408,05-TL, davacı oğlu ... için 6.053,07 TL olarak hesaplandığı, davalı ....nın sorumluluğunun kaza tarihi itibarı ile ZMMS poliçesinin kişi başına ölüm teminatının 430.000,TL olduğu, davalı sürücünün olayda tam kusurlu olduğu, müteveffanın hatır için taşınmadığı, davalı sürücünün zeytin toplama işinde çalışmak için müteveffayı taşıdığı, davacı .... eşini, diğer davacıların ise annelerini kaybettikleri, tarafların sosyal konumu, sıfatları, işgal ettikleri makam ile mali ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, müteveffa ile davalının kusur oranı da gözönünde tutularak, davacı eş ...'in davalı ...'e karşı açtığı manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 60.000-TL manevi tazminatın, davacı çocuk ...'in, ..., ..., .....' in davalı ...'e karşı açtığı manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; her bir davacı yönünden ayrı ayrı 35.000-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, düzenlenen resmi belgelerden kazanın meydana geldiği yerin 2918 Sayılı KTK'nın 2. Maddesine göre yol statüsünde olmayan dik eğilimli bir yer olup, kanunda öngörülen karayolu kapsamında olmadığını, yerel mahkemece her ne kadar kaza yerinin KTK kapsamında kara yolu olup olmadığına dair 19.04.2023 tarihli rapor alınmış ise de, yola dair tapu ve kadastro kayıtları dosyaya celp edilmeden eksik incelemeyle söz konusu raporun düzenlendiği, kusur incelemesi yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, tazminat hesaplamasında teknik faiz dikkate alınmadığını, müteveffanın yolcu taşınmasına uygun olmayan yerde yolculuk yapmasından dolayı zararın doğmasına sebebiyet verdiğini, müteveffanın kusuru ile zarar arasında nedensellik bağı olması halinde TBK'nun 52. Maddesi gereğince tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğini, kaza tarihinde şahıs bazında teminat limiti 430.000-TL olup, bu husus kararda açıkça belirtilmesi gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava konusu kazaya ilişkin olarak, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu aldırılan 19/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda kazanın olduğu yerin karayolu bağlantısı bulunduğu, mülk yolu olmadığı, mülklere ve orman arazisine giden yol olduğunun belirlendiği, yine dava konusu kazaya ilişkin olarak, Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08.02.2022 tarihli kusur raporuna göre, davalı sürücünün olayda asli kusurlu olduğu, müteveffanın kusurunun olmadığı tespit edilerek mahkemenin 24/03/2022 tarih ve 2021/556 E ve 2022/353 K sayılı kararıyla davalı sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bam 14. CD'sinin 2022/1470 E-2022/1417 K sayılı kararıyla reddine karar verilerek, hükmün 22/06/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulmuştur. ...'nın sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlıdır. ...'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9.maddesinde belirtilmiştir. Hak sahipleri karşısında, trafik kazası sonucunda meydana gelen zararlardan, ... ile diğer zarar sorumluları (işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kimseler vs.) müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yani .....nın sorumluluğunun doğmasıyla diğer zarar sorumlularının sorumlulukları ortadan kalkmaz. Hesapla birlikte devam eder. (Yargıtay 17. HD'nın 1909/2019 tarih ve 2016/17270 E. - 2019/8281 K.) Bu itibarla, ZMMS poliçesi bulunmayan karşı aracın neden olduğu maddi zarardan, davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir Yargıtay 17. H.D'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Murisin gelirinden anne babaya destek payı ayrılmadan yapılan hesaplama eksik ve hatalıdır.(Yargıtay 17. H.D'nin 17.03.2021 2020/3231 E, 2021/2851 K sayılı kararı) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup bu hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Davaya konu kazada zarar görenlerin talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olup davalının sorulumluluk limitinin tüketilip, tüketilmediği, tespiti için davacı olsun olmasın tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması gerekir.(Yargıtay 17. HD'nin 24/12/2020 tarih ve 2019/4525 E. - 2020/9051 K. 11.11.2020 tarih ve 2019/6656 E. - 2020/6920 K., Yargıtay 4. HD'nin 11.10.2021 tarih ve 2021/5604 E.-2021/6493 K.).Mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunda bu hususlar gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olmasında isabet görülmemiştir. Diğer taraftan, davalı kurum kaza tarihindeki ZMMS poliçe limiti ile sorumludur. Zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde kaza tarihi itibariyle teminat limitinin belirlenmesi gerekmektedir. Poliçenin düzenlenme tarihinden sonra, yani kaza tarihi itibarıyla limitin yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmaksızın yeni limit üzeriden geçerli olacağı, hükmün infazında tereddüte neden olmaması amacıyla poliçe limitini aşmayacak şekilde poliçe limiti belirtmek suretiyle davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesi; her bir davacı yönünden kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalı kurumun sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesi, poliçe limitinin altında kalması halinde ise oran yapılmaması gerekmektedir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. Maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.(Yargıtay 4. HD'nın 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E.- 2022/9666 K., 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. -2022/6733 K.,23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K. ) Davalı tarafça, müteveffanın traktörün sele kısmında yolculuk yaptığı sırada kazanın meydana geldiğini, bu şekilde ölenin yolcu taşınmasına elverişli olmayan araç kısmında yoluculuk yapması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu ileri sürüldüğü, bu durumda dosya içerisinde bulunan tüm belge ve tutanaklar ile ceza dosyası da getirtilerek, zararın meydana gelmesinde müteveffaya atfı kabil müterafik kusur bulunup bulunmadığı araştırılmak suretiyle müterafik kusur indiriminin uygulama yeri bulup bulamayacağının kararda tartışılması gerekirken karar gerekçesinde bu hususa yer verilmeksizin yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Öte yandan, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti de takdir edilemez. Bir başka ifade ile davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan müterafik kusur nedeniyle yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, red edilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir.(Yargıtay 17 HD'nın 13/11/2019 tarih ve 2017/2928 E. - 2019/10602 K. ) Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.10.2023 gün ve 2023/1 E. 2023/554 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.