SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1721 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1721

Karar No

2026/647

Karar Tarihi

16 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1721 Esas KARAR NO : 2026/647 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2022 NUMARASI : 2021/357 E. - 2022/154 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... Kooperatifi vasıtasıyla ev yaptırmak istediğini ve kooperatife üye olduğunu, kooperatife üye olma sürecinde müvekkilinden gerekli olan belgelerle birlikte imza sirkülerine benzer belgeler alındığını, müvekkilinin, adı geçen kooperatife üye olurken, "... ... Kooperatifinin bundan böyle yapılacak iş ve işlemlerinde, tüm (olağan veya olağanüstü) genel kurul toplantılarında aşağıda örneği bulunan tatbiki imzamı kullanacağımı beyan ederim." ibareli belgeyi, ad, soyad, adres ve telefon bilgileriyle birlikte imzaladığını, davaya konu olan senetlerin bu sirkülerde yer alan imzaların kopyalanması suretiyle oluşturulduğunu, davaya konu icra takibi ekinde bulunan ve bono olduğu iddia edilen belgede üç farklı imzanın olması da, davalının takibe konu bonoyu sahtecilik neticesinde oluşturduğunun açık kanıtı olduğunu, zira ciro ve kefil dışında senette üç imza bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafından müvekkilinden imza sirküleri olarak alınan ve müvekkilinin ıslak imzası bulunan belgedeki boşluğun bono olarak doldurulduğunu ve icra takibine konu edilerek müvekkilinin haksız bir icra takibi ile karşı karşıya bırakıldığını, davacı hakkında sahte senet düzenlemek nedeniyle dolandırıcılık suçundan dava açıldığını, davalının, kooperatifin eski başkanı olduğu, kooperatife ait tüm belgelerin aslını kendi uhdesinde tutup, kooperatifin yeni yönetimine teslim etmediğini, davalının, 21.05.2017 tarihinde Genel Kurulda azledildiği ve zimmet sebebiyle hakkında soruşturma yürütüldüğünü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/20477 soruşturma numaralı dosyasında, kooperatife ait tüm belgelere el konulduğunu, ancak el konulan belgeler arasında sahte senet nedeniyle dava açan yaklaşık 30 kişinin belgelerine rastlanmadığını, bu hususun, müvekkiline ait ıslak imzalı formların davalının uhdesinde olduğunu ve davalının sahtecilik fiiliyle sahte senet oluşturduğunu açık bir şekilde gösterdiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip ve takibe dayanak sahte senetle ilgili müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine, davacı tarafından başlatılan icra takibinin kötü niyetli olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, takip ve takibe dayanak sahte senet nedeniyle İİK'nın 72. maddesi uyarınca teminatsız veya teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili tarafından icra dosyasına yatırılan teminat bedellerinin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmasına rağmen davaya süresi içerisinde cevap vermediği görülmüştür. Davalı vekili 17/11/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle; İstanbul İli, Silivri İlçesi ... mahallesi, ... Ada, 2 Parselde yapılan site inşaatındaki bağımsız dairelerin Kooperatif yönetim kurulu tarafından takip ve denetiminde tapuların, devir ve satışı esnasında dairelerini teslim alan bütün kişilerin aidatlarından daire borçlarına karşılık imzalayıp kendi istekleri ile teslim ettikleri borç senetleri olduğunu, teslim sonucu tapu devir ve satışlarının gerçekleştiğini, kooperatif üyesi olarak dairelerini teslim alan borçlarına (aidatlarına ) karşılık senet verip, önce imzasına karşı gelen, tutmayınca borca itiraz, menfi tespit davası açan, bilirkişi raporları ile borcundan kurtulmaya çalışanların, ortaya koymuş oldukları defi'lere itiraz ettiğini, TTK'nın 776. maddesi uyarınca bononun zorunlu tüm unsurlarının eksiksiz olarak karşılandığını, davacı icra takibine konu bono hususunda herhangi bir kanuni dayanak göstermeksizin senedin sahteliğini iddia etmişse de, bu durumun açıkça haksız ve asılsız olduğunu, zira bir bononun kıymetli evrak vasfını taşıyıp taşımadığı hususunun davada herhangi bir tarafın kendine göre belirlediği kıstaslara göre değil, kanuna göre değerlendirileceğini beyanla, mağdur olan, dolandırılan, maddi ve manevi büyük zararlara uğratılan, aile düzeni ve sağlığı bozulanın kendisi olduğunu, karşı tarafın ise sebepsiz zengin olduğunu, sahtelik iddiasını ve bütün iftiraları kabul etmediğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/02/2022 tarihli 2021/357 E. - 2022/154K.sayılı kararıyla; "...tüm yargılamalar neticesinde, her ne kadar İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 75.000,00 TL bono, 225,00 TL bono komisyonu, 22.832,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.057,87 TL üzerinden, 05/02/2015 düzenleme tarihli, 05/05/2015 vade tarihli 75.000,00 TL bedelli bono nedeniyle icra takibi başlatılmış ise de; davacının imza ve yazı örnekleri alınmış, emsal imza asıl evrakları celbedilmiş, dava konusu senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı, davaya konu senette tahrifat olup olmadığı, sonradan senet haline getirilip getirilmediği hususlarında yönünden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi vasıtası ile imza incelemesi yapılmış; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 20/12/2021 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; 'İnceleme konusu senedin üst bölümünde yer alan yazılar ile imzaların aynı kalem ile yazılmış olduğu, inceleme konusu senet mutat matbu senetlerden olmayıp, üst kenarının forme kesim olmadığı, alt kenarının standart A4 kağıt ölçüsü ile uyumlu olduğu, "Adı Soyadı-Adresi-Telefon" bilgilerini ve imza yazılarını içeren bölümler ile bu bölümler arasında yer alan senedin ödeme günü, bedeli, içeriği ve düzenleme tarihine ait yazılar bulunan bölümün aynı paralel hattı takip etmedikleri ve senet metninin bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla oluşturulmuş diğer yazılara göre daha küçük puntolorla sıkıştırılmış olarak farklı zamanlarda farklı toner dağılımına sahip bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla oluşturulmuş olduğu, dolayasıyla senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu' yönünde rapor tanzim edildiği, bu doğrultuda dava ve icra takibine konu senedin tahrifata uğratıldığı, yapılan bu işlemin senedin imza kullanılmak suretiyle sonradan doldurulduğunun tespit edildiği ve böylece davacının senette sahtecilik iddiasının sübuta erdiği anlaşıldığı bu haliyle davacının davasını kanıtlar nitelikte olduğu ve davacı tarafın iddiasının mahkememizce sübut bulduğu anlaşılmış olup bonodaki sahtecilik iddiasının, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olmakla, hüküm kurmaya elverişli nitelikte Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davacının İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden senetten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, senet bedeli olan 75.000,00-TL'nin %20'si oranındaki 15.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2021/8641 sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 31/05/2021 tarihli ... sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine arabuluculuk giderlerinin yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; DAVANIN KABULÜ ile, 1-Davacının İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden senetten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Senet bedeli olan 75.000,00-TL'nin %20'si oranındaki 15.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İhtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA 4-Davacı tarafından sunulan teminatın HMK'nın 392/2. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmadığı takdirde davacıya İADESİNE... " karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı asil süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, ilk derece mahkemesinin davayı aydınlatma görevini ihmal ettiğini, Alınan bilirkişi raporunda ulaşılan sonucun maddi dayanaklarının denetime elverişli şekilde ortaya konulmadığından, bu raporun hükme esas alınamayacağını, Senetteki imzanın senet metninden önce atılmasının mümkün olduğunu, davacının beyaza imza atmasının sonuçlarını bilmesi gerektiğini, gerekli dikkat ve ihtimamı sarf etmediğinden hukuki korumadan yararlanamayacağını, Davacının aldığı dairenin borcunu ödememek için dava açma yoluna başvurduğunu, borcunu ödediğine dair bir delil sunmadığını, Kooperatifteki tüm işlemlerin Yönetim Kurulu imzasıyla yürütüldüğünü, Yönetim Kurulu imzası bulunmayan her evrakın kanun önünde geçersiz olduğunu, Davaya konu belge bono niteliğinde olduğundan temel ilişkiden mücerret olduğunu, davacının hem temel ilişkiyi, hem de bononun bedelsiz olduğunu ispatlaması gerektiğini, iddialarını ispatlayamadığını, Kooperatifin davacıya dairesini teslim ettiğinin tapu kaydı ile ispatlandığını, bedelsizliği ispat yükünün davacıda olduğunu, Davacının bononun anlaşmaya ve iradesine aykırı olarak doldurulduğunu da ispat etmesi gerektiğini, Bedelsizlik iddiasının kişisel defi olduğunu ve iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, HMK'nın 201. maddesi uyarınca davacının senede karşı defilerini senetle ispatlamak zorunda olduğunu, Davaya konu sendin kambiyo senetlerinde bulunması gereken tüm unsurları taşıdığını, sahte olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, Davaya konu senetlerden dolayı İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/727 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararı ile beraat ettiğini, karar örneğini dosyaya sunduğunu, Her ne kadar davacı ...'ın Ağır Ceza Mahkemesindeki davalarda müşteki sıfatıyla yer almasa da, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/24 Esas sayılı davasında kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik suçlarından dava açılmış olduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılmasına dair talebinin Mahkemece dikkate alınmadığını, kararın kesinleşmesi beklenmeden davanın karara bağlandığını, Asıl mağdur olanın kendisi olduğunu belirterek, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; özellikle ; müştekiye ait tapu kayıtları, resmi senet, ödemiş oldukları banka hesap kayıtları, Kooperatif defter ve hesapları getirtilerek, inşaatın toplam maliyeti de hesaplattırılarak, üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmaması, Kooperatif inşaatının hangi aşamada olduğu, müşteki, müştekiler ve şahıs sanık açısından hangisinin haksız yere zenginleştiğinin araştırılmaması, İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016 42 Değişik İş dosyanın ve dosyadaki bilirkişi raporunun celp edilip incelenmemiş olması, Silivri İcra Müdürlüğü nezdinde mevcut Kooperatifin alacaklısı olduğu dosyaların araştırılmamış olması, yekun olarak 37 bin m², 11 blok, 240 daire bitirilmiş dairelerin teslim edildiği ... Site inşaatının sahibi Kooperatifin ve yüklenici firmanın tüm defterleri, banka hesaplarının incelenmemiş olması, ticaret resmi evraklarının, beyanlarının dikkate alınmayışından, eksik ve yanlış karar verilmesinden, T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/357Esas 2022/154 Kararın kaldırılmasına, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/357 Esas davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 75.000,00 TL bono, 225,00 TL bono komisyonu, 22.832,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.057,87 TL üzerinden, 05/02/2015 düzenleme tarihli, 05/05/2015 vade tarihli 75.000,00 TL bedelli bono nedeniyle 02/05/2016 tarihinde, kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı görülmüştür. İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu bono örneği incelendiğinde; 05/05/2015 ödeme tarihli, 75.000,00 TL bedelli bono olduğu, üzerinde "Adı Soyadı: ..." yazısının ve adres ile telefon numaralarının el yazısı ile yazıldığı, diğer kısımların bilgisayar ortamında yazıldıkları, bononun lehtarının "Hilalevleri ..." olarak yazıldığı, bedelinin nakden ahzolunduğunun belirtildiği, belgenin altında üç adet imza bulunduğu görülmüştür. İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/629 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının durdurulması talepli dava açıldığı, 13/02/2020 tarihli, 2019/629 Esas, 2020/123 Karar sayılı gerekçeli karar ile İİK 69/a uyarınca ilgili belgeler sunulmadığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/441 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; İstanbul CBS Memur Suçları Soruşturma Bürosunun 2017/20477 Soruşturma numaralı, 30/06/2017 tarihli, 2017/19977 Esas numaralı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, müştekilerin ... ve Tasfiye Halinde ... ... Kooperatifi, sanıkların ..., ...ve ..., olduğu, görevi kötüye kullanmak suçu nedeniyle kamu adına yargılama yapılmasına karar verildiği, UYAP'tan yapılan incelemede, 25/04/2023 tarihli, 2023/292 Karar sayılı kararla görevi kötüye kullanmak suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 20/06/2023 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/241 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; 47 müşteki tarafından şüpheli ... aleyhine Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerin Dolandırıcılığı, Resmi Belgede Sahtecilik nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu, müştekiler arasında davalının mevcut olmadığı, İstanbul CBS Memur Suçları 2017/17136 Soruşturma, 2019/53507 Esas sayılı iddianamesi ile davalı ...' ve ... haklarında kamu davası açıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede Mahkemece 14/06/2022 tarihli, 2022/303 Karar sayılı kararla sanıkların bir kısım müştekilere yönelik eylemlerinden beraatlerine, ayrıca nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın sanıklar ve müştekilerin bir kısmı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 35. Ceza Dairesinin 09/05/2025 tarihli, 2025/1020 Esas, 2025/1435 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/01/2022 tarihli, 2020/727 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararı incelendiğinde; şikayetçilerin ..., sanıkların ... ve ... oldukları, resmi belgede sahtecilik ve şirket yöneticileri, tacir ve koopreatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan kamu davası açıldığı, şikayetçilerin borçlu olarak yer aldıkları ve İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı icra takip dosyalarına konu 30.000,00 TL ve 75.000,00 TL bedelli senetlerin sahte olarak düzenlendiğinin iddia edildiği, yapılan yargılama sonucunda sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmadığından beraatlerine karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede kararın istinaf edilmeden 26/01/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 20/12/2021 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "... İnceleme konusu senedin üst bölümünde yer alan yazılar ile imzaların aynı kalem ile yazılmış olduğu, inceleme konusu senet mutat matbu senetlerden olmayıp, üst kenarının forme kesim olmadığı, alt kenarının standart A4 kağıt ölçüsü ile uyumlu olduğu, "Adı Soyadı-Adresi-Telefon" bilgilerini ve imza yazılarını içeren bölümler ile bu bölümler arasında yer alan senedin ödeme günü, bedeli, içeriği ve düzenleme tarihine ait yazılar bulunan bölümün aynı paralel hattı takip etmedikleri ve senet metninin bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla oluşturulmuş diğer yazılara göre daha küçük puntolorla sıkıştırılmış olarak farklı zamanlarda farklı toner dağılımına sahip bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla oluşturulmuş olduğu, dolayasıyla senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu..." hususunda kanaat bildirildiği görülmüştür. G E R E K Ç E : Dava, icra takibine konu edilen bononun sahteliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan, denetime ve hükme elverişli nitelikteki rapor ile dava konusu senedin "evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak senet haline dönüştürülmüş olduğunun" tespit edildiği, bonon sebepten mücerret olması ve sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebilmesi nedeniyle, davacının satın aldığı dairenin bedelini ödeyip ödemediğinin araştırılması da gerekmediğinden, mahkemece dava dışı kooperatif ve yüklenici şirketin defterlerinin, kooperatifin inşaat durumunun ve davalının istinaf dilekçesinde belirttiği diğer hususlar incelenmeksizin davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde ve senette lehtar konumunda olan takip alacaklısı davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının beraat ettiğini beyan ettiği İstanbul 39.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/727 Esas, 2022/22Karar sayılı kararı kesinleşmişse de, davacının bu davada taraf olarak yer almadığından, iş bu uyuşmazlık yönünden esasa etkili olmayacağı, kaldı ki Mahkemece suçun işlendiğine dair kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, bu nedenlerle mahkemece işbu ceza davasının bekletici mesele yapılmamasında da usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalının istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalının yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.123,25 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.280,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,43 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.