SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/1884 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1884

Karar No

2026/636

Karar Tarihi

15 Nisan 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1884
KARAR NO : 2026/636

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2023
NUMARASI : 2022/775 Esas - 2023/370 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 15/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/04/2026 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2023 tarih 2022/775 Esas 2023/370 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketince Kobi Güvence Paket Poliçesi ile sigortalanan sigortalısına ait okulda, kanalizasyon şebekesinin tıkanması sonucu tepen pis su sebebiyle 02.05.2020 tarihinde meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirketçe karşılanan zararın rücuen davalıdan tazmini için Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2021/17706 E sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, su basması sonucu meydana gelen zararda müvekkili idarenin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, mevzuat hükümlerine uygun olmayan bağlantı ve tesisat yapısı ile teknik yetersizliğin yanı sıra davacının bina kullanımını projeye uygun yapmaması neticesinde zarar meydana geldiğini, sigortalının tamamen kendi ihmal ve kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahallinde çevre ve inşaat mühendisleri refakatinde yapılan keşif sonucu alınan rapor ile; davacının sigortalının pis su atık borularını kanalizasyona kaçak olarak bağlanması ve bağlantının kot altında bırakılarak düzgün yapılamaması nedeniyle zararın meydana geldiğinin belirlenmesi nedeniylezararın meldana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, kanalizasyon ve su şebekesinin bakım ve sorumluluğu kanunun emredici hükümleri gereği belediyelere ait olup kanalizasyon ya da su borularının denetim ve bakım eksikliğinden doğan zararların belediyelerin ya da belediyelerin su ve kanalizasyon hizmetlerini yaptırdığı kurumların tazmin sorumluluğu bulunduğunu, hasara sebebiyet veren olayın bölgede yağışlar gerçekleşirken katı madde birikimini engellemeyen, asgari akış hızını sağlamayan şehir kanalizasyon şebekesinden suyun geri tepmesi neticesinde meydana geldiğini, hasar tarihi itibariyle dava konusu mahalde mevcut yol çalışmaları ve kanalizasyon çalışmalarından kaynaklı şebeke hattında bir tıkanmanın olabileceği ve davalı idarece önlem alınması gerekirken tahliyeyi sağlayacak bir önlem alınmadığının gözetilmediğini, davalı idarenin dahi cevap dilekçesinde "kanalizasyon şebekesine karışan yağmur suyu ve diğer materyaller nedeniyle ana şebeke hattında tıkanma yaşanmıştır" diyerek tıkanmayı ikrar ettiğini, taşkının tek nedeninin kanalizasyonun tıkanması olduğu, tıkanmaya sebep taş ve parçaların ekiplerin müdahalesi ile şebekeden kaldırılır kaldırılmaz bina içindeki su seviyesinin düşmeye başladığını, dosyada yer alan ilk fotoğraflamalardan ve sunulan CD görüntülerinden de anlaşılacağı üzere ekiplerin ilk müdahalesinde iri parçalar ve kaldırım taşları çıkarıldığını, yoğun yağışların davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, idarenin yoğun yağışlarda dahi şebekenin tıkanmasını önleyici suyun tahliyesini ve akışını sağlayacak bakım ve gözetimi uygulamadığını, gider borularının asgari akış hızını ve temizliğini sağlayamadığını, yetersiz bilirkişi raporu esas alındığını, sigortalı okulda bağlantı hatası olmayıp, böyle bir durum olsa dahi bunu kontrol etmesi gereken yine davalı idare olduğunu, illiyet bağının kesildiğini, söz konusu bölgede her kış muhtelif aylarda yoğun yağışlar yaşandığını belirtmiştir.
GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına yaptığı hasar ödemesinin TTK'nun 1472. Maddesi gereğince davalıdan tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı, şehir kanalizasyon şebekesinin tıkanması nedeniye dava dışı sigortalıya ait okulun zarar gördüğünü, zararın sigorta poliçesi kapsamında giderildiğini, zararın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunduğunu belirterek sigortalıya yapılan ödemenin TTK'nun 1472. Maddesi gereğince davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece mahallinde çevre ve inşaat mühendisleri refakatinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporyla, dava dışı sigortalıya ait atık su borularını kanalizasyona kaçak olarak bağlandığı, bağlantının kot altında bırakıldığı ve söz konusu bağlantının olması gerektiği gibi yapılmamış olması nedeniyle zararın meydana geldiği ve dolayısıyla zararın meldana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.