İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 2025/370 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
bam
2025/370
2026/525
15 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/370 KARAR NO : 2026/525 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/12/2020 NUMARASI : 2018/939 Esas, 2020/1074 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :15/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin güneş paneli kurulum sözleşmesine dayandığını, bu sebeple; davacı şirketin alacaklı olduğu toplam fatura bedelleri tutarında cari hesap alacağına ilişkin yasal takibe geçildiğini, davalı şirketin icra takibine itiraz dilekçesinde; müvekkili şirket ile imzalamış olduğu güneş paneli kurulum sözleşmesi gereği teslim etmesi gereken 25.000 USD bedelli teminat senedini bugüne kadar teslim etmediği gerekçesi ile 25.000 USD tutarı uhdesinde tuttuğunu belirttiğini, ancak müvekkili şirket tarafından ihtarname ekinde söz konusu teminat senedinin davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı yanın ise teminat senedini kabul etmeyerek müvekkili şirkete iade etmiş olduğunu belirterek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme gereği teslim etmesi gereken 25.000 USD bedelli teminat senetlerini zamanında ve usulüne uygun düzenleyip davalıya teslim etmediğini, davalının bakiye 25.000,00-USD bedeli teminat olarak haklı sebeple uhdesinde tutmakta olduğunu, 24.11.2017 tarihli sözleşmenin 7. Maddesi gereğince davalının kesin kabulden itibaren 3 gün içinde 25.000 USD bedelli teminat senetlerini müvekkiline teslim taahhüdü altına girdiğini, ancak teminat senetlerini süresi geçmesine rağmen düzenleyip davalıya teslim etmediğini, bunun üzerine karşı yana keşide olunan Adana 7. Noterliği vasıtasıyla keşide olunan ihtar ile 24.11.2016 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafından yapılan ödemelere dair düzenlenmeyen faturaların düzenlenerek müvekkiline gönderilmesi hususunun karşı tarafa ihtar olunduğunu, karşı tarafça verilen cevabi ihtar ve ekinde düzenlenmeyen fatura ve teminat senetlerinin gönderildiğinin davalıya bildirildiğini ancak teminat senetlerinin 24,11,2016 tarihli sözleşme şartları ile usulüne uygun olmadığından karşı yana Adana 7. Noterliği aracılığıyla düzenlenen ihtar ile iade olunduğunu ve teminat senetlerinin usulüne uygun düzenlenip yeniden davalıya teslimi aksi halde teminat senetleri teslim olunan kadar bakiye alacağın teminat olarak davalı uhdesinde tutulacağının karşı tarafa ihtaren bildirildiğini, davalının belirtildiği üzere karşı yanın taahhüdünü yerme getirmemesi üzerine haklı sebeple bakiye alacağı ödemekten imtina ettiğini, karşı tarafın sözleşme şart ve usulüne uygun düzenlenmiş 25.000 USD bedelli senetleri düzenleyip davalıya teslim etmesi halinde müvekkilinin uhdesinde teminat olarak tuttuğu bedeli ödemeye hazır olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; cari hesaptan kaynaklı alacağın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya teminat senedi verilmesi gerekip gerekmediği, davacının teminat senedini verme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davalının teminat senedi miktarı olan 25.000 USD'yi teminat olarak ödemekten imtina edip edemeyeceği hususlarında toplandığı, sözleşmenin 7.maddesinde teminat senedi alınacağı, davacı tarafından teminat senedi düzenlenerek davalıya Üsküdar 6. Noterliğinin 20/12/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderildiği, davalının ise geçerli bir neden olmaksızın teminat senedini iade ettiği, davacının bu durumda sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmiş sayılacağı, kaldı ki davacı tarafından teminat senedi verilmemesi halinde davacının hakedişinden teminat miktarının kesilerek ödeme yapılacağı ve bu kesilen miktarın teminat olarak tutulacağı sözleşmede belirlenmediği, sözleşmenin 4. maddesinde faiz ile ilgili hüküm düzenlenmiş ise de; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere belirtilen bu faiz türü hükme esas alınabilecek açıklıkta ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde düzenlenmediği için değerlendirmeye alınamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 25.000 USD üzerinden devamına, kabul edilen 25.000 USD üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı defterinde yapılan 1.398,53 USD'lik mahsup işleminin herhangi bir dayanağı olmadığı, işbu bedelin de kabulüne karar verilmesi gerektiği, sözleşmenin 4.maddesine göre 6.ve son ödemenin geçici kabulden sonra 15 gün içinde yapılacağı kararlaştırılmış olup, 16.08.2017 tarihli geçici kabul tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu ve işlemiş faizin kabulü gerektiği gerekçeleriyle, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturanın davacı defterinde kayıtlı olmasının tek başına akdi ilişkiyi ispatlamayacağı, işin 2016 yılında yapılmasına rağmen faturanın 2018 yılında düzenlendiği, sözleşmeye göre teminat senedinin resmi kabul tarihi olan 16.08.2017 tarihinden 3 gün sonra verilmesi gerektiği ancak, teminat senedinin gönderildiği iddia edilen ihtarnamenin 20.12.2017 tarihi olduğu, bu haliyle süresinde teminat senedinin verilmediği, davacı haksız olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçeleriyle, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, bakiye cari hesap alacağının işlemiş faizi ile tahsili amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi ise, teminat senedinin verilmediği gerekçesiyle davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Güneş enerji sistemi kurulumuna dair taraflar arasında imzalanan 24.11.2016 tarihli sözleşmenin ihtilaf noktalarına ilişkin 4.maddesinde 913.000 USD sözleşme bedelinin ödeme miktarları ile aşamaları belirlenmiş olup, son ödeme olan 6.ödemenin geçici kabul işlemlerinin yapılmasından sonraki 15 gün içerisinde ödeneceği, 7.maddesinde santral performansına karşılık montaj tamamlanarak resmi kabul yapıldıktan sonra 3 gün içerisinde yüklenici tarafından 24 ay süreli 25.000 USD teminat senedinin verileceği, 24 ay sonunda performans şartlarının sağlanması halinde senedin iade edileceği hususları kararlaştırılmıştır.Sözleşmenin 7.maddesine konu 25.000 USD'lik teminat senedi ekli olarak davacı yüklenici tarafından davalıya keşide edilen 20.12.2017 tarihli ihtarnamenin 22.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 26.12.2017 tarihli cevabi ihtarname ile, sözleşme şartlarına uygun olmadığından bahisle teminat senedinin iade edildiği görülmüştür.Davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, davalının davacıya 25.000 USD borçlu olduğu görüşü bildirilmiştir. Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda ise, davacının davalıdan 26.398,53 USD alacaklı olduğu görüşü bildirilmiştir. Davanın dayanağı olan sözleşme kapsamında işin yapılıp teslim edildiği ihtilafsız olup, ayıplı veya eksik ifa iddiası da ileri sürülmüş değildir. Tacir olan tarafların ticari defterlerine göre, davacının davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 25.000 USD alacaklı olduğu da ispatlanmıştır. Bu durumda, davacı yüklenici sözleşme konusu işi bitirip teslim etmiş olduğundan, sözleşmenin teminatı olarak verileceği kararlaştırılan senedin verilmediğinden bahisle, bakiye alacağın istenemeyeceğine yönelik davalı iş sahibi vekilinin savunma ve istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Ayrıca, taraf defter kayıtları itibariyle alacak miktarı belirli olduğundan, mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatına yönelik davalı istinafının da reddi gerekmiştir. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, davacı yüklenici, defter kayıtları ile ispatlanan 25.000 USD haricinde, davalı iş sahibinden bakiye 1.398,53 USD alacaklı olduğunu kanıtlamak zorundadır. İşbu bedel karşılığı işin yapıldığı davacı yüklenici tarafından yasal ve kesin delillerle ispatlanmış değildir. Bu haliyle, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; borçlu temerrüde düşmüş olur (TBK 117. madde). Anılan madde uyarınca istenebilir hale gelen bir alacağa dava tarihinden önce faiz yürütülebilmesi için davalıya usulüne uygun ihtarname gönderilip direnime düşürülmesi gerekir. Kesin vade olmadığı gibi temerrüde düşüren ihtarname de çekilmeden icra takibi yapılmış ise takip tarihinde temerrüt gerçekleşir (11.12.1957 tarih 17/29 sayılı İBK).Somut olayda, yukarıda içeriği açıklanan sözleşmenin ödemeye ilişkin 6.maddesinin kesin vade içermediği, muacceliyeti ifade ettiği, takipten evvel temerrüt için bildirim de olmadığı için, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekmiştir. Bu durumda işlemiş faiz yönünden istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/12/2020 tarih ve 2018/939 Esas, 2020/1074 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL nisbi istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Alınması gereken 7.018,00-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan (59,30+1.695,20=) 1.754,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.263,50-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.