SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/1927 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1927

Karar No

2026/754

Karar Tarihi

4 Mayıs 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1927
KARAR NO : 2026/754

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2023
NUMARASI : 2016/1016 E. 2023/116 K.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 04.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04.05.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.02.2023 tarih 2016/1016 E. 2023/116 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacının annesi dava dışı ... ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine davacının kefil olduğunu, kredi borcunu ödediğini; daha sonra annesinin cezaevine girdiğini, davalı bankanın davacıya gönderdiği 29.07.2016 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiğini ve toplam 39.931,04 TL borç ile çeklerden kaynaklanan 6.450,00 TL gayri nakdi riskin davalı bankaya ödenmesinin ihtar edildiğini, annesinin cezaevinde olmasına rağmen tekrar kredi kullandığının ve çek yaprakları aldığının anlaşıldığını, ancak davacının eşinin kredi sözleşmesine imza atmadığını, davacının kefil olarak el yazısı ile doldurması gereken kısımların banka yetkilileri tarafından doldurulduğunu, davacının eşi dava dışı ...'nın savcılığa şikayeti üzerine özel evrakta sahtecilik suçunu işleyen banka yetkilileri hakkında soruşturma başlatıldığını, davacının davalı bankanın Fevzipaşa Şubesine gönderdiği 05.08.2016 tarihli ihtarname ile borcunun ve kefilliğinin olmadığını ihtar ettiğini, davalı bankanın kredi sözleşmesinin teminatı olarak müvekkilinden senet aldığını, senedin banka yetkilileri tarafından doldurulduğunu iddia ederek, müvekkilinin kredi sözleşmesine ilişkin olarak nakdi ve gayri nakdi kredilerden borçlu olmadığının ve kefaletin geçersiz olduğunun tespitine, müvekkilinin kredi sözleşmesine dayanak yapılarak alınan senede ilişkin borcun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, dava dışı ... asıl borçlunun imzaladığı 17.06.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca ...'ya taksitli ticari krediler kullandırıldığını, kredili mevduat hesabı tahsis edildiğini ve çek karnesi verildiğini, dava dışı borçlunun kızı olan davacının kredi sözleşmesine kefil olduğunu ve senet verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine 19.07.2016 tarihli ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11241 E. sayılı dosyasında kambiyo senedine dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacının senede ilişkin imza inkarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen 02.09.2021 tarihli raporda kefalet sözleşmesinin birinci ve ikinci sayfasında yer alan imzaların ve ikinci sayfasında yer alan "...." yazısının davacının eli ürünü olduğu, kefalet sözleşmesinin ikinci sayfasında yer alan kefalete ilişkin diğer yazıların davacının eli ürünü olmadığı, kefalet sözleşmesinin dördüncü sayfasındaki muvafakatnamede yer alan yazı ve rakamların davacının eşi ...'nın eli ürünü olmadığı, imzanın ise teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermemesi, tersimi basit taklidi kolay imza olması nedeniyle ...'nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen 28.02.2022 tarihli raporda da aynı tespitin yapıldığı; İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2018/884 E. sayılı dosyasında alınan 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre "Muvafakatname" isimli fotokopi belgedeki imzanın davacının eşi ...' nın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı banka çalışanı....hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği; 17.06.2015 tarihli kefaletnamedeki "kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile müteselsil kefil olduğu miktar yazısının" davacı kefilin kendi el yazısı olmadığının sabit olduğu, TBK'nun 583. maddesindeki koşulları taşımayan kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ve davalı arasındaki 17.06.2016 tarihli kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine, davacının takip konusu 100.000,00 TL miktarlı 17.06.2015 tanzim tarihli, 28.07.2016 vade tarihli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında 17.06.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca ...'ya taksitli ticari krediler kullandırıldığını, kredili mevduat hesabı tahsis edildiğini ve çek karnesi verildiğini, bu kredilere dava dışı borçlunun kızı davacı ...'nın kefil olduğunu, ayrıca ... tarafından düzenleyenin .... olduğu senet verildiğini, bu senedin tahsil olduğunda riske mahsup edilmek üzere ciro ve teslim yoluyla alınan senet olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine, 19.07.2016 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, İzmir 14. İcra Müdürlüğü 2016/11241 E. sayılı dosyasında kambiyo senedine dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça her ne kadar kefalet kısmının kendisine ait olmadığı, ayrıca eş muvafakatindeki yazı ve imzaların eşine ait olmadığı iddia edilmekte ise de iş bu iddiaları kabul etmediklerini, alınan ATK raporları ile kefalet senedindeki ve muvafakatnamedeki imza ve yazıların bir kısmının davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, kefalet sözleşmesini geçersizliğine ve senedin iptaline dair kararın hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ve davalı banka nezdinde kullandırılan genel kredi sözleşmesi kapsamında verildiği iddia olunan çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kefaletin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılmasının, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin ve davacı kefilin eşinin kefalete rıza göstermesinin şart olmasına, dava dosyası kapsamında ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesince düzenlenen raporda, dava konusu genel kredi sözleşmesinde "kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile müteselsil kefil olduğu miktar yazısının" davacı eli ürünü olmadığının tespit edilmesine, İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/884 Esas 2022/82 Karar sayılı dosyasında sanık (eldeki davada dava dışı) banka çalışanı...'ün davacının eşinin imzasının taklit ettiğinin tespit edilmiş olmasına, eldeki dosyada alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kefaletin geçerli olmadığının anlaşılmasına, geçerli bir kefalet sözleşmesine dayanmayan takip nedeniyle davacının takibe konu kredi sözleşmesinden ve verilen çekten kaynaklı borçtan sorumlu olmadığının anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.234,24-TL'den peşin alınan 1.707,50-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.526,74-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/05/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.