SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2026/419 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/419

Karar No

2026/545

Karar Tarihi

15 Nisan 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/419
KARAR NO: 2026/545
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/11/2025
NUMARASI:2024/65 Esas - 2025/916 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:15/04/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket bir çok şirkete bilgisayar yazılımı hazırlanması ve bilgisayar yazılımı çözümleri sunan, aynı zamanda bilgisayar yazılımları üzerine danışmanlık, eğitim, uygulama ve uyarlama hizmetleri veren, bilgisayar konusunda dünyanın en önde gelen markası ... ile çözüm ortaklığı yapan alanında saygın bir firma olduğunu, müvekkil şirket ile davalı .... A.Ş. arasında bu kapsamda ... ... yazılımının davalı şirkete kurulması ve destek hizmetlerinin sağlanması amacıyla 23.12.2011 tarihinde ...Uygulama ve Geliştirme Hizmetleri akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile davacı şirket tarafından davalıya verilecek hizmetler ve davalının almış olduğu hizmetler karşılığı ödeyeceği bedeller kararlaştırıldığını, akdedilen sözleşmedeki yükümlülükler davacı şirket tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini ve davalı tarafından da yazılımın kurulum bedeli ödendiğini, akabinde davacı şirketten, davalının kullanımı için kurulan yazılım sistemleri ile ilgili teknik destek hizmeti verilmesi talep edildiğini, bu doğrultuda davacı şirket ve davalı söz konusu desteğin, bir kişinin günlük destek hizmetinin karşılığı (adam/gün) 400 USD + KDV olmak üzere davacı şirket tarafından sağlanması konusunda mutabık kalındığı, 2015 yılının başında bu destek hizmeti için aylık beş çağrıyla sınırlı olmak üzere 3.000 USD tutarında bir avans ödemesi alındığını, ancak söz konusu destek hizmeti hacmi 2015 yılında avans ödemesi tutarını fazlasıyla aştığını, davalı firma 2015 yılını takiben, 2016 yılında da davacı firmadan teknik destek hizmeti satın almaya devam ettiğini, davacı firma davalı ile olan iyi ilişkilerinden dolayı ve davalı tarafından gelen talep doğrultusunda uzunca bir süre verdiği bu teknik destek hizmeti için fatura kesmediğini, ödeme talep etmediğini, davacı şirket, davalıya 2015 ve 2016 yılı Kasım ayına kadar verilen teknik destek hizmetlerine ilişkin detaylı bilgiyi 29.11.2016 tarihinde elektronik posta yoluyla davalıya bildirdiğini, davalı tarafından verilen hizmetlere ilişkin hiçbir itirazda bulunulmadığını, davacı şirket söz konusu destek hizmeti bedellerini davalı şirkete de haber vererek 10.03.2017 tarihinde faturalandırarak davalı şirkete gönderildiğini, bunun üzerine davalı 16.03.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile fatura ve fatura içeriğine itiraz ettiğini, davalının müvekkil şirkete böyle bir borcu bulunmadığını belirterek faturayı iade ettiğini beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 2.000 USD'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili sunmuş olduğu12.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile alınan rapor doğrultusunda alacak talebini 29.273,50 USD artırarak toplamda 31.273,50 USD'nin kamu bankalarınca Amerikan Doları mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile müvekkil şirkete ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında akdedilen 23/12/2011 tarihli sözleşme satıma konu ürünün canlıya geçirilmesi esnasına kadar olan süreci kapsadığını, davacı firma, kendi edimini ifa ettiğini ve müvekkil şirketin ise destek hizmeti kapsamında yapması gereken ödemeyi yapmadığını iddia etse de, mezkur 23/12/2011 tarihli sözleşmede ‘destek hizmeti’ olarak hiçbir düzenleme bulunmadığı gibi taraflar arasında “...” olarak akdedilen ayrıca bir sözleşme de bulunmadığını, davacının yazılı delil ile ispat yükümü altında olduğunu, fatura kesilmesi, alacaklının varlığının ispatı olmadığını, davalı firma, davacı tarafından haksız vere keşide edilen faturaya muttali olur olmaz böyle bir borcu olmadığından dolayı faturaya itiraz ederek Beyoğlu ... Noterliğinin ihtarnamesi ile iade edildiğini, davaya konu borcu kabul etmemekle birlikte dayanak belgeninde fatura olarak kabulü mümkün olmadığını, davacı dürüstlük kurallarına uygun hareket etmesi gerektiğini, davacı firma tacir olup basiretli hareket etmekle mükellef olduğunu, dürüstlük kurallarını bir kenara atarak, dilediğince ve çelişkili tutumu ile husule getirdiği güvene aykırı keyfi işlem tesis edemeyeceğini, zaman aşımı itirazında bulunduğunu, kısmı dava şartlarının mevcut olmadığını, davaya konu nizanın 10/03/2017 tarihli ve 45.916,16 USD tutarlı fatura olduğu gözetildiğinde davacının belirli meblağın yerine 2.000 USD yi dava konusu yapmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen fatura, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkiye dayanmamakta olup, bilakis haksız ve dayanaksız olmakla ikame olunan davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacıya tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI :Mahkemece, " ...Taraflar arasında imzalanan 23/12/2011 tarihli ... ... Uygulama ve Geliştirme Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete sözleşme kapsamında yazılım kurulum hizmetleri sağlandığı, davalı şirket tarafından da yazılım kurulum bedelinin ödendiği, akabinde kurulan yazılım sistemleri ile ilgili teknik destek hizmetinin verilmesi konusunda sözlü olarak anlaştıkları, bu hususların tanık anlatımları ile doğrulandığı, davacı şirketin davalı şirkete yazılım destek hizmeti sağladığı hususunda tartışma bulunmadığı, davacı vekilinin dosyaya sunduğu 1 adet flash bellek ve ... tarafından hazırlanan 07/06/2018 tarihli cevap yazısına ekli bir adet CD bilirkişilerce incelendiği, CD ve flash bellekte yapılan teknik incelemede kayıtların doğrulanması amacıyla listeden rastgele kayıtlar incelendiği ve kayıtların birbiri ile uyumlu, doğru ve güvenilir olduğunun tespit edildiği, yine bilirkişi raporunda incelenen 05/01/2015-14/11/2016 tarih aralığındaki kayıtların sözleşme süresinin 6-12 ay olarak belirlenmesi, ücret alınmayacak adaptasyon sürecinin %15 ile sınırlı tutulması ve piyasa koşullarında böyle bir desteğin sözleşme olmaksızın sağlanmasının mümkün olamayacağı, yine davacının dolayısıyla taraflar arasında imzalanan 23/12/2011 tarihli sözleşme kapsamında olamayacağının da haklı olarak belirtildiği, bu anlamda tanık anlatımlarında da açıkça belirtildiği üzere bu hususta tarafların şifai olarak anlaştıklarının kabulü gerektiği ve bedel hususunda ise davaya konu hizmetin sunulduğunun ispatlanmış olması ve bilirkişi raporu ile sunulan hizmetin piyasa koşullarında sözleşme yapılmaksızın günlük 400 USD bedel ile verildiği tespitleri birlikte değerlendirildiğinde hizmet süresi ve hak edilen hizmet bedelinin raporda belirtilen miktar kadar olduğu, 2016 yılı için sabit ücret olan 3000 USD ve 2015-2016 yılında standart hizmeti aşan destek hizmeti bedeli olarak 28.273,50 USD toplam 31.273,50 USD ücret ödemesi yapılması gerektiği, davacının davalıdan bu miktarda alacağı olduğu " gerekçesiyle davanın kabulü ile -2.000 USD alacağın dava tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 29.273,50 USD alacağın ıslah tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Verilen karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 29/11/2023 tarih 2020/2178 E. 2023/1714 K. Sayılı ilamı ; "...Yazılım konusunda uzman sektör bilirkişisinden, davalıya teknik destek hizmetin verildiği tarihteki serbest piyasa rayiçleri esas alınarak alacağın hesaplanması konusunda ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince ; " Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, yasal mevzuat ve güncel Yargıtay içtihatları ışığında yapılan değerlendirmede sonucunda taraflar arasında imzalanan 23/12/2011 tarihli ... ... Uygulama ve Geliştirme Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete sözleşme kapsamında yazılım kurulum hizmetleri sağlandığı, davalı şirket tarafından da yazılım kurulum bedelinin ödendiği, akabinde kurulan yazılım sistemleri ile ilgili teknik destek hizmetinin verilmesi konusunda sözlü olarak anlaştıkları, bu hususların tanık anlatımları ile doğrulandığı, davacı şirketin 2015 ve 2016 yılı kasım ayına kadar verilen teknik destek hizmetlerine ilişkin detaylı bilgileri elektronik posta ile davalı tarafa bildirdiği, akabinde 10/03/2017 tarihinde faturalandırdığı, davalı şirketin 16/03/2017 tarihinde ...yevmiye numaralı ihtarname ile faturaya itiraz ettiği ve faturayı iade ettiğini bildirdiği, bunun üzerine davacı şirketin 27/03/2017 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya hizmet dökümünü sunarak 5 işgünü içerisinde borcu ödemesini bildirdiği ancak ödeme yapılmaması üzerine dava açıldığı, davalının aralarında imzalanan 23/12/2011 tarihli sözleşmede destek hizmeti olarak hiç bir düzenlemenin bulunmadığı gibi başka bir sözleşmenin de olmadığını savunduğu, ayrıca davacının taraflar arasında ayrıca düzenlenen sözleşmeyi ve sözleşme kapsamında hak iddiasında bulunduğu meblağı yazılı delille ispat etmesi gerektiğini savunduğu, davacı şirketin davalı şirkete yazılım destek hizmeti sağladığı hususunda tartışma bulunmadığı, davacı vekilinin dosyaya sunduğu 1 adet flash bellek ve ... tarafından hazırlanan 07/06/2018 tarihli cevap yazısına ekli bir adet CD bilirkişilerce incelendiği, CD ve flash bellekte yapılan teknik incelemede kayıtların doğrulanması amacıyla listeden rastgele kayıtlar incelendiği ve kayıtların birbiri ile uyumlu, doğru ve güvenilir olduğunun tespit edildiği, yine bilirkişi raporunda incelenen 05/01/2015-14/11/2016 tarih aralığındaki kayıtların sözleşme süresinin 6-12 ay olarak belirlenmesi, ücret alınmayacak adaptasyon sürecinin %15 ile sınırlı tutulması ve piyasa koşullarında böyle bir desteğin sözleşme olmaksızın sağlanmasının mümkün olamayacağı, yine davacının dolayısıyla taraflar arasında imzalanan 23/12/2011 tarihli sözleşme kapsamında olamayacağının da haklı olarak belirtildiği, bu anlamda tanık anlatımlarında da açıkça belirtildiği üzere bu hususta tarafların şifai olarak anlaştıklarının kabulü gerektiği ve bedel hususunda ise davaya konu hizmetin sunulduğunun ispatlanmış olması ve bilirkişi raporu ile sunulan hizmetin piyasa koşullarında sözleşme yapılmaksızın günlük 400 USD bedel ile verildiği tespitleri birlikte değerlendirildiğinde hizmet süresi ve hak edilen hizmet bedelinin raporda belirtilen miktar kadar olduğu, 2016 yılı için sabit ücret olan 3000 USD ve 2015-2016 yılında standart hizmeti aşan destek hizmeti bedeli olarak 28.273,50 USD toplam 31.273,50 USD ücret ödemesi yapılması gerektiği, davacının davalıdan bu miktarda alacağı olduğu" gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.000 USD alacağın dava tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 29.273,50 USD alacağın ıslah tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece, taraflar arasında varlığı iddia edilen ancak somut hiçbir yazılı delille desteklenmeyen bir "şifahi hizmet ilişkisine" dayanarak hüküm kurulması, usul ve yasaya, özellikle de ispat hukukunun en temel prensiplerine açıkça aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği "..." ise bu sözleşmenin kapsamında yer almadığı gibi, taraflar arasında bu yönde akdedilmiş müstakil bir "..." de bulunmadığını, hukuk genel ilkesi uyarınca; müspet bir vakıanın varlığını iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla mükelleftir. Davacı, müvekkil şirketin "adam/gün 400 USD + KDV" gibi fahiş ve USD bazlı bir bedelle hizmet almayı kabul ettiğine dair huzurdaki dosyaya hiçbir yazılı delil sunamadığını, davacı taraf, taraflar arasında ödeme yapılmasını gerektirir bir sözleşmesel ilişkinin varlığını ve bedel konusunda mutabık kalındığını yazılı bir delille ispat edemediği müddetçe, rayiç değer üzerinden hesaplama yapılması usulen mümkün olmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, somut gerçekleri aydınlatmaktan uzak, dosya kapsamındaki verileri hatalı yorumlayan ve yüksek mahkemenin bozma ilamındaki direktifleri karşılamayan bir metinden ibaret olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki yazılım kurulum hizmetinden sonra sözlü anlaşma ile destek hizmeti verildiğinden bahisle hizmet bedeli alacağı istemine ilişkindir.Somut olayda; davalı şirkete yazılım kurulum hizmeti verilmesi konusunda taraflar arasında imzalanan 23/12/2011 tarihli ... ... Uygulama ve Geliştirme Hizmetleri Sözleşmesi akabinde davalı şirkete teknik destek hizmeti verildiğinden bahisle tanzim olunan 10/03/2017 tarihli faturaya davalı şirketin 16/03/2017 tarihinde faturaya itiraz ederek iade etmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Duruşmada dinlenen davacı tanığı ...; " ... ŞTi ye bahsi geçen yazılım proğramının satıldığını ve destek hizmeti verildiğini biliyorum, proğram ile ilgili kullanıcıların proğramı kullanırken yaşadıkları sıkıntılar ve ilerleme sağlayamadıkları durumda bizim şirketin kurduğu ve hizmet vermek üzere anlaştığı şirket ve kişilere sattığı yazılım proğramı çerçevesinde hizmet veriyordu. Bize kullanıcılar mail atıyordu, ayrıca telefonlada arıyorlardı. Bunun için destek departmanı vardı, burada 3-4 kişi çalışıyordu. Benim dönemimde 3 kişi devamlı hizmet veriyordu, bu 3 kişi sadece mesai saatleri içinde çalışıyordu. Ben destek departmanında idim, destek vermek amaçlada firmalara gidiyordum. Bir kez...'ın ... fabrikasına gittim. Yazılım proğramının niteliğine göre ve bu proğramın kullananların özelliklerine göre bir günde 5 kerede arayabilirler yada haftada bir de arayabilirler, tüm destek telefon ve mail ile yürüyordu. Ben çalıştığım sürede satılan proğram sonrası firmalar ile yapılan anlaşmalara göre destek hizmezi veriliyordu. Bazı firmalara belirli bir süre ücretsiz, bazılarına yapılan sözleşme gereği, bazılarına ise arama bazında ücretlendirme yapılıyordu, bu anlaşmayı firma sahibi yapıyordu, ben davalı ile nasıl bir anlaşma yapıldığını bilmiyorum. "Davalı tanığ... ; " ... da 16 yıldır finans yönetmeni olarak çalışıyorum. 2012 yılında ... 'den ... yazılım programı alındı ve kullanılmaya başlanıldı. 2012 yılından itibaren ...' den destek almaya başladık, ben davacı ile yapılmış yazılı bir sözleşmeden haberim yoktur, yapılan güncelleme bedelleri karşılıklı anlaşma karşılığında fatura ile ödeniyordu, onun dışında destek hizmetide alındı. ... hizmeti karşılığında da faturalar kesiliyordu, ancak bu düzenli bir fatura değildi. Bize verilen destek hizmeti ile birlikte karşılıklı görüşme sonrasında faturalar kesiliyordu, yılda ortalama 5-6 fatura kesiliyordu, bazen güncelleme için yılda 100.000,00 TL bedelli, bazen hizmet için 30.000,00 TL ya da 2.000,00 TL yada dolar bazında faturalar kesiliyordu, yapılan destek ve hizmet karşılığında 2016 yılına ait bu desteğin karşılığı 2.000 yada 3.000 doları geçmemelidir, kesilen faturalarda da belirtildiği gibi aylık 5 çağrı karşılığı bedel ödeniyordu, bu rakamıda ben ona göre tespit ederek söyledim. 2012 yılında programın kurulması ve uygulanması için sözleşme yapıldı, destek ile ilgili bir sözleşme mevcut değildir, destek hizmeti karşılığında ödenecek bedel firma sahipleri ve temsilcileri arasında yapılan şifai yada mail yolu ile görüşme ile yapılmıştır."Davalı tanığı ... " ... ŞTİ de iş geliştirme uzmanı olarak Ocak 2016 yılından itibaren çalışıyorum. 2012 yılında Microsoft yazılımı davacı şirketten alınmış, ben çalışmaya başladıktan sonra 2016 Temmuz ayından itibaren bu proğramın sorumluluğunu devraldım. Program alındığını tarihten itibaren ... firmasından destek hizmeti alınıyordu, işin başına ben geçktikten sonra da bu destek hizmeti 6 ay devam etti. 2017 yılı Ocak ayı itibariyle başka bir danışmanlık firması ile çalışmaya başladık, program bir hata verirse bu hatanın çözülmesi adına mail yolu ile yada telefon ile destek alıyorduk, bu destek mesai saatleri içinde oluyordu, firmanın bu konuda görevlendirdiği kişiler ile muhatap oluyorduk, problemi ilettiğimizde bu problemi onlar bulundukları yerden uzaktan destek ile çözüyorlardı, ayrıca programın geliştirilmesi ve güncellenmesi konusunda talebimize istinaden hizmet veriyorlardı, bu tip projelerde destek ve bakım sözleşmesi olur. Bu sözleşme dışında bir talep olursa bunun karşılığı taraflar anlaştığında ödenir. Destek için ...'e belirli bir bedel ödenmesi gerekir ama bunun ne olduğunu ne kadar ödendiğini bilmiyorum. Daha sonra dava açıldığında ben araştırdığımda 2015 yılında bir yıllık 3.000 Dolar ödenmiş, bunun faturası kesilmiş, 2016 yılı ile ilgili her hangi bir ödeme yapılmamış." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Olayın teknik boyutu bulunması nedeniyle mahkemece bilgisayar mühendisi, mali müşavir, hukukçu bilirkişisinden oluşan heyetten rapor aldırılmış olup alınan müşterek raporun teknik değerlendirme bölümünde " ...Taraflar arasında akdedilen 23.12.2011 tarihli ... ..., Uygulama ve Geliştirme Hizmetleri Sözleşmesinin “Proje Uygulama Süresi Ve Evreleri " başlıklı 5. Maddesinde " Hazırlanacak Uygulamalar ile ilgili adaptasyon süreci 150 adam/gün ve adam/gün hizmet günlük $400 +KDV olarak belirlenmiştir. 150 adam/günlük hizmet, sözleşmenin imzası ile taşlayarak 6 ila 12 ay olarak belirlenen uygulama sürecinin içinde ve karşılıklı olarak hazırlanıp onaylanacak Proje Planı kapsamında kullanılacaktır. 150 adam gün olarak belirtilen adaptasyon sürecinin % 15 aşılması durumunda ... bu süreyi faturalamayacaktır. İşbu sözleşme' de aksi belirtmedikçe müşteriden ve/veya ...'dan kaynaklanan gecikmeler bu süreye ilave edilecektir. ...kurulumun tamamlanmasını takiben 15 gün süre ile telefon, uzaktan bağlanarak destek vereceğini ayrıca kabul ve taahhüt eder.” denilmek suretiyle sözleşme yapıldığı, CD ve flash bellek içerisinde bulunan incelemeye konu kayıtların doğrulanması amacıyla “...” isimli ... dosyasıyla sunulan 2015-2016 tarihlerindeki tüm destek ve geliştirme desteklerini içerir listeden rastgele seçilen, 19.01.2015 tarihli kayıt içerisinde açıklama kısmında “... aynı tahsilat dosyasının birden fazla olmasına ilişkin sorunun incelenmesi (...) denilmek suretiyle kayıt oluşturulduğu, destek talepler içerisinde yer alan "“...” isimli dosya incelendiğinde dosya taraflarını oluşturan çalışanların karşılıklı olarak açılan ticket üzerine görüştükleri, ticket içeriğindeki kayıtların tüm destek ve geliştirme desteklerini içerir listesiyle uyumlu olduğu; 01.02.2016 tarihli kayıt içerisinde açıklama kısmında “D - ...- Hesap Hatası” denilmek suretiyle kayıt oluşturulduğu, destek talepleri içerisinde yer alan “...” isimli dosya incelendiğinde dosya taraflarını oluşturan çalışanların karşılıklı olarak açılan ticket üzerine görüştükleri, ticket içeriğindeki kayıtların tüm destek ve geliştirme desteklerini içerir listesiyle uyumlu olduğu; 07.11.2016 tarihli kayıt içerisinde açıklama kısmında “e-arşiv fatura hakkında? denilmek suretiyle kayıt oluşturulduğu, destek talepleri içerisinde yer alan "...” isimli dosya incelendiğinde dosya taraflarını oluşturan çalışanların karşılıklı olarak açılan ticket üzerine görüştükleri, ticket içeriğindeki kayıtların tüm destek ve geliştirme desteklerini içerir listesiyle uyumlu olduğu, açıklama kısmında PDF dosya ismi yazmamasına rağmen yakın tarihli kayıtlar dönemlik olarak incelendiğinde ilgili kaydın PDF dosyasının da bulunduğu anlaşıldığı, yukarıda arz edilen 3 kayıt dışında sondajlama usulüyle liste üzerinde bulunan kayıtlar içerisinde rastgele seçilen onlarca kayıt kontrol edildiği ve izlenen kayıtların doğru ve güvenilir olduğu tespit edildiği, açılan kayıtlarda izlenen tek farkın operatör kaydına bağlı olarak kimi operatörlerce çağrı başlarıgıç zamanının kayıt tarihi olarak girildiği, kimi operatörlerce çağrı kapanış zamanının kayıt tarihi olarak girildiği anlaşıldığı, incelenen kayıtların tutarlı, doğru ve güvenilir olduğu tespit edildiği,İncelenen 05.01.2015-14.11.2016 tarih aralığındaki kayıtların sözleşme süresinin 6-12 ay olarak belirlenmesi, ücret alınmayacak adaptasyon sürecinin%15 ile sınırlı tutulması ve piyasa koşullarında böyle bir desteğin sözleşme olmaksızın sağlanamaması sebepleriyle taraflar arasında akdedilen 23.12.2011 tarihli sözleşme kapsamında olamayacağı anlaşıldığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında adam/gün hizmet ücret bedelinin günlük 400 Dolar artı KDV olarak belirlendiği, davacı tarafın iddiasında geçen ayda 5 adet çağrıya sabit ücretli destek verilmesi hususu değerlendirildiğinde, her aybaşından itibaren 5 adet çağrı süresi değerlendirme dışı bırakılarak, çalışma süreleri, günlük çalışma bedeli ve günlük çalışma süresi birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında adam/gün hizmet ücret bedelinin günlük 400 $ + KDV olarak belirlenmesi, ayda 5 adet çağrı için yıllık sabit ücretin Yıllık 3.000 $ + KDV olarak belirlenmesi ve davacı tarafça davalıya düzenli olarak hizmet verildiğinin anlaşılması üzerine davacı tarafa sabit ücret olarak 6.000 USD (3.000 USD X 2 Yıllık Hizmet = 6.000 USD) alacaklı olduğu, davalı yan tarafından davacı yana 2015 yılı için 3.000 USD’ nin (2015 yılı sabit ücretin) ödendiği, 2016 yılı sabit ücret olarak 3.000 USD, 2015-2016 yılında standart hizmet ücreti aşan destek hizmeti bedeli olarak 28.273,50 USD toplam olarak 31.273,50 USD ücret ödemesini yapılmasının uygun olduğu, bununla birlikte piyasa koşullarında tutar yönünden yüksek kabul edilebilecek sabit+değişken destek hizmet bedelinin sözleşme yapılmaksızın verilmesi, piyasa koşullarında hizmet verilen süre içerisinde periyodik dönemler halinde fatura kesilmemesi, davalı tarafça hizmet ücretlerinin onaylandığına dair bir belge sunulamaması sebepleriyle fatura muhteviyatındaki 2015-2016 tarih aralığına ait destek çalışmalarının davacı yan tarafından davalı yana hangi bedel üzerinden verildiğinin ispata muhtaç olduğu '' yönünde tespitte bulunulmuştur.Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda yazılım konusunda uzman sektör bilirkişisinden alınan 26/08/2024 tarihli raporda özetle;"Davacı tarafın 2015-2016 yılları arasında 2 senelik destekte 663 adet talep (ticket) kaydı olduğu, dosya eklenen 663 kaydın detaylarında, mail yazışmalarının olduğu, dosya eklendiği, Excel tablosundaki 663 kayıttan rasgele seçilmiş tarihler ile, müzekkere yazılarak istenen arama kayıtlarında tarihlerin eşleştiği, Aramaların olduğu gün davacı tarafın davalı tarafa destek verdiği, davacının verdiği bakım desteği ile ilgili taraflar arasında imzalı bir sözleşme olmadığı, davacı ve davalı tarafın, 2011 yılından 2016 yılına kadar çalıştığı, faturalaşma olduğu ve davalının ödemeler yaptığı, 2017 yılından kesilen fatura sonrası, davalı tarafın başka bir firmadan destek almaya başladığı, davacı firmanın başka firmalar ile yaptığı farklı anlaşmaların dosya eklerinde görüldüğü, yapılan anlaşmaların 400-500 $ adam/gün olduğu, davalı firmanın yeni anlaşamaya vardığı firmadaki rakamların 500$ adam/gün olduğu göz önüne alındığında 2015-2016 yıllarında verilen adam/gün maliyetlerinin bu proje kapsamında normal olabileceği, o yıllarda dolar kurunun düşük olduğu, davalı tarafın çözülmeyen sorunlar ilgili kendi içlerin talep yazışmalarının olduğu, yapılan incelemelerde, davacı tarafa bildirildikten sonra, 2 gün içerisinde davacı tarafından çözüldüğü, Davalı tarafında yapılan incelemelerde başka kayda rastlanmadığı, 10.03.2017 tarihli kesilen faturadaki rakamın, davalı ile aralarında herhangi bir anlaşma olmadığı için, 2015-2016 yılları için 663 adet işlem için doğrudan adam/gün (400$) birim maliyetinin faturada 326,49$ üzerinden hesaplanarak yapıldığı" bildirilmiştir.Sektör bilirkişinin raporu da değerlendirilmek suretiyle önceki bilirkişi heyetinden alınan 14/10/2025 ek raporda özetle; "Sektör bilirkişisinin raporunda davacı yan tarafından davalı yana huzurdaki davaya konu hizmetin verildiği, ücretinin de fahiş olmadığı, kadri maruf olduğu edildiği, bozma kararına konu hususun sektör bilirkişi incelenmesi ve fiyatın normal olduğu, görüşü de bildirildiğinden tarafımızdan tanzim edilen ve hükme esas alınan raporda değiştirilecek bir husus bulunmadığı, davalı yan tarafından davacı yana 2015 yılı için 3.000 USD' nin (2015 yılı sabit ücretin) ödendiği, 2016 yılı sabit ücret olarak 3.000 USD, 2015- 2016 yılında standart hizmet ücreti aşan destek hizmeti bedeli olarak 28.273,50 USD toplam olarak 31.273,50 USD ücret ödemesini yapılmasının uygun olduğu" bildirilmiştir.Somut olay incelendiğinde; dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporu, dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere, davalı şirkete yazılım kurulum hizmeti verilmesi konusunda taraflar arasında imzalanan 23/12/2011 tarihli ... ... Uygulama ve Geliştirme Hizmetleri Sözleşmesi akabinde davalı şirkete teknik destek hizmeti verildiği, söz konusu teknik destek hizmetinin verildiği, talep edilen ücretin piyasa koşullarına uygun, kadri maruf olduğu denetime açık hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile saptandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 3.021,83 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.289,83 TL'nin ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.