İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1703 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/1703
2026/578
15 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1703 Esas KARAR NO : 2026/578 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 17/09/2024 NUMARASI : 2021/185 Esas, 2024/156 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin, esas unsuru "...' ibaresi olan tescilli markaların sahibi olduğunu gerek devir alarak gerekse bizatihi kendisinin oluşturduğu markalarla tanınan ve ‘...’ olarak bilinen marka ailesini oluşturduğunu, davalı şirketin müvekkili tarafından kullanılan markanın ayırt edilemeyecek kadar benzerini ve benzer işaretleri kullandığını, müvekkilinin markasının kapsadığı mal/hizmetlerin aynılarını/benzerlerini ürettiğini ve bu suretle ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiğini ve TPMK nezdinde ..., ... ve ... sayılar ile tescil ettirdiğini, davalının söz konusu tescil ve eylemleri nedeniyle müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, müvekkili adına tescilli markaya yönelik tecavüzün tespitini, men'ini, ref'ini, davalı adına tescili ..., ... ve ... sayılı markaların hükümsüzlüğünü ve şimdilik 10.000-TL maddi, 50.000-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ‘’...’’ markası altında bir marka ailesi oluşturduğu iddiasının doğru olmadığını, davacının davaya dayanak olarak ileri sürdüğü markaların Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/174 E. sayılı dava dosyasında iptal edilmiş olup, bir kısmının yeni marka tescil başvuruları yapılarak mesnetsiz ve kötü niyetle açılan işbu davaya dayanak oluşturulmaya çalışıldığını, davacının marka hakkının ihlal edildiği iddiasının mesnedi bulunmadığını, davacının ‘’...’’ ibareli markası ile müvekkili adına tescilli markaların aynı/benzer mal veya hizmetleri kapsadığı iddiasının markaların tescilli olduğu sınıflar dikkate alındığında hukuki bir dayanağının bulunmadığını, kötü niyetli kullanım iddiasının hukuki bir dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle hükümsüzlük yönünden davalıya ait ... tescil nolu "..." ibareli markanın önceki tarihli davacıya ait ... nolu "..." , ... nolu "... ..." , ... nolu "..." , ... nolu "..." , ... nolu "..." , ... nolu "..." markası ile koruma altına alınan aynı/aynı türden/benzer emtialar nedeniyle bilirkişi raporunda belirtilen emtialar yönünden SMK 6/1 maddesi kapsamında ürünlerin olağan alıcıları nezdinde davacı markaları ile bağlantı kurma ihtimali dahil, karıştırılma ihtimaline sebep olacağından ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 30.sınıfta kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, davalının "... ..." ibaresini uzun zamandan beri davacı ile birlikte kullanması nedeniyle SMK 6/9 maddesi kapsamında kötü niyetli sayılmadığı, davalıya ait hükümsüzlüğü istenen ... tescil no'lu "..." ibareli markası 43. sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmeleri. Geçiçi konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş). Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetlerinde" tescilli olduğu, davacının ise 43. sınıfta tescili bulunmadığı, 30. sınıf gibi gıda sınıflarının 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti” ile SMK m.6/f.1’deki iltibas düzenlemesi kapsamında benzer mal/hizmet olarak kabul edildiğine yönelik çok sayıda Yargıtay kararının bulunduğu, davalı markasının tescilli olduğu 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin davacının önceki tarihli markalarının tescilli olduğu gıda (emtia) sınıfları ile benzer kabul edilmesinin mümkün olduğu, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 43.sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sair hizmetler yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, davalı markalarının tescilinde kötü niyet bulunduğuna dair sarih deliller bulunmadığı; davalı adına tescilli olup, hükümsüzlüğü istenen ... tescil nolu "... ..." ibareli markası yönünden kesinleşen Ankara 1. FSHHM’nin bu kararı dikkate alındığında, davalının müktesep hakkı bulunduğu ve birlikte var olma durumunun gerçekleştiği belirtilen emtialarda tescilli olduğundan, davalı ... adına tescilli bu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, marka hakkına tecavüz talebi yönünden yapılan değerlendirmede, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/41 D. İş sayılı dosyasına sunulu 16/10/2020 tarihli bilirkişi raporu ve işbu dosyada bilirkişi heyetince yapılan incelemede de, davalının davacıya ait, dava tarihi itibarıyla hukuken koruma altında olan-geçerliliği devam eden ... asli ibareli tescilli markalar kapsamında .../... ibareli marka kullanımları bulunduğu, davalının bu kullanımının SMK m.7/f.2-b ve 29 maddesi anlamında davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinden davacının bu talebi yönünden de davasının kabulü ile davalının davacı adına tescilli önceki tarihli "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, men'ine ve ref'ine karar vermek gerektiği, 6769 sayılı SMK'nın yürürlüğe girdiği 10/01/2017 sonrası dönem için ise davacı lehine 6769 sayılı Kanun 151/2-b maddesi çerçevesinde maddi tazminat hesabı yapılırken SMK'nın 151/3. maddesinde, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin göz önünde tutulacağının da düzenlendiği, son bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere davalının “...” (KC) markalı ürün satışları toplam tutarının defter kayıtları ile satış faturalarından tespit edilememiş olması ve kök raporda da belirtilmiş olduğu gibi, davacının markalarının, davalının markasına etkisinin varsayıma dayalı olması nedenleriyle, davacının maddi tazminat talebinin TBK 50 ve 51 maddeleri uyarınca 690.665-TL olarak takdir edildiği, davalının marka tecavüz teşkil eden eylemleri davacının aynı zamanda markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 50.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 30.sınıfta "makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şekeri. Sakızlar, dondurmalar, yenilebilir buzlar. Hububattan(tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa yulaf pirinç. Pekmez" emtiaları ve 35.sınfta " mağazacılık hizmeti kapsamında tescilli olduğu "kahve, kakao;kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar; ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlı, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya baharatlar domates sosları dahil olmak üzere soslar. Çaylar, buzlu çaylar, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, tuz emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 43.sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sair hizmetler yönünden reddine, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne dair talep yönünden davanın reddine, davalının davacı adına tescilli önceki tarihli "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, men'ine ve ref'ine, toplam 690.665,-TL maddi tazminat ile 50.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; -Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itiraz etmiş olmalarına rağmen, rapora itirazları değerlendirilmeksizin yalnızca davalının beyan ettiği bilgi ve belgelere dayanmakta olan hesaplama ile, takdiren bir maddi tazminat miktarı belirlenmiş ise de, bu miktarın müvekkilinin maddi zararı yanında oldukça düşük kalıp hak ve hakkaniyete aykırı olduğunu,-Hükümsüzlük şartlarının oluşmuş olduğu hususu açıkça ortada olup, tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğe karar verilmesi gerekirken; davalı adına tescilli ... no'lu markanın tescilli olduğu 43.sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sair hizmetler yönünden reddine şeklinde karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını,- Hükümsüzlüğü istenen ... tescil nolu "... ..." ibareli markası yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmuş olduğu hususunun açıkça ortada olup, hükümsüzlüğe karar verilmesi gerekirken, bu marka yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesihukuka uygun olmadığını, -Davalı şirketin yıldan yıla müvekkil şirkete ait markaya yaklaşmasının iyiniyetle bağdaşmayacağı, kötü niyetli tescil karşısında uyuşmazlık konusu tüm markaların sicilden terkini gerektiği kuşkusuz iken, bu husus göz ardı edilerek kısmen kabul kısmen red kararı verilmiş olmasının hukukla bağdaşmadığını, zira asıl olanın müvekkili şirketin markasının iltibasa yol açacak şekilde kullanıldığını, -Yerel mahkemece her ne kadar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi kararı doğru ise de; maddi tazminat miktarının belirlenmesinde kök raporda yer verilen %1’lik oranın varsayıma dayandığını, salt davalı beyanına dayalı olarak yapılan tutar üzerinden hüküm kurulmasının hatalı ve eksik olduğunu, müvekkili lehine TBK 50 ve 51 gereği uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; -Dosyaya mübrez bilirkişi ek raporuna tüm itirazlarına rağmen, yerel mahkemenin delillerin takdirinde yanılgıya düşerek, dava konusu ... markası dışında müvekkilinin satış ve pazarlamasını yaptığı toz gıda ürünlerinin bulunduğu diğer markaları da içeren net kazancı tazminat hesaplamasına dahil ettiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamanın eksik incelemeye dayalı olduğunu kararında kabul etmesine rağmen hukuka aykırı şekilde karar tesis ettiğini, -Davacının SMK 151/2 uyarınca talep etmesine rağmen, yerel mahkemece dava malzemesinin taraflarca getirilmesine aykırı surette karar verildiği gibi, SMK 151/3 çerçevesinde tazminat tutarının fahiş şekilde yüksek takdirinin kabul edilemez ve haksız kazanca sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, -Müvekkilinin kesinleşen mahkeme kararları ve ... kayıtları ile sabit olduğu üzere, ... ve ... ... esas unsurlu seri markalara sahip olduğunu, (ilki 1987 yılında olmak üzere) ve bu markalarla ilgili müktesep hakkı bulunduğunu; ... ibaresinin zayıf marka olduğu dikkate alındığında, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi hükümsüzlük kararının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, -Davacının ciddi kullanımı olmadığı halde ... ibareli markalarını muaraza çıkarmak amacıyla kullandığını, davacı adına tescilli ... ibareli markaların, davacı tarafından ihdas edilmeyip, .... A.Ş. unvanlı şirketten devralındığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/174 Esas ve 2018/76 Karar sayılı ilamı ile davacının "..." ibaresini içeren markalarının önemli bir kısmının kullanmama ve tescil edildiği şekliyle kullanılmama gerekçesiyle iptal edilmesine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davacı şirkein, esasen ciddi bir kullanımı bulunmayan bu markaları, adeta sadece müvekkil şirkete karşı muaraza çıkartmak için kullanmakta olup, kötüniyetli olduğunun açık olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümsüzlük talebi yönünden davalıya ait ... tescil nolu "..." ibareli markanın, önceki tarihli davacıya ait ... no'lu "...", ... no'lu "... ...", ... no'lu "...", ... nolu "...", ... nolu "...", ... nolu "..." markası ile koruma altına alınan aynı/aynı türden/benzer emtialar nedeniyle yazılı bir kısım emtialar yönünden; davalıya ait ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 43.sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden anılan davacı markaları iltibas oluşturacak şekilde benzer olduğu ve SMK 6/1 maddesi uyarınca kısmen hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda bir markanın aynısını ya da benzerinin marka olarak tescil ettirilmesinin tek başına kötüniyetli başvuru olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay'ın uygulamalarında daha çok güvenin kötüye kullanılması, kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık vb. suretiyle marka tescillerinin kötüniyetli marka tescili halleri olarak kabul edildiği, kötüniyetli tescilin varlığı için kötüniyetin tescil başvurusu anında varolması gerektiği, somut olayda SMK 6/9 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli ... l nolu "... ..." ibarelimarkanın kesinleşen Ankara 1. FSHHM’nin 2021/188 E.sayılı kararı doğrultusunda davalının müktesep hakkı bulunduğu ve birlikte var olma durumunun gerçekleştiği belirtilen emtialarda tescilli olduğundan, bu marka yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; marka hakkına tecavüz talebi yönünden, davadan önce Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/41 D.İş sayılı dosyasından alınan raporda, davalıya ait www.....com internet sitesinde sergilenen, satışa sunulan ... ... ve ... markalarını taşıyan kullanımlarının tespit edildiği, gerek delil tespit dosyasından raporda, gerekse mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda, davalının davacıya ait, dava tarihi itibarıyla hukuken koruma altında olan-geçerliliği devam eden ... asli ibareli tescilli markalar kapsamında .../... ibareli marka kullanımları bulunduğu görülmekle, davalının bu kullanımı (SMK m.7/f.2-b) ve 29 maddesi anlamında davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edildiği, somut olayda maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davalının “...” markalı ürün satışlarının tam olarak tespiti mümkün olmadığından TBK'nın 50 ve 51. maddelerine tazminatın belirlenmesinde ve maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının maddi tazminat talebinin SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca incelenip değerlendirildiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan alınması gereken 50.594,82 TL harçtan, peşin alınan 12.649,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.94582 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.