İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1696 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/1696
2026/616
16 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1696 Esas KARAR NO : 2026/616 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2024 NUMARASI : 2023/81 Esas, 2024/60 Karar ASIL DAVA : Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan KARŞI DAVA: Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markası ile satışa sunduğu farklı tescilli tasarımları olduğunu, ... numaralı tasarımın tesilli olduğunu, müvekkile ait görselleri sunulan tasarımın davalı firma tarafından ... markası ile satışa sunulmakta olduğunu, karşı tarafın müvekkilinin tasarımı ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünlerini gerek kendi internet sitesinde gerekse ... gibi farklı alışveriş sitelerinde satışa sunduğunu, ticari amaçla kullandığını ve taraflarınca yapılan ihtarlara rağmen tecavüze son vermediğini, müvekkilinin markası yanında, markası adı altında satışa sunduğu farklı tasarımlarının da Türk Patent ve Marka Kurumunda tescillerinin bulunduğunu, müvekkiline ait tasarım görselleri ile davalı firmaya ait satışa sunulan ürün görselleri incelendiğinde tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak nitelikte benzer olduklarını, karşı tarafın müvekkilince tasarlanmış ve müvekkilinin tescilli tasarım hakkına tecavüz eder mahiyetteki ürünlerini ürettiğini ve tanınmış internet sitelerinde piyasaya sunmak suretiyle satışını yaptığını, piyasada tanınan internet siteleri üzerinden hem müvekkilinin hem de karşı tarafın satış yaptığı göz önüne aldığında müvekkilinin tasarımını izinsiz kullanan karşı tarafın haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkilini maddi zarara uğrattığını, bu kapsamda maddi tazminatın hesaplanmasına müvekkilinin fiili kaybının yanında yoksun kaldığı kazancın da hesaplama kapsamına alınmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa ait tescile konu tasarımın özgün ve yenilik vasfına haiz olmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan araştırma neticesinde davacı tarafa ait tasarımın birçok markada çok uzun zamandan beri kamuya arz edildiğini, harcıalem bir model haline geldiğini, basit bir piyasa araştırması ile dahi çok daha eski tarihlerde üretildiğinin anlaşılabildiğini, dava konusu tasarımın davacı tarafın tescil tarihi olan 21.02.2022 tarihinden çok daha eski tarihlerde, dava dışı 3. firmalar tarafından piyasaya sunularak satışının yapıldığını, kamuya arz edilmiş ve anonim hale gelmiş tasarımların herkes tarafından üretilebilecek olup kimsenin tekelinde olmadığını, dava konusu tasarımın 21.02.2022 tarihinden 12 ay öncesinde davacı tarafından, davacı tarafa ait instagram ve ... hesabından kamuya arz edildiğini, dolayısıyla dava konusu tasarımın hoşgörü süresi sonrasında piyasaya sunulduğu için yenilik ve ayırt edicilik vasfını kaybettiğini, söz konusu tasarımın benzer olduğu iddia edilen yönlerinin şekli ve teknik zorunluluk arz etmekte olup davacı tarafın almış olduğu tescilin tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait tasarım çanta ile davacı tarafa ait tescilli tasarım çantanın benzer olmadığını, yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olmayan dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilerek karşı davanın kabulüne, yeni ve ayırt edicilik vasfı olmayan tasarım niteliği bulunmayan davacı tarafa ait tasarıma ilişkin tazminat ve tecavüz işlemlerinin kabulü mümkün olmadığından asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVA: Davalı vekili karşı dava dilekçesinde, davacının ... sayılı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik koşullarına haiz olmadığını ve hükümsüz kılınması gerektiğini, davacı tarafa ait tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davacı tarafın tescil tarihinden çok daha önce satışta olduğunu, kamuya arz olunmuş ve anonimleşmiş bir tasarımın ise tescil edilmesinin ve bu korumadan yararlanmasına imkan olmadığını, kıyasa konu tasarımların birebir aynı olduğunu, davacı tarafa ait tasarımın dava dışı 3. Kişiye ait olan "..." tasarımının yanında "ayırt edici" niteliğe haiz sayılmayacağını, davacı tarafın davaya konu tasarımının tescil tarihinin 21/02/2022 olduğunu, "..." markalı davacı tasarımının birebir aynısı olan ürünün ... üzerinden satışının davacının tescil tarihinden çok daha eski olduğunu, davacı tarafa ait tasarımın korunma hükümlerinden faydalanması hususunun mümkün olmadığını, yeni ve ayırt edici niteliklere haiz olmayan tasarıma ilişkin dava ikame edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek karşı davanın kabulüne, davacıya ait ... tescil numaralı yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olmayan tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır çanta ve dericilik alanında faaliyet gösteren bir marka olduğunu, müvekkilinin markası olan ... sözcük+şekil markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde uzun yıllardır tescilli olduğunu, müvekkilinin markası yanında, markası adı altında satışa sunduğu farklı tasarımlarının da Türk Patent ve Marka Kurumu'nda tescillerinin bulunduğunu, dava konusu modelin de müvekkilinin kendi buluşu olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numarası ile tescilli olduğunu, Patent ve Marka Kurumu'nun tescil için birçok şart aradığını, 6769 sayılı SMK ile hoşgörü süresinin 3 yıl olarak belirlendiğini, dava konusu edilen tasarımların internet sitesine tescilden çok önce yüklenmediğini, dolayısıyla karşı tarafın bu yöndeki iddialarının gerçeğe uygun olmadığını, soyut ve dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu edilen tasarımın Türk Patent ve Marka Kurumunun aradığı tüm kriterleri taşıdığını, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini ihtiva ettiğini beyan ederek haksız ve mesnetten yoksun karşı davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: ".... davacı/karşı davalı adına tescilli ... nolu tescil belgesine konu dava konusu ürünlerle, davalı/karşı davacıya ait ürünlerin ön, arka ve yan cepheden görsellerinin karşılaştırmalı olarak benzerlik noktasında incelenmesi neticesinde, taraf ürünlerinde yer alan farklılıkların küçük farklılıklardan ibaret olmadığı ve ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı algılanacağı hususlarının tespit olunduğu, böylelikle davacı/karşı davalının tasarım hakkına tecavüzün bulunmadığının anlaşıldığı ve asıl davadaki tüm talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı/karşı davacı tarafından ise, asıl davaya da konu ...numaralı tasarıma karşı hükümsüzlük talepli karşı dava ikame edilerek, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı ve tescil başvurusu için 6769 Sayılı SMK’ nın 57/2. Maddesinde düzenlenen hoşgörü süresinin dolmuş olduğu, davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığı belirtilerek ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep olunmuştur. Bu doğrultuda yapılan değerlendirmede ; SMK 57/2 maddesinde "Koruma talep edilen bir tasarım başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önce on iki ay içerisinde tasarımcı veya halefi yada bu kişilerin talebi ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması halinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemez. " hükmünün düzenlendiği, davaya konu edilen tasarımın başvuru tarihinin 21.02.2022 tarihi olduğu, dava konusu ... numaralı tasarım belgesine konu ürünlerin, tasarım başvuru tarihinden 12 aylık süreden önceye ait tarihlerde kamuya sunulduğuna ilişkin (22.11.2018 tarihli v.b) instagram görsellerinin bilirkişi marifeti ile tespit olunduğu, yine 02.02.2021 tarihli tüketici yorumunun ve benzer hususların yenilik giderici delil olarak ... sitesi üzerinden de tespitlerin yapıldığı, dava dışı firmalara ait internet sitesi linklerinde de davaya konu tasarım belgesine konu ürünlerin kullanıcı nezdinde benzer algılanabilir nitelikte olanlarının daha önceden kamuya sunulduğunun belirlendiği, ... numaralı tasarım belgesine konu ürünlerle dosyada mevcut dava dışı firmalara ait ürünlerin bilgilenmiş kullanıcıda uyandırdığı genel izlenimde benzer olarak algılanacakları ve ... numaralı tasarım belgesine konu ürünlerin ayırt edicilik sıfatlarının bulunmadığı, sonuç olarak ... numaralı tasarım belgesine konu ürünlerin 12 aylık hoşgörü süresinden çok önce kamuya sunulduğu, ürünlerin yeni ve ayırt edici olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu" gerekçeleri ile neticeten; asıl davanın reddine, Karşı davanın kabulü ile, karşı dava davalısı ... ... Ltd. Şti'ye ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, " karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı-karşı davalı vekili istinaf siteminde özetle; Müvekkilinin tescilli tasarıma dayalı olarak dava açtığını, tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsuruna haiz olduğunu, aksi halde tescil edilemeyeceğini, Davalının ürünlerinin müvekkili tasarımına benzer olduğunu, Bilirkişi raporunda satışa arz edilen ürünler arasındaki kalite ve fiyat farkları ve bu hususun özellikle internetten alış veriş yapan tüketici üzerindeki etkileri hususları yer almadığını, tecavüzün gerçekleştiğini, rapora kabul etmediklerini, itirazların değerlendirilmediğini, muhtemel zarar yönünden rapor alınmadan karar verildiğini belirterek asıl ve karşı dava yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Asıl dava, tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi, tazminat istemlerine ilişkindir. Karşı dava ise; tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı-karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Karşı dava dilekçesindeki talep; ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkindir. TPMK yazı cevabına göre; ... numaralı çoklu tasarım belgesi 10 adet “ ...” tasarımı içermektedir. İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesine göre asıl davaya konu edilen ... numaralı çoklu tasarım belgesinin 7 numaralı tasarımının tescil tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edici özelliklerinin bulunmadığı tespit edilmiş olmakla mahkemece 7 numaralı tasarım yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken çoklu tasarımların tamamı hakkında hükümsüzlük kararı verilmesi yerinde değil ise de, mahkemece neticeten karşı davadaki talepten fazlasına hükmedildiğinden söz edilemeyeceği, kamu düzenine aykırılık söz konusu olmadığı, davacı-karşı davalının da bu hususta açık istinaf sebebi olmadığı dikkate alındığında HMK 355. Maddesi gereğince bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Bu kapsamda yapılan istinaf incelemesine göre; mahkemece alınan ve hükme elverişli nitelikteki bilirkişi raporda 7 nolu tasarımının yenilik ve ayırt edici özelliklerinin bulunmadığı tespit edildiği, asıl davadaki tecavüz iddiasının dayanağı olan ... numaralı çoklu tasarım belgesinin 7 nolu tasarım olduğu, 7 numaralı tasarım yönünden verilen hükümsüzlük kararının geriye etkili sonuç doğuracağı, raporda yapılan karşılaştırmada tasarıma tecavüz olmadığının da tespit edildiği dikkate alındığında davacı-karşı davalının yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri ile sınırlı ve kamu düzeni dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı-karşı davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı/-karşı davalı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacı / karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Birleşen davada alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacı / karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı / karşı davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/04/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.