İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2026/644 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2026/644
2026/771
16 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/644 Esas KARAR NO: 2026/771 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2025/298 Esas- 2025/1024 Karar TARİH: 19/12/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin, .....ilinde süt ve süt ürünlerine ilişkin ticaret yaptığını, 28.02.2024 tarihinde, dava dışı ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi ve müvekkili şirket arasında, borcun nakli sözleşmesi yapılmış olup işbu sözleşme ile ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi'nin müvekkili şirkete olan 13.040.000,00 TL borcunu üstlenmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu sözleşme ile müvekkili şirketin 28.02.2024 tarihi itibari ile ... Limited Şirketi'nde bulunan hak ve alacaklarının tamamının ... Limited Şirketi'ne geçtiğini ve bu şirketten alacaklı olduğunu, ... Limited Şirketi'nden hak ve alacağının kalmadığını beyan ettiğini, 28.02.2024 tarihinde, davacı müvekkili şirket ile davalılardan ... Limited Şirketi arasında protokol imzalanmış olup işbu protokolün konusunun, ... Limited Şirketi'nin, ... Limited Şirketi'nin müvekkili şirkete olan borcunu üstlenmesi ile birlikte söz konusu borcun ödenmesine ilişkin ödeme şekilleri ve teminat konusunda anlaşmaya varılması olduğunu, akabinde taraflarca .... Tapu Müdürlüğünde, 01.03.2024 tarihinde, .....Yevmiye Numaralı İpotek Sözleşmesi imzalandığını ve tapuda tescil işlemlerinin gerçekleş -tirildiğini ancak ipotek sözleşmesinin gereklerinin ... Limited Şirketi tarafından yerine getirilmediğini, ipotek sözleşmesinde de yer aldığı üzere, davalı şirketin 31.03.2024 tarihi itibari ile her ay müvekkili şirkete 400.000,00 TL ödeme yapması gerektiği yerde, davalı şirketin bu tarihten itibaren yalnızca bir defa 400.000,00 TL ödeme yaptığını, sonrasında hiçbir şekilde ödeme yapmayarak sözleş -meye aykırı davrandığını, bu husus, tarafların ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacak olup ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilmesi için gerekli olan 3 aylık taksidin hiç ödenmemesi ve vadesi geçmiş taksit miktarının 1.200.000,00 TL olması şart -ının gerçekleştiğini, davalı şirketin, 31.03.2024 tarihinden bu yana yalnızca tek bir taksit ödeyerek müvekkili şirketi ekonomik olarak telafisi mümkün olmayacak zararlara uğrattığını, müvekkili şirketin ticari hayatını bitirme noktasına getirdiğini, davalıların haricen yapılan görüşmelerde borcun varlığını ikrar ettiklerini, taraflar ödeme ve başkaca taşınmaz devri konusunda anlaşmaya çalışmışsa da bunun mümkün olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyanla davalıların İstanbul ....İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazlarının şimdilik kısmi dava olarak 1.000,00 TL'lik kısmının iptali ile takibin asıl alacak, faiz ve tüm ferileri yönünden devamına, davalı borçluların haksız ve kötü niyetli olarak yalnız süreci uzatmak adına icra takibine itiraz etmeleri nedeni ile borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın yüzde 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan delillerin hükme esas alınamayacağını, müvekkili ... Limited Şirketi'nin davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından haksız şekilde tahsilat yapılabilmesi amacıyla icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından sunulan sözleşmeler detaylı incelendiğinde, sözleşmelerde yalnızca davacının imzası bulun -makta olup müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, ayrıca davacı tarafa, iyi niyet göstergesi olarak üçüncü kişinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde teminat olması amacıyla ipotek tesis ettirildiğini ancak davacı tarafın sunduğu resmi senet de incelendiğinde müvekkili şirketin ilgili resmi senette imzası bulunmayıp yalnızca müvekkili ...'ın imzasının bulunduğunu, müvekkili şirketin davacıya karşı hiçbir yükümlülük ve borcu bulunmadığını, davacı tarafından haksız şekilde müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı ile gerek müvekkili ..., gerekse ... Limited Şirketi arasında hiçbir ticari ilişki veya alacak borç ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından sunulan, imzasız olan ve geçerliliği olmayan sözleşmelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davası olduğu, ....... yazı cevabında; davalı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve hali hazır ortağı olduğu limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunamadığının, İstanbul Defterdarlığı yazı cevabında; davalı ...'ın dairelerinde 01/01/2023 tarihinde GMSİ (Gayri Menkul Sermaye İradı) yönünden mükellefiyetinin başladığı ve mükellefiyet kaydının devam ettiğinin, mükellefin V.U.K 177/1 maddesine göre hasılat elde etmediğinin, işletme veya bilanço esasına göre defter tutmadı -ğının İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar odası yazı cevabında; davalı ...'ın esnaf kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, bu şekilde davalı ...'ın tacir vasfının bulunmadığı, takibin ilamsız olarak başlatıldığı, somut olayda mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği gerekçesi ile mahkemenin görev -sizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALILAR VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddedilmesi hâlinde, yargıla ma giderleri ve vekâlet ücretinden sorumluluğun davayı açan tarafa yükletilmesinin usul hukukunun temel ilkelerinden olduğu, davalı tarafın, görevli olmayan bir mahkemede açılan ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde kendisine yöneltilen davaya karşı, hak ve men-faatlerini koruyabilmek adına vekil tayin etmek ve savunma yapmak zorunda bırakıldığı, görevsizlik kararı verilmiş ise de, yargılama sürecinin başlamasına ve bu aşamaya kadar gelmesine sebebiyet verenin davacı olduğu, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulması ve kendileri lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılma sı gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak tanımlandıktan sonra, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar belirlenmiş ve son olarak yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu ile havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların da ticari dava olduğu kabul edilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından dava dilekçesinde, davalı şirketin, dava dışı ... Limited Şirketi' nin kendisine olan borçlarını 28/02/2024 tarihli borcun nakli sözleşmesi ile üstlendiği ve bundan sonra davalı şirket ile aralarında borcun ödenmesi ve teminatı hakkında aynı tarihli bir protokol düzenlendiği, bu protokol uyarınca diğer davalı ...'ın maliki olduğu taşınmaz üzerinde alacağın teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiği, borcun ödenmemesi ve protokolde yer alan teminatın paraya çevrilmesi şartlarının gerçekleşmesi üzerine davalılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı ve davalıların itirazı üzerine takibin durduğu iddia edilerek davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır. Dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüş şekli ve sunulan delillere göre ipotekli takibe konu edilen alacak; davacı, davalı şirket ve dava dışı ... Limited Şirketi arasında imzalandığı iddia edilen borcun nakli sözleşmesi ile davacı ile davalı şirket arasında imzalandığı iddia edilen protokolden kaynaklanmaktadır. Buna göre tacir olan davacı şirketin alacaklı olduğunu iddia ettiği taraf davalı ... değil, davalı şirkettir ve davalı şirket de tacirdir. Davacının alacağını teminat altına almak için üzer -inde ipotek tesis edilen taşınmaz davalı ...'a ait olup, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinin malik olan davalıya karşı da yöneltilmesi, yasal zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davalı ..., davacı tarafından takipte taşınmaz makili olarak taraf gösterilmiş ve anılan davalı diğer davalı şirket ile birlikte takibe itiraz etmiş olduğundan, itirazın iptali talebi ile açılan iş bu davada da kendisine zorunlu olarak husumet yöneltilmiştir. Takip ve dava konusu edilen alacağın tarafları davacı ve davalı şirket olup, uyuşmaz lık her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığından dava, nispi ticari davadır. İpotekli taşınmazın maliki olarak takipte taraf gös-terilen ve itirazı üzerine hakkında dava açılan davalı ...'ın tacir olup olmamasının, bu davanın ticari dava olup olmadığının tayininde değerlendirmeye alınması mümkün değildir. Her iki davalı hakkındaki davanın birlikte görülmesi gerekir. Bu itibarla Mahkemece, davanın nispi ticari dava olduğu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan, hatalı değer lendirme ve gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olmuş, görev hususu kamu düzeninden olduğundan Dairemizce istinaf aşamasında HMK'nın 355. maddesi gereği re'sen değerlendirmeye alınmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvur usunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-3 ve 355. maddesi uyarınca kaldırılmasına, verilen kararın mahiyetine göre ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../12/2025 tarihli, 2025/... Esas ve 2025/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Verilen kararın mahiyetine göre ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.