İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1887 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/1887
2026/583
15 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1887 Esas KARAR NO : 2026/583 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2024 NUMARASI : 2022/232 Esas, 2024/511 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takibe konu bononun tefecilik sonucu düzenlendiğinin, davalının sanık olarak yargılandığı İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1314 E. dosyası ile tespit edilerek, tefecilik suçundan cezalandırıldığını, bu durumun ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkillerin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, bononun iptaline, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tamamen yanlış ifadeler ve yanlış anlaşılmalardan ibaret bir ceza davası sürecine geçirildiğini, ceza dosyasını istinaf ettiklerini, bononun soyut olup, sebepten mücerret olduğunu, .müvekkilinin yalnızca elden verdiği borca ilişkin aldığı senetleri tahsile koyduğunu, davacıların kötü niyetli şekilde davayı müvekkiline yönelttiklerini, müvekkilinin davacılara elden borç vermesi sonrasında tecrübesizliği ve iyi niyetinin kurbanı olduğunu savunarak, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın reddinı, davacılar aleyhine %20'den aşağı olmamak tazminata karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olayda davalı-alacaklı hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, takibe konu 26/09/2020 düzenleme tarihli, 20/03/2021 vade tarihli ve 70.000-TL bedelli senedin tefecilik sebebiyle düzenlenip karşı tarafa verildiğinin mahkeme kararı ile sabit olduğu, icra takibi neticesinde davacıların davalıya 61.544,78-TL ödeme gerçekleştirdiği, bu bedel üzerinden menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü, davalı tarafça kötüniyetle icra takibi yapıldığının ceza dosyası ile ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; alacak iddiasını kabul etmemekle birlikte, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu sebeple de davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin karşı taraflara borç verdiğini ve sonucunda ise iyi niyetinin mağduru olduğunu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, müvekkilinin ne bankadan ne de elden verdiği paraların hesaba katılmadığını, senetle ispat zorunluluğu dikkate alındığında dahi, cevap dilekçesi ekinde dosyaya sundukları müvekkil hesabından davacı ... hesabına giden 25.000-TL'nin bilirkişi raporunda dikkate alınması gerektiğini, yani senedin bu kısmının borç verildiği açıkça belirli olduğunu, taraflarca aralarında yapılan el yazılı sözleşmede dahi müvekkilinin yalnızca borç verme saikiyle hareket ettiği belli olmasına rağmen, kötüniyetli olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, alacak miktarının likit olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kesinleşen ceza dosyasındaki yargılama sürecinde tespit edilen maddi olgular dikkate alındığında davaya konu bononun tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiğinin sabit olduğu, takibe konu senedin 6098 sayılı TBK’nın 27/1 hükmü uyarınca hükümsüz olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, İİK'nın 72/5.maddesi uyarınca tazminata karar verilmesi takibin haksız ve kötü niyetli olmasının yeterli olduğu, ayrıca alacağın likit olması zorunluluğunun bulunmadığı, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, somut olayda zamanaşımının söz konusu olmadığı, senedin hükümsüzlüğü nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğinden, davalının ödeme iddiasının ancak başka bir davaya konu edilebileceği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 4.865,63 TL harçtan, peşin alınan 1.216,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.649,23 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/04/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.