SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2026/765 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2026/765

Karar No

2026/987

Karar Tarihi

28 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/765 KARAR NO : 2026/987 KARAR TARİHİ: 28/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/01/2026 NUMARASI : 2025/1144 2026/4 Birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/610 Esas sayılı dosyası yönünden; DAVA: İnanç sözleşmesi/nam-ı müstear iddiasına dayalı dava/Adi ortaklığın tasfiyesi Taraflar arasındaki davada Bakırköy12. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesince, "... tarafların iş hacimlerinin esnaf sınırının çok üzerinde olduğu, davacının mirasçı olarak muris Bahri'nin halefi sıfatıyla hareket ederek eldeki davayı açtığı, halefiyet durumunda Yargıtay uygulaması gereği temel akdi ilişkinin tarafları gözetilerek görev hususunun değerlendirileceği, davacının talebinin muris Bahri'nin taraf olduğu sözleşmeye dayalı olduğu, miras payı oranında talepte bulunmasının uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığı gerçeğine halel getirmeyeceği, netice itibariyle davanın temelini oluşturan uyuşmazlığın adi ortaklıktan kaynaklandığı, sözleşmenin tarafların şirketin ortağı oldukları, adi ortaklık her ne kadar TBK'da düzenlenmiş olsa da, yukarıda izah olunan gerekçelerle nisbi ticari dava kapsamındaki uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Somut uyuşmazlığa bakıldığında esasında ticari bir uyuşmazlıktan ziyade tüm tarafları tacir olmayan inanç sözleşmesine dayalı bir uyuşmazlığın ağır bastığı anlaşılmaktadır. İnanç sözleşmesine konu olduğu öne sürülen bir kısım malvarlığı haklarının (ticari şirket hisseleri yönünden) 6102 sayılı TTK'da tanımlanmış olması, davayı başlı başına ticari dava kılmaz. Davanın (iddianın) temeli inanç sözleşmesidir. İnanç sözleşmesinin var olup olmadığı yönündeki iddia ve savunmaya ait delillerin tartışılması anlamında davanın konusunu oluşturan hisse senetlerinin reel değerlerinin belirlenmesi sürecinde ticari defterlerin ve kayıtların incelenmesi gereği de davayı ticari dava kılmaz. Genel bir ilke olarak görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, inanç sözleşmesi olduğu iddia edilen sözleşmeye konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği olmayıp, sözleşmeye bir bütün olarak bakıldığında malvarlığı haklarına yönelik sözleşmeye aykırı bir durumun olup olmadığıdır..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK 12/1. maddesinde, bir ticari işletmeyi “kısmen de olsa” kendi adına işleten kişi tacir kabul edilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda, asıl ve birleşen davada, davacının babası ile babasının kardeşleri olan ...(mirasçıları davalııdır) arasında var olduğu iddia edilen adi ortaklık ilişkisi gereği edinilen menkul ve gayrimenkul mallar, adı geçen davalı kardeşler adına tescil edilmiş/menkul mallar zilyetliklerine bırakılmış ise de, kardeşlerin tamamı tarafından imzalanan 9.6.2010 tarihli sözleşmede, davalı kardeşler üzerinde gözüken işbu davaya konu mal varlığı kalem kalem sayılarak, tam hisse veyahut hisseli olacak şekilde, hangi kardeşe ait olduğu hususunun belirlendiği iddia olunarak, işbu sözleşmede murise ait olduğu belirtilen gayrimenkul ve menkul malların davacıya miras payı oranında verilmesi ile bu sözleşmenin inanç sözleşmesi olarak kabul edilmemesi halinde adi ortaklık sözleşmesinin ölümle son ermiş olmasından mütevellit tasfiyesi talep edilmektedir. Davacının inanç sözleşmesinden kastettiği dava, adi ortaklı ilişkisi nedeniyle sağlanan kazançlardan, eşit hisseler/eşit hisselere yakın hisselerle elde edilen ancak tam hisse davalı kardeşler üzerinde gözüken mal varlığının, namı müstear iddiasına dayalı tapu iptal tescil/menkullerin teslimi veyahut bedellerinin tazminine ilişkindir. Bu türden iddialar, 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı İBK'ya göre sözleşmenin tarafları bakımından yazılı delille ispat edilebilir. Yine nam-ı müstear/inanç sözleşmesine dayalı talebin kabul görmemesi(veyahut yarışan hukuki sebep teşkil etmesi) halinde, adi ortaklık ilişkisinin ölümle sona ermesi nedeniyle, adi ortaklığa konu ticari faaliyet neticesi edinilen ancak davalı ortaklar üzerinde kayıtlı gözüken mal varlığının tasfiyesi talep edilmektedir.İddia olunan adi ortaklık sözleşmesine konu ticari faaliyette, davacının babası murisin tacir sıfatı bulunmaktadır. Ancak, BK'nın 639/2. madde uyarınca adi ortaklık ölümle sona ermiş olup davacı bakımından bu sözleşmeye konu ticari faaliyetin yürütülmesi söz konusu olmadığından ötürü davacının tacir sıfatı bulunmamaktadır. Davacı, murisin yerine geçerek onun halefi olarak işbu davayı açmamakta, adi ortaklığın ölümle sona ermesinden mütevellit tasfiyesini talep etmektedir. Bu durumda, halefiyete dayalı olarak açılmış tacirler arası nispi nitelikli ticari bir davanın da bulunmadığı, adi ortaklığın tasfiyesinin, BK'da düzenlendiği, namı müstear/inanç sözleşmesine dayalı taleplerin genel hükümlere tabi olduğu, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen ticari hükümlere göre çözümlenmeyeceği, tasfiye payına konu şirket hisselerinin varlığının, davayı mutlak veyahut nisbi ticari dava haline dönüştürmeyeceği nazara alındığında, davanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 28/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.