İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2025/40 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2025/40
2026/433
2 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/40 KARAR NO : 2026/433 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/09/2024 NUMARASI : 2017/574 Esas, 2024/648 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili; Müvekkili ile davalı arasında 10.07.2012 tarihli protokol imzalandığını, taraflar arasında daha önceden kurulan ... (... ile ... arasında) Adi ortaklığı tarafından ...'nin Rize ...'daki ... Evleri Projesinin imalatını üstlendiğini, proje konusu işin götürü bedel ile ihale edildiğini, ihaleyi üstlenen ortaklık ihale konusu işi tamamlayamamış ve işin tasfiye edildiğini, işin tamamlanması için ... tarafından yapılacak ikinci ihaleye ...'nin daha önce ortaklığın karşı tarafça idaresinde ortaya çıkan aksaklıklar ve sair nedenlerle tek başına katılmak ve işi tamamlamak istediğini ve karşı tarafla bu amaçla 10.07.2012 tarihli protokolün imzaladığını, protokolün 10. maddesi uyarınca davacı tarafından teminat olarak 4 adet toplam 200.000 TL meblağlı çekin yeddiemin sıfatıyla ...'e teslim edildiğini, çeklerin ön yüzüne "teminat çekidir" ibaresi düzenlendiğini ve arka yüzüne "teminat çekidir" ciro edilemez yazıldığını, ancak ihalenin müvekkili şirket tarafından alınamaması nedeniyle işbu protokolün münfesih hale geldiğini, teminat olarak verilen çeklerin iadesinin teslim edilen yeddiemin ...'ten istendiğini ama sonuç alınamadığını, teminat çeklerine istinaden İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 30.06.2013 tarihi 50.000 TL meblağlı teminat çekine istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri gönderildiğini, diğer 3 adet çekle ilgili olarak icra takibine geçildiğini belirterek, bu çeklerin iptali ile davacının bunlardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli alacaklı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; Taraflar arasındaki 10.07.2012 tarihli protokol ile ... Rize/... ... Evleri Projesi’nin 2. etap işlerinin üstlenilmesine ilişkin olarak davacı ...’nin işi bizzat veya kendi adına hareket eden kişi/firmalar aracılığıyla üstleneceğinin kararlaştırıldığını, 1. etabın tamamlanmasının ardından yaşanan sorunlar ve proje değişiklikleri nedeniyle ilk işin tasfiye edilerek kalan hakedişin ... adına kaydedildiğini ve 2. etap işin davacı tarafından üstlenilmesine karar verildiğini, ancak davacının SGK borcu nedeniyle ihaleye doğrudan katılamayıp ihalenin çalışanı ve yakını olan ... üzerinden alınmasının sağlandığını, buna rağmen işin fiilen ve tamamen davacı tarafından yürütülüp tamamlandığını, bu hususun SGK kayıtları, tarafların aynı sicil numarası kapsamında işlem yapmaları ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, protokol hükümleri uyarınca işin tamamlanmasıyla birlikte hakem heyetine teslim edilen 200.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını ve işin tamamlanması üzerine çeklerin hakem heyeti tarafından protokolün 9. Maddesi uyarınca müvekkiline teslim edildiğini, çeklerin teslim edilme sebebinin protokoldeki şartların gerçekleşmiş olması olduğunu, taraflar arasında çıkabilecek ihtilaflarda hakem heyeti kararlarının geçerli olacağının düzenlendiğini, davacının işi üstlenmediği yönündeki iddialarının muvazaalı işlem ve fiili durum karşısında geçersiz olduğunu, ayrıca davacının çekler teslim edildikten sonra tek taraflı olarak “teminat çeki” ibaresi eklediğini ve bu hususun protokolde yer almadığını, çeklerin alınma sebebinin müvekkilinin önceki iş ortaklığından uğramış olduğu zararların tazmini olduğunu, tanık beyanlarıyla da işin davacı tarafından taşeron sıfatıyla fiilen yapıldığının, tamamlandığının ve çeklerin bu nedenle müvekkiline teslim edildiğinin doğrulanacağını, ayrıca işin tamamlanmasına ilişkin açılış töreni görüntü ve fotoğraflarının da delil olarak sunulacağını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacının alacağın en az %20’si oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Taraflar arasındaki 10.07.2012 tarihli protokolün 10. Maddesi uyarınca davacının 200.000,00 TL tutarında 4 ay vadeli 4 çeki hakem heyetine tevdi edeceği, yine hakem heyetinden ...'in bu (protokolde bahsi geçen dava konusu) çekleri davalı alacaklıya teslim ettiği hususunun da sabit olduğu, bu sebeple dava konusu çeklerin protokolün 10. Maddesi uyarınca düzenlenen teminat çekleri olduğu hususunun sabit olduğu, teminat konusunun (davacının yüklendiği eser borcu) yerine getirilmesi durumunda çeklerin bedelsiz kalacağı, davalının cevap dilekçesinde ...'nin yüklendiği işin tamamlandığının açıkça beyan edildiği, bu sebeple teminat konusunun davacı tarafça yerine getirildiğinin kabul edildiği, bu sebeple dava konusu çeklerin teminat senedi olduğu ve teminat konusunun yerine getirilmiş olması nedeniyle bedelsiz olduğunun sabit olduğu, davalının takip yapmakta kötüniyetli olduğunu gösterir bir delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının; İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine konu ... Bankası Fatih Şubesi'nin ... seri numaralı, 30/06/2013 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli; ... Bankası Fatih Şubesi'nin ... seri numaralı, 15/07/2013 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli; ... Bankası Fatih Şubesi'nin ... seri numaralı, 15/09/2013 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli; ... Bankası Fatih Şubesi'nin ... seri numaralı, 30/08/2013 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli çekleri nedeniyle ve İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibinde davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında; 1-)Yerel mahkemece yapılan değerlendirmenin ve kurulan hükmün dosya kapsamına uygun olmadığını, 2-)İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/645 Esas ve 2016/976 Karar sayılı ilamı ile icra takibinin durdurulmasına karar verilip kararın kesinleştiğini, bu nedenle eldeki davanın konusuz kaldığını ve davacının hukuki yararının ortadan kalktığını, bu durumda yerel mahkemece davanın reddi veya konusuz kaldığına karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 3-)Yerel mahkemece uyuşmazlığın dayanağı olan 10.07.2012 tarihli protokolün ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eksik ve hatalı değerlendirildiğini, protokol uyarınca 2. etap işin davacı ... tarafından bizzat veya başka bir isim altında üstlenileceğinin kararlaştırıldığını, işin fiilen davacı tarafından yapıldığını, ihalenin şeklen ... üzerinden alınmış olmasının sonucu değiştirmediğini ve bu hususun tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, 4-)Taraflar arasındaki protokolün 8. Maddesine göre davacının işi tamamlaması karşılığında müvekkiline kar payı ödemesi gerektiğini, çeklerin yalnızca işin yapılmasına bağlı teminat çeki olmayıp hem 1. etap işlerden doğan borçların hem de 2. etap işten elde edilecek kar payının teminatı olduğunu, yerel mahkemenin protokolün 8. Maddesinde belirtilen şartlar gerçekleştiğinden dolayı davacı tarafın elde ettiği kardan müvekkiline %30 kar vereceği hususunu göz ardı ederek hatalı değerlendirme yaptığını, işin davacı tarafından tamamlandığının kabul edilmesine rağmen protokol gereği müvekkiline verilmesi gereken kar payının hesaplanmadığını, ...’den ihale bedelinin araştırılmadığını, bu yönüyle eksik inceleme yapıldığını, 5-)Ayrıca tanıkların dinlenmemesi ve hakem heyeti sıfatıyla olaya vakıf kişilerin değerlendirmeye alınmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanıkların olaya vakıf olması nedeniyle kendilerine teslim edilen çekleri müvekkiline teslim ettiklerini, teslim etmelerinin sebebinin de ...'den alınan ihaledeki işin tamamlanması ve de davacının müvekkiline ödemesi gereken borcun muaccel hale gelmesi olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir. Dava, İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine konu toplam 200.000,00 TL bedelli 4 adet çekin taraflar arasındaki 10.07.2012 tarihli protokol kapsamında teminat senedi oldukları ve bu protokolde belirtilen temel ilişki kapsamında bedelsiz kaldıkları iddiasıyla, bu çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Taraflar arasında imzalanan 10.07.2012 tarihli protokol ile ... Rize ... Eski Sokak Projesinin 1. İhalesinin sonlandırılarak 2. İhalesinin davacı ... tarafından üstlenileceğinin, bu haleye konu işte tarafların %70 (davacı) - %30 (davalı) oranlarında paydaş olacaklarının kararlaştırıldığı ve ayrıca ihale bedelinin çıkacağı miktara göre de alternatifli olarak kar payı ödemelerinin belirlendiği, protokolün 10. Maddesi uyarınca davacının 200.000,00 TL tutarında 4 ay vadeli 4 çeki teminat olarak hakem heyetine tevdi edeceği, davacı tarafından bu 4 adet çekin yeddiemin sıfatıyla ...'e teslim edildiği, çeklerin ön yüzüne "teminat çekidir" ibaresinin ve arka yüzüne ise "teminat çekidir" ciro edilemez yazıldığı, buna göre dava konusu çeklerin protokolün 10. Maddesi uyarınca düzenlenen teminat çekleri olduğu hususunun sabit olduğu, buna göre teminat konusunun, yani davacının protokol gereği üstlendiği ihaleye konu edimin yerine getirilmesi durumunda çeklerin bedelsiz kalacağı, davalı tarafça cevap dilekçesiyle davacının bu protokol kapsamında üstlendiği ihaleye konu işin tamamlandığının açıkça beyan edildiği, Davalı vekilince istinaf dilekçesinde, bu çeklerin yalnızca işin yapılmasına bağlı teminat çeki olmayıp, hem 1. etap işlerden doğan borçların hem de 2. etap işten elde edilecek kar payının teminatı olduğu, yerel mahkemenin protokolün 8. Maddesinde belirtilen şartlar gerçekleştiğinden dolayı davacı tarafın elde ettiği kardan müvekkiline %30 kar vereceği hususunu göz ardı ederek hatalı değerlendirme yaptığı, işin davacı tarafından tamamlandığının kabul edilmesine rağmen protokol gereği müvekkiline verilmesi gereken kar payının hesaplanmadığı itirazında bulunulmuş ise de, davaya cevap dilekçesinde, söz konusu çeklerin hakemlerce davalıya teslim edilme sebebi olarak "işin tamamlanması üzerine çeklerin hakem heyeti tarafından protokolün 9. Maddesi uyarınca müvekkiline teslim edildiği, çeklerin teslim edilme sebebinin protokoldeki şartların gerçekleşmiş olması olduğu,... çeklerin alınma sebebinin müvekkilinin önceki iş ortaklığından uğramış olduğu zararların tazmini olduğu" şeklinde tamamen farklı bir savunma ve iddia da bulunulmuş olup, yargılama süresince de başka bir beyanda bulunulmadığı, bu nedenle ilk olarak istinaf dilekçesinde ileri sürülen bu savunma ve iddianın HMK'nın 357/1. Maddesi gereğince Dairemizce dikkate alınamayacağı, Bu açıklama ve tespitlere göre, davacı tarafça cevap dilekçesinde ileri sürülen "çeklerin kendisine verilme sebebinin" (protokoldeki şartların gerçekleşmiş olması, protokolün 9. Maddesi gereği davalının önceki ortaklığından uğradığı zararların tazmini) yazılı ve kesin delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla, mahkemece mevcut gerekçe doğrultusunda, dava konusu çeklerin teminat senedi olduğu ve teminat konusunun yerine getirilmiş olması nedeniyle bedelsiz kaldıkları kabul edilmek suretiyle, davacının, davaya konu çekler nedeniyle ve takibe konuldukları İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/09/2024 tarih ve 2017/574 Esas, 2024/648 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 13.662,00 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 3.416,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,00 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.