SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2024/361 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/361

Karar No

2026/609

Karar Tarihi

9 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/361 KARAR NO:2026/609 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:14/11/2023 NUMARASI:2021/222 E. - 2023/255 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan “...”, “...” ... “...” ibareli markaların maliki olduğunu, davalı yanın “... ... ...” ibareli markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, aynı zamanda ... adlı internet sitesini ve facebook üzerinden “... evden eve ... ...” ve “... ... ...” isimli sayfalarını kullandığını, davalı yanın internet sitesinde yaptığı hizmetin ve araçların resimlerini paylaştığını, davalı yan araç kasalarının sol üst köşesinde küçük olarak aşağıdan yukarıya olacak şekilde “...” yazılmış olduğunu, bu yazının yanında ise daha belirgin, net ve büyük olarak “...” ibaresinin yazıldığını, davalı yana ihtarname gönderilerek davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemine son verilmesinin talep edildiğini, ... adlı internet sitesine yapılan şikayetler ile tüketicilerin davacı ile davalı yanı karıştırdıklarını, bu nedenle, davacı adına şikayette bulunduklarını, davacının tescilli markaları ile davalı yanın tescilli “... ... ...” ibareli markasının karıştırıldığını, bu nedenle markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek, markanın kullanılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı adına tescilli ... numaralı markanın 39. Sınıftaki hizmetler bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, diğer sınıflar yönündeki taleplerin reddine, Davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzde bulunulduğunun tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda davalı tarafından davacı markasına benzer şekilde ..., ... v.b. Kullanımların 39. Sınıftaki hizmetler bakımından her türlü fiziki, internet ve sosyal medya hesaplarında kullanımının YASAKLANMASINA, davalıya ait ... isimli internet sitesinin erişime engellenmesine,Hükmün Türkiye çapında yayın yapan günlük gazetelerden birinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilanına, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki uyuşmazlığın konusunun 39. Sınıfa yönelik olduğunu, müvekkili tarafın ve karşı tarafın evden eve taşıma işiyle uğraştıklarından doğal olarak hükümsüzlük istenecek sınıf 39. Sınıf olduğunu, aksi durumda bir karar verilmiş olması talebin geniş yorumlandığı anlamına geldiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştirDavalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin; yerel mahkemenin kısmen kabul, kısmen ret kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, müvekkili ...’ın "... ... ..." ibareli markasının 2019 yılında 35. ve 39. sınıflarda usulüne uygun tescil edildiğini belirttiğini, davacı tarafın iddialarının aksine markanın başındaki "..." ibaresinin coğrafi bir yer belirterek ayırt edicilik sağladığını ve "..." kelimesinin nakliye sektöründe herkesçe kullanılan, kimsenin tekeline verilemeyecek anonim bir ibare olduğunu savunduğunu, MERSİS verilerine göre Türkiye genelinde "..." ibaresini içeren 50’den fazla firmanın bulunduğunu ve bu durumun kelimenin zayıf karakterli olduğunu kanıtladığını ifade ettiğini, markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ortalama tüketicinin markayı parçalara bölerek değil bir bütün olarak algıladığını ve bu bağlamda markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın delil olarak sunduğu internet şikayetlerinin müvekkiliyle değil başka firmalarla ilgili olduğunu ve bu durumun hatalı değerlendirildiğini bildirdiğini, logo benzerliği iddialarına karşı çıkarak renk, figür ve kompozisyon açısından markaların tamamen farklı olduğunu dile getirdiğini, dosyadaki iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiye dikkat çekerek markaların benzer olmadığını saptayan ilk raporun esas alınması gerektiğini vurguladığını, sonuç olarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından kullanılan internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında da davalının kullandığı esas unsurun ''...'' ibaresi olduğu, bilirkişi raporlarındaki özellikle sektör bilirkişisinin tespitlerine göre bu durumun karışıklığa sebebiyet vereceği haklı olarak belirtildiğini, davalını istinaf taleplerinin reddedilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, ... numaralı “... ... ...” ibareli markanın hükümsülüğü ile marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi ve refi istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacının tescilli “...”, “...” ve “...” ibareli markaların maliki olduğunu, davalının ise “ ... ...” ibareli markayı tescil ettirdiğini; ayrıca ... internet sitesini ve Facebook’ta “...” ile “...” sayfalarını kullandığını, internet sitesinde hizmet ve araç görselleri paylaşıldığını, araç kasalarında “...” ibaresinin küçük, “...” ibaresinin ise daha belirgin ve büyük şekilde yer aldığını,... üzerindeki şikayetlerden tüketicilerin davacı ile davalıyı karıştırdığının anlaşıldığını ileri sürerek; davalı markasının hükümsüzlüğünü ve markaya tecavüzün tespiti meni ve ref'ini talep etmiştir.07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ... numaralı “...” 36 ve 39. sınıflar, ... numaralı “...” 39. sınıf, ... numaralı “...” 38. sınıf, ...numaralı “...” 39. Sınıf marka tescilleri bulunduğu, davalının ... numaralı “... ... ...” markasının 35 ve 39. sınıflarda tescilli olduğu, 39. sınıf yönünden sınıfsal benzerlik bulunduğu, 35. sınıf yönünden sınıfların benzer/ilintili olmadığı, “...” ibaresinin 39. sınıftaki taşımacılık hizmetleriyle ilişkili, yaygın ve tekeline verilemeyecek bir ibare olduğu, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmadığı yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmaktadır.28/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; taraf markalarındaki “.../...” unsurları nedeniyle benzerlik bulunduğu ve 39. sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu davalının kullanımında “...” unsurunun öne çıkarıldığı, ayrıca ... ve ... gibi kullanımların tescilli markanın tamamını değil “...” biçimini öne çıkardığı, bu nedenle karışıklığa yol açtığı belirtilmiştir. ... “...” (...), ... “...” (...), ... “...” (39) markalar davacı adına tescillidir.Davalıya ait dava konusu marka ise ... “... ... ...” (35,39) hizmetlerde tescilidir. Mahkemece ,davanın kısmen kabulüne , davalı adına tescilli ... numaralı markanın 39. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönünden talebin reddine,Davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzde bulunulduğunun tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Taraf vekilleri istinaf talep etmiştir. Hükümsüzlük talebi yönünden ; dosya kapsamına göre davacının davaya mesnet markalarının 39. sınıfta (taşımacılık/nakliye hizmetleri) tescilli olduğu, davalı markasının ise 35 ve 39. sınıflarda tescilli bulunduğu, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, taraf markaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı markalarında ayırt edici ve baskın unsurun “... / ...” ibareleri olduğu, davalı markasında da baskın ve ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğu, “...” gibi ibarelerin ise hizmeti tanımlayıcı mahiyette bulunduğu, “...”ibaresinin de coğrafi yer bildirir nitelikte olduğu, bu tali unsurların davalı markasına yeterli düzeyde ayırt edicilik kazandırmadığı, markaların esas unsurunu oluşturan .../... ibarelerinin ortaklığı sebebiyle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, “...” ibaresinin taşımacılık hizmetini doğrudan tanımlayan bir terim olmadığı , günümüzde bu hizmetler yönünden geçerli ve kullanımı devam eden bir kelime olmadığı, dolayısıyla ... ibaresinin 39. sınıftaki taşımacılık hizmetleriyle ilişkili, yaygın ve kimsenin tekeline verilemeyecek bir ibare olduğu yönündeki bilirkişi tespitinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış, markaların ortak olarak 39. sınıftaki taşımacılık ve nakliye hizmetlerinde kullanılması nedeniyle, ortalama tüketici nezdinde hizmetin aynı ticari kaynaktan sağlandığı veya işletmeler arasında ekonomik bağlantı bulunduğu algısı yaratacağı SMK m.6/1 anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu davalı markasının 39. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğü koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Markaya tecavüz yönünden ;SMK'da markalar arasında iltibas ihtimali hükümsüzlük sebebi olması yanında markaya tecavüz sebebi olarak da düzenlenmiştir. Dosyada; davalının kervancinakliyat.com alan adını ve ... benzeri sosyal medya hesaplarını kullandığı , bu kullanımlarda markanın tescilli halinden ziyade “...” ibaresinin öne çıkartılmak suretiyle davacının eski tarihli markalarının tescil kapsamındaki 39. sınıf hizmetlerde markasal kullanım niteliğinde olduğu, hükümsüzlük değerlendirmesinde izah edildiği üzere 39. sınıf yönünden iltibas ihtimali bulunduğundan, davalının sonraki tarihli marka tescilini savunma sebebi yapamayacağı( SMK m.155) davalının bu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu sonucuna varılmaktadır. Bu açıklamalara göre, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin karşı vekalet ücretine yönelen istinaf talebine gelince, davacı vekili uyuşmazlığın esasen 39. sınıfa ilişkin olduğunu, 35. sınıf bakımından talep olmadığını ileri sürerek karşı vekalet ücretinin kaldırılmasını istemiş ise de, dava dilekçesinde mutlak ret ve iltibasa dayalı hükümsüzlük talep edildiği, kısmi hükümsüzlük talebinin bulunmadığı ,mahkeme kararında davanın kısmen kabulü ile, 35. sınıf yönünden hükümsüzlük talebinin reddedilmiş olduğu bu nedenle davalı yararına reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Sonuç olarak; mahkemece 39. sınıf yönünden SMK m.6/1’e dayalı kısmi hükümsüzlük ve buna bağlı tecavüz tespiti/men’i yönünden kurulan hükmün dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih ve 2021/222 E. 2023/255 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.