İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/1891 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2023/1891
2026/758
4 Mayıs 2026
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1891
KARAR NO : 2026/758
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.03.2023 NUMARASI : 2021/765 E. - 2023/223 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 04.05.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.05.2026 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2023 tarih 2021/765 E. - 2023/223 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/2628 E. sayılı dosyasında üç adet senede dayalı 333.356,03 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, ancak takip dayanağı bonolardaki vade tarihlerinin, alacaklı isminin, düzenleme yeri ve son kelime "eylerim" yazılarının müvekkilinin el yazısı ile yazılmadığını, bonolarda borçlu ismi, adresi ve imzası dışındaki bölümlerin alacaklı-davalı tarafından doldurulduğunu, düzenleme tarihinin vade tarihinden sonra olduğunu, ticaretin davalı ile davacı arasında yapılmadığını, davacı ile davalının babası arasında yapıldığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını iddia ederek takip konusu bonoların ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacı aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/2628 Esas sayılı dosyasında 05.04.2018 düzenleme tarihli, 15.07.2018 ödeme tarihli 75.000,00 TL, 05.04.2018 düzenleme tarihli, 15.11.2018 ödeme tarihli, 70.000,00 TL ve hükme esas ATK Fizik İhtisas Dairesi raporundan da anlaşılacağı üzere 11.09.2019 tanzim tarihli, 05.07.2019 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli senetlerden kaynaklı başlatılan takibe konu senetlerdeki imzanın, borçlu ismi ve adresinin davacıya ait olduğunun davacı yanca kabul edildiği belirtilerek söz konusu senetlerin TTK hükümlerine uymamasından alacaklının yanlış olmasında alacaklı ile borçlu arasında ticaret olmamasından ve imza borçlu isim ve adresi dışındaki yazıların gerçeğe aykırı yazılmasından dolayı senetlerin ve takibin iptali talep edildiği; dava konusu 150.000,00 TL bedelli senetteki tahrifat iddiası bakımından yaptırılan inceleme neticesinde İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin 14/11/2022 tarihli raporunda takibe dayanak senedin düzenleme tarihinin icra takibindeki gibi 11/3/2019 değil 11/9/2019 olduğu, dolayısıyla senet metninde yazı ile belirtilen vade tarihi göz önüne alındığında senedin düzenleme tarihinin vade tarihinden sonra olduğu, senetteki tanzim tarihinin tahrifatlı olması sebebiyle yazılmamış sayılması ile bu kapsamda eldeki belgenin vade tarihi belli olan adi bir borç ikrarına dönüştüğü, bu hali ile tanzim tarihi olmadığından ve bunun bononun zorunlu unsurlarından olması sebebiyle takibe konu 150.000,00 TL bedelli senedin bono vasfına sahip olmadığı; takip konusu edilen diğer senetlerin TTK'da belirtilen zorunlu unsurları taşımamasından dolayı iptalleri talep edilmiş ise de TTK'nın 776. Maddesi uyarınca takip konusu diğer senetlerin bononun zorunlu unsurlarını taşıdıkları, bu istemin reddi halinde terditli olarak takip alacaklısının yanlış olması ve alacaklı ve borçlu arasında borç olmamasından dolayı ileri sürülen talebin incelenmesi neticesinde ise alacaklı ile borçlu arasında ticari ilişki bulunmadığı hususunun bononun mücerretlik ilkesi karşısında senede karşı senetle ispat kuralı ile iddianın varlığının ispatı gerektiği, senetlerin vadelerinin, düzenleme tarihlerinin ve miktarlarının borçlu tarafça yazılmamasının bononun mücerretlik ilkesi karşısında senede karşı senetle ispat edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davaya konu icra takibine konu edilen 150.000,00 TL'lik senedin davacı yan yönünden iptaline, takibe konu edilen diğer senetlerin zorunlu unsurları taşımadığı iddiasına dayalı iptal talebinin reddine, takip alacaklısının yanlış olmasına ve senet alacaklısı ile borçlu arasında alacak borç olmamasına ve senetlerin vadelerinin düzenleme tarihlerinin miktarlarının gerçeğe aykırı yazılmasına dayalı iptal talebinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında doğrudan veya dolaylı ticaret ya da herhangi bir alış veriş bulunmadığını, alacaklı gözüken davalının babasının davacı ile ticaretinin bulunduğunu, İcra Hukuk Mahkemesi'nin özel mahkeme niteliğinden dolayı tanık deliline başvuramadıklarını, senet asıllarında yapılacak Adli Tıp tetkiki ile düzenleme tarihlerinin (11/9/2019'daki 2019'un(1) rakamının araya sıkıştırılması ; 5/7/2019 vade tarihindeki ve 05/04/2018 tanzim tarihli senetlerdeki (7) rakamla- rının değiştirilmiş gibi durması, " temmuz iki bin on dokuz " yazılacağına "temmuz beş" yazılması; en önemlisi senette düzenleme tarihinin vade tarihinden sonra olması (Tanzim tarihi 11/09 /2019 - vade tarihinin ise 2 ay öncesine ait 05/07/2019 olması- senedin senet olma özelliğinin tanzim tarihin- den önce vade tarihi olmasından dolayı TTK. unsurlarının olmaması) hususlarının genel mahkemede de mümkün olduğunu, değiştirilen tanzim ve vade tarihlerinin altında asıl rakamların gözükmekte olduğunu, tanıkların da senetlerin düzenlenme amacı olan alacaklısı davacının kendisi ile değil, davacının babası ile olduğundan, iptal edilmeyen iki senet için de tanık gösterilebileceğini, iptal edilmeyen senetlerin üzerindeki alacaklı ismi dahil bazı kısımların borçlu tarafından yazılması gerektiğini, senetlere davacının ticaret yapmadığı kişinin adı yazıldığından, bu yazılan alacaklı olarak gösterilen kişi ile hiç ticaret yapmadığından, 3 senette de tanzim tarihleri ve vade tarihleriyle oynandığından tahrifat yapıldığından "nakden" mi yoksa "malen" mi olduğu belli olmadığından davaya konu 3 senedin iptali ya da icra takibinin iptali ya da müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 150.000,00 TL bedelli senetteki vade tarihinin, tanzim tarihinden önce olmasına istinaden kambiyo senedi vasfını taşımadığı ve bu nedenle iptali gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece iptal nedeni olarak kabul edilen nedenlerin dava dilekçesinde ileri sürülmediğini, davacı tarafın ileri sürmediği hukuksal nedenler ve vakıaların mahkemece re’sen değerlendirme konusu yapılamayacağını, 150.000,00 TL bedelli senedin iptalini gerektirecek nedenlerin mevcut olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, üç adet bonoya dayalı başlatılan icra takibi kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda şekil şartları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Her senedin düzenlenmesinin altında yatan bir neden/ilişki vardır. İlletten mücerret olan kambiyo senetleri “ifa amacıyla” ya da “ifa yerine” düzenlenebilir. İfa amacıyla düzenlendiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece asıl borç ilişkisi ortadan kalkmaz. Kambiyo senedinin bu iki nedenden hangisi için düzenlendiğinin açıkça belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin ifa amacıyla düzenlendiği kabul edilir. Bir başka anlatımla, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlenmesi esastır. (Yargıtay HGK 20.12.2022 tarihli 2021/(19)11-445 E. 2022/1773 K. Sayılı ilamı) Somut olayda davacı tarafça, icra takibine dayanak bonolarda borçlu ismi, adresi ve imzası dışındaki bölümlerin alacaklı-davalı tarafından doldurulduğu, düzenleme tarihinin vade tarihinden sonra olduğu, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, ticari ilişkinin davacı ile davalının babası arasında var olduğu, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığı iddia edilerek takip konusu bonoların ve icra takibinin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalının alacağı kambiyo senedine dayalı olup, kambiyo senedi illetten mücerrettir. Alacağın varlığı için temel ilişkinin kanıtlanmasına gerek bulunmamaktadır. Davacı senede karşı iddialarını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davalının açık muvafakati olmadıkça senede karşı tanık dinlenemez. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacı tarafından yemin deliline dayanılmamış olmasına, icra takibine konu 05.04.2018 düzenleme tarihli, 15.07.2018 ödeme tarihli 75.000,00 TL bedelli, 05.04.2018 düzenleme tarihli, 15.11.2018 ödeme tarihli 70.000,00 TL bedelli bonoların TTK'nın 776. Maddesindeki bononun yasal unsurlarını taşıdığının anlaşılmasına, davacının her üç bonodaki imzalara itirazının bulunmamasına, ilk derece mahkemesince İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 14.11.2022 tarihli raporda tespit edildiği üzere icra takibine konu 11.09.2019 düzenleme tarihli, 05.07.2019 ödeme tarihli, 150.000,00 TL bedelli bononun ise düzenleme tarihinin aslında 11.09.2019 olduğu, ancak tahrifat yapılarak 11.03.2019 olarak değiştirildiği, senet metninde yazı ile belirtilen vade tarihi göz önüne alındığında senedin düzenleme tarihinin vade tarihinden sonra olduğu, bu durumda senetteki tanzim tarihinin yazılmamış sayılması gerektiğine dair ilk derece mahkemesi kabulünün yerinde görülmesine, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen tarafların istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 10.246,50 TL'den peşin alınan 2.741,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.504,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraf vekilleri tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 04.05.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.