SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1717 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1717

Karar No

2026/601

Karar Tarihi

15 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1717 Esas KARAR NO : 2026/601 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/10/2024 NUMARASI : 2024/152 ESAS-2024/637 KARAR DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket vekili tarafından müvekkiline ait adreste müvekkili ile alakası bulunmadığı halde İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yazılan talimat ile Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Talimat Sayılı dosyasında hukuka aykırı haciz ve muhafaza işlemi yapılmaya tevessül edildiği, haciz mahallindeki alacaklı (davalı) şirket vekili tarafından; “bu parayı icra müdürlüğüne yatırırsanız bu miktarı kabul etmiyorum, borcun tamamını yatıracaksınız, eğer ihtirazi kayıt ile bu tutar ödenir ise, bu malların tamamını kaldırırım, her gün işyerine gelip haciz yaparım, bu nedenle dosya borcuna mahsuben alacaklı vekilinin banka hesabına ödeyeceksiniz” şeklinde ağır tehdit, şantaj ve psikolojik baskılara maruz bırakıldığını, davalı vekilinin önce 170.000 TL’nin ödenmesini talep ettiğini, bu paranın yatırılmasına müteakip, fikrini değiştirip, “bu parayı geri çekin, dosya borcuna mahsuben yazmamışsınız, ancak 302.000 TL’nin ödenmesi halinde muhafaza işlemlerini durdururum, söz konusu tutarın mutlak surette dosya borcuna mahsuben ödenmesi gerekiyor, aksi takdirde buradaki tüm malları kaldırırım” şeklinde ağır haciz ve muhafaza tehditi ve baskısı yaptığını ve davacı müvekkili şirketin de 05.09.2019tarihinde 302.000,00-TL’yi, kendi iradesinin dışında baskı ve tehditle davalı vekilinin talebi doğrultusunda, muhafaza işlemini durdurabilmek için ödemek zorunda kaldığını, ödeme yapıldıktan sonra muhafaza işleminin durdurulduğunu ve araca yüklenen malların tekrar yerlerine bırakıldığını, gerek menkul mallar ve gerekse haksız tahsil edilen paranın iadesi amacıyla İstanbul 12.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/592 Esas sayılı dosyasında açılan davada kabul kararı verildiği, İstanbul 12.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/592 Esas - 2020/792 Karar sayılı kararı hakkında taraflarca yapılan istinaf başvurusunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesinin 2021/3021 Esas - 2022/3110 Karar sayılı kararı ile ortadan kaldırıldığını, taraflarınca yapılan temyiz başvurusu hakkında Yargıtay 12.Hukuk Dairesi tarafından 2023/1237 Esas - 2023/8304 Karar nolu onama kararı ile temyiz başvurusunun reddedildiğini, Yargıtay onama ilamının tebliğinden itibaren İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2024/10096 talepli arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, davalıların müvekkilinden haksız tahsilat yaptığını, banka dekontu ile ispatlı olduğu gibi müvekkili aleyhine tevessül edilen icra işlemlerinin tümüyle hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında, Beykoz İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası, İstanbul 12.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/592 Esas, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2021/3021 Esas - 2022/3110 Karar sayılı 04/11/2022 tarihli kararı ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin hukuka aykırı işlemler ile taraf olmadığı icra dosyasına ödeme yapılmaya zorlandığını, nihayetinde müvekkilinden haksız ve hukuksuz tahsilat yapıldığını, davalıların haksız ve hukuka aykırı olarak zenginleştiklerini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yazılan talimat ile Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında hukuka aykırı haciz işlemi ile borcu olmadığı halde haciz ve muhafaza tehdidi neticesinde davalı vekili Av.... banka hesaplarına ödenmek zorunda kalınan 302.000,00-TL alacaklarının ödeme tarihi olan 05/09/2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve istirdadı ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı ... ... Bankası A.Ş. tarafından borçlular ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... hakkında İstanbul 22.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ilamsız icra yolu ile icra takibi başlatıldığını, daha sonra müvekkili ... yönetim şirketinin, Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ve devamı maddeleri uyarınca alacağı temlik alarak alacaklı sıfatını kazandığını, İstanbul 22.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından verilen karar 06/08/2019 ve 05/09/2019 tarihlerinde borçlunun menkul malları hakkında haciz işlemi uygulandığını, bu haciz işlemine istinaden haczedilen menkuller üzerindeki istihkak iddiası sebebiyle ve haciz işlemlerinden bağımsız şekilde haricen davacı tarafından müvekkiline ödenen 302.000,00-TL'nin iadesi için davacı tarafça İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/592 Esas sayılı dosyası ile istihkak davası ikame edildiğini, İşbu dava sonucunda verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu ve Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiğini, davacının davayı görevsiz mahkemede açtığına karar verildiğini, davacı tarafça işbu davanın ikame edildiğini, İstanbul 22.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında borçlular hakkında yapılan icra takibinde davacının taraf olmadığını, takip borçlularının ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... olduğunu, davacı hakkında müvekkilinin ve takip dosyasının temlik alındığı banka tarafından herhangi bir icra takibi yapılmadığını, istirdat davasında davacının icra takibinin borçlusu olduğunu, aleyhine icra takibi başlatılan takip borçlusunun istirdat davasının davacısı olduğunu, icra tehdidi altında borcu ödeyen borçlunun istirdat davasını açabileceğini, icra takibine konu yapılan borcu, borçlu yerine (adına) üçüncü bir kişi ödemişse, üçüncü kişinin istirdat davasını açamayacağını, üçüncü kişinin takip konusu borcu ödemesi, davacının sıfatının değişmesine sebep olmayacağını, üçüncü kişi takip konusu borcunu ödese bile, istirdat davasının borçlu tarafından açılması gerekeceğini, davacı 3.kişinin takipte taraf sıfatı olmadığından aktif husumet ehliyetinin de bu davada bulunmadığını, bu nedenlerle dava şartlarından olan aktif husumet ehliyeti yani davacı olabilme şartı olmadığından mahkemece HMK'nin 114/1-e ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ödemenin 05/09/2019 tarihinde yapılmış olduğunu işbu davanın ise 04/03/2024 tarihinde ikame edildiğini, İİK madde 72/7'nin açık olduğunu, söz konusu maddede açıkça belirtildiği üzere paranın geri alınmasını isteyen tarafın paranın ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık içerisinde istirdat davasını ikame etmesi gerektiğini, somut olayda aradan dört yılı aşkın süre geçtikten sonra işbu davanın ikame edildiğini, süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, ortada davacı bakımından bir cebri icra tehdidi bulunduğundan söz edilemeyeceğini, haciz mahalinde faaliyette bulunan ... A.Ş. ile dosya borçluları arasında organik bağ bulunduğunu, yine dosya borçlularıyla organik bağı olan ... A.Ş.'nin de davacılardan ... ... A.Ş. ile organik bağ bulunduğunu, diğer şirketlerin yetkililerinin de aynı soyadına sahip kişiler olması ve tüm bu şirketlerin aynı adreste faaliyette bulunmaları nedeniyle aralarında organik bağ bulunduğunun açık olduğunu, davacıların tümüyle deniz taşımacılığı alanında faaliyette bulunduğunu, haciz mahalinde faaliyette bulunan ... A.Ş.'nin de dosya borçluları ... Anonim Şirketi, ... ve ... A.Ş. ile aynı alanda (alkollü içeceklerin toptan ticareti) faaliyette bulunduğu ve tüm bu şirketlerin yetkililerinin akraba veya aynı kişiler olması dikkate alındığında; davacıların alacaklılardan mal kaçırabilmek için dosya borçluları ile birlikte hareket ettiklerinin açık olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, davanın haksız ve kötü niyetle açılmış olması sebebiyle davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesindeki hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, işbu davanın öncelikle ''hak düşürücü süre'' içerisinde açılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin işbu dava ile herhangi bir bağlantısı olmadığından ve müvekkilince herhangi bir sebepsiz zenginleşme durumu gerçekleşmediğinden işbu davada müvekkili yönünden husumet yokluğunun mevcut olduğunu, yapılan harici ödeme icra dosyasına bildirilmediğinden ve müvekkiline de başkaca bir bildirim yapılmadığından işbu paraya ilişkin talebin hiç bir şeyden haberi olmayan müvekkiline yöneltilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilince davacı yana yönelik olarak dosya temlik alındıktan sonra dahi herhangi bir icra işlemi yapılmadığını, bu hususta diğer davalıya ödenen paranın müvekkiline geçmediğini, müvekkilinin bu hususta herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi haricen ödemiş olduğu parayı diğer davalı vekili hesabına haricen 2019 yılında ödemiş olduğu ve bu ödeme ile ilgili müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ve müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesine ilişkin olarak işbu davada herhangi bir sıfatının bulunmadığını, davalı vekiline ödenen paraya ilişkin olarak haricen yapılan ödeme icra dosyasına bildirilmemiş olmakla birlikte, müvekkiline de herhangi bir para aktarımı yapılmadığını, bu hususta müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesine sebep bir durum olmadığını, icra dosyasına temlikname sunulmasından sonra da davacı yana ilişkin herhangi bir tahsilat işlemi ve hatta icra dosyasında herhangi bir icrai işlem dahi yapılmamış olduğundan işbu davanın özellikle müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davaya konu paranın muhatabı davacı yan ile parayı haricen ödemiş olduğu diğer davalı olduğunu, müvekkilinin bu davaya muhatap edilmesinin özellikle kötü niyetli bir davranış olduğunu, hangisinden tahsil edebilirsek şeklindeki bir görüşün yansıdığını, müvekkilinin açıkça iyi niyetli olduğunu ve bu ödemeyi bilemeyecek durumda olduğunun açık olduğunu, ne temlik sözleşmesinde ne de icra dosyasında bu ödemeden bahsedilmediğini, müvekkilinin diğer dava süreçlerinden de haberdar edilmemiş olması neticesinde işbu davaya konu tutarı dava ile öğrenmiş olduğunu, istirdat davası niteliği gereği ödeme yapılan alacaklıya açılacak bir dava olmakla birlikte, müvekkiline hesaben veyahutta elden herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin süregelen işbu dava dosyalarından haberdar edilmediğini, yapılan ödemenin zaten icraya bildirilmemiş olması neticesinde bu ödemeden hiçbir haberinin olmadığını, bu sebeple müvekkilinin açıkça işbu dava konusu istemden diğer davalı yan tarafınca mağdur edildiğinin açık olduğunu, işbu davaya konu istemin müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin açıkça müvekkilinin elde etmediği bir alacağı ödemesi anlamına geleceğini, müvekkilinin zaten işbu temlik sözleşmesi sonrasında icra dosyasında herhangi bir işlem yapmadığını, davacı aleyhine herhangi bir süreç yürütmediğinin aşikar olduğunu, yalnızca 2023 yılında işbu alacağı temlik aldığı için hiçbir şekilde zenginleşmeyen ve hiç bir şekilde para elde etmeyen müvekkiline bir tek sözleşmeyi imzaladığı için, haricen bildirim yapılmadığı göz önüne bulundurulmayarak sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına ve hakkaniyet hükümlerine uygun düşmediğini, işbu davada 2019 yılında alacaklı taraf olan ve ödeme yapıldığı hem dekontlardan hem davacı beyanından hemde diğer davalı tarafından kabul gördüğü üzere ... şirketi olduğundan müvekkilinin işbu davada herhangi bir ilgisi ve bağlantısının bulunmadığını, iddia eden ispat etmekle yükümlü olduğunu, bu hususta diğer davalı yancada müvekkiline herhangi bir bildirim yapılamadığını, ödeme ile ilgili olarak herhangi bir not düşülmediğini, icra dosyasına da bu ödeme bildirilmediğini, müvekkilinin bu ödemeden haberdar olduğunun düşünülemez olduğunu, işbu davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, açılanan nedenlerle, işbu davaya ilişkin ödemelerden müvekkilinin hiçbir haberinin olmadığı ve ödemenin diğer davalıya direkt olarak yapıldığı bu sebeple müvekkilinden herhangi bir istemde bulunulamayacağından işbu davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili yönünden esastan reddedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarih ve 2024/152 Esas - 2024/637 Karar sayılı kararıyla; ''...İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davacının takip borçlusu olmadığı, davalının (takip alacaklısının) takip borçlusu olmadığı halde davacının adresinde haciz işlemleri yaptığı, davacının haciz işlemi ve muhafaza tedbirleri sebebiyle cebri icra baskısı altında borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığı ve davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürmekle, eldeki sebepsiz zenginleşme davasında davacının, davalıya yaptığı bu ödemeyi geri istediğinden hukuki yararının ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğundan (Yargıtay 19. HD. 2016/13776 E. 2017/8077 K.) davalı ... ... Y.A.Ş. vekilinin hukuki yarar ve aktif husumet dava şartı itirazlarının, yukarıda değinilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/3-80 E. 2022/107 K. sayılı kararında açıklandığı üzere davanın hukuksal niteliğinin (davacı icra dosyasının tarafı olmadığı için) istirdat davası değil, aksine sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olması, sebepsiz zenginleşme davasının hak düşürücü süreye tabi olmaması nedeniyle, davalıların hak düşürücü süre itirazlarının, yine davalılardan ... vekili her ne kadar zaman aşımı savunmasında bulunmuş ise de; 6098 s. TBK 82. maddesi uyarınca eldeki davaya konu alacak bakımından hem hak sahibinin parayı geri isteme hakkını öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, hem de sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresinin işbu davanın açıldığı tarih itibariyle dolmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.HD. 2022/469 E. 2023/500 K.) açık olduğundan davalının zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiş, bu bağlamda açıklanan gerekçe ve nedenler karşısında tüm usuli itirazlar ve defiler reddedilmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili savunmalarının temelini, davacı ile takip borçluları olan şahıslar arasında organik bağ bulunduğu, bu suretle davacı ile takip borçlularının birlikte hareket ettikleri vakıasına dayandırmıştır. Ne var ki, yukarıda kapsamlı olarak ifade edildiği üzere; maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden istihkak davası neticesinde, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen mahkeme kararı uyarınca davacı ile takip borçluları olan şahıslar arasında organik veya fiili herhangi bir bağ bulunmadığı sübuta ermiştir. Hasılı, davalı bu yöne ilişkin - organik bağ savunmasını - ispatlayamamıştır. Nihayetinde, davacının, icra dosyasının tarafı olmadığı halde cebri icra, haciz ve muhafaza baskısı altında ödemiş olduğu parayı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı ... A.Ş. den iadesini talep edebileceği kanaatine ve sonucuna varılmıştır. Bu aşamada belirtmek gerekir ki, davalı ..., İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu alacağı davalı ... A.Ş. den 6098 s. TBK 183. maddesi uyarınca ve yazılı temlik sözleşmesi ile 23/01/2023 tarihinde temlik almıştır. Bu tarihten itibaren icra dosyasının alacaklısı sıfatına sahip olmuştur. Davacı, cebri icra baskısı altında diğer davalı ... A.Ş. Vekili Av. ...'e 05/09/2019 tarihinde ödeme yaptığı halde, salt icra dosyasının takip alacaklısı olduğu için davalı ...'e de husumet yöneltmiştir. Ne var ki, davacı tarafından ödemenin 23/01/2023 temlik tarihinden önce 05/09/2019 tarihinde davalı ... A.Ş. ye yapıldığı, bu hususta esasen ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından ibraz edilen dekonttan da görüleceği üzere iadesi istenilen 302.000 TL paranın davalı vekilinin hesabına ödendiği, başka bir anlatımla icra dosyasına yapılan bir ödeme bulunmadığı, haricen ödeme gerçekleştirildiği, bunun yanı sıra davalı ... A.Ş. tarafından haricen tahsil edilen tutarın icra dosyasına bildirilmediği, bununla birlikte bu paranın davalı ...'e verildiğine yönelik dosyada delil (hatta iddia) bulunmadığı, davalı ...'ün davacıdan tahsil ettiği ve mal varlığına dahil olan bir miktar bulunmadığı, yine icra dosyasında bu davalının herhangi bir tahsilatın bulunmadığı, hatta herhangi bir icra işleminin olmadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/3-80 E. 2022/107 K. sayılı kararında husumetin kime yöneltileceği noktasında "... Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. ... Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur...." şeklindeki kararı da nazara alınarak somut olayda sebepsiz zenginleşen cebri icra baskısı altında haciz ve muhafaza tehdidi ile icra dosyası dışında alacağı haricen tahsil eden davalı ... A.Ş. olduğundan davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmiştir. Yapılan açıklamalar karşısında; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca borçlu olmadığı halde haciz işlemleri ve muhafaza tedbirleri (cebri icra baskısı) sebebiyle ödemek zorunda kaldığı 302.000,00 TL ' nin ödeme tarihi olan 05/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. den alınarak davacıya verilmesine, davacının, davalı ... yönünden davasının husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca borçlu olmadığı halde haciz işlemleri ve muhafaza tedbirleri (cebri icra baskısı) sebebiyle ödemek zorunda kaldığı 302.000,00 TL ' nin ödeme tarihi olan 05/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacının, davalı ... yönünden davasının husumet yokluğundan REDDİNE,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, İstanbul 22.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında borçlular hakkında yapılan icra takibinde davacının taraf olmadığını, takip borçlularının ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... olduğunu, davacı hakkında müvekkilinin ve takip dosyasının temlik alındığı banka tarafından herhangi bir icra takibi yapılmadığını, İstirdat davasında davacının icra takibinin borçlusu olduğunu, aleyhine icra takibi başlatılan takip borçlusunun istirdat davasının davacısı olduğunu, İcra takibine konu yapılan borcu, borçlu yerine (adına) üçüncü bir kişi ödemişse, üçüncü kişi istirdat davasını açamayacağını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, İİK madde 72/7 belirtildiği üzere paranın geri alınmasını isteyen tarafın paranın ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık içerisinde istirdat davasını ikame etmesi gerektiğini, somut olayda aradan 4 yılı aşkın süre geçtikten sonra işbu dava ikame edildiğini, davacı tarafa yönelik başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından ortada davacı bakımından bir cebri icra tehdidi bulunduğundan da söz edilemeyeceğini, davacı ile borçlular arasındaki organik bağ ve muvazaalı ilişki açık şekilde ortada olduğunu, Haciz mahalinde faaliyette bulunan ... A.Ş. ile dosya borçluları arasında organik bağ bulunduğunu, yine dosya borçlularıyla organik bağı olan ... A.Ş.'nin de davacılardan ......A.Ş. ile organik bağ bulunduğunu, diğer şirketlerin yetkililerinin de aynı soyadına sahip kişiler olması ve tüm bu şirketlerin aynı adreste faaliyette bulunmaları nedeniyle aralarında organik bağ bulunduğunun açık olduğunu, Davacıların tümüyle deniz taşımacılığı alanında faaliyette bulunduğu, haciz mahalinde faaliyette bulunan ... A.Ş.'nin de dosya borçluları ... Anonim Şirketi, ... ve ... A.Ş. ile aynı alanda (alkollü içeceklerin toptan ticareti) faaliyette bulunduğunu ve tüm bu şirketlerin yetkililerinin akraba veya aynı kişiler olması dikkate alındığında; davacıların alacaklılardan mal kaçırabilmek için dosya borçluları ile birlikte hareket ettikleri, Her ne kadar mahkemece organik bağ ilişkisini kesinleşen istihkak davası sebebiyle kabul etmese de ve haciz baskısı altında ödeme yapıldığı kabul edilse de, davacının kendi sunduğu dekontta da açıkça görüleceği üzere bir ihtirazi kayıt bulunmadığını, Davacı dosya borcunu BK m.18'de yer alan basiretli tacir olma sorumluluğu bilincinde organik bağ kabulü ile ödediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, haciz tehditi altında ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından, haciz ve muhafaza baskısı altında ödenen paranın iadesi istemiyle huzurdaki dava açılmış olup, davanın temeli sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalıdır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında takip alacaklısının dava dışı ... Bankası A.Ş. Tarafından genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemi ile dava dışı şirketler hakkında ilamsız icra takibi yapıldığı, 05.09.2019 tarihinde davacı işyerinde istihkak iddiası ile haciz işlemi tatbik edildiği, haciz işlemine itiraz iradesinin haciz tutanağına derc edildiği, davalı ... şirket vekili hesabına hacizle aynı gün 05/09/2019 tarihinde banka havalesi yoluyla haricen 302.000,00-TL ödeme yapıldığı, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen icra hukuk mahkemesi kararı ile borçlu şirketler ile davacı şirket arasında organik bağ bulunmadığı tespit edildiği, yapılan yargılama ile davacı tarafından borçlu olmadığı paranın haciz tehdidi altında ödenmesi sebebiyle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu gibi ödemenin davalı şirkete yapılması karşısında, davalı şirketin pasif dava ehliyeti bulunduğu da anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 20.629,62 TL harçtan, peşin alınan 5.157,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.472,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.