SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2024/362 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/362

Karar No

2026/670

Karar Tarihi

16 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/362 KARAR NO:2026/670 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar HukukMahkemesi TARİHİ:21/11/2023 NUMARASI:2023/61 E. - 2023/271 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin davalıya ait “... (Hak döner yanı, ... karşısı Ataşehir/İstanbul” adresinde yer alan “...” ticaret unvanlı ve isimli/tabelalı işletmede marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, davalıya ait işletmede yapılacak keşifte; vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine davalının eylemlerinin SMK'nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, SMK'nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, SMK'nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesi talepleri belirtilmiş olup, ayrıca vekil eden ...'nin ülkede en önde gelen spor kulüplerinden biri olup gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, davalıya ait iş yerinden bir adet ... markasının yer aldığı eşofman altı satın alındığını bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, önlenmesi ve men'ini talep etmiştir Davalının davaya cevap vermediği görülmüştür.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Davacının ..., ..., ... v.s çok sayıda markanın ve ... numaralı tanınmış markanın sahibi olduğu, davalı tarafça işletilen iş yerinden satın alınan bir adet ... markasının yer aldığı eşofman altı üzerinde ... markasının bulunduğu bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla dava açıldığı, mahkemece iş yerinde yaptırılan tespitte üzerinde davacıya ait markaların yer aldığı 4 adet çocuk eşofman altı tespit edildiği, alınan 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiği, davalı tarafından davaya cevap verilmediği fakat duruşmada alınan beyanında tekstil ürünlerini Zeytinburnu'ndaki firmalardan aldığını, eşi ameliyat olduğu için ürünleri iade edemediğini, marka hakkına tecavüz kastının olmadığı yönünde beyanda bulunduğu buna göre davalı iş yerinde tespit edilen "4 adet çocuk eşofman altında" bulunan markaların davacının izni alınmaksızın kullanıldığı ve markların yer aldığı ürünlerin taklit niteliğinde olduğu bunun da, 6769 Sayılı SMK' nun 29. Maddesi uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yine davalının davacı markasının bulunduğu ürünleri satarak ticari faaliyette bulunmasının TTK'nun 55/1-a) 4. Maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne" karar verilmiştir.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; -21.11.2023 tarihli 1 nolu celsede davalı asil olarak sunduğu beyanlarını aynen tekrar ettiğini, aynı konu hakkında iki kez dava açıldığını, Mahkemede 2022/112 esas sayılı dava açıldığını ve 2023/272 karar ve 21.11.2023 tarihli kararı mevcut olduğunu, tespit edilen ürünlerin halen kendisinde muhafaza edildiğini, bilirkişi raporunu kabul etmediğini, davacının izni alınmaksızın kullanma durumunun olmadığını, taklit olup olmadığını da bilemediğini, kötü niyetli olsa satar ve kendine menfaat sağlamayı düşüneceğini, -iyi niyetli olduğunu, suçun yasal unsurları oluşmadığını, -dosyada ... ait olmayan ... bankası fişi mevcut olduğunu, bilirkişinin ilgisi olmayan fişi dosyaya iliştirmesinin haksızlık olduğunu, bu fişin ticaretiyle ilişkisi olmadığını Davaya konu olan emtiaların işletmede aynen durduğunu, bu eşyaları kullanmadığını ve ticari bir menfaatte sağlamadığını -aynı konu ve içeriği aynı olan iki dava açılmasının şaşırttığını, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davalı tarafın istinaf dilekçeleri ile esasen taklit nitelikteki ürünleri satmış olduğunu ikrar ettiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. Maddesine göre; "..Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak..." Kanun koyucu yukarıda atıf yapılan kanun hükmünde "bildiği veya bilmesi gerektiği" ifadesini kasıtlı olarak özenle kullandığını, ilgili ticaret alanında faaliyet gösteren davalının, bahse konu ürünleri kendisinin satın almaması, üretmemesi, ürünlerin ve vekil edenin marka ve logoları ile ürünlerin taklit olduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu,Davalının ürünleri toptancıdan aldığını, taklit olduğunu bilmediğini ve bu sebeple sorumlu tutulamayacağı şeklindeki ifadeleri, kanun hükümlerinde üretici veya satıcı ayrımı yapılmaksızın, tecavüz yoluyla kullanılan markayı herhangi bir şekilde ticaret alanına çıkarılmasını marka hakkına tecavüz fiili olarak tanımlandığını, marka hakkına tecavüzün varlığı için yalnızca üretici olunması gerekmemekte, marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle üretilen malın; satışa arz edilmesi veya satılmasının yanı sıra ticari amaçla bulundurulması ve depolanması da tecavüz niteliği taşıdığını, bilirkişi raporunda sehven farklı bir işletmenin fişinin görselini koyduğunu, dosya içerisinde davalıya ait fiş mevcut olduğunu, bu nedenle istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava,Davacı adına tescilli ..., ..., ...unsurlu markalara yönelik davalı tarafından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunulup bulunulmadığı taleplidir.Davacının ..., ..., ..., ... v.s çok sayıda markanın ve ... numaralı tanınmış markanın sahibi olduğu anlaşılmıştır.Mahkeme dosyasından aldırılan 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davalıya ait işyerinde davalının tescilli markalarına konu logo ve görselleri taşıyan “4 adet çocuk eşofman altı” ürününe rastlandığı,Davacıya ait tescilli markalar ile davalı yanın işyerinde tespit edilen ürünler üzerindeki işaret ve logoların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin tereddüte meydan vermeyecek kadar açık olduğu ve karıştırma ihtimalinin peşinen var olduğu, Anılan sebeplerle takdiri Mahkemeye ait olmak üzere söz konusu işaretler arasında halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali nedeniyle ve marka sahibinin izni alınmaksızın markanın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması ve markanın taklit edilmesi suretiyle marka ihlali gerçekleştiği tespit ve neticelerine ulaşılmış olup, hukuki durumun takdiri, Sayın mahkemeye ait olduğuna dair raporunu sunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. Maddesine göre; "..Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak..." düzenlemesine göre, davalının davacıya ürünleri satarak markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı tarafça her ne kadar taklit ürün olduğunu bilmediği ileri sürülmüş ise de, yürüttüğü ticari faaliyet nedeniyle basiretli tacir sıfatının bulunduğu, tekstil satışı ile uğraşan davalının, ürünlerin taklit olup olmadığını bilmesi gerektiği, kanun maddesinin düzenlemesinin de bu yönde olduğu, bu nedenle iyi niyetli olduğuna yönelik savunmasının dinlemeyeceği, bilirkişi raporunda farklı bir işletmenin fişi konulduğu ancak raporun geneli itibariyle sehven olduğunun anlaşıldığı, dosya içerisinde davalıya ait fişin de bulunması nedeniyle denetlenebilir olduğu bu nedenle rapora itirazın yerinde bulunamadığı anlaşılmıştır.İst Anadolu 2. FSHM 2022/112 esas, 2023/272 karar ve 21.11.2023 tarihli kararının getirtilerek incelendiği, dosya içerisindeki bilirkişi raporu ve delil tespiti incelendiğinde, dava konusu eşofman ürününün işbu dosyadaki eşofman altından farklı görselde olduğu, bu nedenle derdestlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere ilişkin kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarih ve 2023/61 E., 2023/271 K. sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.