İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1643 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2023/1643
2026/897
30 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1643 Esas KARAR NO: 2026/897 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2022/76 Esas- 2023/634 Karar TARİH: 18/07/2023 DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket tarafından ... plakalı ... markalı aracın, 20.04.2021 tarihinde .... Şti.'nden satın alındığını, aracın tüm bakım ve onarım işlemlerinin...A.Ş. tarafından yapıldığını, aracın motorunun 17.10.2021 tarihinde şirket yetkilisi ... kullanımında iken kendiliğinden kitlendiğini, müracaat edilen yetkili serviste aracın motorunun komple değişmesi gerektiği ve maliyetinin iskontolar dahil 32.280,32 Euro olduğu, toplam rakamın faturanın kesileceği gün belli olacağı, şimdilik 200.000 TL ödenmesinin yeterli olacağının belirtildiğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2021/199 D.lş dosyası üzerinden delil tespiti talep edildiğini, 07.11.2021 tarihli raporda ... plakalı ... ....... aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, akabin de .... Noterliği 10.11.2021 ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aracın ücretsiz onarımı, aracın kullanılamaması sebebiyle ikame araç ikame edilmesi mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili tarafından taleplerin karşılanmaması üzerine...A.Ş.'ye 405.495,62 TL ödendiğini ve aracın tamir edildiğini, aracın satın alındığı tarihten itibaren tüm bakımlarının...A.Ş. tarafından yapılmasına rağmen meydana gelen arızanın araç garanti kapsamında yer aldığını, ...tarafından tamamen şirket kalite ve prensipleri sebep gösterilerek motorun komple değiştirildiğini ve bu prensibin müvekkiline maliyetinin epey yüksek olduğunu, aracın arızalandığı 17.10.2021'den 26.11.2021 tarihine dek müvekkilinin aracı kullanamadığını, araçtan mahrum kaldığı süre uzun olup ikame araç bedelinin de davalılardan tahsili gerektiğini beyanla şimdilik 100.000 TL hasar bedeli, 500 TL araçtan mahrum kaldığı süre için tazminat olmak üzere toplam 100.500 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu aracı müvekkili şirketten satın almadığını, aracı önceki maliklerden 2.el olarak satın aldığını, davaya konu aracın davacıdan önce malik veya maliklerden evvel nasıl kullanıldığı, bakım yükümlülüklerine uyulup uyulmadığı veyahut bahsi geçen zamanlarda ayıplı olup olmadığının belirsiz olduğunu, bu ihtimal dahilinde gerek satış gerekse aracın söz konusu motor arızasının yaşanmasında herhangi bir rolü olmayan müvekkili şirketin davalı sıfatı olmadığından davada pasif husumet itirazları olduğunu, müvekkili şirketin ... tarafından ithal edilen araçların yetkili satıcısı ve servisi konumunda olduğunu, dava konusu araçta üretimden kaynaklı gizli bir ayıbın söz konusu olmadığını, yetkili servis olarak aracın bakım ve onarımlarına ilişkin tüm işlemlerin eksiksiz ve doğru bir şekilde yerine getirildiğini, 02.03.2017 model otomobilin 18.10.2021 tarihinde serviste yapılan kontrollerde motorun içerisinde yer alan krank milinin sıkıştığı ve hareket etmediği, krank milinin yatak sardığı, motorun dönmediğinin tespit edildiği, bu durum ile metal çapakların motor yağı içerisinde motor yağının gittiği tüm noktalara gittiğinin görüldüğü, yağ filtresinde aşırı metal çapak tespit edildiğini, bu sebeple motor içerisinde meydana gelen aşınmalar sebebiyle araçta herhangi bir onarım değil komple motor değişimi yapılmasının öngörüldüğünü, müvekkilinin... uzun yıllardır tüm dünyada uygulanan standart servis prosedürüne göre işlem yaptığını, aracın servis geçmişi incelendiğinde aracın bakımlarından birinin 9 ay gecikmeli yaptırıldığının görüldüğünü, motor yağı değişiminin aksatılması halinde zamanla kirlenen yağın yağlama özelliğini yitireceğini ve parçaları yıpratmaya başlayacağını, sonuç olarak motorda ciddi aşınmalara sebebiyet vereceğini, aracın garantisinin 2020 yılında sona erdiğini, garanti kapsamında onarım yapılamadığını, üretimden kaynaklı bir ayıp sebebiyle aracın yaklaşık 5 yıl gibi uzunca bir süre kullanılmasının da mümkün olamayacağını, müvekkili şirkette ikame araç verilebilmesi için müşterinin arızaya yönelik onarım onayı vermesi gerektiğini, somut olayda davacının belli bir süre onarım onayı vermemiş olduğu için ikame araç tahsisi yapılamadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıp ihbar süresine uymadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmamakta olduğunu, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, dava konusu aracın ikinci el olarak 20.04.2021 tarihinde satın alındığını, arızanın meydana geldiği ileri sürülen tarihe kadar tam verimle çalıştığını ve davacı tarafa fayda sağladığını, aracın davacı tarafından satın alındıktan sonra da kullanıldığını, dava konusu araçta iddia edildiği gibi bir değer kaybı meydana gelmediğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi ni talep etmiştir. Davalı.... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2. el araç alım-satım işiyle iştigal ettiğini, davacının aracı .... A.Ş.nden 48.511 kmde satın aldığını, aracın satıldığında da 48.550 km de olduğunu, müvekkilindeyken sadece 39 km kullanıldığı ve bunun da aracın atıl kalmaması için yapıldığını, davaya konu aracın davacıya satıldıktan sonra davacı tarafından araçtaki arızanın bildirilmediği ni, müvekkilinin 20.04.2021 tarihinde 48.550 kmdeyken aracı sattığını, garanti sorumluluğunun 20.07.2021 tarihinde dolduğunu, araçta gizli ayıp bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın hukuki niteliği itibari ile ayıplı mal iddiasına dayalı olarak açılan maddi tazminat davası olduğu, tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; davacının ... plakalı ... markalı aracı, 20.04.2021 tarihinde davalı .... Şti. ‘nden satın aldığı, davacının satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle hasar bedeli ve araçtan mahrum kalınan süre karşılığı bedelin tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda dava konusu araçta davalıların sorumluluğunu doğuracak gizli ayıp bulunmadığı, araçtaki hasarın davalı.... Şti.nden aracın satın alındığı tarihten yaklaşık altı ay sonra ve 30.000 km'den fazla bir yol kat ettikten sonra meydana geldiği, bu nedenle araçtaki motor arızasının meydana gelmesinde davalı satıcının kusurunun olmadığı, motorun tamir (rektifiye) edilmesi yerine, teknik olarak daha uygun ve değer kaybına sebebiyet vermeyecek diğer çözüm olan motorun fabrikasyon imalat (sandık motor tabir edilen) yenisi ile değiştirilerek aracın onarılmasının teknik açıdan uygun olduğu, ... plaka sayılı, ... marka 2017 model otomobilin motorunun komple orijinal ve yenisi ile değiştirilmesinin yetkili servis tarafından yapıldığı tespitlerine yer verildiği ve rapora mahkemece iştirak edildiği, delil tespiti kapsamında alınan bilirkişi raporunun tek kişi tarafından düzenlendiği, mahkemece aldırılan raporun ise üçlü bilirkişi heyetinden alındığı gözetildiğinde çelişkinin giderilmesi yönünde ayrıca işlem yapılmasına gerek olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/76 değişik iş sayılı dosyasında alınan delil tespiti raporunda aracın gizli ayıplı olduğu ve müvekkilinin meydana gelen hasar yönünden kusurlu olmadığının tespit edildiği, delil tespiti raporunun bizzat makine mühendisi bilirkişi tarafından aracın parçaları sökülüp incelenerek düzenlendiği, Mahkemece alınan raporun ise dosya üzerinden düzenlendiği, her ne kadar bu raporda aracın ayıplı olmadığı belirtil miş ise de araçta oluşan arızanın neden kaynaklandığının açıklanmadığı ve müvekkilinin bu arızaya sebep olabilecek bir davranışta bulunduğuna yönelik bir tespite yer verilmediği, açıklanmadığı, bilirkişi raporunda hem araçta gizli olarak yağlanma sorunu olması halinde bunun en başında ortaya çıkacağının hem de aracın geçmiş servis kayıtlarında böyle bir soruna rastlanmadığının belirtildiği, bu hali ile raporun çelişkili olduğu, Mahkemece rapora itirazlarının değerlendirilmediği, eksik, hatalı ve çelişkili rapora göre karar verildiği ve bu sebeple kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, alım satım konusu aracın gizli ayıplı olduğu ve ayıbın onarım ile giderildiğinden bahisle onarım bedeli ile aracın kullanılamamasın dan kaynaklanan zararın, aracın satıcısı, ithalatçısı ve yetkili servisi olan davalılar dan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar veril -miş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incele-mesi yaptırılmış, kök ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava ve itiraz dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir iddia hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacının, dava konusu ... plakalı, ... marka aracı 20/04/2021 tarihinde davalı.... Şti.'den ikinci el olarak ve 48.550 km'de satın aldığı, aracın 18/10/2021 tarihinde ve 73.665km'de iken motor arızası verdiği, aracın trafiğe ilk kez 2017 yılında çıktığı, gerek mahkemece alınan üç kişilik heyet bilirkişi raporunda gerekse davacının başvurusu üzerine değişik iş dosyasında düzenlenen tek kişilik bilirkişi raporunda, aracın arızasının aynı şekilde tespit edildiği ve kaynağı hakkında benzer sebeplerin sıralandığı, onarım ile aracın arızası tümü ile giderilmiş olduğundan Mahkeme ce atanan bilirkişi heyetinin araç üzerinde inceleme yapmadan, dosyadaki delillere göre rapor düzenlemesinde bir usulsüzlük olma -dığı, delil tespiti raporunda bilirkişi tarafından, davacının tacir olması sebebiyle uygulanması mümkün olmayan Tüketicinin Korunma sı Hakkında Kanun hükümlerinden bahsedilerek aracın gizli ayıplı olduğunun belirtildiği, raporda teknik olarak aracın neden gizli ayıplı olduğunun açıklanmadığı, km'sine göre bu arızanın oluşmaması gerektiğinden bahsedildiği, oysa Mahkemece alınan heyet bilirkişi raporunda, araçta oluşan arızanın en başından yani üretimi sırasında var olması halinde çok daha kısa sürede ortaya çıkması gerektiği, kullanım süresi ve km'si nazara alındığında gizli ayıptan bahsedilemeyeceğinin açıklandığı, raporda aracın daha önceki servis kayıtlarında yağlanma sistemi ile ilgili bir arızanın bulunmadığının belirtilmesinin, raporu kendi içerisinde çelişkili hale getirmediği, aksine yağlanma sistemindeki sorunun üretimden kaynaklanması halinde, en başından tüm servis kayıtlarında bu arızanın yer alacağı anlamına geldiği, dolayısıyla raporun çelişkili olmadığı ve eksik inceleme ile düzenlenmediği, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece, davacının kök rapora itirazları hususunda heyetten ek rapor alındığı, davacının ek rapora itirazları da aynı mahiyette olduğundan yeniden rapor alınmaksızın ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçe -sinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.