SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1755 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1755

Karar No

2026/654

Karar Tarihi

16 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1755 Esas KARAR NO: 2026/654 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/09/2024 NUMARASI : 2023/176 E. - 2024/233 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... A.Ş.'nin ("...") fikri mülkiyet haklarına Türkiye'nin sahip olduğu, küresel ölçekte rekabet edecek bir otomobil markası yaratma hedefiyle 25 Haziran 2018'de Türkiye'de kurulduğunu, yeni nesil ve elektrikli otomobiller geliştirerek geniş kitlelerin hayatını kolaylaştırmayı ve temiz bir geleceğe katkıda bulunan araçlar üretmeyi hedeflediğini, davacının bu yolculuğuna 2023'te üretime giren elektrikli, bağlantılı ve seri üretim ...'lar (spor arazi araçları) ile başlamış olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 31.12.2019 tarih ve ... sayılı "..." ibareli , 07.11.2018 tarih ve ... sayılı "..." ibareli , 08.11.2021 tarih ve ... sayılı "..." ibareli markaların da sahibi olduğunu, davacının ....com.tr alan adlı internet sitesi aracılığıyla tanıtım ve satış faaliyetlerini yürüttüğünü, davacının ....com.tr alan adı üzerinde 16 Temmuz 2018 tarihinden bu yana tescilli hak sahibi olduğunu, bunun yanı sıra ....de, ...fr, ...-beg, ....com alan adlarının da sahibi olduğunu, davacının ürettiği ilk otomobilin içinde bulunduğumuz 2023 yılı içerisinde satışa ve yollara çıkan ... ... isimli modeli olduğunu, aslında ... modelli otomobilin sadece bir otomobil değil, aynı zamanda "..." ekosistemine bağlı ve kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran çözümler sunan bir akıllı cihaz olduğunu, ... markalı otomobil ve akıllı cihazının piyasaya sunulduğu yıl içerisinde çok hızlı bir biçimde talep gördüğünü ve pazar payının yüksek olduğunu, herkes tarafından son derece tanınmış hale geldiğini, davacı şirketin, davalı ... Limited Şirketi ve ... tarafından davacının izni olmaksızın "..." markalarını taşıyan ve davacı aleyhine marka hakkına tecavüz ve hakız rekabet yaratan t-shirt, sweetshirt, eşofman altı ve eşofman üstü gibi ürünlerin üretildiğinden, depolandığından, ihraç edildiğinden, toptan ve perakende olarak satışa sunulduğundan haberdar olduğunu, davalı ... Limited Şirketi ve yetkilisi, tek ortağı konumundaki ... tarafından davacının izni olmaksızın "..." markalarını taşıyan ve davacı aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan taklit giysi cinsi ürünlerin üretiminin ve ....fr şeklindeki internet sitesi üzerinden tanıtım ve satışının yapıldığının taraflarınca tespit edildiğini, davalıların https://www.....fr/tr internet sitesi üzerinden davacının "..." markalarını izinsiz taşıyan, davacı aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olan, aynı zamanda taklit olarak nitelendirilebilecek kıyafet cinsi ürünlerin satışı ile iştigal ettiklerini, bunun yanı sıra internet sitesinin https://....fr/tr/.../, ...-t.... linkinde satışa sunulan "... ..." isimli ürün üzerinde de davacıya ait "..." markasının kullanıldığını ve bu markada yer alan "O" harfi yerine Türk bayrağı yerleştirilerek davacının yerli ve milli otomobil markası olması özelliğine bir kere daha gönderme yapıldığını ve bu şekilde davalılar ürün ve hizmetlerini davacı ile ilişkilendirmekte olduklarından, davacının tescilli ve tanınmış markalarının davalılar tarafından taklit ürünleri üzerinde kullanılması suretiyle yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitine, davalıların tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet durumlarının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacıya ait "..." markaları ile karıştırılacak derecede benzer işaret, logo ve markaların kullanıldığı ürünlere ilişkin olarak davalıların tüm kullanımlarının önlenmesine ve engellenmesine, davacıya ait "..." markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının, reklam ve tanıtımının, ....fr internet sitesi başta olmak üzere internet üzerinden tüm satışının ve tanıtımının önlenmesine ve engellenmesine, davacının tescilli "..." markalarının birebir aynı şekilde kullanımları ve davacı markalarını izinsiz bir biçimde içeren ürünlerin satışının bu siteler aracılığıyla yapılması sebebiyle ortaya çıkan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu gözetilerek ....fr/en, ....fr/tr, .../fr internet siteleri ile ....com/....fr, ......., ....com/... ve ....com/@... internet sayfalarına erişimin engellenmesine, davacıya ait "..." markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin gerek tek başına, gerekse ayırt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte her türlü ürünler, basılı yayınlar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine ve engellenmesine, davacıya ait '"...'" markasını taşıyan taklit ürünlerin ithalat ve ihracatının ve her türlü gümrük işlemlerinin durdurulmasına, davacının "..." markalarına iltibas yaratan ürün, ilan, tabela, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplatılarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına, davalıların, davacının "..." markalarını sair her türlü kullanımının engellenmesine, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.07.2023 tarihinde vermiş olduğu 2023/89 D. İş - 2023/90 K. sayılı ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'in, uzun yıllardır Fransa'da ikamet ettiğini ve uzun yıllardır tekstil, giyim sektörü ile uğraştığını, Avrupa moda camiasında oldukça bilinen bir isim olduğunu, dava konusu "..." markasının 05.03.2021 tarihinden beri 3, 18 ve 25. sınıflarda Fransa'da tescilli olduğunu, davalıların Türkiye'de herhangi bir üretim, satış ve pazarlamasının bulunmadığını, dava konusu ....fr internet sitesinin Türkiye'deki tüketicileri hedeflemediğini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin gerçekleşmediğini, ülkesellik ilkesi gereği marka tescilinin sağladığı hakların tescil edildiği ülkenin sınırlarını aşamayacağını, bu nedenle davacının "..." markasının kullanılmasına ancak Türkiye sınırları içinde engel olabileceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 26/09/2024 tarihli 2023/176 E. - 2024/233K. sayılı kararıyla; "...Bu kapsamda; “...” ibaresi üzerinde davacıya ait marka tescillerinin TPMK nezdinde mevcut olduğu, davalı tarafından ise Türkiye'de “...” markasına ilişkin herhangi bir tescil yahut gerçek /üstün hak sahipliği iddiasının öne sürülmediği, ülkesellik ilkesi çerçevesinde aynı işaretin birden: fazla ülkede tescil edilmesi ve kullanılmasının mümkün bulunduğu, fakat bir ülkede yapılan marka tescilinin hak sahibine başka ülkelerde o işareti serbestçe kullanıma yetkisi bahşetmeyeceği, somut olayda da her ne kadar davalılar kendilerine ait Fransa'da tescilli “...” markası bulunduğunu ileri sürse de, davalıların davacıya ait Türkiye'deki marka hakkını ihlâl etmelerine bu durumu gerekçe gösteremeyecekleri , davalıların “...” markasını doğrudan kelime unsuru ile farklı bir ayırt edici işaret eklemeksizin kullandıkları ve bu kullanımın davacıya ait “...” markası ile ayniyet arz ettiği ,bu hususun marka ihlaline neden olduğu, davalıların “....fr” adlı internet sitesinde tekstil / giyim ürünlerinin satışını gerçekleştirdiği bu kullanımım nice sınıflandırmasının 25. Sınıfına tekabül ettiği, davacı tarafa ait “...” markalarının ise 25. sınıfta da tescilli olduğu, dolayısıyla ihlâle konu markanın kullanıldığı mallar ile koruma altındaki markanın kapsamına giren mallar arasında da ayniyet bulunduğu, bu çerçevede davalının “...” markasını kullanmasının, kullanıldığı ülkeden bağımsız olarak, davacı markasını ihlâl eder bir nitelik taşıdığı, somut olayda davalının faaliyetinin Türkiye'de de ticari etki yarattığının açık bir şekilde tespit edildiği, davalıların faaliyetinin ilk başta SMK m. 7/3-a ve c bentleri uyarınca, davacının markasına birebir koruma kapsamındaki ürün üzerinde yer vermek, bu ürünleri pazarlamak ve yurt dışından Türkiye'ye satışını gerçekleştirmek suretiyle davacı markasının ihlâli ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davalıların ayrıca davacıya ait “...” markasını internet alan adı olarak kullanmalarının da SMK m. 7/3-d uyarınca marka ihlâli ve marka hakkına tecavüz fiili teşkil ettiği, her iki ihlâl türü bakımından da dava dosyasında sunulu olan Beyoğlu 34. Noterliği'nin 04.07.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter tespit tutanağı kapsamına göre eylemin marka hakkına ihlal yarattığı hususunun tespit edildiği, keza davalıların “....£r” internet sitesi aracılığıyla üzerinde “...” markası bulunan ürünlerin Türkiye'ye satış ve teslimatını yaptığı, teslim edilen ürünlerin Türk Lirası para cinsi ile satın alındığı, internet sitesinde Türkçe arayüz kullanılarak Türkiye'den ürün satın almanın mümkün olduğunun anlaşılması ve internet vasıtasıyla e ticaretin yaygın alarak gerçekleşmesi nedeniyle ihlalin sonuçlarının ülkemizde de doğduğu, davalıların “.....ir” alan adı üzerinden “...” markasını Türkiye'de ticari etki yaratacak biçimde kullandığının ve ayrıca davacı markasının kapsamına giren ürünler üzerinde “...” markasına yer verdiklerinin sabit olduğu, “...” kelimesinin davacı tarafın ticaret unvanının kısaltmasından oluşan ülke çapında bilenen tanınan bir marka olduğu, söz konusu kelime markası üzerinde davalı tarafın daha önceki tarihli bir kullanımının bulunduğu yani gerçek hak sahibi olduğu yönünde delil de bulunmadığı , davacı tarafın markasını tesis etmesi ve kullanmaya başlamasından sonra davalıların bu markayı Fransa'da tescile konu ettikleri..." gerekçesiyle; . "HÜKÜM: 1-DAVANIN KABULÜ ile; davalıların eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, eylemlerin durdurulmasına , önlenmesine , 2-... Markaları ile karıştırılacak derecede benzer işaret, logo ve markaların davalılarca kullanımların engellenmesine( ... Markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının, reklam ve tanıtımının, ....fr internet sitesi başta olmak üzere internet üzerinden tüm satış ve tanıtımlarının önlenmesine ve engellenmesine, davacının tescilli ... Markalarının birebir aynı şekilde kullanımları ve davacının markalarını izinsiz bir biçimde içeren ürünlerin satışının bu siteler aracılığıyla yapılması sebebiyle ortaya çıkan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu nedeniyle; ....fr/en, ....fr/tr, .../fr internet siteleri ile ....çom/....fi, ...., ....... ve ....com/... internet sayfalarına erişimin engellenmesine, davacıya ait ... Markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin gerek tek başına gerekse ayırt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte her türlü ürünler, basılı yayınlar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü tanıtım evrakının kullanılmasının önlenmesine ,bu kapsamda ... Markalarını taşıyan taklit ürünlerin ithalat ve ihracatının ve türlü gümrük işlemlerinin durdurulmasını, davacının ... Markalarına iltibas yaratan ürün, ilan, tabela, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü tanıtım malzemesi ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplatılarak muhafaza altına alınmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, Davalıların davacının ... Markası ile iltibas yaratacak her türlü kullanımının engellenmesine, ticari evrak ve faturaların ticari hayatta 3. Kişilerin işlem güvenliği gözetilerek el koyma ve imha işlemi dışında tutulmasına, 3-İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.07.2023 tarihinde vermiş olduğu 2023/89 D. İş - 2023/90 K. sayılı ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına , 4- Mahkeme kararının gümrüklere tebliğine, 5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin davacı tarafça dosyaya sunulan ve objektif olmayan ...' tarafından hazırlanan uzman görüşünü bilimsel kabul ederek, mesnet almasının bozma nedeni olduğunu, Kendileri tarafından alınan ve ... tarafından hazırlanan uzman görüşüne itibar edilmemişse de, ...'ın marka hukuku konusunda en önemli akademisyenlerden birisi olduğunu, esreleri bulunduğunu, ...'nın ... bürosuna danışmanlık yaptığını, hazırladığı mütalaanın ...'ın mütalaasını çürütmek amacıyla hazırlandığının anlaşıldığını, Noterden yaptırılan tespitin de HMK'nın 401. maddesi anlamında delil teşkil etmeyeceğini, Mahkemenin noter tespitini hükme esas almasının da bozma sebebi olduğunu, Noterlerin yaptıkları tespitlerin hukuk mahkemesi tarafından yapılan delil tespiti ile bir ilgisinin bulunmadığını, Noter tespit tutanağı ile müvekkillerinin marka hakkını ihlal ettiklerine dair bir tespit bulunmadığını, internet sitesi sayfasına ilişkin bir tespit bulunmadığını, tespitin sadece kargo paketi ve içeriği bakımından yapıldığını, Tespit talep edenin ... olduğu, kargo ile satın aldığı "..." markalı eşofman takımının kargo şirketinden teslim alınması sırasında noterlikte tespit yapılmasını talep etmesi üzerine noter tespit tutanağının düzenlendiğini, www.....fr alan adlı internet sitesi üzerinden müvekkilinin Türkiye'ye ürün satışı yapığının, dolayısıyla müvekkilinin Türkiye'de ticari etki yaratacak bir kullanımının bulunup bulunmadığının söz konusu tutanakla ispat edilemediğini, İstanbul 2. FSHHM'nin 2023/89 D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespitinde, bildirilen tespit adreslerinde marka kullanımına rastlanmadığının tespit edild,iğini, bilirkişinin müvekkilinin internet sitesi üzerinde inceleme yaptığını, görevi kapsamında olmamasına rağmen, müvekkilinin internet sitesinde "..." markasının kullanılmasının davacının markasını sulandıracağına ve marka hakkına tecavüz oluşturacağına dair görüş bildirdiğini, Mahkemenin davalının internet sitesinde Türkçe arayüz kullanmasının, Türk Lirası ile Türkiye'ye satış ve teslim yapılmasının Türkiye'de ticari etki yaratacağına dair gerekçesinin yerinde olmadığını, Müvekkilinin "..." markası ile internet sitesinde Türkiye'de ticari etki yaratacak şekilde kullanmadığını, Nasıl verildiği şüpheli olan bir adet sipariş nedeniyle, Türkiye'de mal teslimi yaptıklarının kabul edilemeyeceğini, buna ilişkin başkaca delil bulunmadığını, İhlal yarattığı iddia edilen web sitesinin ihlal edildiği iddia edilen markanın koruma altında bulunduğu ülkede erişilebilir olmasının, bu bölgedeki tüketicilerin hedeflendiği sonucuna varmak için yeterli olmadığını, somut olayın tüm özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, Yapılan tespitle müvekkiline ait www.....fr alan adlı internet sitesinden yapılan siparişlerde teslimat yeri olarak yalnızca Fransa'nın seçilebildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin Türkiye'ye mal tesliminin olmadığını, Mahkemece davacının markasının tanınmış marka tescili ile tanınmış olduğuna dair gerekçe yazılmışsa da, Türkiye'de tanınmış marka sicili diye bir sicil bulunmadığını, Mahkemenin gerekçesinin ve ...'nın benzer görüşü içeren mütalaasının hatalı olduğunu, Davacının markasının sicilde tanınmış marka olarak tescilli olmasının bir bağlayıcılığının bulunmadığını, Mahkemece davacı tarafın kötüniyetinin bulunmadığı, davacı vekili bile ileri sürmediği halde davalıların kötüniyetli olduğuna dair gerekçesinin de kabul edilemeyeceğini, Müvekkilinin 30/12/2019 tarihinde 03, 08, 25. sınıflarda Fransa'da marka tescil başvurusu yaptığını, davacının o tarihte bu sınıflarda marka başvurusunun veya tescilli bir markasının bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli kabul edilemeyeceğini, Türkiye'nin de taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 5. Mük.6. maddesinin 1. Bendi uyarınca Paris Sözleşmesine üye ülkelerden birinde tescilli bulunan markanın olduğu gibi diğer ülkelerde de korunacağını, mahkemenin müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair gerekçesinin yerinde olmadığını, Davacının marka hakkının kullanımını suistimal ettiğini, bu durumun TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğunu, Mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, davacının markasını 25. sınıfta kullanma amacı olmaksızın yedekleme amacıyla tescil ettirdiğini, kötüniyetli olduğunu, Davacının kullanımının SMK'ya uygun olsa dahi, markanın tüm sınıflarda tescil ettirilmesi nedeniyle, dürüstçe bir kullanımı bulunmadığını, bu durumun TTK'nın 54. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil edeceğini belirterek, arz ettikleri ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle, istinaf itirazları doğrultusunda bozulmasına, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; davacının "..." markasının ... tescil numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğu, ... tescil numaralı "..." markasının tüm sınıflarda, ... tescil numaralı "... ..." markasının 04, 09, 12, 35, 37, 42. sınıflarda, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının tüm sınıflarda davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.07.2023 tarihinde vermiş olduğu 2023/89 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davacı tarafından davalılar aleyhine "..." markasına tecavüz eidldiği iddiasıyla ihtiyati tedbir ve delil tespiti talebinde bulunulduğu, Mahkemece marka vekili ...'dan alınan bilirkişi raporunda; "...1-Talep eden tarafından dosyaya sunulan ve bahsi geçen “........fr” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ... (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 18.10.2022 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli olduğu, ilgili İnternet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde içerik sağlayıcısı hakkında detaylı bir şahıs/firma adı bilgisi yer almadığı, ancak web sitesinin içeriklerinde “...” ibareli ürünlerin tanıtım ve satışlarının yapıldığı, ayrıca “........fr” alan adı içerisinde de talep edenin "...” ibaresinin bulunduğu, 2-Bahsi geçen “@....f” isimli ..., "@...” isimli ..., "@...” isimli ... ve “@...” isimli ... hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu “..." ibarelerinin ve görsellerinin kullanıldığı Ayrıca tespite konu “....fr” isimli ... ve “@..." isimli ... sosyal medya hesaplarının detaylarına bakıldığında tespite konu "www.....fi” internet sitesi ile ilişkili olduğu, "@...” isimli ... ve “@..." isimli ... hesaplarında kullanılan profil görselleri ile tespite konu ... ve ... görselleri ila aynı olduğu, tüm bu bulgular neticesinde ilgili tüm sosyal medya sayfaları sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişiler olduğunun kanaati oluştuğu, 3-Tespit talep edilen “İskenderpaşa Mahallesi, ... Sk. ... ... Apt No:.. Fatih/İSTANBUL" adreste, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder herhangi bir ürünün bulunmadığı, 4-İskenderpaşa Mahallesi, Ragıpbey Sk. ... ... Apt, No:... Fatih/İTANBUL adresinde yer alan işletmede mahalde bulunanlar tarafından ibraz edilen vergi levhasından tespit edildiği kadarıyla mahalde... Limited Şirketi’nin ve şahsın kendi beyanından anlaşıldığı kadarıyla ... T.C. kimlik numaralı ... isimli şahsın ticari faaliyet gösterdiği, 5-Tespit talep edilen “Harbiye Mahallesi ... Sokak No:... ... Apartmanı Kat.. Şişli/İSTANBUL” adreste, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder herhangi bir ürünün bulunmadığı, 6) Harbiye Mahallesi ... Sokak No:...Apartmanı Kat ... Şişli/İSTANBUL” adreste yer alan işletmede mahalde bulunanlar tarafından ibraz edilen vergi levhasından tespit edildiği kadarıyla mahalde... Ltd. Şti.'nin ticari faaliyet gösterdiği, 7) Fiili inceleme yapılan adreslerde talep eden yana ait markaları ihtiva eden ürünler tespit edilememiş ise de bilişim İncelemesi ile tespit edilen kullanımların tespit talep eden yana ait markaları ihtiva ettiği, tespit edilen ilgili kullanımların tespit talep eden yana ait tanınmış markayı sulandırabileceği ve bahse konu kullanımların tespit talep eden yana ait markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği…" yönünde görüş ve tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan Prof.Dr ... tarafından düzenlenen 01/09/2023 tarihli uzman görüşünde özetle; Davaya konu www ....fr alan adlı internet sitesi ve diğer sosyal medya hesaplarının Fransa menşeili olduğu ve davalının söz konusu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında Fransa'da tescilli markasını kullandığı; mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalıya ait Türkiye'de fiziki bir ürün veya Türkiye'de satış yapılan bir yer tespit edilmediğini, www.....fr alan adının uzantısı Fransa'nın alan adı kodu "fr" olup, internet sitesinde kullanılan dillerin Fransızca, İngilizce ve Türkçe olduğunu, sitede Türkçe dili seçildiğinde oluşan https /....ft/tr alan adında www ....fr'den sonra gelen "tr" ibaresinin sitenin Türkçe dilinde olduğunu gösterdiğini, sitede Türkçe dili seçilse bile, sitede yer alan bilgilerin bazılarının Fransızca dilinde, bazılarının Türkçe dilinde olduğunu, ödeme birimi Euro olarak belirtildiği, teslimat için ülke olarak sadece Fransa'nın seçilebildiği, iletişim/kontak bilgileri olarak Fransız numarası ile adresinin verilmiş olduğunu, bu bakımdan alan adı Fransa'nın ülke kodu olan ".fr" uzantılı bir internet sitesinde, alan adında yer alan "tr" ibaresi internet sitesinin Türkçe dilindeki versiyonunu işaret etmekte olup sitede Türkçe dilinin kullanılmasının söz konusu sitenin Türkiye'deki tüketicileri hedeflediği sonucunu doğurmadığı; nitekim, anılan internet sitesinde ödemede kullanılan para biriminin Euro, teslimat bölgesinin Fransa olması karşısında sitenin Türkiye'yi veya Türkiye'deki tüketicileri hedeflemediği, bu şekilde Türkiye sınırları içerisinde herhangi bir ticari etkisinin olmadığı; tespit raporunda belirtilen davalı sosyal medya hesaplarının Fransız menşeili alan adı olan www.....fr uzantılı internet sitesine yönlendirme yaptığı, yapılan paylaşımlarda Fransızca ve İngilizce dillerinin kullanıldığı, yapılan paylaşımlarındaki görsellerin bazılarının Paris, Monaco gibi Fransız şehirlerinde çekilen fotoğraflar olması karşısında anılan bu sosyal medya hesaplarına Türkiye'den salt erişilebiliyor olmasının bu hesapların Türkiye'yi ve Türkiye'deki tüketiciyi hedeflediğini göstermediği; bu bakımdan söz konusu internet sosyal medya hesaplarının Türkiye'de ticari bir etkisi olmayıp, bu hesaplarda gerçekleştirilen kullanımların Türkiye'de tescilli bir marka hakkını ihlal etmesinin söz konusu olmadığını, davalının davaya kullanımlarının Türkiye'de ticari bir etkisi olmaması nedeni ile Türkiye'de tescilli bir markayı, dolayısı ile davacı markasını veya markalarını ihlal etmesi durumunun söz konusu olmadığını, davaya konu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımların 25. sınıfta yer alan kıyafet mallarına ilişkin olduğu; davacının 25. sınıfta tescilli markalarının 1. sınıftan 45. sınıfta kadar tüm sınıflarda tescilli oldukları; bu şekilde esasen bir otomobil markası olan "..." markasının 1'den 45. sınıfların tümünde tescil edilmesinin söz konusu markanın 3. kişilerin kullanımı engellemek için “koruyucu/engelleyici marka” olarak tescil ettirilmesi olduğu, dolayısı ile kullanım amacı olmaksızın ve 3.kişilerin kullanımını engellemek için kötü niyetli bir şekilde tescil ettirilmiş olduğu ve bu suretle hükümsüzlük şartlarının oluşmuş olduğunu bu bakımdan, kötü niyetli bir şekilde tescil edilmiş bir markaya dayanılarak ihlal iddiasında bulunulamayacağı, kötü niyetli bir tescile dayanılarak ihlal iddiasında bulunulması iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, "..." markasının otomobil markası olarak Türkiye'de bilinen bir marka olduğunu, bu markanın tanınmışlığının otomobilleri aşar bir tanınmışlıkta olduğuna dair dosyaya sunulu bir belge bulunmadığını, otomobil ürünleri için bilinen ve tanınan "..." markasını kıyafet ürünlerinde gören bir tüketicinin, davacı tanınmış markası ile bağlantı kurması ihtimalinin SMK m.7/2-'nin uygulanması için yeterli olmadığını, kıyafet ürünlerinde kullanılan bir ibarenin otomobil markasından haksız faydalanmasının mümkün olmadığını, bunun gibi, davalı kullanımlarının gerçekleştiği kıyafet ürünleri davacının tanınmış markasının imajını zedeleyecek, itibarını küçültecek nitelikte ürünler olmadığından tanınmış markanın itibarına zarar verme şartının da gerçekleşmemiş olduğu; aynı şekilde, markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin de söz konusu olmadığı yönünde görüşlerini bildirmiştir. Dosya arasında bulunan Prof.Dr. ...tarafından düzenlenen 14/11/2023 tarihli uzman görüşünde özetle ; Türkiye'de "..." ibaresi üzerinde davacıya ait marka tescillerinin mevcut olduğu, davalı tarafından ise Türkiye'de "..." markasına ilişkin herhangi bir tescil yahut gerçek hak sahipliği iddiasının öne sürülmediği, dolayısıyla Türkiye'de korunacak "..." markasının davacıya ait bulunduğu, ülkesellik ilkesi çerçevesinde aynı işaretin birden fazla ülkede tescil edilmesi ve kullanılmasının mümkün bulunduğu, fakat bir ülkede yapılan marka tescilinin hak sahibine başka ülkelerde o işareti serbestçe kullanıma yetkisi bahşetmeyeceği, somut olayda da her ne kadar davalılar kendilerine ait Fransa'da tescilli "..." markası bulunduğunu ileri sürse de, davalıların davacıya ait Türkiye'deki marka hakkını ihlâl etmelerine bu durumu gerekçe gösteremeyecekleri, davalıların "..." markasını doğrudan kelime unsuru ile farklı bir ayırt edici işaret eklemeksizin kullandıkları ve bu kullanımın davacıya ait "..." markası ile ayniyet arz ettiği hususunda şüphe bulunmadığı, davalıların "....fr" adlı internet sitesinde tekstil / giyim ürünlerinin satışını gerçekleştirdiği, bu kullanımım nice sınıflandırmasında 25. sınıfa tekabül ettiği, davacı tarafa ait "..." markalarının 25. sınıfta da tescilli olduğu, dolayısıyla ihlâle konu markanın kullanıldığı mallar ile koruma altındaki markanın kapsamına giren mallar arasında da ayniyet bulunduğu, bu çerçevede davalının "..." markasını kullanmasının, kullanıldığı ülkeden bağımsız olarak, davacı markasını ihlâl eder bir nitelik taşıdığı, davalılar tarafından söz konusu kullanımın yurt dışında gerçekleştirildiği ve Türkiye'ye yönelik ticari etki yaratmasının mümkün bulunmadığı ileri sürülmüş ve ... mütalâasında da bu yönde değerlendirme yapılmış ise de, somut olayda davalının faaliyetinin Türkiye'de ticari etki yarattığının açık bir şekilde tespit edildiği, davalıların faaliyetinin ilk başta SMK m. 7/3-a ve c bentleri uyarınca, davacının markasına birebir koruma kapsamındaki ürün üzerinde yer vermek, bu ürünleri pazarlamak ve yurt dışından Türkiye'ye satışını gerçekleştirmek suretiyle davacı markasının ihlâli ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalıların ayrıca davacıya ait "..." markasını internet alan adı olarak kullanmalarının da SMK m. 7/3-d uyarınca marka ihlâli ve marka hakkına tecavüz fiili teşkil ettiği, her iki ihlâl türü bakımından da dava dosyasında sunulu olan Beyoğlu 34. Noterliği'nin 04.07.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı tutanağının önem arz ettiğini, davalıların marka hakkına tecavüz vakıasını açıkça gösterdiğini, ilgili tutanak çerçevesinde davalıların "....£r" internet sitesi aracılığıyla üzerinde "..." markası bulunan ürünlerin Türkiye'ye satış ve teslimatını yaptığının, teslim edilen ürünlerin Türk Lirası para cinsi ile satın alındığının, internet sitesinde Türkçe arayüz kullanılarak Türkiye'den ürün satın almanın mümkün olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda davalıların ".....ir" alan adı üzerinden "..." markasını Türkiye'de ticari etki yaratacak biçimde kullandığının ve ayrıca davacı markasının kapsamına giren ürünler üzerinde "..." markasına yer verdiklerinin sabit olduğu, dolayısıyla somut olayda SMK m. 7/3-a ilâ d bentlerindeki koşulların oluştuğu, ... mütalâasında davacı tarafın markasını kullanmadığı ve kullanma amacı da taşımadığı kanaatine ulaşılmışsa da, bu yönde herhangi somut bir verinin mevcut bulunmadığı, anılan mütalâada otomobil şirketlerinin giyim sektöründe marka kullanımının bulunmadığı ileri sürülmüşse de, bizzat mütalâada örnek gösterilen tüm otomobil markalarının giyim ürünlerinde de kullanıldığının tespit edildiğini, bu çerçevede davacının "..." markasını 25. sınıfta kullanma amacı olmaksızın tescil ettirdiği kanaatinin hatalı olduğunu, nihayet davacı tarafın markasını kötüniyetli bir şekilde tescil ettirdiğinden de söz edilemeyeceği, zira davacının bu markayı başkaca bir markanın ününden yararlanmak, başka markanın tescilini önlemek vb. sebeplerle tescil ettirdiğine yönelik hiçbir gösterge bulunmadığını, tam aksine "..." kelimesinin davacı tarafın ticaret unvanının kısaltmasından oluşan yeni bir işaret olduğunu, söz konusu kelime markasına dair davalı tarafın daha önceki tarihli bir kullanımı mevcut bulunmadığı, davacı tarafın markasını tesis etmesi ve kullanmaya başlamasından sonra davalıların bu markayı Fransa'da tescile konu ettiği, dolayısıyla somut olayda kötüniyetli marka tescili bulunmakta ise bu tescilin davalıların Fransa'daki marka tescilinden ibaret olacağı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. G E R E K Ç E : Dava, davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasına davalıların tecavüz ettiğinin tespiti, tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalıların Türkiye’de tescilli bir markasının bulunmadığı, davacının "..." esas unsurlu iki markasının 25. sınıfta iç ve dış giysiler için tescilli olduğu taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. İstanbul 2. FSHHM’nin 2023/89 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, davacıya ait marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile, davacının Türkiye’de ilk kez üretilen elektrikli otomobil markası olarak bizzat Cumhurbaşkanı tarafından lansmanı yapılan "..." markasının davalılar tarafından giysi ürünleri üzerinde ve bu konuda e-ticaret yaptıkları internet alan adlarında Türkiye’de de ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığı, davacının markalarının tescili devam ettiği sürece marka korumasından yararlanacağı, markaların tescil tarihlerinden dava tarihine kadar 5 yıllık süre dolmadığından, davacının markasını 25. sınıfta kullanmadığının ve kötüniyetli olduğunun ileri sürülemeyeceği, HMK’nın 293. maddesi uyarınca uzman görüşünün takdiri delillerden olduğu, Mahkemece uzman görüşünün serbestçe takdir edilebileceği, gerekçesi açıklanmak suretiyle taraflarca sunulan uzman görüşlerine de itibar edebileceği, kaldı ki ... tarafından sunulan uzman görüşündeki hukuki değerlendirmelerin Mahkeme hakimi tarafından da hukuk bilgisi ile yapılabilecek nitelikte oldukları, davalıların otomobiller için tanınmış olan davacıya ait markanın Türkiye’de ulaştığı tanınmışlığından haksız şekilde faydalanmak amacıyla hareket ettikleri anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 127,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.