İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 2025/732 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
bam
2025/732
2026/533
15 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2025/732 KARAR NO : 2026/533 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/11/2020 NUMARASI : 2018/770 Esas, 2020/741 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/04/2026 K. YAZILDIĞI TARİH : 22.04.2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıların ... ... bulunan ... isimli işyerinin mimari tasarım, malzeme seçimi, mimari projenin 3 boyutlu görsellerinin hazırlanması, yıkım, yeniden yapılma, malzeme tedariki gibi işlerin yapımının üstlenildiğini, müvekkilinin işi yapımı sırasında davalıları bilgilendirdiği ve onların onayını almadan hiçbir işi yapmadığını, ancak yapılan işin bedelinin bir türlü davalılar tarafından ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalıların haksız itirazının iptali ile takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, davacı tarafından sunulan fatura tutarlarının dava konusu talep edilen bedel kadar yapmadığını, faturaların yapılan işlerle uyumsuz olduğunu, davacının üstlendiği gibi gereği gibi yapmadığını, takibinde haksız yere başlatıldığını beyan ederek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e usulüne uygun olarak yapılan tebligat rağmen davaya cevap vermeyerek davayı reddettiği anlaşılmıştır. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Dava; davacı şirket tarafından yapılan mimari işler nedeniyle davalılardan cari hesap alacağı olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine davalı ...'in ve diğer davalı ...'in borca, faize ve fer'ilerine itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, dava konusu iş ile ilgili olduğu bildirilerek dosyaya sunulan dava dışı kişiler tarafından davacıya tanzim edilen faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın 2014 yılı işletme defterinin davacı tarafından davalıya tanzim edilmiş herhangi bir fatura kaydını içermediği, ödemelerin davalı işletme defterinde nevi gereği bulunmadığı, davacının alacak talebinin yapılan imalatlar sebebiyle davacının kabulü olan 35.000,00 TL ödeme dışında kalan bakiye tutara ilişkin olduğu, davacı şirket yetkilisi tarafından davalı ...'e gönderilen ''... Parkta Yapılan İşlerin Açılımlarını Gösteren 14.01.2014 Tarihli Mail'', ''Faturalar'', ''Renkli Fotoğraflar'', taraflar arasında yapılan ''Whatsapp ve E-mail Yazışmaları''nın incelenmesi sonrasında, taraflar arasında .../... Park isimli işyerinde davacı tarafından yapılacak imalat kalemleri ve özelliğini, toplam imalat bedellerini kapsayan yazılı bir eser sözleşmesi ya da bu hususları belirleyen davacı şirket tarafından davalılara verilmiş bir teklif mevcut olmadığından taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi olduğu, her iki tarafça da işin süresinin 2013 yılı Haziran ve Eylül dönemini kapsadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığından bu süre içinde .../... Park isimli işyerinde davacının yaptığını beyan ettiği imalatları belirlemek açısından davacı şirket yetkilisi Aykut Gürbüz tarafından, davalı ...'e gönderilen 14.01.2014 tarihli mailde ... Park'ta yapılan işlerin kalemleri belirtilerek genel toplam tutarı olan 204.301,70 TL'den davalının ödemiş olduğu 35.000,00 TL düşüldükten sonra davalının ödemesi gereken meblağın 169.301,70 TL olduğu iddia edilmişse de davacı şirket yetkilisi Aykut Gürbüz tarafından davalı ...' e gönderilen 14.01.2014 tarihli mailde belirtilen ... parktaki yapılan işleri gösteren imalatların bedellerinin hesap edilmesinin yapıldığı iddia edilen fatura içeriği ürünlerin ayrıntılı vasıf ve türleri belirlenemediğinden mümkün olamayacağı kök mimar ve mali bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği, davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalı ... ve ...’in incelenen 2014 yılına ait ticari defterinin sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, davacı taraf ile davalı arasındaki yazışmalar, yazışma ekindeki görsellerin incelenmesi neticesinde dosyaya konu proje odaklı bir ticari etkileşimin oluştuğu, davalı tarafın bu çalışmadan memnun kaldığı ve fakat davacı tarafın hizmet ve emeği karşılığını alamadığı yönünde olumsuz düşüncelere sahip olmasını gerektirecek iletişimin olduğu, 13.11.2019 tarihinde yapılan keşifte davalılar tarafından güzellik merkezi olarak kullanılan yerin mevcut olmadığı, dolayısıyla yapılan imalatın kalmadığı, mevcut alanın ... ...’de faliyet gösteren Zara mağazasına dahil edildiği, faturaların muhteviyatları itibariyle husumete konu işe ait olabileceği, ancak yetkili birine teslim edilmediği, ürünlere ilişkin iade veya ayıplı olduğuna ilişkin tamamen veya kısmen yazılı ihbar olmadığından imalatın mevcut hali ile kabul edildiği TTK. 18. ve 23. maddeye ilişkin ihbarda bulunulmadığı, hesaplamaya alınan faturalardan BA sınırında olan faturaların BA formlarında beyan edildiği, hesaplamalarda davacının tahsil ettiği, 35.000,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra dosyaya sunulan projeye göre yapılan 1. hesaplamaya göre 140.000,00 – 35.000,00 = 105.000,00 TL ve belgelendirilmiş harcama, işçilik ücreti, yüklenici karı ve genel giderlere göre yapılan 2. hesaplamaya göre 127.876,59 – 35.000,00 = 92.876,59 TL alacağının hesap edildiği mali, inşaat ve bilgisayar mühendisinden oluşan bilirkişi heyet ek raporundan tespit edildiği, taraflar arasındaki mesajlar nedeniyle sözlü bir anlaşma olduğu, davacının... Park'ta yaptığını beyan ettiği imalatlar ile ilgili dosyaya sunulan faturaların incelenmesinde, yapılan işler listesinin açılımlarının 13. sırasında yer alan, ... alınan malzemeler 464,00 TL tutarının, 30.09.2013 tarihli KDV dahil 365,75 TL ... miktarlı fişinde alınan malzeme içeriğinde; ...' nün yer aldığı, ... Park' ta yapılacak imalatla ilgisi olmayan bu tutara davacı tarafça müteahhit karı ilave edilerek yapılan işler listesine dahil edildiği, faturalara 14.01.2014 tarihli mailde belirtilen imalat kalemleri sıra numaraları verilerek fiyatlarıyla eşleştirilmeye çalışılsa da faturada belirtilen imalat kalemleri fiyatı ile mailde belirtilen aynı imalat kalemlerinin fiyatlarının farklı ve oldukça fazla olduğu, sadece bedelleri belirtilen, yapıldığı ya da sökülerek yeniden yapıldığı belirtilen imalatların cinsleri/ metrajları/ adetleri belirtilmediğinden, ... Park ...' de yer alan ... Park'ın yıkıldığı çekişmesiz olduğundan, imalatların yerinde ölçülendirilerek ve malzeme cinsi/kalitesi belirlenerek yapılan imalatların bedelleri hesap edilemediğinden, listede seramik alım bedeli, seramik yapıştırıcı ve derz alımı bedeli, seramik zemin sökülmesi ve tesviye edilmesi işçilik malzeme bedeli, seramik döşeme işçiliği bedeli ayrı ayrı belirtilmişse de imalat bedelinin alınan malzemenin yerine montajı yapıldıktan sonra yerinde alınan yüzey ölçüm sonrası bulunan alan hesabına göre tutar hesabı yapılacağı dikkate alındığında davacı tarafça yapılan işler listesinde hesap edilen 169.301,70 TL bedelin gerçeği gerçeği yansıtmadığı, yapılan işleri gösteren imalatların bedellerine göre yukarıda izah edilen durumlar çerçevesinde hesap edilmesinin mümkün olmayacağı, söz konusu imalat kalemlerinin dava konusu taşınmazda kullanılıp kullanılmadğı da mevcut durumlar çerçevesinde tespit edilemediği, davacı tarafça dosyaya sunulan bir kısım faturaların dava konusu taşınmaza ait olduğu, ancak bu faturalarda belirtilen imalatların kalitesi / sınıfı / metrajı bilinemediğinden faturadaki tutarlar ile ilgili bir hesap yapılamayacağı, davacı tarafça taşınmazın 02 Ekim 2013 yılında açılışının yapıldığı iddiasının, dava konusu taşınmazda yapılan yıkım ve yapımın sona erdiği ve açılışa hazır olduğu dikkate alındığında 27.07.2016 ve 24.07.2017 tarihli faturaların ispata muhtaç ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafça .../... Park'ta imalatların yapıldığı, ancak yapılan imalatların yapılan işler açılım listesinde yer alan imalat bedellerine ve faturalara göre hesap edimesinin mümkün olmayacağı, dosyada mevcut projenin, davalının kabulünde olup olmadığı dosya kapsamı çerçevesinde tespit edilemediğinden 1. kök raporda projenin dikkate alınmadığı, ancak davalı vekilinin beyanları çerçevesinde projenin kabullerinde olduğu, sadece projenin uygulanıp uygulanmadığı ile ihtilafa konu yerde tespit yapılamadığının kabulleri dışında olduğu, dosya kapsamında mevcut 15.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişi Bilgisayar Mühendisi. ...'ın denetiminden geçen e-mail yazışmalarında, davacı ile davalı ...'in tarihi belirsiz diyaloglarında; ''Eline sağlık kardeşim'', ''Pazartesi oradayım'', ''Çok şükür aksatmadık, kadir gecesi hep beraberiz, bir yere söz verme'', ''Gelince kurbanımızı keselim'' denildiği ve taşınmazın açılışının da yapıldığı dikkate alındığında işlerin tamamlanmış olduğu, projede dava konusu taşınmazın alanı 48,00 m² ve 92,00 m² olmak üzere toplam 140,00 m² olarak hesap edildiği, taşınmazda yapılan işlerin tadilat/dekorasyon olduğu, yapılan imalat kalemlerinin de e-mail yazışmalarından 1. sınıf iş olduğu ve yapıldığı yılın da 2013 olduğu dikkate alındığında; 2013 yılı birim m² rayiç bedelinin de serbest piyasa rayiçlerine göre 1.000 TL/m² olduğu, bu çerçevede 140,00 m²'lik alanda yapılan tadilat/dekorasyon bedeli= 140,00m²x1.000,00TL/m²=140.000,00 TL olarak hesap edildiği, hesap edilen 140.000,00TL'den davacının tahsil etmiş olduğu 35.000,00 TL düşüldükten sonra davacıya ödenecek tutarın 105.000,00 TL olacağı son mali, inşaat, mimar ve bilgisayar mühendisinden oluşan heyet raporunda tespit edildiği, taraflar arasındaki mesajlar ve e-mail yazışmalarından tarafların işin yapılması hususunda sözlü olarak anlaştıkları, bu yazışma içeriklerinden de işin yapılarak davalıya teslim edildiği teknik heyet raporlarından anlaşıldığı, davacı tarafça sunulan ve harcama kalemi olarak belirtilen fatura içeriklerinin bazılarının yapılan işle uyumsuz olduğu, diğer fatura içeriklerinde de yapılan işlerin ve malzemelerinin ayrıntılı tanımlarının yapılmaması ve dava konusu yerin yıkılmış olması nedeniyle tespiti yapılamayacağından dava konusu yerin kurumsal bir ... olması dikkate alındığında sunulan proje üzerinden hesaplanan bedele mahkememizce itibar edilmiş olduğu, bu bedelin ek ve son teknik heyet raporunda 105.000,00 TL olarak belirlendiği, davalılar tarafından da dilekçeler teatisi ve rapora itiraz aşamasında kabullerinde olan 35.000,00 TL ödeme davacı hakedişi dışındaki davacı talepleri yönünden yapılan işlerin eksik veya ayıplı olduğuna dair bir iddia da bulunulmadığı gibi bu hususuna ilişkin olarak olarak süresinde ihbarın yapıldığına dair bir bilgi ve belge de dosyaya sunulmadığından ve davalıların iddiasının yapılan işlerin hiç yapılmadığı ve dava konusu yerle ilgili olmadığı yönünde olduğundan açıklanan gerekçelerle proje bedeli üzerinden belirlenen 140.000,00TL'den davacının tahsil etmiş olduğu 35.000,00 TL düşüldükten sonra davacıya ödenecek tutarın 105.000,00 TL bedele mahkemece itibar edilerek takip tarihinden önce davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belgenin de dosyaya sunulmadığı dikkate alındığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile takibin 105.000 TL üzerinden devamına, 105.000 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak likid ve belirlenebilir olduğundan %20 oranındaki 21.000 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV İSTİNAF Davacı vekili istinafında, yapılan işlerin davalının kabulünde olduğunu, davalının her hangi bir itirazının bulunmadığını, davalının elektronik postaya itiraz etmediğini, işte A sınıf imalat kullanıldığını, m2 en az 1.500,00 TL olarak hesaplanması gerektiğini, hesap dışı sayılan kalemlerin görsellerinin mevcut olduğunu, davalının işin yapılmadığına dair herhangi bir itirazının olmadığını, davalının 14.04.2014 tarihli mail ile temerrüde düştüğünü, faiz taleplerinin haklı olduğunu, davalının elektronik posta ile iletişme eylemli onay verdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... istinafında, dava konusu iş yerinde keşif imkanı olmadığını, davacının iddia ettiği faturaların dava konusu yerde kullanılıp kullanılmadığının belli olmadığını, bunun bilirkişi raporu ile de tespit edilemediğini, kararın kabul edilemez tespitlere dayandığını, 2013 piyasa rayiçlerine göre birim m2'nin 1.400,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali davasıdır. Davacı yüklenici davalılar iş sahibidir. Davacı vekili davada, davalılara ait ...'ta ki iş yerinin mimari görsellerinin hazırlanması, yıkımı, yeniden yapılması, malzeme tedariki işlerini yaptığını, bedelin davalılarca ödenmediğini, belirterek, 169.301,70 TL asıl alacak ve 79.868,66 TL faiz olmak üzere toplam 249.170,36 TL üzerinden icra takibi açtıklarını davalıların yaptıkları itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ... ise, davacı ile aralarında cari hesap ilişkisi olmadığını, davacının yaptığı işe karşılık olarak hak edişlerinin müvekkilince ödendiğini, işin düzgün yerine getirilmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkemece, 20.07.2020 tarihli ek raporun hükme esas alındığı, bu rapor ve 21.11.2019 tarihli kök raporda, dava konusu yerin kapandığı ve başka iş yeri ile birleştiği keşif neticesinde yapılan işin tespitinin mümkün olmadığı ve davalıların projeyi kabul ettikleri dikkate alınarak, proje dahilindeki işlerin yapıldığı yıl olan 2013 yılındaki piyasa rayicine değeri hesaplanarak, davalı ödemesi olan 35.000,00 TL mahsup edildikten sonra, 105.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Davalı ...'in istinaf talebi hakkında, Mahkemece ek karar ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, tebliğlerin yapıldığı ve ek kararın istinaf edilmediği anlaşıldığından bu istinaf talebi hakkında bir inceleme yapılmamıştır. Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi olup, cari hesap ilişkisi davalı ... tarafından kabul edilmese de, davacının yaptığı işlerin bedelinin ödendiği ve işi düzgün yapmadığı, işin devamı sırasında sürekli sorun çıktığı iddia edilerek, sözlü eser sözleşmesi kabul edilmiştir. Ayrıca taraflar arasındaki yazışmalarda sözlü eser sözleşmesi olduğunu ispatlamaktadır. Uyuşmazlık konusu, davacının , ne kadar iş yaptığı, davalıların projeyi kabul edip etmedikleri ve davacının alacağı olup olmadığında toplanmaktadır. Davacının işte A sınıf imalat kullanıldığını, m2 en az 1.500,00 TL. olarak hesaplanması gerektiğine dair istinafının incelenmesinde, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi olduğundan, yapılan işin bedeli yapıldığı yılın piyasa rayicine göre belirlenir. 20.07.20202 tarihli hükme dayanak olan Ek Raporda da, 2013 yılı piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapıldığı anlaşıldığından bu istinaf yersizdir. Davacının yapılan işlerin davalının kabulünde olduğunu, davalının her hangi bir itirazının bulunmadığını, davalının 14.01.2014 tarihil elektronik postaya itiraz etmediğini ve hesap dışı bırakılan kalemlerin yapıldığına dair davacı istinafının incelenmesinde, davalının e postaya itiraz etmemesi taraflar arasında eser sözleşmesi olduğunu göstermekle beraber, davacının ne kadar alacaklı olduğunu göstermeye yeterli bir delil değildir. Dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirildiğinde, onaylanmamış proje kapsamındaki işlerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple kök ve dayanak ek raporda projeye göre yapılan işin tutarının piyasa rayicinden hesaplanması ve davalıların 35.000,00TL. ödemesinin düşülmesi suretiyle 105.000,00 TL. alacak bulunması yerindedir. Davacının istinafları bu sebeple yersizdir. Davacının 14.1.2014 tarihli mail ile temerrüde düştüğü ve faiz talep etme hakları olduğuna dair istinaflarının incelenmesinde, TBK gereğince usulüne uygun olarak davalılar temerüde düşürülmüş durumda değildir. Bu sebeple davalıların temerrüde düşmesi icra takibinin açılıp ödeme emirlerinin tebliği ile olmuştur. Bu istinaf talebi de yerinde değildir. Davalı ... istinafında, dava konusu iş yerinde keşif imkanı olmadığını, davacının iddia ettiği faturaların dava konusu yerde kullanılıp kullanılmadığının belli olmadığını, bunun bilirkişi raporu ile de tespit edilemediğini, kararın kabul edilemez tespitlere dayandığını, 2013 piyasa rayiçlerine göre birim m2 nin 1.400,00 TL. üzerinden hesaplanması gerektiğine dair istinaflarını incelenmesinde, dosya kapsamındaki yazışmalar, görseller ve diğer tüm deliller itibariyle davalıların proje kapsamındaki işleri kabul ettiği, her hangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı, söz konusu iş yerinin tadilat bittikten sonra da açıldığı anlaşılmaktadır. O halde dayanak ek raporda belirtildiği gibi proje kapsamında yapılan işlerin piyasa rayicine göre hesaplanmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı tarafın istinaf talepleri yersizdir. Belirttiğimiz sebeplerle yerel mahkeme kararı hukuka, usule uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/11/2020 tarih ve 2018/770 Esas, 2020/741 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraflar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından (maktu) peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Alınması gereken 7.172,55 TL istinaf karar harcından (nispi) peşin alınan 1.852,43 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.320,12 TL istinaf karar harcının davalı ...'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.