İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2024/1412 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/1412
2026/581
9 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/1412 KARAR NO:2026/581 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:24/04/2024 NUMARASI:2020/260 E. - 2024/120 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (FSEK Kapsamında) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya icra takibi yönünden borçlu olmadığını, dosya üzerinden %15 banka teminat mektubu karşılığı tedbiren takibin durdurulmasını, davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü .... dosyasına konu edilen borcu olmadığının tespiti ile dosyasının iptal edilerek, işlemden kaldırılmasına İstanbul 13. İcra Müdürlüğü .... dosyasında 22.05.2018 tarihli haciz tutanağına geçen, kısmi ödeme olan 30.000,00 TL'nin davalıdan geri alınıp, davacıya ödenmesini ve davalı tacir olduğundan dolayı ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizine hükmedilmesine, hiçbir alacağı olmamasına rağmen, hayali icra takibi yapıp, özel planlama ile kesinleşmesini sağlayan ve fiilen haciz baskısı ile kısmi tahsilat da yapan davalının kötüniyeti açık olduğundan dolayı ve icra dairesinin borç dökümü olarak gösterdiği 632.111,00 TL üzerinden %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, davacının elem ve ızdırabından dolayı, davalının 50.000-TL manevi tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine, davacı yanın tazminat taleplerinin reddine, işbu haksız ve kötüniyetli olarak ikame edilmiş olan davada %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bilirkişilerce FSEK m.68, SMK m.151, haksız rekabet hükümleri ve genel hükümlere göre tazminat hesaplaması yapılmasını; davacının 30.000 TL’lik kısmi ödemenin iadesine ilişkin talebin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2020/260 esas, 2024/120 karar sayılı,24/04/2024 tarihli kararı ile; ''Açılan davanın Kısmen kabul kısmen reddi ile; -Davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü .... dosyasına konu edilen borcu olmadığının TESPİTİNE, -İİK 72/5 maddesi nazara alınarak, davanın davacı borçlu lehine sonuçlanması sebebiyle İstanbul 13. İcra Müdürlüğü .... Sayılı takip dosyasının derhal durdurulmasına, bu hususta ilgili İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, işbu davanın kesinleşmesi ile birlikte bahsi geçen icra takip dosyasının iptaline, -İstanbul 13. İcra Müdürlüğü .... dosyasında yapılan kısmı ödeme olan 30.000,00-TL.'nin ödeme tarihi olarak geçen 22/05/2018 itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı yanın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, -Davacı yanın manevi tazminat istemli davasının REDDİNE, -Davalı yanın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin üç boyutlu mapping alanında ulusal ve uluslararası ölçekte tanınan, milyon dolarlık projeler yürüten saygın bir oluşum olduğunu, icra edilen her bir çalışmanın FSEK md. 5 kapsamında "sinema eseri" niteliğine haiz olduğunu, aynı zamanda bu çalışmaların görsel özgünlükleri gereği SMK uyarınca "tescilsiz tasarım" ve TTK kapsamında "haksız rekabet" korumasından yararlandığını, tüm bu eserlerin müvekkilin şahsi hususiyetini taşıyan, dünyada ilk kez oluşturulmuş orijinal iş ürünleri olduğunu, davacının müvekkiline ait tescilsiz tasarımlardan doğan haklara tecavüz ettiğini ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararın tazmini amacıyla davacı aleyhine İstanbul 13. İcra Dairesi nezdinde icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın "kötü niyetli takip" ve "usulsüz tebligat" iddialarının tamamen gerçeğe aykırı ve komplo teorisinden ibaret olduğunu, tebligatın Tebligat Kanunu md. 21 uyarınca usulüne uygun şekilde son bilinen adrese yapıldığını, davacı borçlu ile dava dışı ...’ın, müvekkili şirkette çalışan oldukları dönemde hiçbir gerekçe göstermeksizin işi bıraktıklarını, akabinde ... isimli şirketi kurarak müvekkiline ait ticari sırları, senaryoları ve kaynak kodlarını bu yeni oluşuma aktardıklarını, müvekkilinin projelerini kendilerine aitmiş gibi göstererek müşterilerini çaldıklarını ve müvekkilinin ticari itibarını ağır şekilde zedelediklerini, müvekkilin eser ve tescilsiz tasarımları kullanılarak davacı borçlu ve dava dışı ... tarafından ..., .../..., ..., bu faaliyetler ortaya konduğunu,Müvekkilin 2015 yılındaki eserinin kurgusal akışının, davacının 2018 yılındaki "..." gösterisinde izinsiz işlendiğini, bilirkişilerin kurgusal benzerliği göz ardı ederek sadece yüzeysel tasarım ögelerine odaklandığını, hükme esas aldığı bilirkişi raporlarının teknik açıdan yetersiz olduğunu, heyetteki kişilerin mapping ve FSEK uzmanlığı konusunda gerekli niteliklere sahip olmadığını, dosyaya sunulan uzman görüşlerinin ve somut delillerin mahkemece tartışılmadığını, bilirkişilerin yüzeysel değerlendirmelerle "..." sonucuna varmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının kötü niyet tazminatı ve manevi tazminat bakımından hatalı olduğunu, davalının 10.05.2017 tarihli hayali bir miktar ve tarihe dayanan, belgesiz takibinin tamamen kötü niyetli olduğunu, davalı şirket yetkilisinin, başka bir mahkemede aynı iddiaları ... isimli şahsa karşı ileri sürdüğünü, o dosyada hak sahipliğinin şahsen kendisine ait olduğunu savunurken eldeki dosyada farklı beyanlarda bulunarak çelişki yarattığını, bu durumun dürüstlük kuralına ve HMK madde 29 uyarınca doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı olduğunu, davalının icra takibine konu ettiği haksız rekabet ve tecavüz iddialarının muhatabının müvekkili değil, belgelerde adı geçen ... olduğunu, müvekkili ... ile iddialar arasında hiçbir illiyet bağı kurulamadığını, başkasına ait ...sayfası üzerinden müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışılmasının "..." olduğunu, davalının dosyaya sunduğu "..." görsellerinin belgesiz, faturasız ve fotokopi mahiyetinde olduğunu, çıplak gözle bakıldığında dahi üzerlerinde oynama yapıldığının anlaşıldığını, bilirkişi raporu aleyhe gelince davalının sürekli format değiştirerek yeni ve aidiyeti belirsiz deliller sunmak suretiyle yargılamayı manipüle etmeye çalıştığını, davalının "..." ve "..." projelerine ilişkin iddialarını somut bir sözleşme veya ticari defter kaydıyla ispatlayamadığını, internetten kolayca ulaşılabilecek genel görselleri kendi eseri gibi sunduğunu ve yargılama aşamasında sürekli yeni, asılsız iddialar ekleyerek taleple bağlılık ilkesini ihlal ettiğini, müvekkilinin henüz öğrencilik ve staj dönemindeyken maruz kaldığı haksız takip nedeniyle aracının satıldığını, ağır haciz baskısı altında kaldığını, çalışma özgürlüğünün kısıtlandığını ve meslek hayatının başında telafisi güç manevi zarara uğradığını, bu nedenle manevi tazminat talebinin reddinin de hukuka aykırı olduğunu, davalının takip başlatırken alacaklı olmadığını bilebilecek durumda olduğu ve kötü niyetinin dosyadaki tüm bilgi ve belgelerle sabit olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulünü talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin fikri ve sınai hakları ihlal edildiğinden ve davacının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden ötürü zarara uğradığını, bu sebeple müvekkili bu zararlar bakımından doğan alacaklarına yönelik davalıya yönelik icra takibi başlattığını, müvekkilinin hiçbir şekilde kötü niyetli olmadığını, mahkemenin kararı bu yönden doğru olduğunu, müvekkili hiçbir eseri üzerine oynama yapmadan dosya kapsamında delil olarak tescilsiz tasarımlarını sunduğunu, davacı borçlu istinaf dilekçesinde mesnetsiz ve hiçbir somut gerçek barındırmayan beyanlarda bulunarak ... kanalı için yapılan çalışmada bulunan eserlerin müvekkiline ait olmadığına iddia ettiğini, dosya kapsamında bilirkişi raporlarının yanı sıra delil olarak sundukları uzman görüşlerinin de dikkate alınması gerekirken, bu hususlar hiçbir şekilde gözetilmeden ve araştırılmadan hüküm kurulduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı davacının istinaf isteminin reddi ile, mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun haksız, hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın iddiasının aksine söz konusu dava ikame edilirken dosyaya kesilip biçilerek fotokopi görseller sunulduğunu, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlatırken kötü niyetli hareket ettiğini,davalı mahkemeyi yanıltmayı amaç edindiğini, müvekkili ile illiyet bağı kurulması mümkün olmayan hususların haksız ve kötü niyetli olarak icra takibinin konusu olduğunu ve müvekkilini borçlu hale getirdiğini iddia ettiğini belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası yönünden menfi tespit ve istirdat ile haksız haciz ve icra takibi iddiasına dayalı olarak manevi tazminat ve kötüniyet tazminatı istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin reddedilen manevi tazminat ve kötüniyet tazminatı yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğu, davalı vekilinin kabul edilen menfi tespit ve istirdat talepleri yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; davalının davacı aleyhine başlattığı dava konusu takip konusu alacağın fikri hak ile tescilsiz tasarım hakkı ihlaline ve haksız rekabete dayandığı, davacının... projesinin tasarımlarını ve konseptini davalının ...'da yaptığı ... tasarımından kaynak alarak yaptığının iddia edildiği, böylece FSEK’ten doğan mâli haklar (FSEK m. 20 ilâ 25 ) ve manevi hakların (FSEK m.14 ilâ 16) ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü, davalıya ait eserlerin aynı zamanda tescilsiz tasarım olarak koruma altında olduğu ve davacı/ takip borçlusunun fiillerinin kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiği iddiasının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça dava sürecinde alınmış olunan bilirkişi raporlarının içerikleri incelendiğinde benzerlik üzerinde bilirkişilerce yeterince ayrıntılı araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi heyetinde bulunan bilirkişilerin, dava konusu eserlere ilişkin FSEK anlamında eser niteliğinde olup olmadığını ve fikri haklarına yönelik ihlal bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin yapılabilmesi açısından gerekli özellikleri taşımadıkları ileri sürülerek kararın kaldırılması talep edilmiş ise de ilk derece mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin dava konusu uyuşmazlık yönünden telif ve sınai mülkiyet hukuku ile bilişim ve mali inceleme alanlarında yetkili oldukları, davacının ... projesi, davalının Cern/İsviçre'de ve Türkiye İhracatçılar Meclisinde (İnovasyon Haftası) yaptığı görsele ilişkin tasarımlar ile davacı tarafından ... toplantısında gerçekleştirilen görseller,... özel demo tasarımlara ilişkin hak ihlali iddiası yönünden teknik incelemenin denetime elverişli şekilde ayrıntılı, gerekçeli hazırlanmakla hükme esas alınmaya elverişli oldukları tespit edilmiştir. Mahkemece davalının hak ihlali iddiası yönünden eylemlerin tek tek irdelendiği, davalıya ait görsel tasarımlar ile davacıya ait olduğu belirtilen görsel tasarımların farklı olduğunun dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ile uyumlu olacak şekilde tespit edildiği, uzman raporlarında dosya kapsamına alınan diğer bilirkişi raporlarından farklı olarak, uygulama yapılan geometrik yapı ve grafik ögelerinin kurgusal anlamda ele alma fikirlerinin son derece benzer olduğuna değinilmiş ise de rapor içerikleri incelendiğinde benzerlik üzerinde yeterince tartışma ve değerlendirme yapılmadığı, bu yönü ile işbu dava dosyasını aydınlatır içerikte hazırlanmış raporlar olmadığı ve yine dosya kapsamına en son alınan bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere davalı yanın bahsi geçen gösterilere ilişkin davayı aydınlatmaya elverişli, inceleme yapmaya imkan sağlayacak ölçüde delil dosyaya sunmadığı, buna rağmen uzman raporlarında bu yönde net tespitler yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dosya kapsamına yansıyan deliller muvacehesinde yapılan üç ayrı bilirkişi incelemesi neticesinde alınan bilirkişi raporları ile herhangi bir benzeşim oluşturan öge tespit edilemediği ve “İzinsiz işleme” söz konusu olmadığı, sonuçta görsel tasarımların farklı oldukları anlaşılmıştır. Cern/İsviçre'de ve Türkiye İhracatçılar Meclisinde (İnovasyon Haftası) yaptığı görsele ilişkin tasarımların, davacı tarafından ... toplantısında gerçekleştirilen gösteride kullanıldığını iddia edilmiş ve davalı yanın sunmuş olduğu uzman raporlarda;karşılaştırmalı değerlendirmede sunum görsellerinin benzer olduğu tespit edilmiş ise de; her iki tarafın çalışmalarının tam hallerinin incelenememesi sebebiyle sadece sunulan görüntüler itibariyle bir hak ihlalinden bahsetmenin mümkün olmayacağı, dosya kapsamına alınan üç ayrı bilirkişi raporunda da bu hususa işaret edildiği, dosya kapsamındaki mevcut veriler ışığında yapılan incelemede, davalının ...,... tanıtımlarında kullandığı spiral görselinin davacı tarafça ... sunumunda kullanılmasına yönelik iddiaya yönelik olarak yapılan incelemede söz konusu spiral görselinin google arama motorunda yapılan incelemesinde pek çok kişi tarafından kullanılan ve özgünlük taşımayan görsel niteliğinde olduğu, sadece sunulan görüntüler itibariyle hak ihlalinden bahsetmenin mümkün olamayacağı, dosya kapsamına yansıyan deliller muvacehesinde yapılan incelemede alınan üç ayrı bilirkişi raporu ile uzman raporlarındaki tespitlerin yerinde olmadığı tespit edilmiştir. ... kanalı için davalı tarafından üretilen reklam demo videosunda yer alan 5 adet görselin davacı tarafından kullanıldığını gösterir bir delile rastlanılmadığı anlaşılmıştır. ... isimli müşteri yönünden davacı ile çalıştığına ilişkin fiyat teklifi dışında bir iddianın bulunmadığı gibi salt uygun fiyat veren başka firmalardan teklif alınmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacının işten çıkarken yanında kaynakları aldığı yönünde davalı yanın tanıkları soyut beyanda bulunmuş ise de bu kaynakların kullanıldığını gösterir ispata elverişli delil bulunmadığı, kullanım olgusunu gösterir yazılı bir verinin bulunmadığı, kaynak kullanımlarının iddiaya konu projelerde kullanıldığı iddialarının ispatlanamadığı, ticari sır teşkil eden bilgilerin rakip firmalar ile paylaşıldığını gösterir delillere rastlanılmadığı, aksi yönde ispata elverişli delillerin bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece menfi tespit ve istidat isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davacı taraf, hakkında yapılan icra takibi ve haciz işleminin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesi ile reddedilen manevi tazminat istemi yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de haksız takip ve haciz iddiasına dayalı manevi tazminat isteminin 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi kapsamında kusura dayanan sorumluluğa tâbi olmakla, takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve manevi bir zarar doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulması mümkün değildir. Somut olayda her ne kadar davacı, uygulanan haciz ve takip nedeniyle manevi tazminat talep etmiş ise de itiraz edilmeyerek kesinleşen takip dosyası yönünden davalının haciz işleminde ve takibin başlatılmasında kötü niyetli yahut ağır kusurlu kabul edilmesini gerektirecek deliller bulunmadığı gibi davacının manevi zararının da ispata muhtaç kaldığı, böylece manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Son olarak reddedilen kötüniyet tazminatı yönünden de istinaf sebebi mevcut ise de İİK'nın 72/5. maddesi kapsamında takip alacaklısının tazminata mahkum edilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması şart olup alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığı hususunun, davacı/ borçlu tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bununla birlikte mevcut delil durumunun takibin açıkça kötüniyetle yapıldığını ispata yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu hâli ile kötüniyet tazminatı koşullarının mevcut olduğu ispatlanamadığından ilk derece mahkemesi tarafından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 24/04/2024 tarih ve 2020/260 E., 2024/120 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 43.179,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 10.802,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.376,82 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.