SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1697 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1697

Karar No

2026/602

Karar Tarihi

15 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1697 Esas KARAR NO : 2026/602 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/10/2024 NUMARASI : 2022/478 ESAS, 2024/625 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine dayalı haciz yolu ile takip yapıldığını, 32.447,00 TL takip konusu bononun davacı ile üçüncü kişi ... arasında gerçekleşen Lisans Sözleşmesine bağlı olarak düzenlenen teminat senedi olduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari alacak bulunmadığını, bu nedenle İstanbul 20. İcra Müdürlüğü' nün ... Esaslı dosyasındaki senetlerin teminat senedi olduğunun tespiti ile, takibin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğundan %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senet üzerinde bu senetlerin teminat senedi olduğuna dair bir bilgi olmadığını, Lisans Sözleşmesinde de böyle bir kayıt bulunmadığını, icra takibinin iptalinin İcra Mahkemesinden istenebileceğini, takibin iptali talebinin reddinin gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatı talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 tarih ve 2022/478 Esas - 2024/625 Karar sayılı kararıyla; ''... Davacı icra takibinin iptalini de talep etmiş ise de bu davaya bakma görevi İcra Mahkemeleri olup icra takibi iptali davasının reddi yoluna gidilmiştir. Davacının açmış olduğu menfi tespit davasında davacı senedin teminat senedi olduğunu iddia etmiş ise de dava konusu bonolar incelendiğinde teminat senedi olduklarına dair senet üzerinde herhangi bir kayıt olmadığı gibi ... ve davacı arasında Lisans Sözleşmesinde ' de böyle bir kayıt bulunamamıştır. Bu tür davalarda tanık dinletme mümkün olmadığından tanık deliline başvurulamamıştır. Davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, yemin metni hazırlanmış, davalı taraf davalı asilin yurt dışı adresini sunmuş; yurt dışı talimat masrafı ve tercüme masrafını gerekçe gösteren davacı taraf yemin teklifinden vazgeçmiş, davacı taraf bu vazgeçmeye muvafakat ettiğinden yemin delili uygulanamamıştır. Yargıtay içtihatları gereğince teminat senedi iddiasının senet üzerindeki bir kayıt veya senet üzerinde sözleşmeye yollama yapılması şartıyla sözleşmedeki bir kayıtla ispatlanabilir. Davacı borçlu davasını ispatlayamadığından davanın reddine yoluna gidilmiştir. İhtiyati tedbir kararı verildiğinden davalı alacaklı lehine %20 tazminata hükmedilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının icra takibinin iptali davası mahkememizin görevinde bulunmadığından bu konuda talebinin REDDİNE, 2-Davacının menfi tespit davasının REDDİNE, 3-Davalı alacaklı aleyhine icra takibinde ihtiyati tedbir kararı verildiğinden İstanbul 20. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyaya konu takip alacağının %20 ' si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ...'un kendi vekillerine hazırlatmış olduğu "lisans sözleşmesini" imzaladıklarını, isim hakkı için nakit ve bazı senetler düzenlendiğini, davacının ...'u tanımadıklarını, ...'un sahte imzalar ile babasının alacaklı ve lisans sözleşmesi verdiği kurumların borçlu göründüğü senetler düzenlediğini, aile şirketi adına işlemler gerçekleştirdiğinin denildiğini, en başından itibaren var olan ticaretin davalı ile değil ... ile olduğu beyan ettiklerini, ...'un 24.02.2021 yılında vefat ettiğini,İstanbul 20. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı 25/12/2020 tanzim Tarihli, 30/09/2021, 30/10/2021,30/11/2021,30/12/2021, 30/01/2022, 28/02/2022 vade tarihli her biri 5.000 TL bedelli senetlerin tahsili için 27.06.2022 tarihinde müvekkil hakkında icra açılmış olup, takip talebi ekine senetler eklendiğini, 22.07.2013 tarihinden itibaren Hollanda da yaşayan Davalı ve müvekkilinin tanışmadıklarını, lisans sözleşmesinin imzalanma tarihi 25.12.2020 olduğunu, senetlerin düzenlenme tarihinin ise 25.12.2020 olduğunu, lisans sözleşmesi ve senet aynı gün imzalandığını, Senetlerin ödeme tarihi ise 2021 de başladığını, 03.12.2020 tarihinde Beyoğlu 6. Noterliğinin ... numaralı marka devir sözleşmesi ile ...'a ait markalar kızı ...'a devredildiğini, ...'un vefatından sonra mirasçılık belgesi ile işlemleri yapmaya çalışan diğer kardeşler bu durumu fark ettiklerini, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde ihtiyati tedbir alıp, İstanbul Cumhuriyet başsavcılığa şikayette bulunduklarını, davalının kendi ikrarı ile devir işlemlerinde babası yerine imza attığını kabul ettiğini, İstanbul 15. Ağır Ceza mahkemesi 2021/212 Esas dosyasında 18/01/2022 tarihli celsede bulunan beyanlarında "bu benim attığım ilk imza da değildi" diye bir ikrarı dahi bulunduğunu, Senetler ...'a verilmişse de vefatından sonra ..., ...'a ait şirketleri, gelirleri sahte imza ile yönetme hakkını kendisinde görerek senetlere de belli ki erişmiş ve aynı düşünce ile kendi adını yazdığını,03/10/2024 tarihinde yaptıkları şikayetin ... numaralı soruşturma dosyasını konu edildiğini, senet üzerinde lehtar kısmının davalı tarafından yazıldığı iddiaları bulunması sebebiyle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, 08/10/2024 tarihli duruşmada "Yazılı delil başlangıcı olarak lisans sözleşmesi vardır, yargıtay içtihatları gereğince yazılı delil başlangıcı var ise mahkemeniz tanık dinlemek zorundadır, ayrıca lisans sözleşmesi 25/12/2020 tarihli olup senetlerde düzenleme tarihi aynıdır, bu da illiyeti göstermektedir, davalı asil o tarihlerde Türkiye' de bile değildir, bu senetleri veremez, duruşma salonu dışında hazır olan tanıklarımızın da dinlenmesi elzemdir, bu tanıklar senetler imzalanırken orada olan tanıklardır, lehtar kısmı sonradan doldurulmuştur, bu kısmın da grafoloji raporu ile ispatının gerekmektedir, dava dilekçemizin deliller kısmında buna deyindik, davacı taraf eğitimci olan kişilerdir, ... babasının imzasını kullandığını İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda ikrar etmiştir, ayrıca duruşmada bunu tüm ailem bilir, bu yaptığım ilk iş değildir demiştir, tüm bunların celbini talep etmişsek" de taleplerimiz sebepsiz ret edildiğini, Senetler imzalanırken davacının yanında bulunan tanık mutlaka dinlenmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "1-icra takibinin iptali davası mahkememizin görevinde bulunmadığından bu konuda talebinin REDDİNE, 2-Davacının menfi tespit davasının REDDİNE," karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlığa konu bono suretlerinin incelenmesinden; Bonoların "nakden ya da malen" kaydı içermediği, her birinin 5.000,00-TL bedelli ve 25.12.2020 düzenlenme tarihli olarak, 30.09.2021, 30.11.2021, 30.12.2021, 30/01/2022, 28/02/2022 vade tarihli olarak, davacı ... tarafından davalı ... lehine keşide edildikleri görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe konu bonoların teminat olarak verildiğini, lehtar ve düzenlenme tarihlerinin sonradan doldurulduğunu ve icra takibine konu edildiğini ileri sürmüştür. Dava; teminat ve bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı tarafından senetlerin lehtar ve vade kısmı boş olarak, davacı ile dava dışı ... arasındaki lisans sözleşmesine bağlı olarak düzenlenen teminat senedi olduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari alacak bulunmadığını ileri sürmüştür. Bononun boş olarak düzenlenmesi mümkün olup, tedavüle sokulduğu sırada zorunlu unsurlarının tamamlanması yeterlidir. Vade kısmının anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği gibi, lehtar kısmı boş olarak düzenlenen bonoyu alan yetkili hamil lehdar hanesine kendi ismini yazabileceği gibi kendisinin borçlu olduğu başkasının ismini yazarak da bonoyu fiilen devretmesi mümkündür. Bonodan doğan haklar bonoyu elinde bulundurana aittir. Bu nedenle, davacı, davalı hamile karşı ancak TTK'nun 687. maddesinde yazılı koşullarla def'ilerini ileri sürebilecek olup, ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacının öncelikle bonoyu verdiği kişiye borçlu olmadığını davalı hamilin bildiğini ve ayrıca bonoyu iktisap ederken bile bile davacı borçlu zararına hareket ettiğini ispat etmesi gerekir. Takibe konu bonoda "teminat" olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, 25.12.2020 tarihli Marka Lisans sözleşmesinin dava dışı ... ile davacı arasında yapıldığı, sunulu sözleşmede uyuşmazlığa konu bonoya dair açık bir düzenleme yer almadığı, marka lisans sözleşmesinin yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunmadığı, dayanılan ceza dava dosyasındaki yargılamanın huzurdaki uyuşmazlıkta esasa etkili bulunmadığı, teminat ve bedelsizlik iddialarının tanık delili ispatının mümkün bulunmadığı, dosya kapsamında ispata elverişli yazılı delil bulunmadığı, davacının yemin deliline dayanmaktan da vazgeçmesi karşısında ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, ilk derece mahkemesince esasa etkili delillerin toplandığı, karar gerekçesinde hata edilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.