İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/27 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/27
2026/635
2 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/27 Esas KARAR NO: 2026/635 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2023/6 Esas- 2023/809 Karar TARİH: 01/11/2023 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı Banka'da; 24.04.2002-29.11.2002 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Baş -kan Vekili-Murahhas Üye, 29.11.2002-20.09.2004 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili-Murahhas Üye-vekaleten Genel Müdür, 20.09.2004-30.04.2007 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili-.. Üye- Genel Müdür, 30.04.2007-06.02.2016 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili-..... Üye, 06.02.2016-24.07.2017 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili-...... Üye -vekaleten Genel Müdür olarak görev yaptığını, hizmeti karşılığında her sene düzenli olarak prim ödendiğini, 2016 yılı için öden-mesi gereken primin eksik ödendiğini, 2017 yılında 7 aylık çalışması olmasına rağmen bu dönem bakımından hiç prim ödenmediğini, 06.02.2016-24.07.2017 tarihleri arasında vekaleten genel müdürlük görevini de yürütmesine rağmen bu dönem için kendisine bir fark ücret ödenmediğini, kullanmadığı yıllık izin süresi bulunduğunu, jestiyon primlerinin bankanın bir önceki yıl gerçekleşen gelir tablosuna göre hesap edilerek bir sonraki yılın ilk üç ayı içerisinde ödendiğini, 2016 yılında banka hedefleri tutmasına ve yüksek karlılık olmasına rağmen önceki dönemlere nazaran makul bir sebep bulunmaksızın düşük ödeme yapıldığını, eksik tutarın faizi ile birlikte ödenmesi talep ettiklerini, müvekkilinin 2018 yılında yapılması gereken prim ödemesinin 2017 yılında çalışılan 7 aylık kısım kıstelyevm usulüne göre hesap edilerek faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, 06.02.2016-24.07.2017 tarihleri arasında vekal-eten genel müdür olarak görev yaptığını ve bu görevin çalışma şartlarını ağırlaştırdığını, bankacılık mevzuatı dolayısıyla müvekkiline yüklenen hukuki ve cezai sorumlulukların arttığını, vekaleten genel müdür olarak çalıştığı döneme ilişkin fark ücret alacağının belir-lenerek faizi ile ödenmesini talep ettiklerini, davacının Bankadaki görev süresince kullanmadığı yıllık izin hakkı bulunduğunu ve faizi ile ödenmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak toplam 15.000 TL'nin alacakların muacceliyet tarih-inden fiili ödeme tarihine kadar mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte müvekkile öden-mesini talep ettiklerini ifade etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili Banka'nın Yönetim Kurulu üyesi olarak adeta bir yönetim organı olarak çalıştığını, davacının işçi sıfatına sahip olmadığını, davacının Yönetim Kurulu Başkan Vekili olup istifa ettiği dönemde Genel Müdürlük görevini de vekaleten yürütürken Şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ sıfatını taşıdığını, iş mahkemesinin görevli olmadığını, davacının 24.04.2002-29.11.2002 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili 29.11.2002-20.09.2004 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür 20.09.2004-30.04.2007 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili, 30.04.2007-06.02.2016 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili,06.02.2016-24.07.2017 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Vekili olarak görev yaptığını, bu çalışma süresinde davacının tüm yasal haklarının ödendiğini, hesabına yapılmış olan ödemelere ilişkin olarak herhangi bir itiraz veya ihtirazi kaydın ileri sürülmediğini, murahhas üyelik sıfatının sadece 24.04.2002-28.03.2006 tarihleri arasında taşındığını, davacıya ...A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Ücretlendirme Komitesi Üyesi ve Genel Müdür Vekili olarak görevli olması sebebiyle 2016 yılı için prim ödemesinin tam ve eksiksiz olarak yapıldığını, önceki dönemlere ait BDDK denetimlerinde primin çoğunun Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür'e dağıtılmasının eleştirildiğini, bunun üzerine primin alt kadrolara dağıtıldığını ve davacının bu sebeple önceki dönemlere göre daha az prim aldığını, bunun kararını verenlerden birinin de davacının kendisi olduğunu, 2016 yılına ilişkin eksik prim ödemesi bul-unmadığını ve hesabına yapılmış ödemelere ilişkin davacı tarafından herhangi bir itiraz veya ihtirazi kaydın ileri sürülmediğini, 2016 ve 2017 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında Yönetim Kurulu üyelerine 7.000 TL huzur hakkı verildiğini, görev üstlenen üyelere bu görevleri sebebiyle yapılacak ödemelerin Ücretlendirme Komitesi tarafından tespitine karar verildiğini, davacının Ücretlendirme Komitesi Üyesi olup bizzat ödenecek ücret ve primlere kendisinin karar verdiğini, davacının 2014 yılına ilişkin 2015 yılında ödemesi yapılan prim ödemesinin dava dilekçesinde hatalı şekilde yer aldığını, 2017 yılına ilişkin prim alacağının çalıştığı 7 aylık süre dikkate alınarak 400.000 TLolarak 05.09.2018 tarihinde ödendiğini, 123 günlük izin alacağının karşılığında 210.547. TL brüt ödemenin 05.09.2018 tarihinde yapıldığını, davacının Genel Müdür vekili olarak ayrıca bir ücrete hak kazanmadığını, Banka Anasözleşmesi'nin Yönetim Kurulu Üyelerinin Ücretleri Başlıklı 23. maddesinde; "Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri, aylık veya yıllık ücret ya da her toplantı için olmak üzere Genel Kurul tarafından kararlaştırılır. Kredi Komitesi Üyelerine bu görevleri nedeniyle verilecek ek ücretlerin şekli ve oranları da Genel Kurul tarafından tespit edilir. Ancak murahhas üyeler, vazifeli üyeler, Genel Müdür veya Genel Müdür Vekili'nin ücretleri Yönetim Kurulu'nca belirlenir." şeklinde düzenleme bulunduğunu, davacının asıl görevinin Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği olup kendisinin de üyesi olduğu Yönetim Kurulu tarafından Genel Müdür atanıncaya kadar Genel Müdür vekilliği görevini de üstlendiğini, bu görev nedeniyle kendisinin üyesi olduğu Yönetim Kurulu tarafından herhangi bir ücret takdiri yapılmadığını 29.11.2002-20.09.2004 döneminde Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevinin yanında asaleten Genel Müdür olarak görev yapması -na rağmen kendisine ayrı bir ücret ödenmediğini, Genel Müdür vekili olarak da ayrıca bir ücrete hak kazanmadığının ortada olduğu-nu, davacının bu yöndeki taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığını, davanın reddini talep ettiklerini ifade etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/11/2023 tarih ve 2023/6 Esas- 2023/809 Karar sayılı kararında; ".........İş Mahkemesindeki yargılama sıra-sında alınan raporlara taraflarca itiraz edildiği anlaşıldığından mahkememizce de bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve dosyada topla -nan deliller ve davalı bankanın kayıtları üzerinde davacının talepleri hakkında yapılan inceleme neticesinde 10/09/2023 tarihli rapor düzenlenerek dosyamıza sunulmuştur. Davacının 2016 yılı için kendisine eksik prim ödendiği, 2017 yılında 7 ay çalışmış olmasına rağmen bu yıl için kendisine hiç prim ödemesi yapılmadığı iddiası yönünden bilirkişi heyetince yapılan inceleme ile davalı bankanın bir takvim yılına ilişkin jestiyon ödemelerini bir sonraki yılın üçüncü ayında yaptığı, dosyadaki 27.03.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda 2016 yılı performansına ait 2017 yılında ödenen ve 2017 yılı performansına ait 2018 yılında ödenecek primler dahil olmak üzere 2018 yılında toplanacak Olağan Genel Kurul Toplantısı'na kadar yapılacak ödemeler için toplam brüt 5.000.000 üst sınır belirlenmesine oybirliği ile karar verildiği ,ayrıca toplantı tutanağında Bankanın 2016 yılında gösterdiği performans nedeniyle (Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin prim hariç, Genel Müdüre ilişkin prim dahil) toplam brüt 8.161.102,57 TL'lik tutarın performans primi olarak ödendiği hususunda bilgi verildiğinin belirtildiği, dosyadaki 26.03.2018 Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda 2018 yılı performansına ait 2019 yılında ödenecek primler dahil olmak üzere 2019 yılında toplanacak Olağan Genel Kurul Toplantısı'na kadar yapılacak ödemeler için toplam brüt 4.000.000 TL üst sınır belirlenmesine oybirliği ile karar verildiği, Toplantı Tutanağı'nda ayrıca, Bankanın 2017 yılında gösterdiği performans nedeniyle (Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin prim hariç, Genel Müdüre ilişkin prim dahil) toplam brüt 8.321.000,00 TL'lik tutarın performans primi olarak ödendiği hususunda bilgi verildiğinin belirtildiği, davacı vekilinin davacıya 2017 yılında ödenen 2016 yılına ilişkin primin önceki dönemlere nazaran makul bir sebep bulunmaksızın düşük olduğunu iddia ederek eksik tutarının faizi ile birlikte ödenmesi talep ettiği, ayrıca, 2018 yılında ödenmesi gereken prim ödemesinin 2017 yılına ilişkin primin (2017 yılında çalışılan 7 aylık kısım için) de faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği, davalı Bankanın önceki dönemlere ait BDDK denetimlerinde primin çoğunun Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür'e dağıtılmasının eleştirildiğini ve 2016 yılına ilişkin prim ödemesinin davacıya tam ve eksiksiz olarak yapıldığını iddia ettiği ve 2017 yılına ilişkin prim alacağı için davacının 2017 yılı içerisinde çalışmış olduğu 7 aylık süre dikkate alınarak, 400.000,00TL tutarında ödemenin 05.09.2018 tarihinde yapıldığını belirttiği, davalının Genel Kurulda jestiyonun düşürülmesinin gerekçesi olarak BDDK'nın bankanın mali yapısına ilişkin eleştirilerini gösterdiği, dosyadaki belgelerden davacıya 2016 yılı için 2017 yılında brüt 769.845,57 TL jestiyon primi ödendiği, 2017 yılı için ise 2018 yılında 400.000,00 TL brüt jestiyon primi ödendiğinin anlaşıldığı, bankanın son yıllardaki karlılık durumuna bakıldı-ğında bankanın web sayfasında yer alan bağımsız denetim raporlarına göre yıllar itibariyle net karı ve aynı dönemlerle bankanın davacı tarafa ödediği primlerin tutarları ve oranları karşılaştırıldığında 2016 ve 2017 yılında banka karlılığı artmış olmasına rağmen davacı tarafa ödenen prim tutarının ciddi manada azaldığının dikkati çektiği, davalının buna gerekçe olarak gösterdiği BDDK 'nın 06/06/2014 tarihli eleştirisi ve davalı tarafın söz konusu eleştiriye verdiği cevap bir arada değerlendirildiğinde, BDDK 'nın esasen primin büyük çoğunluğunun Genel Müdür ve YK üyelerine ödenmesini değil, bu uygulamalar yapılırken bankanın Kurumsal Yönetim İlkelerine ve TTK'nın ilgili düzenlemelerine uygun davranmamasını eleştirdiği, davalının da söz konusu eleştiriye verdiği cevapta "Kurumlar kendi uygulamalarında bazen nispeten düşük maaş ancak prim ile destekleyerek, bazen de maaşı yüksek tutarak maddi imkân sağlamaktadırlar.” "Üst Düzey Yöneticilerin piyasaya göre nispeten düşük olan ücretlerinin bir anlamda kompanse edilmesi amacı ile yapılmaktadır.”,“Anadolubank' da teşvik primleri tamamen yönetim kurulu kontrolünde ve yönetim kurulu başkanı ve ana hissedarın da bilgisi ve onayı içerisinde kararlaştırılmakta ve ödenmektedir.","Tüm bu süreçler yönetim kurulunun dahilinde gerekli müzakereler ve onaylar sonucu alınmakta olup, bahsi geçen "genel müdürün kendisi de dahil olmak üzere...” yollu ifadeler ile harca -ma yetkisinin bir izne bağlanması temin edilmektedir. Yoksa Genel Müdür'ün re 'sen herhangi bir maaş ve prim tespit ve dağıtma yetkisi fiiliyatta bulunmamakta olup, işlemler tamamlandıktan sonra detaylı bilgi başta Yönetim Kurulu Başkanı olmak üzere üyelere doğrudan insan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı tarafından verilmektedir." demek suretiyle Bankanın düşük maaş yüksek prim sistemini benimsediğini ifade ettiği ancak BDDK eleştirisi sonrasında yüksek prim uygulamasını kaldırdığı halde düşük maaş sis-temine devam ettiği, bu durumda, davacının jestiyon primleri açısından eksik prim aldığı kanaatinin oluştuğu, Bankanın ilgili yıllar-daki karlılığı gözetildiği zaman davacının, önceki yıllara ait karlılık ve oransal verilere göre davalının 2014 ve 2015 yıllarına göre 2016 ve 2017'nin ilk 6 aylık döneminde karlılığının arttığı düşünüldüğünde, prim oranının en az 2015 dönemine ait oran kadar olması gerektiği ve hesaplamalara göre davacı tarafın brüt 5.964.898,07 TL eksik jestiyon primi aldığı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi rapor -undaki bu tespitlerin yerinde olduğu, davacıya düzenli olarak prim ödemesi yapıldığı, davalının karlılık durumunda bir düşme olma-dığı esasen bu hususun primin düşürülmesine gerekçe olarak da ileri sürülmediği, dayanak gösterilen BDDK 'nın yazısında ise primin yüksekliğinin eleştiri konusu yapılmadığı, dolayısıyla bu gerekçeler ile miktarın düşürülmesinin gerçeği yansıtmadığı davacı-nın hesaplanan tutarda jestiyon primine hak kazandığı, öte yandan davacının dava öncesinde davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair hiç bir delil sunmadığı değerlendirildiğinde faiz talebinin ancak dava tarihi esas alınarak kabul edilebileceği sonucuna varılmıştır. Davacının bir diğer talebi ise 06.02.2016-24.07.2017 tarihleri arasında vekâleten genel müdürlük görevini de yürütmesine rağmen bu dönem için kendisine bir fark ücret ödenmediği iddiasına dayalıdır. Taraflar arasında davacının Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapmakta iken, 06.02.2016-24.07.2017 tarihleri arasında vekâleten Genel Müdürlük de yapmış olması nedeniyle, bu dönem bakımından ayrıca bir ücret ödenip ödenmeyeceğine ilişkin olarak uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkememiz dosyasında rapor düzenleyen bilirkişi heyetince davalı bankanın Ana Sözleşmesi'nin Yönetim Kurulu Üyelerinin Ücretleri Başlıklı 23. Maddesin-de; "Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri, aylık veya yıllık ücret ya da her toplantı için olmak üzere Genel Kurul tarafından kararlaştırılır. Kredi Komitesi Üyelerine bu görevleri nedeniyle verilecek ek ücretlerin şekli ve oranları da Genel Kurul tarafından tespit edilir. Ancak murahhas üyeler, vazifeli üyeler, Genel Müdür veya Genel Müdür Vekili'nin ücretleri Yönetim Kurulu'nca belirlenir." şeklinde bir düzenlemeye yer verildiği,26.03.2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağı 6. maddesinde ve 27.03.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı 6. maddesinde, Yönetim Kurulu üyelerine aylık brüt 7.000 TL huzur hakkı ödenmesine, ayrıca Yönetim Kurulu Üyeleri'nin Banka'da muayyen bir görev üstlenmeleri halinde, görev üstlenen üyelere bu görevleri sebebiyle yapılacak ödemelerin Yönetim Kurulu'nca yetkilendirilecek Ücretlendirme Komitesi tarafından tespit edilmesine karar verildiği, her ne kadar davalı tarafça, davacı tarafın işten ayrılmasından sonra Genel Müdür Vekilliği pozisyonunun kaldırıldığı beyan edilse de , 31.12.2017 tarihli Bağımsız Denetim raporunda yer alan “24 Temmuz 2017 tarihinde ... Genel Müdür Vekili olarak, 22 Ocak 2018 tarihinde ise Genel Müdür olarak atanmıştır.” ifadelerinden ... 'nin 24.07.2017 tarihinden 22.01.2018 tarihine kadar Genel Müdür Vekili olarak bankada görev aldığının anlaşıldığı, davacının Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak yürüttüğü görevin yanı sıra 06.02.2016-24.07.2017 tarihleri arasında da Genel Müdür Vekili görevini de yürütmesi nedeniyle ek olarak Genel Müdür Vekili sıfatı nedeniyle bir ücrete hak kazanıp kazanmadığı, kazandıysa uygulanması gereken ek ücretin ne olması gerektiği noktasında değerlen-dirme yapıldığında Ücretlendirme Komitesi tarafından davacıya yönelik Genel Müdür Vekilliği görevine ilişkin herhangi bir ücretlen-dirme yapılmadığı gibi buna bağlı olarak da ödeme yapılmadığı, Ücretlendirme Komitesi tarafından ücret belirlemesi yapılmamışsa da, davacının üstlendiği ek görev nedeniyle ücret ödenmeyeceğine dair bir karar da bulunmadığı, bu durumda Yönetim Kurulu taraf-ından davacıya Genel Müdür Vekilliği görevi nedeniyle herhangi bir ücret ödemesi kararı alınmadığına, bu yetki Ücretlendirme Komi-tesine bırakıldığına ve bu Komite tarafından da ücret konusunda bir karar alınmadığına göre davacının Olağan Genel Kurul Toplan-tısı Tutanağının 6. Maddesi gereğince yürüttüğü Genel Müdür Vekilliği görevi nedeniyle, Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği ücretinin yanı sıra ek bir ücrete hak kazandığı görüş ve kanaatinin açıklandığı, bilirkişi heyetince hesap yapılması noktasında ise iki görüş ileri sürüldüğü, ilkinin davacının Genel Müdür Vekilliğini üstlendiği 06.02.2016 tarihine kadar Genel Müdür için belirlenen 90.153,00 TL ücret (ki bu durumda davacının 2016 yılındaki Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği ücretinin 47.113,00 TL olduğu dikkate alındığında aylık brüt 43.040,00 TL, 2017 yılında ise 51.353,00 TL olduğu dikkate alındığında aylık 38.800,00 TL tutarında bir eksik ödeme olabileceği, ikincisinin ise davacının işten ayrıldığı 24.07.2017 tarihinden sonra Genel Müdür Vekili olarak atanan ... 'nin 31.07.2017 itibariyle brüt ücreti olan 64.805,00 TL olup bu durumda 2016 yılı için ... 'nin maaşının -davacının maaşına 2016 yılına göre 2017 yılın da %9 zam yapıldığı düşünüldüğünde- uyarlama yoluyla da ... 'nin 2016 yılı maaşının 59.454,00 TL olduğu (ki bu durumda da davacı nın 2016 yılındaki Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği ücretinin 47.113,00 TL olduğu dikkate alındığında aylık brüt 12.341,00 TL, 2017 yılında ise 51.353,00 TL olduğu dikkate alındığında aylık 13.452,00 TL tutarında bir eksik ödemeden söz edilebileceği şeklinde olup bu iki ihtimale göre hesap yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı Yönetim Kurulu Başkan Vekili olduğu dönemde aynı zamanda (06.02.2016-24.07.2017 tarihleri arasında) Genel Müdür Vekili olarak da görev yapmıştır. Davacı ücret karşılığı yönetim kurulu başkan vekilliği yaparken vekaleten bir başka görev daha üstlenmiştir. Davalı bankanın Ana Sözleşmesi'nde murahhas üyeler, vazifeli üyeler, Genel Müdür veya Genel Müdür Vekili'nin ücretlerinin Yönetim Kurulu'nca belirleneceği öngörülmüş, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin Genel Kurul Tutanaklarında ise, Yönetim Kurulu Üyeleri'nin Banka'da muayyen bir görev üstlenmeleri halinde, görev üstlenen üyelere bu görevleri sebebiyle yapılacak ödemelerin Yönetim Kurulu'nca yetkilendirilecek Ücretlendirme Komitesi tarafından tespit edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Ücretlendirme Komitesi tarafından davacıya Genel Müdürlük Vekilliği görevi için bir ödeme yapılmamış -tır. Davacının, Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yaparken Genel Müdür Vekilliği görevini de eşzamanlı olarak yürüttüğü dönemde kendisine ödenen ücrete herhangi bir itiraz veya ihtirazi kayıt ileri sürmemesi davacıya yürüttüğü ek görev için ücret veril-memesi sonucunu doğurmayacaktır. Ana Sözleşme gereği yönetim kurulu üyesine Bankada görev verildiği takdirde ayrıca bir ücret ödeneceği açıktır. Davacının susması veya herhangi bir şekilde kendisine ödenen ücrete itiraz etmemesi ya da ihtirazı kayıt ileri sürmemesi, bu yazılı hükmü ortadan kaldıran bir değere sahip değildir. Dolayısıyla yazılı olan bir hükmün davacının susması sureti-yle ortadan kaldırıldığından söz edilemez. Bu bakımdan davacının kendisine tevdi edilen ek görev için Olağan Genel Kurul Toplantısı Tutanakları çerçevesinde ek bir ücrete hak kazanacağı mahkememizce de kabul edilmiştir. Davacının hak kazanacağı ücretin tespiti noktasında ise davacının Genel Müdür Vekilliğini üstlendiği tarihlerdeki genel müdür maaşı esas alınmak suretiyle yapılan hesap-lamaya itibar edilmesi gerektiği kendisinden sonra atanan genel müdür vekiline yapılan ödemenin emsal teşkil etmeyeceği , davacı nın ilk seçenek hesaplama neticesi 745.040,00 Tl brüt fark ücrete hak kazandığı ve bu alacak yönünden de dava tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Davacının son talebi ise yıllık ücretli izin alacağına ilişkin olup bilirkişi heyetince davalı tarafın dava açıldıktan sonra ödediği tutar düşüldükten sonra talep edilebilecek miktar hesaplanmış ise de davaca vekilinin yıllık ücretli izin lacağının asıl alacak yönünden konusuz kaldığını beyan etmesi karşısında bu alacak kalemi yönünden esas hakkın -da karar verilmesine yer olmadığna karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın ıslah edilen haliyle KISMEN KABULÜNE, Davacının 5.964.898,07 TL brüt jestiyon prim alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı-dan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,Davacının 745.040,00 TL brüt fark ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,Davacının yıllık ücretli izin alacağı talebinin konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Aşan taleplerin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstinaf nedenleri; davacının, davalı bankada Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Ücretlendirme Komitesi Üyesi ve Genel Müdür Vekili ünvanı ile görev yapmakta iken, 24/07/2017 tarihli istifa dilekçesi ile tüm görevlerinden istifa ettiğini, davacı tarafa çalışmış olduğu süreye ilişkin davalı banka tarafından tüm yasal hakları ödendiğini, yapılan tüm bu ödemelerin hesabına yapıldığını, ödemelere ilişkin olarak davacı tarafın herhangi bir itirazı veya ihtirazı kaydı bulunmadığını, bu konumda çalışan davacının bir ihtirazi kayıt koymamasının yaşamın olağan akışına uygun olmadığını, davacının asıl görevi olan Yönetim Kurulu Baş-kan Vekilliği dışında başkaca komitelerin ve iştirakler ile bağlı ortaklıkların yönetimlerinde de üye olduğunu, bunlar için ücret talep etmez iken Genel müdür vekili olarak görev yaptığı dört dönemden sadece bir dönem için ücret talebinde bulunmasının kendi için çelişkili olduğunu davacının da ücrete hak kazandığı iddiasını da ortadan kaldırdığını, bununla birlikte davacı görevli olduğu komiteler ücret komitesi vb, ve bankanın iştirak ve bağlı ortaklıklarındaki görevleri için herhangi bir ücret talebinde bulunmamasının da kendi içinde çelişkili olduğunu davacının da ücrete hak kazandığı iddiasını da ortadan kaldırdığını, davacı, bankadaki tüm görevleri için ayrı ayrı bir ücret ödemesi olmadığını ve ücret komitesi üyesi olan davacının çalıştığı dönemde bu şekilde bir karar almamış olmasının da ücret taleplerini ortadan kaldırdığını, yerel mahkemenin bu hususu değerlendirmeden karar oluşturduğunu, davacının, davalı bankanın Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Ücretlendirme Komitesi Üyesi ve Genel Müdür Vekili olarak görevli olması ve bankanın iştiraklerinde başkaca görevlerde bulunması sebebiyle, 2016 yılı için prim ödemesi yapıldığını, davacı tarafa 2016 yılına ait prim alacağı tam ve eksiksiz ödendiğini, önceki dönemlere ait yapılan dağıtıma ilişkin olarak BDDK tarafından yapılan denetimlerde dağıt-ılan primin çoğunun Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür'e dağıtılması eleştiri konusu yapıldığını, bu dağıtımın adaletsiz olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine dağıtılmasına karar verilen primin alt kadrolara dağıtılmasına karar verildiğini bu nedenle davacı önceki dönemlere göre daha az bir prim aldığını, bunun kararını verenlerden birinin de davacın kendisi olduğunu, primlerin kime ne kadar dağıtılacağının ana karar vericisi ve düzenleyicisinin davacının kendisi olduğunu, davacıya 2016 yılı için 2017 yılında ödenen prim tutarının yine bizzat kendisi tarafından belirlendiğini, davacı tarafın bu konuda açık bir itirazı dahi bulunmadığını, bu nedenle davacıya 2017 yılında ödenen 2016 yılına ait eksik bir prim ödemesi ve 2018 yılında ödenen 2017 yılına ait eksik bir prim ödemesi bulunmadığını, davalı banka tarafından 27/03/2017 tarihinde yapılan 2016 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında Yönetim Kurulu üyelerine 7.000.- TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, davalı banka tarafından 26/03/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında Yönetim Kurulu üyelerine 7.000.- TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, görev üstlenen üyelere bu görevleri sebebiyle yapılacak ödemelerin Ücretlendirme Komitesi tarafından tespit edilmesine karar verildiğini, davacının ayrıca Ücretlendirme Komitesinin iki Üyesinden biri olduğunu, bizzat ödenecek ücret ve primlere kendisi karar verdiğini, davacı taraf-ın 2017 yılına ilişkin olarak prim alacağına ilişkin talebinin de hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı tarafın 2017 yılında sadece 7 ay çalıştığını, bu nedenle 7 aylık çalışmasına karşılık olmak üzere müvekkili banka tarafından çalıştığı 7 aylık süre dikkate alınarak kıstelyevm usulüne göre hesaplanan tutar olan 400.000.- TL davacının hesabına 05/09/2018 tarihinde ödendiğini, Jestiyon ödeme-lerinin bizzat davacı tarafından belirlendiği hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve yerel mahkeme kararında dikkate alınmadığını, ve tartışılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda jestiyon ödemelerinin işverenin kendi takdirine göre belirlenemeyeceği, jestiyon ödemelerindeki değişiklik için işçinin yazılı rızasının alınması gerektiği belirtilmek suretiyle, 2016 yılı için ödenen jestiyon tutarı düşürüldüğü için davacıya 2015 yılı için ödenen tutarda jestiyon ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığını, bu hususu incelerken ve değerlendirme yaparken davacının Yönetim Kurulu Başkan Vekili olduğu bankayı neredeyse tek başına yönettiğini ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve bankanın Ücret Komitesi Üyesi olarak 2016 yılında bankada ödenen tüm jestiyonları ve dolayısıyla kendi jestiyonunu kendisinin belirlediği hususunun dikkate alınmadığını, davacı bankanın iki kişiden oluşan Ücret Komitesi'nin iki üyesin -den biri olduğunu, davacının 2013-2014-2015-2016-2017 yıllarında Ücret Komitesi Üyesi olduğuna dair kararların dosya içerisinde olduğunu, banka yöneticilerine dağıtılan jestiyon/prim ödemeleri listesinin davacının imzası ile onaylandıktan sonra yapıldığını, 2017 yılında ödenen 2016 Yılı için düzenlenmiş davacının imzasını taşıyan prim/jestiyon prim ödeme listesinin dosya içerisinde olduğunu, yerel mahkeme tarafından davacının bankadaki bir gişe görevlisi gibi değerlendirildiğini, yerel mahkemede aynı değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini, 2016 yılında BDDK'nın bankanın mali yapısı ve jestiyon ödemeleri konusunda düzenlenen raporda yaptığı eleştiriler dikkate alınarak bankadaki tüm jestiyon ödemelerinde yeniden düzenleme yapıldığını, davacının bu düzenlemeyi yapan Ücret Komitesi'nin üyesi olduğunu, düzenleme ile jestiyon ödemesinde değişiklik yapıldığını bu değişikliğin bizzat davacı tarafından yapıldığını, jestiyon ödemelerini düzenleyen davacının kendisiyken, davacının işçi sıfatına sahip değil iken kendi rızası olmadan değişiklik yapıldığının ileri sürülemeyeceğini, 2016 yılında kendi kararıyla ödenen jestiyonu kendisi belirleyip ödemeyi ihtirazı kayıt koymadan alan davacının, bunun üzerine bir buçuk yıl daha çalıştıktan sonra artık 2016 yılı için jestiyon/prim alacağı iddiasında bulunmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının 2016 yılı için bir jestiyon farkı alacağı olmadığını, 2017 yılı jestiyon ödemelerinde 2015 yılı için yapılan ödeme tutarlarının esas alınmasının hatalı olduğunu, yer aldığı üzere, 2016 yılı jestiyon ödeme-leri davacı tarafından belirlendiğini, müvekkil bankanın, 2017 yılı jestiyon ödemelerinde 2016 yılı için yapılan jestiyon ödemesi tutarı-nı emsal olarak kabul ettiğini ve bu tutarın çalıştığı süre ile orantılanmak suretiyle ödeme 2017 yılı için jestiyon ödemesi yaptığını, bilirkişilerin ise, hem 2016, hem de 2017 yılı için 2015 yılı jestiyon tutarını emsal alarak hesaplama yaptığını, yer aldığı üzere 2016 yılı jestiyon ödemeleri davacı tarafından belirlendiğinden, 2016 için olduğu gibi 2017 yılı için de, 2015 yılı jestiyon ödemesi tutarının emsal kabul edilemeyeceğini, davacının, 2017 yılında 6 ay 24 gün çalışmış olmasına rağmen, tüm yıl üzerinden jestiyon/prim hesaplanması yapılması gibi büyük maddi hata olduğunu bu konuda rapor alınması gerektiğini, davacının 2017 yılında 6 ay 24 gün çalışmış olmasına rağmen, tüm yıl çalışmış gibi jestiyon hesaplaması yapıldığını, BDDK tarafından 31 Mart 2016 Tarihli "Bankalar -da İyi Ücretlendirme Uygulamalarına İlişkin Rehber" ile bankaların ücret/prim ödeme politikalarının düzenlenmesine ilişkin bankalar açısından bağlayıcı düzenlemeler yapıldığını, bilirkişilerin bankacılık alanında uzmanlıkları bulunmadığından, bu düzenlemelerin niteliği konusunda da doğru değerlendirme yapamadıklarını, bu nedenle bankacılık alanında uzman bir bilirkişi aracılığı ile bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini, raporun bu yönüyle de eksik değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi raporunda; ''Dosyadaki 27.03.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda 2016 yılı performansına ait 2017 yılında ödenen ve 2017 yılı performansına ait 2018 yılında ödenecek primler dahil olmak üzere 2018 yılında toplanacak Olağan Genel Kurul Toplantısı'na kadar yapılacak ödemeler için toplam brüt 5.000.000 üst sınır belirlenmesine oybirliği ile karar verildiği yer almaktadır. Dosyadaki 27.03.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda ayrıca, Bankanın 2016 yılında gösterdiği performans neden-iyle (Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin prim hariç, Genel Müdüre ilişkin prim dahil) toplam brüt 8.161.102,57 TL'lik tutarın performans primi olarak ödendiği hususunda bilgi verildiği yer almaktadır. Dosyadaki 26.03.2018 Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda 2018 yılı performansına ait 2019 yılında ödenecek primler dahil olmak üzere 2019 yılında toplanacak Olağan Genel Kurul Toplantısı' na kadar yapılacak ödemeler için toplam brüt 4.000.000 TL üst sınır belirlenmesine oybirliği ile karar verildiği yer almaktadır. Dosyadaki 26.03.2018 Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda ayrıca, Bankanın 2017 yılında gösterdiği performans nedeniyle (Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin prim hariç, Genel Müdüre ilişkin prim dahil) toplam brüt 8.321.000,00 TL'lik tutarın performans primi olarak ödendiği hususunda bilgi verildiği yer almaktadır.'' bu bilgilere yer verildikten sonra davacı lehine prim hesaplaması yapıldığı -nı ve BDDK eleştirisine müvekkili banka tarafından verilen, konunun muhatabı olan davacı ile o dönem görevli olan genel müdür tarafından hazırlanan ve imzalanan cevap yazısındaki beyanlar hesaplamaya dayanak olarak alındığını, Bilirkişi raporunda; ''...... Yani banka esasen düşük maaş yüksek prim sistemini benimsediğini ifade etmekle beraber, BDDK eleştirisine sonrasında yüksek prim uygulamasını kaldırdığını söylemekte ama düşük maaş sistemine devam etmektedir. Bu durumda, davacının jestiyon primleri açısın dan eksik prim aldığı kanaati oluşmaktadır.'' şeklinde hesaplamaya gerekçe oluşturulduğunu, bu ifadeden bile dava konusunun tam olarak anlaşılmadığını düşündüklerini , davacının tüm primlerini değil 2016 ve 2017 yılına ilişkin eksik prim aldığını dava ettiğini, bu nedenle bilirkişi raporunda yer alan '' ........ davacının jestiyon primleri açısından eksik prim aldığı kanaati oluşmaktadır.'' şeklinde ifade davacının talebine uygun olmadığını, bilirkişi raporunda BDDK eleştirisine verilen cevabın davacı ile konunun diğer muhatabı o dönem görevli olan Genel Müdür tarafından hazırlandığı ve imzalandığı hususu bilirkişilerce dikkate alınmadığını ve değerlendirilme diğini, bilirkişi heyetinin hesaplamaya dayanak ettiği ve davacı tarafından hazırlanan ve imzalanan BDDK denetimlerinde primin çoğunun Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür'e dağıtılmasının eleştirilmesine verilen cevabın başka ne şekilde olabilece-ğini, bu nedenle davacı tarafından hazırlanan ve imzalanan müvekkil banka tarafından BDDK eleştirisine verilen cevabın hesapla-maya dayanak teşkil etmesinin mümkün olmadığını, Bilirkişi raporunun 15. sayfasında ''genel müdürlük ücreti'' başlığı altında yapılan tespitlerin hatalı ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının, müvekkili bankada bir dönem Yönetim Kurulu Başkan Vekili, bir süre Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel müdür, yine bir süre sadece Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve son olarak Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Vekili sıfatıyla görev yaptığını, Genel Müdürün görevden ayrıldığı dönemlerde yeni genel müdür atanana kadar geçici olarak bu görevi yürüttüğünü, asıl görevinin Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği, Üyeliği olduğunu, davacının Genel Müdürlük görevini vekaleten yürütmüş olduğunu, ayrıca bir ücrete hak kazanmadığını, davacının müvekkili Bankada asıl görevinin Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği olduğunu, davacının vekaleten Genel Müdür olarak da görev yaptığını, ancak davacı üyesi olduğu Yönetim Kurulu'nca Genel Müdür Vekili olarak atanırken Genel Müdür Vekilliği görevi için kendisine bir ücret tayin edilm diğini, davacının bu yönde bir talebi de olmadığını, 29/11/2002 ile 20/09/2004 döneminde Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevinin yanında Genel Müdürlük görevini vekaleten değil asaleten yürütmesine rağmen o tarihte de bu görev için ayrı bir ücret talep etmediği gibi bu yönde bir karar alınmadığını ve ücrette ödenmediğini, birlikte bilirkişi raporunda hesaplamaya dayanak olarak alınan 26/03/2018 tarihli genel kurul davacının görevinden ayrılmasından sonra yapılan bir genel kurul olduğunu, burada alınan kararın geriye dönük olarak hesaplamaya esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın Anasözleşmesi'nin Yönetim Kurulu Üyelerinin Ücretleri başlıklı 23. Maddesinde; ''Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri, aylık veya yıllık ücret ya da her toplantı için olmak üzere Genel Kurul tarafından kararlaştırılır. Kredi Komitesi Üyelerine bu görevleri nedeniyle verilecek ek ücretlerin şekli ve oranları da Genel Kurul tarafından tespit edilir. Ancak murahhas üyeler, vazifeli üyeler, Genel Müdür veya Genel Müdür Vekili’nin ücretleri Yönetim Kurulu’nca belirlenir.'' şeklinde düzenleme bulunduğunu, Davacının, müvekkili bankada asıl görevinın Yönetim Kurulu Baş-kan Vekilliği olduğunu, davacının vekaleten Genel Müdür olarak da görev yaptığını, ancak davacı üyesi olduğu Yönetim Kurulu'nca Genel Müdür Vekili olarak atanırken Genel Müdür Vekilliği görevi için kendisine bir ücret tayin edilmediğini, davacının bu yönde bir talebinin de olmadığını, 29/11/2002 ile 20/09/2004 döneminde Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevinin yanında Genel Müdürlük görevini vekaleten değil asaleten yürütmesine rağmen o tarihte de bu görev için ayrı bir ücret talep etmediği gibi bu yönde bir karar alınmadığını ve ücrette ödenmediğini, bilirkişi raporunda 2017 yılındaki Genel Müdür Vekilliği görevi için emsal ücretin 2018 yılındaki Genel Müdür ücreti yerine 2016 yılındaki Genel Müdür ücreti esas alınarak hesaplanmasının bir dayanağı olmadığını, vekaletten yürütülen bir görev için asıl iş gibi ücret talep edilmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, davacının, Yönetim Kurulu Başkan vekili olarak genel müdür atamak yerine vekaleten bu görevi yürütme yoluna gitmesi ve sonrasında dava yoluyla ücret talep etmesi hüsnü-niyet kurallarına aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız ve dayanaksız olan davasının reddi yerine davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının yönetim kurulu başkan vekili, murahhas üye ve genel müdür vekili ola-rak çalıştığı davalı banka nezdinde hak ettiği ve ödenmediği iddia edilen jestiyon primi, genel müdür vekili ücreti ve yıllık izin ücreti alacağının tahsili talebine ilişkindir. Davacı tarafından iş bu davanın ilk önce İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi'ne açılması üzerine Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 02/06/2021 tarih, 2018/588 esas ve 2021/618 karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2021 tarih, 2021/2646 esas ve 2021/1852 karar sayılı ilamı ile öncelikle Mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında araştırma yapılarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra Mahkemece 20/04/2022 tarih, 2022/24 esas ve 2022/276 karar sayılı ilam ile Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı veril-diği, kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2022 tarih, 2022/1524 esas ve 2022/1525karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve dosyanın İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen esas sırasında kaydının yapıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda belirtilen gerekçeler ile davacının jestiyon primi, genel müdür vekili ücreti alacağının kısmen kabulüne, yıllık izin ücreti alacağının konusu kalmadığından bu talebe ilişkin esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İş bu davada istinafa gelen temel uyuşmazlık davacının davalı banka nezdinde Yönetim Kurulu Başkan Vekili, .....Üye ve Genel Müdür Vekili olarak çalışması sebebiyle 2016 yılında ve 2017 yılında eksik ödendiği iddia edilen jestiyon primi alacağı ile 06/02/2016 ile 24/07/2017 tarihleri arsında genel müdür vekili olarak görev yapmasına rağmen tarafına herhangi bir ücret ödenme-diği gerekçesiyle ücret ödenmesi talebine ilişkindir. Davacının davalı banka nezdinde 24/04/2022-24/07/2017 tarihleri arasında çalışmış ve kendi isteği ile istifa ederek işten ayrılmıştır. Davacı davalı nezdinde 24/04/2002 ile 29/11/2002 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Murahhas Üye, 29/11/2002 ile 20/09/2004 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Vekili, 20/09/2004 ile 28/03/2006 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Genel Müdür ve Murahhas Üye, 28/03/2006 ile 30/04/2007 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür, 30/04/2007 ile 06/02/2016 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili, 06/02/2016 ile 24/07/2017 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Vekili olarak görev yapmıştır. Davacı davalı banka nezdinde bu görevlerinin yanı sıra alınan yönetim kurulu kararlarına istinaden Ücretlendirme Komitesi Üyeliği, Kredi Komitesi Üyeliği, Üst Düzey Risk Komite-si Üyeliği, Kurumsal Yönetim Komitesi Üyeliği bulunduğu gibi davalı bankanın iştirak ve bağlı ortaklılarında yönetim kurulu üyeliği, bankanın hakim ortağı ile birlikte faktoring şirketinde ortaklık yaptığı hakim hissedar nedinde bankanın sevk ve idaresinin ana sorumlusu ve görevlisi olduğu, işçi çıkarma alma yetkisine sahip olduğunun bankaca bildirildiği ve buna göre banka yönetiminde etkin konumda olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 394/1 maddesi "Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir." hükmünü, 408/2-b maddesi "Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları." hükmünü içermektedir. Davalı bankanın ana sözleşmesinin 23. maddesine göre; yönetim kurulu üyelerine verilecek ücretlerin Genel Kurul tarafından belirleneceği, ancak murahhas üyeler, vazifeli üyeler, genel müdür ve genel müdür vekilinin ücretlerinin yönetim kurulunca belirleneceği belirtilmektedir. Ana Sözleşme'nin 27 ve 28 inci maddesinde ise; Banka genel müdürü ile diğer personelin ücretlerinin yönetim kurulu tarafından belirleneceği yer almaktadır. Bankanın 26.03.2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağı madde 6 ve 27.03.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı madde 6'da, Yönetim Kurulu üyelerine aylık brüt 7.000 TL huzur hakkı ödenmesine, ayrıca Yönetim Kurulu Üyeleri'nin Banka'da muayyen bir görev üstlenmeleri halinde, görev üstlenen üyelere bu görevleri sebebiyle yapılacak ödemelerin Yönetim Kurulu'nca yetkilendirilecek Ücretlendirme Komitesi tarafından tespit edilmesine karar verildiği görülmüştür. Yine 27.03.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda 2016 yılı performansına ait 2017 yılında ödenen ve 2017 yılı performansına ait 2018 yılında ödene cek primler dahil olmak üzere 2018 yılında toplanacak Olağan Genel Kurul Toplantısı'na kadar yapılacak ödemeler için toplam brüt 5.000.000 üst sınır belirlenmesine oybirliği ile karar verildiği, 27.03.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda ayrıca, Bankanın 2016 yılında gösterdiği performans nedeniyle (Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin prim hariç, Genel Müdüre ilişkin prim dahil) toplam brüt 8.161.102,57 TL'lik tutarın performans primi olarak ödendiği hususunda bilgi verildiği, 26.03.2018 Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda 2018 yılı performansına ait 2019 yılında ödenecek primler dahil olmak üzere 2019 yılında toplanacak Olağan Genel Kurul Toplantısı'na kadar yapılacak ödemeler için toplam brüt 4.000.000 TL üst sınır belirlenmesine oybirliği ile karar verildiği, 26.03.2018 Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda ayrıca, Bankanın 2017 yılında gösterdiği performans nedeniyle (Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin prim hariç, Genel Müdüre ilişkin prim dahil) toplam brüt 8.321.000,00 TL'lik tutarın performans primi olarak ödendiği hususunda bilgi verildiği görülmüştür.Davalı bankanın iç işleyişine ilişkin bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar dikkate alındığında TTK'nın yukarıda yer alan emredici hükümleri ve banka ana sözleşmesi hükmüne aykırı olarak bankadaki performans primlerinin genel müdür tarafından belirlendiği, genel müdüre dilediği tutarda dilediği personele dağıtımı konusunda yönetim kurulu tarafından yetki verildiği, zam oranının belirlenmesi konusunda da genel müdüre yetki verildiği, primlerin belirlenmesine ve dağıtımı-na ilişkin bankanın genel yazılı bir prosedür belirlemediği, performans primi dağıtılan yönetim kurulu üyeleri, genel müdür yardımcı-ları ve birim başkanlarının birkaç değişiklik dışında aynı kişilerden oluştuğu, performans primi uygulamasının son derece keyfi ve kurumsallıktan uzak olduğu, bankanın üst düzey yöneticileri dışındaki çalışanlarının performanslarım artırmak için performans priminin teşvik edici bir unsur olarak kullanılmadığı, ödenen primlerin çok büyük kısmının 2 yönetici arasında ve bu yöneticilerden birinin kararıyla belirlendiği, yönetim kurulu üyelerine yapılan prim ödemeleri dikkate alındığında en fazla ödemenin davacıya yapıldı ğı, yıllara göre yapılan ödemelerde sabit bir oran bulunmadığı, hatta her bir üye açısından da yıllara göre yapılan artışın farklı olduğu, davacının genel müdür, genel müdür vekili ve Ücretlendirme Komitesi Üyelisi olarak performans primlerinin belirlenmesi ve dağıt-ımında karar verme yetkisine sahip olduğu, nitekim bu yetkiye istinaden de kendisinin diğer yönetim kurulu üyelerine göre çok yüksek miktarda prim aldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından önceki yıllara ve 2015 yılına istinaden 2016 yılında banka karının artması na rağmen kendisine çok düşük miktarda prim ödendiği ileri sürülerek eksik ödenen primin ve 2017 yılında ödenmeyen prim alaca-ğının tahsili talep edilmiştir. Bu talebe istinaden prim alacağının hesaplanması için bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar veril-miş, İş Mahkemesi nezdinde yapılan yargılama sırasında alınan 24/09/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda 2016 yılında en yüksek primin davacıya ödenmesi sebebiyle ödenecek eksik prim alacağının bulunmadığı, 2017 yılında ise davacı istifa ettikten sonra görevlendirilen genel müdür vekiline ödenen prim dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve davacının brüt 515.384,72 TL (net 314,829,13 TL) prim alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Rapora yapılan itirazlar üzerine farklı bilirkişi heyetinden alınan 08/02/2020 tarihli ikinci bilirkişi heyet raporunda ise diğer yönetim kurulu üyelerine yapılan artış oranının dikkate alınarak 2016 ve 2017 yılında olmak üzere toplam prim alacağı yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra brüt 6.296.930,66 TL olarak tespit edilmiş ve davacı tarafından bu miktar üzerinden talep arttırım dilekçesi sunulmuştur. Rapora davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine farklı bir bilirkişi heyetinden alınan üçüncü raporda ise iş hukuku mevzuat hükümleri dikkate alınarak davacıya her iki yıl içinde ayrı ayrı 2015 yılında ödenen prim miktarının ödenmesi gerektiği gerekçesiyle ödenen miktarlar mahsup edildikten sonra brüt 6.535.294,79 TL prim alacağı olduğu tespit edilmiş ve davacı vekili tarafından bu miktar üzerinden ıslah dilekçesi sunulmuş ve iş mahkemesi tarafından bu miktar hüküm altına alınmıştır. Bu kararın istinaf edilmesi ve görevden dolayı kaldırılması üzerine Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında farklı bir bilirkişi heyetinden alınan dördüncü raporda ise 2015 yılındaki ödenen prim miktarı ve artış oranı dikkate alınarak davacının toplam brüt 5.964.898,07 TL olduğu tespit edilmiş ve Mahkemece bu miktar hüküm altına alınmıştır. Ancak söz konusu bilirkişi heyetleri tarafından ve Mahkemece davalı bankaca primlerin ödenmesine ilişkin bir formülün belirlenmemesi, bankanın fiili işleyişi ve davacının prim miktarının belirlenmesi ve ödenmesi hususundaki yetkisi dikkate alınmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere ödenecek prim miktarı ve ödenecek kişilerin belirlenmesinde davacının bizzat yetkili olduğu ve en yüksek primin kendisine ödendiği gözetildiğinde 2016 yılında ödenecek primi belirledikten ve kendisine ödenen primi ihtirazi kayıt ileri sürmeden tahsil ettikten sonra bankanın karının artmasına rağmen prim miktarının az olduğunun ve aradaki farkın öden-mesi gerektiğinin ileri sürülmesi TMK'nın 2. Maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırıdır. Ayrıca prim miktarının belirlenmesi ve ödenmesi bankanın yönetim yetkisine ilişkin bir husus olup, karının artmasına rağmen az prim ödendiğinin ileri sürülmesi ancak diğer yönetim kurulu, yöneticiler veya çalışanlara gerekçesiz ve hukuka aykırı olarak daha fazla, davacı ise daha az prim ödenmesi halinde söz konusu olabilir. Ancak somut olayda çalıştığı yıllar boyunca konumu ve yetkilerine göre en yüksek primi alan davacı olup bu hususun ileri sürülmesi mümkün değildir. Davacı tarafından ilk bilirkişi raporuna yapılan itirazda en azından 2016 ve 2017 yılların da diğer yönetim kurulu üyelerine yapılan artış oranları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, 2015 yılında yapılan ödeme ye göre kendisine %80 oranında az prim ödemesi yapılmasının haksız olduğu ileri sürülmüş ve buna göre ikinci heyet raporu hazır-lanmış ise de, davacıya önceki yıllar ve 2015 yılında diğer yönetim kurulu üyelerine yapılan ödemenin çok üzerinde bir ödeme yapıl-dığı, diğer yönetim kurulu üyelerine her yıl yapılan ödemelerin miktar ve oran olarak orantılı olduğu, dolayısıyla diğer yönetim kurulu üyelerine kendisine göre fazla ödeme yapıldığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasının dinlenmesi mümkün değildir. Davalı tarafından davadan sonra 2017 yılına ilişkin davacının çalıştığı süre dikkate alınarak diğer yön- etim kurulu üyelerine yapılan ödemeler ile orantılı olarak ve yine onların çalıştığı süreye göre yapılan ödeme miktarından yüksek bir ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacının 2017 yılına ilişkin prim alacağı da bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususlar gözetilerek 2016 yılına ilişkin davacının prim alacağı talebinin reddine, 2017 yılına ilişkin hak ettiği 400.000,00 TL prim alacağı davalı tarafından dava açıldıktan sonra ödendiğinden bu kısım yönünden konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı 2017 yılına ilişkin olarak davalı tarafından ödenen 400.000,00 TL prim alacağı yönünden haklı olduğundan bu miktar üzerinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Davacının genel müdür vekili olarak görev yaptığı 06/02/2016 ile 24/07/2017 tarihleri arasında bu görevine ilişkin ayrıca ücret ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı yukarıda da detaylı bir şekilde açıklandığı üzere davalı bankanın etkin ve üst düzey yöneticilerinden biridir. Davacı davalı bankada ihtilaf konusu dönem dahil üç dönem genel müdür vekilli ve iki dönem de genel müdürlük yapmıştır. Davacının genel müdür ve genel müdürlük vekili yaptığı dönemlere ilişkin davacının yetkisi ve bankanın işleyişine göre ücret belirleme yetkisi bulunmasına ve ayrıca 26.03.2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağı madde 6 ve 27.03.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplantılarında bu yetkinin davacının da üyesi olduğu Ücretlendirme Komitesine verilmesine rağmen bu görevi sebebiyle ücret belirlenerek ödeme yapılmadığı, davalı bankanın fiili işleyişine göre yönetim kurulu üyesine genel müdür/genel müdür vekili veya diğer görevleri sırasında ayrıca bir ücret ödemediğinin ve davacının bankadaki konumu ve görevleri, birden çok iştirak üyesi olması sebebiyle bunları da kapsar şekilde yüksek prim öden diği anlaşılmakla davacı tarafından genel müdür vekilliği sebebiyle ayrıca ücret ödenmesinin talep edilmesi de TMK'nın 2. Maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırıdır. Mahkemece bu husus gözetilerek ücret alacağı talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacı tarafından dava dilekçesinde yıllık izin ücret alacağının talep edildiği, iş mahkemesi yargılaması sırasında bilirkişi heyet raporları ile davacının yıllık izin ücretinin hesaplandığı, davacı tarafından ilk önce talep arttırım dilekçesi ile yıllık izin ücretinin brüt 219,642.34 TL olarak talep edildiği, daha sonra alınan üçüncü bilirkişi heyet raporu na göre sunulan ıslah dilekçesi ile 260.427,72 TL olarak talep edildiği, davalı tarafından dava açıldıktan sonra yıllık izin ücretine ilişkin 210.547,30 TL ödeme yapılması üzerine davacı tarafından yıllık izin ücretine ilişkin asıl alacağın konusuz kaldığını, ancak faiz talebinin devam ettiğini beyan ettiği, Mahkemece söz konusu alacağın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı na karar verildiği, ancak davacı tarafından 210.547,00 TL ödemenin kabul edilerek bu alacak yönünden davanın konusuz kaldığı beyan edildiğinden 210.547,00 TL yıllık izin ücreti alacağının olduğunun kabul edildiği, bu durumda ıslah dilekçesi ile fazla talep edilen kısma ilişkin Mahkemece talebin reddine karar verilmesi gerekirken tüm talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, faiz talebinin değerlendirilmemesi, yine davacının 210.547,00 TL bedele ilişkin talebinin haklı olması sebebiyle bu kısım üzerinden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi yerinde olmamış ise de, davacı vekili tarafından bu hususta istinafa gelinmemesi sebebiyle davalı lehine kazanılmış hak oluştuğundan bu husus kaldırma sebebi yapılamamış, Dairemizce de vekalet ücreti ve yargılama gideri hesabında bu kazanılmış hak gözetilmiştir. Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından , HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../11/2023 tarih ve 2023/. Esas- 2023/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davacının 2016 yılı jestiyon primi alacağı talebinin reddine, -Davacının 2017 yılı jestiyon primi alacağının 400.000,00 TL'lik kısmına ilişkin talebin konusuz kalması sebebiyle bu talebin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davacının genel müdür vekili ücret alacağı talebinin reddine, -Davacının yıllık izin ücreti alacağı talebinin konusuz kalması sebebiyle bu talebin esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 256,17 TL peşin harç, talep arttırım ve ıslah harcı olarak yatırılan 135.940,53 TL olmak üzere toplam 136.196,70 TL'den mahsubu ile bakiye 135.464,70 TL'nin kararın kesinleşmesine müteakiben ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 732,00 TL karar harcı toplamı olan 767,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.850,00 TL yargılama gideri ve daha önce başvurulan ve incelenmeyen istinaf başvurusuna ilişkin 162,10 TL istinaf başvuru harcı toplamı olan 4.012,10 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 201,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 9.999,41 TL yargılama gideri ile daha önce haklı çıktığı istinaf başvurusuna ilişkin 162,10 TL istinaf başvuru harcı toplamı 10.161,51 TL'nin kabul ve red oranlarına göre 9.652,41 TLsinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca haklı çıktığı miktar dikkate alınarak takdir edilen 64.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 882.017,02 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 280,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 14,02 TL'sinin davalıdan, 265,98 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 12-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 660,00 TL istinaf yargılama gideri toplamı olan 1.398,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 13-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran tarafa iadesine, 14-Dairemiz kararının niteliği gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması sırasında yatırılan teminatın talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.