SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/1824 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1824

Karar No

2026/751

Karar Tarihi

4 Mayıs 2026

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1824
KARAR NO : 2026/751

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2022
NUMARASI : 2018/505 Esas - 2022/35 Karar
DAVANIN KONUSU : İstirdat(Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 04/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/05/2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/01/2022 tarih 2018/505 Esas 2022/35 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili, davacı şirket ile davalı banka arasında 17.03.2011 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sebebiyle şirkete ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, bu taşınmazın davacı ...’a ipotekli olarak satıldığını, 28.03.2011 tarihinde yeni bir kredi kullanıldığını, bu kredi için davacı ...’a ait taşınmaz üzerinde ipotek tesisi edildiğini, bir taksitte yaşanan gecikme sebebiyle banka tarafından ihtarda bulunulmaksızın kredinin kat edildiğini ve İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2349 E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını; takibin iptali istemiyle açtıkları İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/124 E. 2015/2349 K. dosyasında verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/17667 E. 2016/25233 K. sayılı bozma kararına uyan İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/85 E. 2017/628 K. sayılı kararıyla davanın kabulü ile İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2349 Esas sayılı dosyasında davacı şirket ile davacı ... yönünden icra emrinin, davacı ... yönünden de takibin iptaline karar verildiğini, açılan takipler nedeniyle davacıların haciz tehdidi altında ödeme yaptıklarını, davacıların haksız takipler sebebiyle zarara uğradıklarını, takiplerin iptaliyle birlikte davacılar aleyhine temerrüt oluşmadığının anlaşıldığını, davacıların sözleşmedeki ödeme planına göre 17.03.2017 tarihinde yapması gereken ödemeleri 13.05.2015 tarihinde yapmaları sonucunda fazladan 120.000,00 TL ödeme yaptıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL’nin 13.05.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacı ...’ın kredi sözleşmelerini kefil sıfatıyla imzaladığını, davacı ...’ın ipotek borçlusu olduğunu, davacı borçlu ve kefillerin kredi borcunu ödemediklerini, bu sebeple hesapların kat edildiğini, davacıların bankaya fazla ödeme yapmadıklarını ve banka ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bankanın fazladan tahsilat yapmadığının anlaşılacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı şirket arasında 17.03.2011 tarihli 750.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı ... ve dava dışı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, her birinin kefalet limitinin 750.000,00 TL olduğu, davacılar ... ve ...’ın maliki bulunduğu ...İli, ... İlçesi,... Mah. ... ada, ... parselde kayıtlı ... no.lu bağımsız bölüm taşınmazın asıl borçlu şirketin bankadaki doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 1. derecede 1.000.0000,00 TL bedelle bankaya ipotek edildiği, davacı ...'ın taşınmazdaki hissesini 09.10.2012 tarihinde ipotek yükü ile davacı ...’a sattığı; davacılar tarafından açılan İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin eski 2014/124 yeni 2017/85 E. sayılı dosyasında Yargıtay 12. HD. 2016/17667 E., 2016/25233 K. sayılı bozma kararı uyarınca borçlu şirket ile ... yönünden icra emrinin, borçlu ... yönünden de takibin iptaline karar verildiği; eldeki dosyada ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre 13.05.2015 son tahsilat tarihi itibariyle 85.716,42 TL bakiye kredi borcunun kalmasına karşın, davalı bankanın faiz indirimi uygulamak suretiyle İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2348 E. sayılı dosya borcunun kapatıldığı, davalı banka alacağına davacılar aleyhine yapılan takipler nedeniyle icra dosyalarında hesaplanacak harç, ve avukatlık ücreti ve masraflarının da ilave edilmesi gerektiği, davacıların haksız takipler sebebiyle zarara uğradıklarına dair tespit yapılamadığı yönünde görüş bildirildiği; davacıların davalı bankadan istirdat davasına konu alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılardan ... vekili, bilirkişiler tarafından davalı banka tarafından dosyaya gönderilen belgeler üzerinde inceleme yapıldığını, davacı ... ve ... .. Şti. tarafından davalı bankaya gönderilen ödemelerin hesaplandığını, davalı bankanın 13.05.2015 tahsilat tarihinde kalan borç tutarının 85.716,42 TL olarak hesaplandığını, ancak davalı bankanın kredi borcunun ödenmesi nedeniyle tüm ipotekleri fek ettiği ve kredi dosyasını kapattığının görüldüğünü, bu halde davalı banka kayıtları ile bilirkişi raporu arasında açık çelişki bulunduğunu, davalı vekili tarafından İzmir 7. İcra Mahkemesinin 2017/85 E. sayılı dosyasına sunulan 12.04.2017 tarihli dilekçede müvekkili ...'ın yaptığı ödeme sonrası kredinin kapatıldığının beyan edildiğini, davalı vekili Av. .... tarafından verilen beyan ile açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili davacı ... tarafından 2016 yılında davalı bankaya ödeme yapıldığını, ancak davalı bankanın kayıtlarını eksik olarak sunması nedeniyle bu ödemelere ulaşılamadığını, eksik inceleme sonucu aleyhe karar verildiğini, banka kayıtlarının delil niteliğinde olduğunu, bu kayıtların yerinde incelenmesi, kredi açma ve kapama belgelerinin incelenerek sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, yargılama sırasında banka kayıtlarının yerinde incelenmediğini, kredi açma ve kapama belgeleri, ödeme belgelerinin tamamı incelenmeden eksik olarak düzenlenen rapora göre karar verildiğini, İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/85 E.-2017/628 K. sayı ile müvekkili ... yönünden de takibin iptaline karar verildiğini, verilen karar ile icra takibi iptal edildiği halde bilirkişi raporlarında usul ve yasaya aykırı olarak müvekkili aleyhine mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti eklenerek raporların hazırlandığını, mahkeme kararı ile temerrüt oluşmadığının sabit olduğunu, temerrüt faizi hesabının yasal olmadığını, bilirkişi tarafından hesap yapılırken temerrüt faizi hesabı yapıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davalı banka tarafından genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı asıl borçlu şirket ve müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibinin İcra Hukuk Mahkemesince iptali nedeniyle, temerrüde düşülmemesine rağmen icra tehdidi altında erken ve fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla istirdat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı banka ile davacı .... Şti. arasında 17.03.2011 tarihli 750.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı ... ve dava dışı ...'ın sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı; davacılar ... ve ...’ın maliki oldukları taşınmazın asıl borçlu şirketin bankadaki doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 1. derecede 1.000.0000,00 TL bedelle bankaya ipotek edildiği, yine davacı asıl borçlu şirkete ait taşınmazın asıl borçlu şirketin bankadaki doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 1. derecede 1.000.0000,00 TL bedelle bankaya ipotek edildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı şirkete kullandırılan ve ödenmeyen 126,56 TL ana para tutarının 30.01.2015 tarihinde 130,60 TL olarak kat edildiği, ayrıca davacı asıl borçlu şirkete kullandırılan 225.000,00 TL tutarlı ticari kredinin 3 taksitinin üst üste ödenmemesi üzerine kredinin 110.578,70 TL ana para borç bakiyesinin 30.01.2015 tarihinde 114.733,35 TL olarak kat edildiği; yine davacı şirkete kullandırılan 375.000,00 TL tutarlı ticari kredinin üst üste 3 taksitin ödenmemesi üzerine kredinin 186.133,77 TL ana para borç bakiyesinin 30.01.2015 tarihinde 193.201,77 TL olarak kat edildiği, kredili mevduat hesabından kullandırılan 30.000,00 TL kredinin de ödenmemesi üzerine kredi hesabının 30.01.2015 tarihinde 30.747,16 TL olarak kat edildiği, verilen çek karnesi kapsamındaki 6 adet çek yaprağının bankaya iade edilmemesi nedeniyle 5941 sayılı yasa gereğince 1.200,00 TL’den toplam 7.200,00 TL depo riski bulunduğunun belirlendiği, ipotekli taşınmazla ilgili olarak davacılar aleyhine İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2349 E. sayılı dosyasında 11.02.2015 tarihinde 319.101,98 TL asıl alacak, 1.424,68 TL işlemiş faiz, 71,23 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 320.597,89 TL nakit, 7.200,00 TL gayri nakit alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibine başlandığı, davacılar tarafından İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/124 E. (yeni esas numarası 2017/85 E.) sayılı dosyasında açtıkları dava sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince onandığı, ancak karar düzeltme aşamasında davacı asıl borçlu şirkete gönderilen kat ihtarnamesinin şirket yetkilisi davacı ... yerine dava dışı ...’a tebliğ edildiği, davacı ...’a çıkartılan ihtarnamenin T.K.'nun 2/1 maddesine aykırı şekilde usulsüz tebliğ edildiği, usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliği bulunmadığından borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasının mümkün olmadığı, davacı ...'ın ise ipotekli taşınmazdaki hissesini takip tarihinden önce davacı ...'a sattığı, bu davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği; İzmir 7. İcra Mahkemesince borçlu şirket ve ... yönünden icra emrinin, borçlu ... takibin iptaline karar verildiği; davacı asıl borçlu şirketin maliki olduğu ipotekli taşınmazla ilgili olarak asıl borçlu şirket aleyhine İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2348 E. sayılı dosyasında 11.02.2015 tarihinde 319.101,98 TL asıl alacak, 1.424,68 TL işlemiş faiz, 71,23 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 320.597,89 TL nakit, 7.200,00 TL gayri nakit alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandığı, davacı asıl borçlu şirket tarafından İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/125 E. sayılı dosyasında açılan davada, borçlular tarafından takipten sonra yapılan ödemelerin icra dairesince takip sonrası ödeme olarak mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınarak, alacak miktarının tespiti açısından davanın kısmen kabulüne, takibin 288.321,20 TL asıl alacak, 1.198,32 TL işlemiş faiz ve 59,90 TL BSMV olmak üzere devamına, fazlaya ilişkin kısım açısından icranın geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay tarafından onandığı; davalı banka alacağından davacı şirketin asıl borçlu sıfatıyla, davacı ...'ın müteselsil kefil ve davacı ...’ın ise ipotek borçlusu sıfatıyla sorumluluklarının bulunduğu, 13.05.2015 son tahsilat tarihi itibariyle 85.716,42 TL bakiye kredi borcunun kalmasına karşın, davalı bankanın faiz indirimi uygulamak suretiyle İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2348 E. sayılı dosya borcunun kapatıldığı; böylelikle davacıların temerrüdünün 11.02.2015 takip tarihi olduğu, davalı banka alacağına davacılar aleyhine yapılan takipler nedeniyle icra dosyalarında hesaplanacak harç, ve avukatlık ücreti ve masrafların da ilave edilmesi gerektiği; Davacılar ..., ... ve .... Şti’nin haksız takipler sebebiyle zarara uğradıkları iddiasına dayalı olarak yapılan inceleme neticesinde davacıların zararına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı ... yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,20 TL'nin davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ...'ın yaptığı giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/05/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.