İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2024/357 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/357
2026/608
9 Nisan 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/357
KARAR NO:2026/608
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:02/11/2023
NUMARASI:2021/48 E. - 2023/233 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescilli ... ve bağlantılı alt markalarının yanı sıra yurt içi ve yurt dışında tescilli markaları ile bal ve an ürünleri paketlenmesi alanında dünyanın sayılı işletmelerinden olan müvekkili şirketin Çekmeköy'de kurulu bal ve arı ürünleri paketleme tesisinde, ticari faaliyetini sürdürdüğünü, davacı şirketin 2012 yılından buyana TPMK nezdinde ... şirketi adına kayıtlı bulunan ... başvuru numaralı ve ... tescil tarihli ... buluşlu patent ve ... kod numaralı önceden zayıflatılmış bölgeleri bulunan kırılarak açılan sızdırmaz tek dozluk ambalaj başlıklı patentin Türkiye 'de münhasır hak sahibi olduğunu, Davalı ... AŞ ...'na bağlı olarak 2013 yılında ... ve ... tarafından kurulduğunu, şirketin hissedarlarının davacı şirketin uhdesinde uzun yıllar çalıştığını, davacı şirket tarafından söz konusu buluşun hak sahipliği hususlarında anlaştıklarını, müvekkilinin şirketten edinmiş olduğu bu buluşa ait bilgileri de davacı aleyhine kullanmak üzere davalının bu şirketi kurduğunu ve davacı ile doğrudan rekabet altına girerek ... markası adı altında ihale sebebiyet veren ürünleri ürettiğini, satışını, pazarlamasını, sergilenmesini, tanıtımı ve sair her türlü ticari faaliyetleri gerçekleştirdiğini, Davalı ...ŞTİ 'nin diğer davalı ile birlikte çalışarak ... markalı, müvekkilinin lisans ile hak sahibi olduğu buluşların üretimini gerçekleştirdiklerini, davalı tarafından, davacının hak sahibi olduğu dava konusu buluşları ihlal eden ürünlerin üretilmesi, satılması, pazarlanması gibi her türlü ticari faaliyetler patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Bu eylemlerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalılar tarafından müvekkilini lisansla hak sahibi olduğu patentten ve tescilli markalardan doğan hakların ihlal edildiğinin tespiti, meni, refi ve aynı zamanda davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, benzerlik olan ürünlerin, makinaların kullanılmasının, pazarlanmasının, satışının önlenmesine ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin bulundukları yerlerden toplanarak imha edilmesini, 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, davalıların müvekkilini münhasıran lisansla hak sahibi olduğu patenti ve tescilli markaları ihlal ettiği ve haksız rekabet işlediğinin tespiti ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sunduğu lisans sözleşmesinin geçerli olmadığını, patent hakkı sahibi olarak farklı firmanın göründüğünü. Bu lisans sözleşmesine göre davacının dava açma hakkı olmadığını, dava açma hakkının patent sahibinde olduğunu, davalı şirketin patenti ve marka hakkına tecavüzde bulunmadığını, markalar arasında hiç bir benzerlik olmadığını, Ayrıca eylemlerin haksız rekabette teşkil etmediğini davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirketin ambalajlama hizmeti sunduğunu. Davacının bahsettiği ürün makinasının İtalya da kurulu ... şirketi tarafından grup şirket olan ...şti. Ne sattığını. Bu sebeple taraflar arasında yapılan üretim bakımından herhangi bir fark olmadığını, davacının tekel oluşturma gayesinde olduğunu buna ilişkin şikayette bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/48 E. sayılı ret kararına karşı istinaf yoluna başvurduğunu, yerel mahkemece "marka ve patent ihlali ile haksız rekabetin oluşmadığı" yönündeki gerekçelerin hatalı olduğunu bildirdiğini, ... ve ... numaralı patentler üzerinde "bal ve arı ürünleri" özelinde 2012'den beri münhasır lisans sahibi olduğunu, bilirkişi raporunun aksine sözleşme maddelerinin açıkça bu hakkı tanıdığını ve 551 sayılı KHK ile Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca inhisari lisans sahibi olarak dava açma yetkisinin bulunduğunu, "..." markasıyla ödüllü ve yüksek yatırım yapılmış ürünlerin davalılarca taklit edilmesinin Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca davalıların eylemlerinin görsel ve sektörel benzerlik nedeniyle marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu belirterek, eksik inceleme ile verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ... ile ... markaları arasında hiçbir benzerlik olmadığını, kısacası daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net aynısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alma süresi içinde, müvekkilinin ... markalarını gördüğünde, markaya ilişkin davacı taleplerinin hukuki hiçbir dayanağı olmadığını ileri sürerek davacının istinafının reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, lisans hakkına dayalı olarak dava dışı ... şirketi adına tescilli ... ve ... numaralı patent ile davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacı vekili, “...”ın TPMK nezdinde tanınmış marka olduğunu, “...” ve bağlantılı alt markalarla bal ve arı ürünleri alanında uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini; .... adına tescilli ... nolu “... tek dozluk sızdırmaz ambalaj” ve ...nolu “Önceden zayıflatılmış bölgeleri bulunan kırılarak açılan sızdırmaz tek dozluk ambalaj” patentleri bakımından Türkiye’de münhasır lisans/hak sahibi bulunduğunu, davalı ...’nin, davacının bünyesinde uzun yıllar çalışmış kişilerce kurulduğunu, davacının tesis/know-how ve buluşa ilişkin bilgilerinin davacı aleyhine kullanılarak “...” markası altında patent konusunu ihlal eden tek dozluk ambalajlı ürünlerin üretim, satış, pazarlama, tanıtım ve sergilemesinin yapıldığını, davalı ...’nun da ... ile birlikte çalışarak aynı ihlali gerçekleştirdiğini, marka ve patent hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i ile 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.Davalı ... vekili, davacının sunduğu lisans sözleşmesinin geçerli olmadığını, patent sahibinin dava dışı yabancı şirket olduğunu, davacının patentten kaynaklı dava açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığını markalar arasında benzerlik bulunmadığını, patent ve marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili, davacının aslında ambalajlama hizmeti sunduğunu, söz konusu dolum/ambalaj makinesinin İtalya’daki ... şirketince Türkiye’de grup şirket üzerinden temin edildiğini, bu nedenle üretim bakımından hukuken farklı bir durum bulunmadığını, davacının piyasada tekel oluşturma amacında olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.13.10.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı ...’nin çok sayıda “.../.../..../...” esas unsurlu marka tescilleri ile bazı tasarım tescilleri bulunduğu, davacının da “...” esas unsurlu çok sayıda marka ve bazı tasarım/patent tescilleri bulunduğu, tarafların aynı emtia sınıflarında (özellikle bal/arı ürünleri) faaliyet göstermelerine karşın, işaretlerin esas unsurları ve bütünsel izlenimde markalar arasında iltibas tehlikesi dahil benzerlik görülmediği, ambalaj/tasarım incelemesinde bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenimde belirgin farklılıklar olduğu, patent yönünden ise davacının ileri sürdüğü 22.08.2012 tarihli Cihaz Satış Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin ana konusunun ... model ...–... marka dolum cihazının satışı olduğu, sözleşme tarihinde patent hakkı sahibinin ilk başvuru sahibi olan ... olduğu ve patentlerin 2017 yılında ....’ye devredildiği, ... sayılı patentin ambalajın teknik yapısına ilişkin olduğu, sözleşmede ise yalnızca belirli arı ürünlerinin üretim hakkının alıcıya sağlanacağına dair taahhüt bulunduğu, bunun patent konusunun kullanımına ilişkin açık ve kapsamlı bir lisans düzenlemesi niteliğinde olmadığı sözleşmede ... sayılı patente ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığı, cihaz başına ürün üzerinden ödeme öngörülmesinin tek başına lisans sözleşmesi kurmaya yeterli olmadığı, Cihaz Satış Sözleşmesinde Sözleşme Tarafların Hak ve Yükümlülükleri Madde 2.2.4’de, Patent Hakkı Sahibi ve Satıcı, Fikri ve Sınai Haklar bakımından meydan gelebilecek tecavüzleri önlemek adına gerekli yasal yollara başvuracaklarına dair beyanın açık olduğu, Alıcının (davacı yanın) yasal yollara başvurabilmesi ile ilgili herhangi bir ibarenin yer almadığı, lisans alan ve lisans verenin açıkça gösterilmediği, lisansın süresi, bedeli ve türünün belirlenmediği, davacı tarafın imzasının da bulunmadığı gözetilerek sözleşmenin esas ve şekil unsurları itibariyle lisans sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği, tedarik sözleşmesinde de patent numarası, buluş içeriği ve münhasır hak kapsamına ilişkin açık düzenleme bulunmadığından lisans ilişkisi kurulmadığı, Ambalaj kullanımları yönünden yapılan incelemede ise taraf ürünlerinin tasarım ve görsel düzenlemelerinin farklı olduğu, birebir benzerlik bulunmadığı, davalıya ait bazı ambalaj tasarımlarının tescilli olduğu ve davalının bu tasarımları tescilden doğan hak kapsamında kullandığı tespit edilmiştir.Mahkemece, davacı “...” markaları ile davalı “...” markaları arasında esas unsur ve bütünsel izlenim itibarıyla benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla marka hakkına tecavüzün oluşmadığı, ambalaj/tasarım yönünden de genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, tecavüz şartlarının gerçekleşmediği,patent ihlali iddiasında, davacının Türkiye’de münhasır lisans sahibi olduğunun sunulan sözleşmelerle ispatlanamadığı, 22.08.2012 tarihli metnin lisans sözleşmesi niteliği taşımadığı ve davacının aktif dava ehliyetini sağlayacak nitelikte olmadığı, davalıların da ambalajı üreten makineyi hukuken temin ettikleri anlaşıldığından patent hakkına tecavüzün kanıtlanamadığı, haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile davanın tümden reddine karar verilmiş, davacı vekili istinafa başvurmuştur. ... sayılı patentin ilk başvuru sahibinin dava dışı ... olduğu, 21.09.2017 tarihinde hak sahipliğinin ....’ye devir işleminin sicile kaydedildiği anlaşılmaktadır. 22.08.2012 tarihli “Cihaz Satış Sözleşmesi”nin taraflarının; .....(satıcı), ... (Patent Hakkı Sahibi ) ve alıcı sıfatıyla davacı şirket arasında düzenlendiği davacı imzasını içermediği, aracı olarak .... A.Ş.yer aldığı görülmektedir.Patent Hakkına Tecavüz Yönünden; dava dışı .... adına tescilli ... sayılı “... dozluk sızdırmaz ambalaj” ve ... sayılı “Önceden zayıflatılmış bölgeleri bulunan kırılarak açılan sızdırmaz tek dozluk ambalaj” başlıklı patentlere yönelik davacının lisans hakkına dayalı tecavüz iddiasında bulunup bulunmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 148. maddesi uyarınca patent hakkı lisans sözleşmesine konu olabilir. Aynı Kanun’un 158. maddesine göre ise sözleşmede aksi düzenleme bulunmadıkça inhisari lisans sahibi üçüncü kişilerin tecavüzü halinde hak sahibinin açabileceği davaları kendi adına açabilir; inhisari olmayan lisans alan ise öncelikle hak sahibine bildirimde bulunarak dava açmasını istemeli, hak sahibinin üç ay içinde dava açmaması halinde kendi adına dava açabilir.Somut olayda davacı taraf, 22.08.2012 tarihli “Cihaz Satış Sözleşmesi” ile münhasır lisans hakkı elde ettiğini ileri sürmüş ise de, anılan sözleşmenin lisans sözleşmesinin zorunlu unsurlarını içermediği, lisans veren ve lisans alanın açık ve karşılıklı irade beyanlarını içermediği, davacı şirket imzasının bulunmadığı, ayrıca 2012 tarihli sözleşmenin tarafı olan satıcı şirket ..., ile patentlerin devir sonrası sahibi olan ....’ şirketinin aynı şirket olmadığı, sicilde lisansın tescilli olmadığı görülmektedir. ... sayılı patent, ambalajın teknik yapısını ..., kesik, levha yapısı gibi ) korur. Patent konusu ambalajın hangi ürün için kullanılacağı patent hakkının koruma kapsamına dahil değildir. Ancak sözleşme serbestisi gereği patent sahibinin bu şekilde bir düzenleme yapmasına hukuken engel de bulunmamaktadır. Sözleşmesinin 2.2.1 maddesiyle ... patente ilişkin arı ürünleri ve arı ağırlıklı gıdalar bakımından “yalnızca alıcıya” kullanım/üretim hakkı tanındığı, 2.2.4 maddesiyle “yasal yollara başvurma” yetkisinin ise patent hakkı sahibi ve satıcıya bırakıldığı da dikkate alındığında, patent konusu ambalajın yalnızca arı ürünleri ve arı ağırlıklı gıdalar bakımından alıcı tarafından kullanılacağına dair düzenleme, lisansın kullanım alanını sınırlandıran bir taahhüt niteliğinde olup, sözleşmede inhisari lisansın unsurları ve lisans alana dava açma yetkisi açıkça tanımlanmadığından tek başına inhisari lisans sonucunu doğurmaz. Bu nedenle patente konu ambalaj için sadece arı ürünleri için alıcıya kullanım hakkı tanınmış olması davacının dava konusu patentler üzerinde inhisari lisans sahibi olduğu ve bu sıfatla kendi adına tecavüz davası açabileceği anlamına gelmediğinden davacının patent hakkına tecavüz iddiası bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Ayrıca dosya kapsamına göre davalılarca kullanılan ... markalı dolum makinesinin Türkiye’de faaliyet gösteren .... A.Ş.’ye satıldığı, anılan şirket tarafından 25.04.2015 tarihli sözleşme ile makinenin .... Şti.’ye devredildiği, ...’un da makineyi grup şirketi olan diğer davalı ...’nın kullanımına tahsis ettiği, bu şekilde hukuka uygun ticari yollarla edinildiği anlaşılmakla patent hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği anlaşılmıştır.Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet Yönünden; bilirkişi raporunda , davacıya ait markaların esas unsurunun “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, davalıya ait markaların ise “...”, “...”, “....” ve “...” ibarelerini içerdiği, işaretlerin görsel işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı , bütüncül izlenimde birbirinden belirgin şekilde farklı olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı değerlendirilmiş olup , bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olduğu işaretler arasında benzerlik bulunmadığı , her ne kadar 30. sınıfta bal ve arı ürünleri bakımından örtüşen emtia grupları mevcut ise de, iltibas tehlikesinin varlığı için hem işaretler arasında hem de mal ve hizmetler arasında benzerliğin birlikte gerçekleşmesi gerektiği, işaretler arasında benzerlik bulunmadığı ve davalının fiili kullanımlarının tescilli markalarına uygun gerçekleştiği bu nedenle , SMK m.7 ve m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.Haksız rekabet iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı ve davalı ürün ambalajlarının ve ticari sunumlarının bilirkişi raporunda karşılaştırıldığı, ambalaj tasarımlarının renk, yerleşim, marka konumu ve grafik unsurlar bakımından farklılık gösterdiği, genel izlenim itibariyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak bir benzerlik bulunmadığı tespit edilmiştir. Haksız rekabetin varlığı için dürüstlük kuralına aykırı başkasının iş ürünleri ile karıştırılmaya yol açan kullanımın mevcut olması gerektiğinden somut olayda davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih ve 2021/48 E. 2023/233 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.