İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2024/371 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/371
2026/611
9 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/371 Esas KARAR NO:2026/611 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:14/12/2023 NUMARASI:2022/178 E. - 2023/219 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı markasının tanınmış bir marka olduğunu, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı markalarının çeşitli sınıflarda tescilli olduğunu ve ... tescil numaralı markanın 03.10.2019 tarihinde başvuru yapıldığı ve tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalı yanın davacının tanınmış Marka hakkına, tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabet eylemini gerçekleştirmiş olması gözetilerek eylemlerin tespiti, tecavüz nedeniyle SMK 151/2-a kapsamında şimdilik 1.000 TL maddi 100.000 TL manevi 500.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline ürünlerin imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 6.11.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 531.916.05 TL olarak talep etmiştir.Davalı açılan davaya cevap vermemiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Marka hakkını ihlal nedeniyle 531.916.05-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, 3-Takdiren 10.000 -TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Takdiren 10.000-TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-İstanbul 4.FSHHM’nin 2022/4 Diş sayı ve 18.1.2022 tarihli kararı ile tedbir kararı verilen ve İstanbul 30.İcra Müd. ... sayılı dosyası ile infaz edilen ve el konularak yediemine teslim edilen taklit ürünlerin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak imhasına, 6-Davacı yanın değişik iş dosyasına yatırmış olduğu teminatın karar kesinleştiği ve talep halinde davacı yana iadesine", karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin üzerine tescilli marka ve logoların aslında bir teşebbüse ait mal veya hizmeti ayırt etme niteliği taşımadığını, zira söz konusu işaretlerin bir asır önce toplumun manevi desteğiyle oluşmuş tarihi ve kültürel değerler olduğunu, bu bağlamda Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile Paris Sözleşmesi hükümleri uyarınca halka mal olmuş bu değerlerin marka olarak tescil edilmesinin yolsuz tescil hükmünde bulunduğunu, davacı şirketin tüzel kişiliğinin bu sembollerin oluşumundan çok sonra kurulduğunu ve ortada korunması gereken hukuki bir marka hakkı olmadığını, bir an için markanın varlığı kabul edilse dahi tazminat hesabının hatalı yapıldığını, taklit ürün alan kitle ile orijinal ürün alan kitlenin ekonomik ve sosyolojik açıdan farklı olduğunu, el konulan ve satılmayan ürünlerin fiili bir zarara yol açmayacağını, tazminatın davacının muhtemel geliri yerine davalının elde ettiği net kazanç üzerinden ve hakkaniyete uygun şekilde hesaplanması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişinin yapmış olduğu hesaplama talepleri doğrultusunda olduğunu, yargıtayın yerleşik uygulamalarına da uygun olduğundan kaynaklı dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi raporu, hükme esas alınarak verilmiş olan mahkeme kararı hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, karşı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, ref'i maddi, manevi ve itibar tazminatı taleplerine ilişkindir. Davacı vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı davacı markalarının tescilli tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, davalının bu markaları taşıyan sahte ürünleri piyasaya sürmek suretiyle marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek ; 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi ve 500.000 TL itibar tazminatı talep etmiş,06.11.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 531.916,05 TL’ye yükseltmiştir. İstanbul 4. FSHHM’nin 2022/4 D.İş sayılı dosyası kapsamında 31.01.2022 tarihinde yapılan tespitte, davalının işporta tezgâhında ve işyerinde davacı markalarını taşıyan toplam 849 adet forma, eşofman ve baskılı ürün bulunduğu, ürünlerin depoda muhafaza edildiği ve satışa sunulduğu belirtilmiştir.12/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait işporta tezgahı, depo ve iş yerlerinde davacıya ait marka ve logoları taşıyan toplam 849 adet eşofman ve forma cinsi ürünün tespit edildiği, davacının markaları ile tespit edilen ürünlerin karşılaştırılmasında , davacının ..., ..., ... ve ... başvuru/tescil numaralı markaları ile davalı kullanımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, davacının ... başvuru ve tescil numaralı “... ...” markası ile davalı kullanımının ise aynı olduğu ürünlerin spor giyim eşyaları kapsamında olduğu, bu nedenle ortalama tüketicinin markaları yan yana koyarak kıyaslama imkanı bulunmadığı, davalı kullanımları ile davacı markaları arasında ayniyet ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, davacının markalarından özellikle ... ve ... numaralı markaların futbol forması, eşofman ve benzeri giyim ürünlerini kapsadığı, ... numaralı markanın da giysiler ve bu malların bir araya getirilmesi suretiyle perakende/toptan satış hizmetlerini içeren sınıfları kapsadığı, bu sınıfların davalının ticari faaliyette bulunduğu alanla örtüştüğü, davalı yanca taklit marka ihlali gerçekleştirildiği, tasarım tecavüzü iddiası yönünden; davacı adına ...ve ... numaralı tescilli tasarımlar bulunduğu, ancak bu tasarım görsellerinin işbu davaya konu görseller ile alakasız olduğu somut olayda tasarım tecavüzü bulunmadığı , Maddi, manevi ve itibar tazminatı yönünden, davacı markasının toplumun geneline yayılan, ülke çapında herkesçe bilinen ve yüksek ayırt ediciliğe sahip tanınmış bir marka olduğu, davalı tarafından izinsiz şekilde taklit markalı ürünlerin işportada satışının marka saygınlığı ve değerini azaltacağı ve bu suretle marka itibarının zedelenebileceği, davacı tarafından sunulan 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden net satışların 207.885.646,58 TL, brüt satış karının 102.340.228,05 TL olduğu, brüt kâr oranının %49,23 olarak belirlendiği ve SMK m.151/2-a hesabında bu oranın esas alındığı, davacının satış faturaları incelenerek ürünlerin KDV hariç 1.181,73 TL ile 1.363,55 TL aralığında satıldığı, ortalama satış bedelinin 1.272,64 TL olarak kabul edildiği, 31.01.2022 tarihli 2022/4 D.İş tespiti kapsamında belirlenen 849 adet ürün üzerinden davacının muhtemel ciro kaybının 1.080.471,36 TL olduğu, %49,23 kâr oranı uygulanarak yoksun kalınan kazancın 531.916,05 TL olarak hesaplandığı, belirtilmiştir.Mahkemece; davalının davacı markaları ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer işaretleri spor giyim ürünlerinde kullandığı, bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet gerçekleştirdiği, ancak davacı adına tescilli ... ve ... sayılı tasarımlarla dava konusu ürünler arasında benzerlik bulunmadığı, gerekçesi ile dava kısmen kabulüne marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, 531.916,05 TL maddi, 10.000 TL manevi ve 10.000 TL itibar tazminatına hükmedilmiş, tasarım tecavüzü talebi reddedilmiştir. Davalı vekili istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamı, İstanbul 4. FSHHM’nin 2022/4 D.İş sayılı tespit dosyası, el konulan ürünlere ilişkin fotoğraf ve tespit tutanakları, davacıya ait TPMK kayıtları, hükme esas alınan 12.09.2023 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ..., ... ve ... sayılı markalar ile davalının satışa arz ettiği forma, eşofman ve baskılı ürünler üzerindeki işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, ürünlerin spor giyim eşyaları niteliğinde bulunduğu ve davacı markalarının tescil kapsamındaki mal sınıfına dahil olduğu, davalı adreslerinde yapılan aramada 849 adet taklit ürünün ele geçirilmiş olması, ürünlerin depolanarak ve işporta tezgâhında satışa sunulması eyleminin 6769 sayılı SMK m.7 ve m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, aynı zamanda TTK m.54 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği görülmüştür.SMK'nun 149. Maddesine göre marka hakkına tecavüz edilen hak sahibinin tecavüzün tespitini, önlenmesini durdurulmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.Somut olayda, İstanbul 4. FSHHM’nin 2022/4 D.İş sayılı dosyası ile 31.01.2022 tarihinde delil tespiti yapıldığı 21.02.2022 tarihinde tedbir kararı verildiği bu kararın icra marifetiyle 01.03.2022 tarihinde infaz edildiği görülmektedir.Davacı taraf, yoksun kaldığı kazancın, SMK'nın 151/2-a maddesi kapsamında,Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir. Kanun koyucu SMK m.151/2 hükmü ile zarar hesabına ilişkin seçimlik hakkı münhasıran hak sahibine tanımış olup, davacı tarafça açıkça m.151/2-a bendine dayanıldığından davalının, hesaplamanın SMK m.151/2-b kapsamında net kazanç esas alınarak yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.SMK 151/3 maddesine göre, Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. SMK m.151/2-a uyarınca zarar, ihlalin bulunmaması halinde hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir esas alınarak belirlenir.Somut olayda, davalının satışını yaptığı ve satışa arz etmek üzere stokladığı davacı marka logolarını taşıyan 849 adet taklit ürün bulunduğu sabit ise de, davalının ne kadar satış yaptığı ve buna bağlı olarak davacının bu ihlal olmasaydı kendi karlılık oranı üzerinden hesaplanacak olan ne kadar gelir elde edebileceğinin belirli olmadığı , söz konusu gelir kaybının henüz satışa arz edilmemiş ürün adedi üzerinden hesaplanmasının hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan dosyada mevcut GİB 13.03.2023 tarihli yazısında davalının vergi mükellef kaydının bulunmadığı (vergiye tabi kazanç elde etmeyen , sürekli yükümlülüğü gerektiren bir faaliyet yürütmeyen , potansiyel vergi mükellefi olduğu ) dikkate alındığında davalının delil olabilecek ticari defter ve kayıt tutma yükümlülüğü bulunmadığı bu nedenlerle ihlal teşkil eden fiiller sebebiyle gerçekleşen satış miktarının tespitinin mali inceleme ile tespitine olanak bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının zararının ilgili kayıt ve belgelerin bulunmamasına bağlı olarak tam olarak tespit edilememesi nedeniyleTBK'nın 50.-51. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminatın hüküm altına alınması gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır. Dosya kapsamına göre; delil tespitinin 31.01.2022 tarihinde yapıldığı, tedbir kararının 01.03.2022 tarihinde infaz edildiği, delil tespiti öncesinde ihlalin varlığına ilişkin delil bulunmadığı , ihlal süresinin yaklaşık 1 ay olarak kabulü gerektiği, bu itibarla ihlalin süresi boyutu, somut olayın özelliğine göre TBK 50-51 maddesi gereğince taktiren 80.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Manevi tazminat yönünden ise; davacının tanınmış markasının izinsiz ve taklit suretiyle kullanılması eyleminde, davalının kusuru, ihlalin boyutu ve niteliği ile tarafların ekonomik durumları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince takdir olunan 10.000 TL manevi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun ve hakkaniyetli olduğu , itibar tazminatı yönünden ise, taklit ve kalitesiz ürünlerin işporta tezgahında piyasaya sürülmesi suretiyle markanın ticari itibarının zarar gördüğü,bu nedenle SMK 150/2 maddesi uyarınca takdir edilen 10.000 TL itibar tazminatının da isabetli olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK m.353/1-b-2 uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/12/2023 tarih, 2022/178 E. 2023/219 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, -Davalının davacıya ait tescilli “..." "... ...” unsurlu MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİNE, DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE, -İstanbul 4.FSHHM’nin 2022/4 Diş sayı ve 18.1.2022 tarihli kararı ile tedbir kararı verilen ve İstanbul 30.İcra Müd. ... sayılı dosyası ile infaz edilen ve el konularak yediemine teslim edilen taklit ürünlerin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak imhasına, -Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, marka hakkını ihlal nedeniyle 80.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine , -Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -İtibar tazminatı talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 10.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin tazminat istemlerinin reddine, -Davacı yanın değişik iş dosyasına yatırmış olduğu teminatın karar kesinleştiği ve talep halinde davacı yana iadesine, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maddi tazminat talepleri yönünden 5.464,80 TL manevi tazminat ve itibar tazminatı talepleri yönünden 732,00x2=1.464,00 TL karar harcından peşin alınan 10.263,58 TL ve 9.100 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 27.024,38 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafın ilk derece mahkemesinde yargılama giderleri olan 80,70 TL başvuru harcı 4.000 TL bilirkişi ücreti, 448,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, olmak üzere toplam 4.528,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre itibar tazminatı talebi yönünden 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat talebi yönünden 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/g-Kısmen reddedilen manevi tazminat ve itibar tazminat talepleri bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi 08.01.2026 tarihinde yürürlükten kaldırıldığından davalı yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 253,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.422,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.