SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1837 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1837

Karar No

2026/639

Karar Tarihi

16 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1837 Esas KARAR NO : 2026/639 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2024 NUMARASI : 2023/130 E. - 2024/184 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uzun yıllardan beri "Güzellik veya estetik amaçlı sağlık merkezi, güzellik ve estetik merkezi, güzellik salonu, cilt ve vücut bakımı, masaj salonu, makyaj, lazer ve iğneli epilasyon ve benzeri hizmetler veren işletmeler açmak, işletmek, kiralamak, kiraya vermek...ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler" sektörlerinde ticari faaliyetlerine devam etmekte olup, yıllar içinde alanında önde gelen firmalardan biri olduğunu, "... ..." markasını ..., "..." markasını ... ve "..." markasını ... numarası ile adına tescil ettirildiğini, markalarını reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında ..., haklı bir üne kavuştuğunu, ... sayfası tıklanma verilerinin 45 gün içinde ... olduğunu, davacı adına davalı tarafa gönderilen Beyoğlu 9. Noterliğinin 04/05/2023 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarname ile, müvekkilinin TürkPatent nezdinde tescilli ..., ... ve ... numaralı markalara tecavüz eden kullanımlarının, internet alan adlarında, işletme adları ve ticaret unvanlarında tespit edildiğini, söz konusu izinsiz kullanımlarının davacının SMK'dan kaynaklanan hakları ile TTK.'nın haksız rekabet ve T.B.K.'ndan doğan mali ve manevi haklarına ihlal oluşturulduğu belirtilerek, kullanımlarına derhal son verilmesi, satışların durdurulmasının ihtar edildiğini, davalının "...", "..." ve "... ..." markalarını müşterilerin karıştırmalarına neden olacak surette" "..." şeklinde aynen/benzer şekilde kullanıldığını, aynı isim altında müvekkilinin markasını aynen taklit ederek işyerinde aynı yazı karakterinde ve aynı büyüklükte "..." yazılı cihazlar kullanmak suretiyle ve ayrıca tüm web paylaşımlarında ve ürün ve tanıtımlarını yaptığı sosyal medya paylaşımlarında kullanarak marka hakkının ihlal ettiğini ve zarara sebebiyet verdiklerini, davalı şirketin, müvekkili şirket adına tescilli markayı iş yerinde ticari işletmesine münhasır şekilde ..., bunun için, çok büyük boyutta puntolarla ve ön planda "..." ibaresini kullanarak ticari amaçla hareket ettiğini, bu haksız kullanım sebebiyle müvekkili şirketin marka hakkının dava tarihinden önce başlayarak sürekli şekilde ihlal edildiğini ve müvekkili şirketin maddi manevi zarara uğratıldığını, marka hakkına tecavüz eyleminde bulunduklarını, davalının eylemlerinin aynı zamanda TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının bu haksız kullanımı tescilli markanın itibarı dolayısıyla davalıya haksız avantaj sağladığını, müvekkilinin tanınmış markasının itibarına zarar verdiğini ve tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verdiğini, yargılama sırasında alınacak hesap bilirkişi raporları ile müvekkilinin uğradığı maddi zararı ile yoksun kaldığı kazanç kaybı belirleneceğinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat 1.000,00 TL itibar tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu, bu kapsamda fiili zararın yanı sıra yoksun kalınan kazanç ve tecavüz edenin elde ettiği net kazancının tazminata konu olması haklı olarak kabul edilmiş olup, yapılacak hesaplamada bu hususların dikkate alınmasını talep ettiklerini, davalının, marka tecavüzünde bulunması nedeniyle müvekkili şirketin işletmesinin dış dünyada, yani ilgili piyasada sahip olduğu olumlu imajının da sarsıldığını, tacir kimliğinin zedelendiğini, markanın basıldığı ürünün kötü yerlerde satışa arz edilmiş olması, düşük kaliteli hizmet nedeniyle markaya olan güvenin azaldığını ve müvekkilinin ticari itibarının zedeleneceğini, bu hususlarda da manevi tazmin gerektiğini, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarının zarara uğraması nedeniyle ayrıca tazminat istenebildiğini, bu kapsamda davalının fiili nedeniyle daha fazla reklam harcaması yapmak zorunda kaldığını, davacının 28.04.2023 ile 13.06.2023 tarihleri arasında 45 gün için 31.000,00 TL sadece itibar zararını azaltmak için tek bir sosyal medya platformunda reklam verdiğini belirterek, S.M.K. nun 29. maddesine göre tecavüzün ve TTK mad. 57/3,5 ve 8 hükümlerine göre haksız rekabetin bulunması, müvekkilinin itibar ve gelir kaybına neden olmasının yanı sıra, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme, tazminatın ödenmesi, markanın değer kaybı, hakkın zedelenmesi vs. gibi durumlar nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimali söz konusu olduğundan -esasa ilişkin karar verilinceye dek- markaya tecavüzün önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalılarca markanın kullanıldığı her türlü eşya ve sair malların toplatılmasına, internet sitelerine erişimin engellenmesine ve haksız rekabetin men'ine ve bunların mümkün olmaması halinde (teminat gösterilmesi v.s.) müvekkilinin uğrayacağı zararın garanti altına alınmasına yönelik teminatsız olarak ihlalin durdurulmasına vaki ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tecavüz konusu cihazlara el konularak üzerindeki markaların silinmesine ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulmasına, HMK'nın 400. maddesi kapsamında güncel durumunun tespitine, davalının, müvekkilinin marka hakkına karşı işlediği tecavüz fiilinin tespitine, mevcut ve muhtemel tecavüzün önlenmesine ve hükmün ilanına, bu kapsamda, davalı tarafın internet alan adında, "..." ibaresini kullanmalarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile "https: //....com/” ve "https: //www.....com/.../" alan adlarının hosting hizmetinin ve bu sitelere erişimin engellenmesine ve tecavüzün tüm sonuçlarıyla giderilmesine, söz konusu fiilin durdurulması ve ortadan kaldırılmasına, maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak fazlaya ilişkin ve devam eden zararlara dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000,00-TL maddi tazminat, 1.0000,00 TL İtibar tazminatı ve 50.000,00-TL manevi tazminatın temerrüt tarihinde itibaren işlemiş ticari (avans) faiziyle tahsili edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı yanın süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır. MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 17/10/2024 tarihli 2023/130E. - 2024/184 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli ..., ... ve ... numaralı markalar yönünden davalının tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde davalının kullanımlarının tespiti yönünden delil tespiti talebinde bulunulduğu, davacı vekilinin delil tespiti talebi kabul edilerek davalıya ait olduğu tespit edilen internet sitesi, sosyal medya hesabı ve iş yerinde inceleme yapılarak bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alındığı, alınan raporların mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, davacı markaları incelendiğinde ... numaralı markanın "... +şekil" ibaresinden, ... numaralı markanın "..." ibaresinden ve ... numaralı markanın "... ..." ibaresinden oluştuğu, davalı kullanımları yönünden bilirkişi raporlarında yapılan tespitler incelendiğinde davalının iş yerinin spor salonu olduğu, sosyal medya hesabından zayıflama ve vücut şekillendirme amacıyla kullanıldığı belirtilen "..." markalı cihazın tanıtımının yapıldığının anlaşıldığı, davalı vekilince sunulan beyan dilekçesinde davalının ... ibareli makineyi iş yerinde kullanmak amacıyla dava dışı ...'den satın aldığının, davalının bu ibareli makinenin ticari amaçla satışını yapmadığının, ...'in tescilli markasının bulunduğunun beyan edilerek makineyi satın almasına ilişkin faturanın sunulduğu, dava dışı ... adına tescilli ... numaralı markanın tescil kayıtlarının dosyamız içerisine alındığı, davacının ... numaralı markanın ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu ibare İngilizce olup Türkçe karşılığının "şekillendir beni" anlamına geldiği, bu ibarenin bu markanın tescilli olduğu güzellik bakım hizmetleri yönünden zayıf marka olduğu, davalının ... ibareli makineyi güzellik bakım hizmetlerinde kullandığı, "..." ibaresinin güzellik bakım hizmetleri yönünden zayıf marka olduğu değerlendirildiğinde bu marka yönünden "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğu, davacı adına tescilli ... ve ... ibareli markaların ayırt edici, esas unsurunun "..." ibaresi olduğu ancak dosya içeriğinden davalının iş yerinde kullandığı makineyi dava dışı ...'den satın aldığı, dava dışı ... adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın başvuru ve tescil tarihinin davacının ... ve ... numaralı markaların başvuru ve tescil tarihinden önce olduğu anlaşılmakla bu nedenle davacının tecavüz iddiasına ilişkin olarak davacının bu markalarının değerlendirilmeye alınamayacağı, yine yukarıda belirtildiği üzere davalı tarafından sosyal medya hesabında iş yerinde kullanmak amacıyla satın aldığı makinenin tanıtımının yapıldığı, davalının ... ibareli bu makinenin üretimini, satışını veya dağıtımını yapmadığı da anlaşılmakla yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunun kopyalandığını, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, rapora itirazlarının ve uzman görüşünün dikkate alınmadığını, çelişkili raporlardan neden müvekkilinin aleyhine olan rapora itibar edildiğini kararda açıklanmadığını, Davalının internet kullanımlarının geçmişe dönük olarak BTK incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu, üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, Bilirkişi raporunda gerekçesiz olarak müvekkilinin markasını zayıf marka olduğuna dair görüşün, Mahkemece nedeni açıklanmadan aynen kabul edilmesinin hak arama özgürlüğünün ihlali olduğunu, Müvekkilinin markasının zayıf marka olmadığını, sektöründe önde gelen tanınmış bir marka olduğunu, Davalı tarafın müvekkilinin marka için verdiği emekten haksız olarak yararlanmaya çalıştıklarını, markanın itibarına ve ayırt edici karakterine zarar verdiklerini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin markasının zayıf marka olması halinde dahi, markanın fasılasız ve yoğun biçimde kullanılması nedeniyle ayırt edicilik kazandığının kabulü gerektiğini, Davalının müvekkilinin markası ile iltibasa neden olacak şekilde kullanımda bulunduğunun ispatlandığını, davalıların eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu tür eylemlerin "..." olarak adlandırıldığını,Markaların somut olarak karıştırılmasının gerekmediği, bu tehlikenin mevcut olmasının yeterli olduğunu,Müvekkilinin markası ile karıştırılma ihtimali bulunan marka kullanılması halinde tecavüz eyleminin ispatlandığının kabulü gerektiğini,Davalının marka kullanımının görsel, işitsel, anlamsal olarak müvekkilinin markası ile benzer olduğunu, benzer sınıfta kullanıldığını,Bilirkişi kök ve ek raporlarının kanunun aradığı teknik anlamda inceleme içermediğinden hükme esas alınmasını kabul etmediklerini, Bilirkişilerin marka sahipliği konusundaki dosya kapsamına aykırı tezlerinin gerekçe olarak gösterilmesinin başlı başına fahiş hata olduğunu, müvekkilinin markalarının 09, 35 ve 44. sınıflarda tescilli olduğunu, ...'in markasının ise 08, 10 ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıflarda markayı veya benzerini başkasının kullanma hakkının bulunmadığını belirterek, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/10/2024 tarihli, 2023/130 Esas, 2024/184 Karar sayılı kararının duruşmalı olarak yapılacak istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, haklı davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 10/12/2019 başvuru tarihli, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 41, 44. sınıflarda davacı şirket adına, 30/12/2021 başvuru tarihli, ... numaralı "..." markasının 09, 35, 44. sınıflarda ... adına tescilli oldukları, ... tescil başvuru numaralı "... ..." markasının ... adına 08, 09, 10, 35, 44. sınıflarda tescil işleminin devam ettiği tespit edilmiştir. 13/03/2021 başvuru tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 08,10, 35. sınıflarda dava dışı ... adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka vekili ... ve bilgisayar mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı yana ait olarak belirtilen https://....com/ adresli web sitesi üzerinde yapılan incelemede, web sitesinin "Salonumuzda reformer pilates, medikal pilates, fonksiyonel antrenman,online antrenman desteği ve diyetisyen desteği verilmektedir" ibaresinden, web sitesinin reformer pilates, medikal pilates, fonksiyonel antrenman, online antrenman desteği ve diyetisyen desteği faaliyet alanları amacıyla kurulmuş olduğu, web sitesinde müşteri yorumları bölümünde "... Hanım ile yaklaşık 3 aydır birlikte çalışıyoruz." şeklinde açıklamaya yer verildiği, web sitesi genelinde davacıya ait markaların kullanımına rastlanmadığı, web sitesinden https://www.....com/.../?hl=tr adresli ... hesabına yönlendiren linke karşılıklı olarak yer verildiği, buradan yola çıkarak www.....com alan adının davalı ... tarafından işletildiğinin anlaşıldığı, https://....com alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının... A.Ş. isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden tescil ettirildiği, alan adının tescil tarihinin 19.10.2020 olduğu, alan adının kayıt ettiren bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle alan adının sahiplik bilgilerinin kamuya açık verilerden tespit edilemediği, https://www.....com/.../ URL adresli ve "..." isimli ... sosyal medya hesabının açıklama bölümünde "..., ... Stüdyosu, Kozyatağı ..., Beslenme Danışmanlığı, ücretsiz deneme için formu doldurun, ....com" şeklinde iletişim ve açıklama bilgilerine yer verildiği, hesap açıklama bölümünde ... şekline iletişim bilgilerine yer verildiği, hesap içinde 05/03/2023 tarihli yapılan paylaşımda ... ibareli görselin kullanıldığı, paylaşımın açıklama kısmında "... ile bölgesel incelmek mümkün karın kalça bacak, basen ve kollarda uygulanabilir bu sistem ile yaza hazırlanıyoruz, üstelik haftada 2 gün 30 dakika yeterli" ibaresinin yer aldığı, söz konusu ... hesabının Ekim 2020 tarihinde açıldığı, hesap ....com URL adresli web sitesine yönlendiren linke yer verilmiş olup, hesabın açıklama bölümünde ... isimli şahıs tarafından işletildiğinin anlaşıldığı, davacının ... no ile 41/44. sınıflarda yer alan hizmetlerde tescilli "... +S şekil", ... no ile 09/10/35/44.sınıflarda yer alan hizmetlerde tescilli hizmetlerde tescilli "..." markalarının tescilli hak sahibi olduğu, davalının faaliyetlerinin "Güzellik bakımı hizmetleri " kapsamında olduğu, "..." ibaresinin davalının verdiği hizmetlerde kullandığı cihazın markasının belirtilmesi amacıyla kullanıldığı, davalının bu marka altında herhangi bir cihaz satışı yapmadığı, davacının da markalarının tescil kapsamında 8. ve 10. sınıflar kapsamında cihazları içermediği, bu nedenle söz konusu mal ve hizmetlerin hitap ettiği orta düzeydeki tüketici kitle nezdinde davalı kullanımlarının davacının faaliyetleri ve markaları ile iltibasa düşme ihtimallerinin bulunmadığı, davalının eylemlerinin TTK hükümleri anlamında haksız rekabet teşkil etmediği yönünde görüş ve kanat bildirdikleri görülmüştür. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 06/10/2023 tarihli ek raporda özetle; Altıntepe Mah., ... Cad., 63 ... Apt., N.... Küçükyalı/Maltepe/İstanbul adresine gidildiğinde, işyerinin dışarıdaki tabelasında, kapısında ve içeride...ibaresinin yer aldığı, işyerinin ... adına Küçükyalı VD ne ... sicil no ile kayıtlı vergi mükellefi olduğu, işyerinde ... ve spor aletlerinin yer aldığı, davacıya ait markayı veya benzerini taşıyan ürün, alet veya basılı herhangibir ürünün olmadığının tespit edildiğini, Kozyatağı Mah., ... Sok., N.... ... Apt. Kadıköy/ İstanbul adresine gidildiğinde, iş yerinin dışarıdaki tabelasında, kapısında ve içeride...ibaresinin yer aldığı, iş yerinin ... (TC No: ...) adına Erenköy VD. ne ... sicil no ile kayıtlı vergi mükellefi olduğu, işyerinde ... ve spor aletlerinin yer aldığı, davacıya ait markayı veya benzerini taşıyan ürün, alet veya basılı herhangi bir ürünün olmadığı, davalının işyerinde bulunan, siyah markasız bir zayıflama cihazının mevcut olduğu, davalı tarafından sözkonusu cihazın ...'den ( Kurtuluş Mah., ... Apt., N... Seyhan/Adana-TC no: ...) 08/10/2022 tarihli fatura karşılığı satın aldığını, makinenin markasının ... olduğunu, ... model olduğunu, ... markasının ... adına Türk Patent nezdinde ... no ile tescil edilmiş olduğunu bildiğini beyan ettiğini, Türk Patent kayıtları incelendiğinde "..." markasının 08 / 10 / 35 . sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde ... adına ... no ile 13/03/2021 tarihinden itibaren tescil edilmiş olduğunun tespit edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür. G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi, manevi ve itibar tazminatı davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içerdiği, davacının davaya dayanak yaptığı markalardan yalnızca 10/12/2019 başvuru tarihli, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 41, 44. sınıflarda davacı şirket adına tescilli olduğu, diğer ... numaralı "..." markasının ise 09, 35, 44. sınıflarda davacı şirket yetkilisi ... adına tescilli olduğu, davacının markasının güzellik hizmetleri için zayıf marka olduğu, bu nedenle "..." markasının davacının markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığı gibi, davalının internet sitesindeki "..." markasının kullanımının, güzellik hizmetinde kullandığı makinenin markasının tanıtımına yönelik olduğu, bu makinenin ticaretini yapmadığı gibi, "..." markasıyla güzellik hizmeti de sunmadığı, markanın 10. sınıfta güzellik hizmetlerinde kullanılan bir kısım aletler için dava dışı ... adına tescilli olduğu, davacının "..." markasının tanınmış marka olduğunun da kanıtlanamadığı, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, objektif dava yığılması söz konusu olduğundan, reddedilen her bir talep için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de usule uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.